Bir çocuğun ölümüne sebep ol ve hiçbir şey olmamış gibi hayatına devam et.
Şimdi soruyorum: Rastgele havaya ateş açsaydın ve o kurşun 15 yaşındaki bir çocuğu öldürseydi, yine adli kontrolle serbest mi kalacaktın?
Ne farkı var?
Sonuçta ortada hayatını kaybeden 15 yaşında bir çocuk ve öngörülebilir bir ihmal var. Bir silahın başıboş bırakılmasıyla, sahibinin kontrolündeki bir köpeğin başıboş bırakılması arasında sonuç bakımından ne fark var?
Birinde “kurşun”, diğerinde “köpek” demek, ölen çocuğu geri getirmiyor.
Çocuk öldü. Birilerinin ihmali bu ölümde rol oynadı. Hukukun sorusu da tam olarak bu olmalı: Bu ihmalin hesabı nasıl sorulacak?
@mustafaciftcitr@TC_icisleri@AnkaraValiligi@abakingurlek
Bakın sevgili kardeşlerim kediden kuduz gerçekten düşük ihtimaldir, olmaz deme şansı yok hiç bir doktorun. Ben bana başvuran hastalara hep aşı tavsiye ederim ama kuduz profilaksisi hasta için zordur yapmak istemezler hele ki küçükse hasta.
Bunun yanında aşı yaptırmam da diyebilir aile. Böyle durumlarda ikna işe yaramıyorsa yapılacak tek şey kedinin gözetim altında tutulmasıdır. Çünkü kedi ısırdığı kişiden daha çabuk hastalanacaktır. Kuduz sinir hücreler yolu ile iletilir, kedi anatomisi daha küçüktür ve daha çabuk bulgu verir.
Geç de olsa görüp, önlem alma şansı olabilir ailenin.
Kuduz 4ayı bırakn 1 sene sonra da çıkabilir. Türkiye’de vaka olmamış olması olmayacağı anlamına da gelmez.
Komplo teorilerinden uzak acil şifalar diliyorum kardeşimize… ❤️❤️❤️
Bir doktor 75 yaşındaki babanızın üzerine yürüyüp, O...ç ve s... ile başlayan küfürleri savursa ne yapardınız? @drmemisoglu@saglikbakanligi
Saka değil, hayatimda ilk kez yazmak dışında bir eylem icin karakolluk oldum bugün.
Bir sürü kronik hastalığı olan babam, raporlu ilacını yazdırmak için mahallemizdeki bir semt polikliniğine gitmiş.
Ayaklarını masanın öteki tarafından cıkacak kadar uzatmis ve kafasını telefondan kaldırmayan sözde doktor, ilaç yazmış göndermiş.
Eczacı yanlış ilaç yazıldığını söyleyip, tekrar poliklinige göndermiş.
Babam tekrar gitmiş "yanlış yazılmış" demiş, yine kafasını telefondan kaldırmayan sözde doktor yeni reçete yazmış.
Babam tekrar eczaneye gitmiş yine yanlış ilaç yazılmış.
Bakın abartmıyorum bu böyle 3 kere tekrarlamiş.
Yahu adamın 5-6 tane kronik hastalığı var, hepsi raporlu.
PC ekranı açınca hangi ilacı kullandığı gözüküyor.
Yapacağın tek şey kafanı telefondan kaldırıp, raporlu olan ilacı yazmak.
Kalp, tansiyon, seker gibi bir sürü kronik hastaligi olan adam, poliklinik-eczane arasinda mekik dokumus resmen.
Neyse bu böyle 3 kere olunca tekrar odasına girmis.
Demis ki "bakin ben size doktor oldugunuz icin saygi duyuyorum, odanıza girerken bile sapkamı çıkartıyorum. Ayaklarını uzatmıs, telefondan kafanı kaldirmadığın icin 3 kere yanlis ilac yazdin.
Ben de devlet memuruydum. Bu isin bi adabı vardır. Toparlan ve şu ilaçlarımı doğru yaz" demiş.
Vay efendim sen bana nasıl adap ogretirsin diye ayağa kalkıp o..ve s. ile başlayan küfürler etmeye başlayınca odaya çalışanlar girmis.
75 yaşındaki adama yumrugunu kaldirmis, araya girenler olmasa yaşayacakları düşünemiyorum..
Neyse babam polis çağırmış, sonra beni aradı geç gelecegini soylemek icin.
Ne oldu dedim.
"Doktor üzerime yürüdü, küfür etti" dedi.
Sana dokundu mu dedim.
"Yok yok ama araya girmeseler yumrugu kaldirmisti" dedi.
Yemin ederim kan beynime sıçradı.
Hangi evlat anne babasına bir yumruğun gölgesi düşse delirmez ki?
Fırladım gittim polikliniğe.
Sözde doktorun adı Serkan Erman'mış.
Polisler ifadesini alirken odaya girdim ama çıkarttılar.
İşleri bitince odaya girmek istedim ona da izin vermediler.
