Trabzonspor'un sahaya çıkış müziği değişmemesi şartıyla bu olmalıdır. maç kazandığımızda saçma sapan uykular haram oldu vs çalmamalıdır.
kemençe istiyoruz kolbastı istiyoruz. stadyumu meyhaneye çevirenlere gereken uyarı lütfen yapılsın. @BeyBirhan
6. 6/ Hakemler.
Federasyon.
Medya.
İstanbul.
Rakipler.
Yönetim.
Bazen kendi futbolcusu.
Çünkü “herkes bize karşı” yalnızca bir şikâyet değildir.
Bir süre sonra kimlik haline gelir.
Daha kötüsü: motivasyon kaynağı haline gelir.
5. Bence Trabzonspor yıllardır biraz bu sorunun içinde.
Çünkü David olarak savaşmayı çok iyi biliyor.
Ama büyüklerden biri olarak yaşamayı hâlâ öğreniyor.
Ve eski kimliğini sürdürebilmek için sürekli yeni bir “onlar” buluyor.
4. Ama underdog’un kimsenin pek konuşmadığı bir sorunu var:
Ya kazanırsa?
Büyürse?
Zenginleşirse?
Şampiyon olursa?
Artık herkes onu ciddiye alırsa?
David, Goliath’ı yendikten sonra kim olacak?
3. Psikolojide bunun karşılığı var: underdog effect.
Senden başarı beklenmemesi bazen insanı küçültmez.
Tam tersine içinde müthiş bir “prove them wrong” duygusu yaratır.
Öfke yakıta dönüşür.
Trabzonspor bu yakıtı çok iyi tanıyor.
2. Trabzonspor’un tarihsel yakıtı çok güçlüydü:
“Onlar” büyüktü.
Para onlardaydı.
Medya onlardaydı.
Güç onlardaydı.
Biz küçüktük.
Ve onları yenecektik.
“Size göstereceğiz.”
Muazzam bir motivasyondu
1. Trabzonspor’un ve Fatih Tekke’nin sorunu kötü futbol, transfer ya da hakemden biraz daha büyük olabilir.
Trabzonspor’un temel sorunu şu: Artık underdog değil.
Ama hâlâ underdog psikolojisiyle yaşıyor.
Kimse sana avrupa maçında istifa et demedi. Kendi kendine suyu bulandırdın, sonra motivasyonu yerle bir edip devam ettin. Ama ben yazıyorum şimdi lütfen istifa et ve dönme. Bizim sana biçtiğimiz rol sana çok fazlaydı ve sen bunu kaldıramadın. Bundan sonrası ziyandır