Bir plaja gidip havlunuzu serip oturdunuz. Bir otel görevlisi yanınıza gelerek, “burası otele ait, uzaklaşmazsan sana zarar veririm” dediği anda hem otel görevlisi hem de onu görevlendiren otel yöneticisi TCK 109/3-b maddesinde gösterilen kişiyi hürriyetinden yoksun kalma suçunu işler ve 2 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu)
TAHKİM KARARLARINI İPTAL ETTİRECEK EZBER BOZAN MADDE: Sigortacılık Kanunu m. 30/24
Bütün tahkim merkezlerinin, hakemlerin ve uyuşmazlıklarını tahkimde çözmek isteyen tarafların mutlaka okuması gereken bir makale
Makaleme aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz
https://t.co/LxYRQKScFK
Erhan Afyoncu: "İkinci Mahmut, mehteri kaldırtıyor. Bugün bildiğimiz mehter, İttihat Terakki döneminde kuruluyor."
Murat Bardakçı: "Mehter olarak dinlediğimiz bütün eserler Enver Paşa'nın zorla bestelettiği parçalardır."
İttihat terakki düşmanı Osmanlıcılara duyurulur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
(Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasında)
(Emsallere yer açın. BAM'lar bozmaya başladı. Burada talebe de gerek yok)
Anayasa Mahkemesi tarafından verilen iptal kararı doğrultusunda değerlendirme yapılarak, iptal edilen Kanun hükmü yerine üst norm olan Anayasanın 46. maddesinin son fıkrası uygulanmak suretiyle, dava tarihinden itibaren karar tarihine kadar geçen süre için, davalı tarafın TALEBİ ARANMAKSIZIN aranmaksızın kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanması gerektiği gerekçesiyle direnme kararı verilmesi yerindedir.
2025/116 E.
2026/228 K.
08.04.2026 T.
NOT:Kamulaştırmasız hukuki/fiili el atma davalarında TALEP ŞART.
KARAYOLLARI TRAFİK YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK YAYIIMLANDI
İDDİA EDİLDİĞİNİN AKSİNE TELEFON TUTUCULARININ ARAÇLARIN ÖN CAMINA YAPIŞTIRILMASI YASAKLANMADI
MADDE 2- Aynı Yönetmeliğin 63 üncü maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“Sürücü görüş alanı içerisinde kalan aksesuar ve eşyaların; sürücünün karayolunu, yaya/araç hareketlerini, trafik işaret levhalarını/cihazlarını ve yer işaretlemelerini görmesini engelleyecek şekilde bulundurulması yasaktır. Aracın üretimindeki donanımlar saklı kalmak üzere SÜRÜCÜNÜN GÖRÜŞ ALANINDA, DİREKSİYON SİMİDİNİN VEYA GÖSTERGE PANELİNİN EN ÜST SEVİYESİNDEN İTİBAREN BEŞ SANTİMETREYİ AŞMAYACAK YÜKSELTİLER İLE ÖN CAMA MONTE EDİLEN ARAÇ KAMERASI VE TELEFON TUTUCU İSTİSNA KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLİR VE GÖRÜŞÜ ENGELLEYİCİ UNSUR OLARAK KABUL EDİLMEZ.”
Bütün değişiklikler için bkz.
https://t.co/NaNSPa3EEt
Avukatlık Kanunu 35/A kapsamında düzenlenen uzlaşma tutanağının İİK 38 anlamında ilam niteliğinde sayılabilmesi için
Yargıtay’ın aradığı şartlar:
⏬
Yargıtay
2023/9434 E. , 2024/6109 K.
-via Ibrahim Eser
Arabuluculuk sürecinde haks��z azil söz konusu olduğunda uygulanması gereken hükümlere ilişkin Antalya BAM 3.HD 2025/607 E. 1586 K.20/10/2025 kararı⤵️
📍Kararın özü arabuluculuk sırasında haksız azilde avukat hem akdi hem karşı vekalet ücretini nispi olarak alır, üstüne arabuluculuk katılım ücreti de eklenir.
