Tüm Türkiye’ye ilan ve ifşa ederiz ki:
“Kanal İstanbul gündemimizde yok” açıklamaları yalandır.
���Hükümet Kanal İstanbul’dan vazgeçti” ifadeleri tamamen aldanmadır, aldatmacadır.
19 Mart darbe girişiminin siyasi hedefi
İMAMOĞLU
Maddi hedefi
KANAL İSTANBUL’dur.
Tarih 27 Şubat 2025.
İşte Erdoğan, işte kayıt, işte kanıt!
Kişinin kadın mı erkek mi olduğu, sütyen ya da ceket giymesi hukuken önemsizdir!
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 17. maddesi şunu emreder: “Kimse işkence ve kötü muameleye tabi tutulamaz.”
Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) 90. madde ve devamı açıkça belirtir: Gözaltı işlemi insan onuruna saygılı şekilde yapılmak zorundadır!
Polisin görevi kişiyi aşağılamak, teşhir etmek, kötü muamele etmek değil; hukuka uygun ve ölçülü bir şekilde gözaltı yapmaktır.
İşkence yapmak da, kötü muamele de, ayrımcılık da suçtur. Suç işleyerek gözaltı yapamazsınız!
İnsan onuruna saldırı, devlete değil, devleti yöneten zihniyete leke sürer!
İşkence eden değil, hukuka saygılı polis onurludur!
Hukuku çiğneyen herkes, hangi üniformayı giyerse giysin, suçludur!
Aziz milletim;
Ya adalet, ya sefalet… Artık önümüzde başka seçenek yok.
Türk yargı tarihinin en büyük rezaletini yaşatanlar haklarında suç duyurusunda bulundum ve bulunmaya devam edeceğim.
Bir avuç muhterisin ülkemize ödettiği bedelin, yedikleri kul hakkının tarifi yok. Bu bedeli; emekli, işçi, dar gelirli, işsiz, öğrencilerimiz, çocuklarımız ve gençlerimizle birlikte ödüyoruz.
Milletimize tam bir sefalet yaşatan bu bir avuç muhterise soruyorum;
Usulsüz yargılama ve operasyonlar, tutuklamalar, ben dâhil birçok insanının pislik içindeki nezarette günlerce bekletildiği gözaltı süreçleri, kayyumlar vs ile siz neye hizmet ediyorsunuz?
Yalancı şahitler ve tanıklar üretmeyi, itirafçı ve iftiracı oluşturmayı, masumları tutuklamayı ya da tutuklamakla korkutmayı, "hapisten çıkamazsınız" diyerek tehdit etmeyi yüce Türk yargısına nasıl yakıştırıyorsunuz?
Şimdi de avukatları gözaltına almanın, korkutmanın ve insanların görevlerini yapmalarını engelleme çabasındasınız.
Yeter artık!
Kimsiniz siz, kime ve neye hizmet ediyorsunuz? Kimden öğrendiniz bu usulleri? İnsanların namusuna ve haysiyetine saldırmaktan hicap duymuyor musunuz?
Milletime sesleniyorum:
Bu bir avuç muhteris, hem millete hem de devlete büyük zarar veriyorlar. Şikayetçi olun, susmayın ve sesinizi yükseltin.
6.2 şiddetindeki İstanbul depreminde bile altyapısı çöken, vatandaşları iletişimsiz bırakan Turkcell ve Türk Telekom kimin bünyesinde biliyor musunuz?
Türkiye Varlık Fonu’nda!
Peki, Türkiye Varlık Fonu’nun başkanı kim?
Recep Tayyip Erdoğan!
Albüm Süleyman!
Senin ekonominin başındaki adam bile İngiliz Vatandaşı. Ettiği yemin de şu 👇
“İngiliz vatandaşı olduğumda Kraliyete (Kral-Kraliçe) bağlı kalacağıma, yollarını izleyeceğime, İngiltere'ye bağlı kalacağıma yemin ederim”
CHP ve Genel Başkanları İngilizleri ülkeden kovanların devamıdır; sen ise İngiliz zırhlısına binip kaçanların devamısın! Karıştırma!
Ayrıca Tayyip Erdoğan’la “karanlıkların sonuna”, “derinliklerin dibine” kadar beraberiz demişsin. Bu konuda tamamen sana katılıyorum Albüm Süleyman.
"Karanlıkların sonunda, derinliklerin en dibinde" zaten hep berabersiniz!
Ana sınıfından,lise öğrencileri dahil olmak üzere bütün öğrencilere en az bir öğün ücretsiz yemek verilmesi ile ilgili CHP’nin verdiği kanun teklifi AKP mevkilerinin oylarıyla reddedildi.
Ben, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğum andan itibaren, şehri yönetirken, kanala, yalana, talana ve aynı zamanda ranta ve millet aleyhine olan her hususa karşı durduğum için bugün buradayım.
Bugünkü mahkemede yaptığım savunmamı milletim okusun;
https://t.co/S5ZXocmA69
Proje okullarında torpil düzeni ifşa olmuştur!
Millî Eğitim Bakanlığı’nın “özel program ve proje uygulayan okullara” yaptığı öğretmen atamaları, kamu vicdanını yaralamış; liyakat değil, sadakat esas alınmıştır. Yüksek lisans yapmış, ödüllü, başarılı öğretmenler dışlanmış; yandaş sendikaya üye olanlar ödüllendirilmiştir!
Eğitimde başarıyı değil, biat edenleri ödüllendiren bu anlayış, Cumhuriyet’in eğitim mirasına ihanettir. Proje okullarını siyasi kadrolaşma merkezine çeviren bu sistem, adil atama değil, açıkça siyasi kayırmacılıktır.
Bu ülkenin öğretmenleri torpile değil, liyakate güvenmek istiyor!
Çocuklarımızın geleceği yandaşlara teslim edilemez!
Bu düzen değişecek, eğitim yeniden halkın olacak!
Sürekli aynı yalanı söyleyince gerçek olmuyor.
Polise asit atıldığına dair görüntüler nerede? Neden bir kişi bile bu iddia ile tutuklanmadı. Ne söylüyorlarsa tersi.