Zâten sükûn ve sükûnet, atalet, yeknesaklık, tevakkuf; bir nevi ademdir, zarardır. Hareket ve tebeddül; vücuddur, hayırdır. Hayat, harekâtla kemalâtını bulur; beliyyat vasıtasıyla terakki eder.
Kalbine ve ruhuna mukabil, uygun bir dost ve rehber bulan kimse ne mutludur. Hırs, menfaat ve rekabet duygularıyla, küçük hesaplarla başı dönmeyen, insana bir kapı aralayan dostun varlığı ne büyük saadettir. Bu dost; kitaplardır, insanlardır, kendine ait bir odadır,
söğüt gölgesidir, ikindi serinliğidir, akşam dinginliğidir. Odamda Yolculuk romanında kalbi kırıklar, dostlarının ihmaline uğrayanlar, insanların basitlik ve ihanetlerinden uzaklaşıp evine kapananlar bir köşeye, kendine ait bir yola ve mekâna çağrılır.
Dünyanın üç yüzü var:
Birinci yüzü:
Cenab-ı Hakk'ın esmasına bakar. Onların nukuşunu gösterir.
İkinci yüzü:
Âhirete bakar. Âhiretin tarlasıdır,
Üçüncü yüzü:
İnsanın hevesatına bakan ve gaflet perdesi olan ve ehl-i dünyanın mel'abe-i hevesatı olan yüzdür. Şu yüz çirkindir.
Sözler
@psk_gunes Salt batı kaynaklarından uyarlamar ile zihnini yoğrulmuş, bu ülkenin dinamiklerine lümpen kalan psikologlar aile hayatının en büyük tehdididir.
"Batıl şeyleri iyice tasvir, safi zihinleri idlaldir." derken Bediüzzaman haklı idi.
Ne güzel duadır:
"Allah tevfikini refik eylesin."
Tevfik; Allah'ın, kulunun fiilini kendi rızasına uygun şekilde yaratması diye tarif ediliyor.
Zor bir yolculuktayız, refiksiz yürünmez; Allah razı olduğu iş ve davranışlara muvaffak kılsın, bu en kıymetli refik işte.
Birlikte yaşadığım Ev kardeşlerimden biri pilottur diğeri uçak mühendisi, şu ân İstanbul’daki hava trafiğini anlatıyor, yer yüzünden daha yoğunmuş, bundan dolayı İstanbul’a inince çok zorlanıyormuş. Adam İstanbul’un akşam trafiğini unutmuş olabilir :)