Karara göre;
📍Akdi vekalet ücreti → Sözleşme varsa sözleşmeye, yoksa AK m.164/4 uyarınca sulh olunan tutar üzerinden nispi olarak (AAÜT’deki kademelere göre) hesaplanır.
📍Karşı vekalet ücreti → Aynı nispi tutar ayrıca karşı vekalet ücreti olarak da ödenir. Yani bulunan rakam x2 yapılır.
📍Arabuluculuk katılım ücreti → Bunlara ek olarak AAÜT’deki arabuluculuk görüşmelerine katılım ücreti (kararda 1.080 TL) ayrıca ödenir demiş.
Somut olaya göre: 75.000 TL anlaşma bedeli üzerinden AAÜT’ye göre 10.550 TL bulunmuş, bu rakam x2 = 21.100 TL + 1.080 TL arabuluculuk katılım ücreti = 22.180 TL toplam.
Via/İrem Bayrak(Hakim)
🚨 Yargıtay’dan yıllık izin hesabına ilişkin önemli karar!
9 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan karara göre, yıllık ücretli izin süresine denk gelen hafta tatili (pazar günü) ile ulusal bayram ve genel tatil günleri yıllık izin süresinden sayılamaz.
📌 Örneğin 20 gün yıllık izin hakkı bulunan bir işçinin kullandığı 14 günlük izin dönemine 2 pazar günü denk gelmişse, işçinin yıllık izin hakkından 14 değil 12 gün düşülmesi gerekir. Bu durumda işçinin kalan izin hakkı 6 gün değil 8 gün olacaktır.
⚖️ Yargıtay, somut olayda da izin dönemlerine denk gelen hafta tatili günlerinin yıllık izin hesabına dahil edilmesini hukuka aykırı bularak işçi lehine karar verdi.
#YargıtayKararı #İşHukuku #İşçiHakları #Yıllıkİzin #ÇalışmaHayatı
YARGITAY’DAN MANEVİ TAZMİNAT VE GEÇİCİ İŞ GÖREMEZLİK TAZMİNATINA İLİŞKİN ÇOK GÜNCEL BİR KARAR
4. HD., T. 25.2.2026, E. 2024/11195, K. 2026/2161
"Maluliyet oranı “0” (sıfır) olan bir kişi de manevi tazminat talep etme hakkına sahiptir. Ancak anne ve baba maluliyet oluşmayan bir kaza nedeniyle manevi tazminat talep edemez.
-Fiilen çalıştığı ispatlanamadığı sürece 18 yaşından küçüklerin geçici iş göremezlik tazminat hakkı bulunmamaktadır"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1268 Esas , 2024/702 Karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/4 06... /251 Karar
Taraflar arasındaki trafik kazası nedeni ile tazminat davasında İlk Derece Mahkemesi davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların istinaf taleplerinin kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince 04.09.2024 tarihli ek karar ile kesinlik sınırı altında kaldığından davacılar vekilinin temyiz başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Temyiz istemi, temyiz konusu miktar veya değerinin kesinlik sınırının alında olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin reddine yönelik Bölge Adliye Mahkemesinin 04.09.2024 tarihli ek kararınına ilişkindir.
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352/1-b maddesi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Bölge Adliye Mahkemesinin 28.06.2024 tarihli kararı ile davacı .... lehine 190,00 TL bakıcı gideri, 200,00 TL yol gideri olmak üzere toplam 390,00 TL maddi tazminat talebinin kabulüne, sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri, estetik giderine ilişkin taleplerin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 30.000,00 TL manevi tazminata karar verilmiş, davacılar ... ve ... tarafından ayrı ayrı talep edilen 75.000,00 TL manevi tazminatın reddine karar verilmiştir.
İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar bakımından temyiz sınırı her bir davacıya yönelik temyiz bakımından ayrı ayrı belirlenecektir.
Buna göre davacılar ... ve ... tarafından ayrı ayrı 75.000,00 'er TL manevi tazminat miktarlarına yönelik temyiz istemi; Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla bu davacılar bakımından temyiz dilekçesinin reddine dair verilen ek karar yerinde ise de davacı .... bakımından kısmi dava olarak talep edilen maddi tazminat kalemlerinden bir kısım alacak kaleminin reddi ile manevi tazminat miktarının 220.000,00 TL'sinin reddine karar verildiği dikkate alındığında davacı ... bakımından kararın kesin olmadığı anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesinin 04.09.2024 tarihli ek kararının davacı ... bakımından kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; yaya olan davacı ...'e davalının hatalı şerit değiştirmesi sonucu 27.01.2018 tarihinde çarparak olay yerinden kaçması neticesinden müvekkilinin malul kaldığını, uzun süre tedavi gördüğünü, maddi ve manevi olarak zarar gördüklerini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davacı ... için sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri, yol, bakıcı gideri, okul masrafı olmak üzere şimdilik 3.000,00 TL maddi tazminat, davacı ... için 250.000,00 TL, davacı anne ve babası için ayrı ayrı 75.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi; husumet itirazında bulunduklarını, davacıya çarpan kişinin davalı olmadığını, kaza ile ilgisi olmadığını, kabul etmemekle birlikte kazaya davalının sebebiyet verdiği kabul edilse dahi kazada davacının tam kusurlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ...'ün 27.01.2018 tarihli trafik kazasında malul kalması nedeni ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulundukları, Adli Tıp Kurumundan alınan rapor neticesinde kaza nedeni ile davacının maluliyetinin %0 olarak belirlendiği, bilirkişi heyetinden alınan raporda ise %4 maluliyet oranı, 4 ay geçici iş göremezlik süresi ve 3 hafta bakıcı ihtiyacı olduğunun beyan edildiği, alınan aktüer rapor ile 3 haftalık bakıcı giderinin 1.522,12 TL olarak hesaplandığı, davacıların manevi tazminat talebinde bulundukları, davalının kazada tam kusurlu olduğu, davacıların kaza nedeni ile duydukları elem ve acı dikkate alındığında manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verildiği gerekçesi ile davacı ...’ün maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 190,00 TL bakıcı gideri ile 200,00 TL yol gideri olmak üzere toplam 390,00 TL maddi tazminatın 27.01.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, diğer kalemler bakımından tazminat talebinin reddine, davacı ... için 30.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın 27.01.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümleri kullanılarak hazırlanan Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu raporunun usule uygun olduğu, davacının kaza tarihinde 18 yaşından küçük olması nedeni ile geçici iş göremezlik tazminatı alamayacağı, davalı hakkında yapılan ceza yargılaması neticesinde hakkında kaza nedeni ile hüküm verildiği, kazaya karışan araç sürücüsü olduğunun anlaşıldığı, davacı ...'ün kaza nedeni ile sürekli maluliyetinin olmadığı, davacı anne babaya yükümlülük üstlenmelerini gerektirir ağır bedensel zarar bulunmadığı anlaşılmakla bu davacılar yönünden manevi tazminat talebinin reddi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmiş olmasının hatalı olduğu, davacılar lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğu gerekçeleri ile tarafların istinaf taleplerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı ...’ün maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 190,00 TL bakıcı gideri ile 200,00 TL yol gideri olmak üzere toplam 390,00 TL maddi tazminatın 27.01.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine , diğer kalemler bakımından tazminat talebinin reddine, davacı ... için 30.000,00 TLmanevi tazminatın 27.01.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacılar ... ve ...'ün manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacı için manevi tazminatın düşük belirlendiği, maluliyet raporunu kabul etmedikleri, anne ve baba açısından davanın reddinin ortak olduğu bu nedenle tek vekalet ücreti verilmesi gerektiği gerekçeleri ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı sürücünün kullandığı aracın karıştığı 27.01.2018 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri, yol gideri, okul gideri, estetik gideri, tedavi gideri ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, Adli Tıp Kurulundan alınan maluliyet raporları uyarınca davacı ...'ün kaza nedeni ile maluliyetinin oluşmadığının anlaşılmasına, manevi tazminat miktarının yerinde olmasına, ihtiyari dava arkadaşı olan davacıların reddedilen talepleri bakımından davacıların her biri aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ...'e yükletilmesine
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
ANAYASA MAHKEMESİ
BELİRSİZ ALACAK DAVASINDAN SONRA HÜKÜM ALTINA ALINMAYAN KISIM İÇİN EK DAVA AÇILABİLECEĞİ HAKKINDA
"kararının hüküm fıkrasında 100 TL fazla çalışma ücretine hükmedilmiştir. Bireysel başvuruya konu davanın talep sonucunda ise 15.000 TL fazla çalışma ücreti talep edilmiş olup ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucu aynı değildir."
https://t.co/BSfPcGqEZ6
Avukatın istinaf süresini kaçırması özen borcuna aykırıdır; ancak tazminat sorumluluğu için bu kusurun müvekkile gerçek zarar doğurup doğurmadığı ayrıca araştırılmalıdır.
Yargıtay 3.HD
2026/339 K
⏬
ZAMANAŞIMI SÜRES��NİN BAŞLAYACAĞI TARİH İLE İLGİLİ ÖNEMLİ BİR KARAR
Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Kararı T. 02/03/2024, E. 2023/216315, K. 2024/İHK-13215
KARARIN ÖZETİ
İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortacısına Karşı Açılacak Davalarda Zamanaşımı Süresi ZMMS sigorta limitinin tüketildiği tarihten itibaren başlar.
KARARIN TAM METNİ
“Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortasının hukuki dayanağı ise KTK 100. maddesi ile Türk Ticaret Kanunu’ndaki genel hükümlerdir. Kapsamı ise Hazine Müsteşarlığı tarafından hazırlanan sigorta genel şartlarında düzenlenmiştir. Sigortacı, poliçede belirtilen aracın kullanılmasından doğan ve KTK'na ve Umumi Hükümlere göre aracın işletenine terettüp eden hukuki sorumluluğu ve poliçe limiti kapsamında olmak şartıyla ve zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası hadlerinin üzerine kalan kısmını temin etmektedir.
KTK’nun 100.maddesinde: “Bu Kanununun sorumluluğun kaldırılması veya tazminatın azaltılmasına ilişkin 95.maddesi, doğrudan doğruya talep ve dava hakkına ilişkin 97.maddesi ve zamanaşımana ilişkin 109.maddesi ihtiyar mali sorumluluk sigortasında da uygulanır.” düzenlemesine göre Kanun’nun 109.maddesindeki zamanaşımı düzenlemesi ihtiyari mali mesuliyet sigortası açısından da aynen uygulanacaktır.
KTK’nun 109.maddesinde ise; "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar, Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir."düzenlemesine yer verilmiştir. Bu düzenlemeye göre de; ihtiyari mail mesuliyet sigortacısına başvuru için de geçerli olan süre fiil ve faili öğrendikten itibaren 2 yıldır.
Ancak zamanaşımı süresinin işlemeye başlayabilmesi için TBK 149/1.maddesine göre “Zamanaşımı, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Alacağın muaccel olmasının bir bildirime bağlı olduğu hallerde, zamanaşımı bu bildirimin yapılabileceği günden işlemeye başlar” düzenlemesine yer verilmiştir. Buna göre, muacceliyet başlamadan, zamanaşımı süresi işlemeye başlamaz. İMMS’da tazminat alacağının ne zaman muaccel olacağının tespiti bu yönden önemlidir.
KTK’nun 100.maddesinde, tazminat ve giderlerin ödenmesi ile ilgili aynı yasanın https://t.co/eD4IQunOQa 99.maddelerine yollama yapılmadığından ve İMSSGŞ’nda da buna paralel bir düzenleme mevcut olmadığından bu tür sigortalarda tazminat alacağının muacceliyeti genel hükümlere göre saptanması gerekir.(Uygulamalı Sigorta Hukuku-Işıl Ulaş 4.baskı sy 924)
Sigortacının sigorta bedelini ödeme borcu TTK’nun 1292.maddesi hükmü uyarınca, rizikonun gerçekleştiğinin sigortalıya ihbar borcunun aynı yasanın 1292.maddesi hükmünce doğduğu tarihte muaccel olur. Rizikonun gerçekleşmesi halinde ihbar yükümlülüğünü düzenleyen TTK 1292.maddesinde ise, sigorta ettirenin rizikonun gerçekleştiğini haber aldığı tarihten itibaren beş gün içerisinde sigortacıya haber vermekle zorunlu olduğu bildirilmiştir. Nitekim, İMSSGŞ’da da zarar vukuunda sigorta ettirenin, yükümlülükleri ile ilgili düzenlemede bu maddeye paralel olarak, sigorta ettirenin sorumluluğunu gerektirecek her olayın öğrenildiği tarihten itibaren beş gün içerisinde sigortacıya bildirilme (ihbar) yükümlülüğü getirilmiştir. (aynı eser sy 925)
Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre de; zarar gören açısından, zorunlu mali mesuliyet sigortası ile ihtiyari mali mesuliyet sigortası arasında sıralı sorumluluk bulunmaktadır. Sıralı sorumluluk esasına göreyse, davalı ihtiyari mali mesuliyet sigortacısına, ancak ve ancak zorunlu mali sorumluluk sigortası limitinin üzerinde bir zararın tespiti halinde, limitin üzerinde kalan kısım yönünden başvurulabilecektir. Başka bir anlatımla, üçüncü kişinin uğradığı zararlar, zarara neden olan aracın ZMMS limitleri kapsamında kalıyorsa, aracın ihtiyari mali mesuliyet sigortacısının sorumluluğu doğmayacaktır.
Tüm bunlara göre; zarar görenin ihtiyari mali mesuliyet sigortacısına karşı talepte bulunabilmesi (alacağın muaccel hale gelebilmesi) için zorunlu mali mesuliyet sigortacısına karşı başvurusunu yapıp zorunlu sigorta limitini tüketmesi gerektiğinden, zamanaşımı süresinin de bu muacceliyet tarihinden (zorunlu sigorta limitinin tüketildiği tarihten) itibaren başlayacağının kabulü gerekmektedir.
Başvuranın zorunlu mali mesuliyet sigortacısına karşı STK 2020.E.76246 sayılı dosyasında verilen kararın itiraz ve temyiz incelemesi sonunda Yargıtay 4.HD’sinin 28/09/2022 tarih 2022/8657 esas, 2022/11120 karar sayılı kararı ile düzeltilerek onaması ile kararın kesinleşmiş olması nedeni ile davalı ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı için 2 yıllık zamanaşımı süresinin bu tarihten başladığının kabulü gerekmektedir. Buna göre; 25/05/2023 tarihinde açılan iş bu davanın zamanaşımı süresi içinde açıldığı sabittir. Aksine değerlendirme ile verilen Uyuşmazlık Hakemi kararı yerinde görülmeyerek kaldırılmasına karar verilmiştir. “
Miktar ve değeri 682.000 TL’yi geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında Bölge Adliye Mahkemesince verilen İstinaf başvurusunun gerek KISMEN gerekse TÜMDEN kabulü kararlarına karşı artık temyiz yolu açıktır.
Anayasa Mahkemesi, 2026/49 Esas, 2026/48 Karar, 26.02.2026 Tarih
Yargıtayın önceki uygulamalarına güvenilerek açılan davada görüş değişikliği nedeniyle uygulamanın değişmesi sonucunda davanın reddedilmesi halinde, davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemez.
Yargıtay 9.Hukuk Dairesi
Esas: 2024/14039
Karar: 2025/1420
Hayat Kurtaran Bir Karar📍
Cevap dilekçesinde ileri sürülmeyen bir delile sonradan ıslah dilekçesi sunularak dayanılabilir.
Yemin deliline dayanmayan davalıya ıslah ile yemin metni hazırlaması için süre verilebileceği belirtilmiş.
Yarg. 9.HD.
2016/33350 E. 2020/16836 K.