"Çık lan dışarı" diye bağırdım. "75 yaşındaki adama el kaldırmak kolay bana kaldır bakayım o yumruğu göreyim. Sen kime o.c diyorsun?" diye bagirdim. Çok sinirliydim, başka neler dedim hatırlamıyorum.
Çıkmadı odadan tabi.
Muhtemelen ayaklarını uzatmış reels kaydırmaya devam ediyordu.
Sonra polis geldi yanıma "buyurun karakola o da sizden sikayetci"
Babama yumruk kaldırıp, küfür eden sözde doktor "bana hakaret etti, tehdit etti" diye şikayetçi olmuş benden.
Neyse gittik hem şikayet ettik, hem ifade verdik.
Bana bir gün doktorla ilgili karakolluk olacaksın deseler inanmazdım.
Benim annem hemşire. Senelerce ulkenin en ücra köselerinde doktorlarla, hemşirelerle aynı lojmanlarda kaldık, çocukluk anılarım bile hep doktor abiler hemşire ablalar var.
Bizim aile bir saglik calisanina kötü söz edecek son ailedir.
Ama bugun anladım ki "doktor şiddet" haberlerini belki de yanlış okuduk bu zamana kadar.
Mesele doktor olması değil, o hareketi bakkal da yapsa tepki verirdim, manav da.
Yani mesele meslek değil adam olmakta.
Kadına, çocuğa, yaşlıya, hayvana el kaldırmak kolay.
O kadar erkeksen kendi yaşında, kendi ebadında bir adama yumruk kaldır, o zaman görelim ne kadar erkeksin!
Ki korkağın tekiydi odasından bile çıkamadı.
Neyse buradan @drmemisoglu ve @saglikbakanligi na sikayet ediyorum. Kendisine doktor diyen Serkan Erman ismindeki şahıs, kafasını telefondan kaldırıp bir reçeteyi bile 3 defa yanlış yazıyor.
Yani eczacı fark edip uyarmasa kim bilir ne ilacı verecek insanlara.
Ayrıca saygısız. Yaşlı ve hasta birine el kaldırmak için nasıl bir gerekçe sunacak acaba?
Şimdi muhtemelen bana küfür etti falan deyip, kendini haklı çıkarmaya çalışacak. Odada kamera yok, at atabildigin kadar..
Bu adama ne ceza verirsiniz bilmem ama ben hukuki olarak sonuna kadar o yumruğun hesabını soracağım. @RTErdogan
Sadece merhametli insan şovunu yapıp gidecekti,
Şovu elinde patladı.
Yok öyle bedavadan köpeksever rollenmeleri,
Üzerine kayıtlı şimdi, sokağa atarsan o zavallı köpeği, başıboş tespit edilirse, o beğenmediğin kurumlar, tepene çökerler.
Hukuk, mevzuat bilmediğin için uyarayım dedim.
Sokakta hayvan salyasına, dışkı parçacıklarına, parazit yumurtalarına ve dış ortam bakterilerine maruz kalan bir damacana; insan kullanımına dönen zincirde ciddi bir biyolojik risk oluşturmayacak mı?
@saglikbakanligi
1 yıl arayla iki kuduz kedi olayı.
Kuduz köpek vakaları da ayrı yaşandı.
Daha geçen yıl İngiliz turistin kaldığı Bodrum’daki otelde uğradığı kedi saldırısında kuduz teşhisi konulduğu öne sürülürken, bugün benzer bir haber Diyarbakır’dan geldi. Kedinin ısırdığı çocukta kuduz teşhisi konuldu ve çocuk entübe edildi.
Hatırlarsanız; Dünya Sağlık Örgüt, kuduz riski yüksek ülkeler arasında ilk sırada göstermişti. İngiltere, Almanya, Fransa vb ülkeler Türkiye’ye seyahat edecek vatandaşlarını kuduz riskine karşı da uyarmıştı.
Kendi ülkelerinde başıboş sokak hayvanı bulunmayan Avrupa ülkeleri, her niye ise bizim ülkemizdeki bazı hayvan derneklerine ziyaretlerde bulunup fon desteğiyle başıboş hayvan popülasyonunun artmasına destek verdiler. Hain akraba misali!
Gelinen noktada ahvalimiz tam olarak budur.
Diyarbakır Valiliği olayın kedi tırmalaması sonucu meydana geldiğini açıkladı.
Şu yüzyılda evlatlarını kuduza kurban veren bir ülkede yaşıyoruz.
Yazıklar olsun!
@acemipiyade@secincinaroglu@makifustundag Havuz geniş ama ilerleme hep bi yerde tıkanıyor, kişilerden bağımsız söylüyorum. Oynamak ilk tercih olmalı ama konfor alanımız çok önemli oluyor. Oyuncu biraz konfor alanından çıkmalı. Ebrar derya gibi isimler buna örnek gerçekten özellikle Ebrar.
@acemipiyade@secincinaroglu@makifustundag Tabi bırakmazdı bence ya da yine iyi bir yerli smaçör çekerdi mecbur ama yabancı sınırı türk oyunculara pek yaramıyor smaçör olarak özellikle. Hepsi için demiyorum da. Nasılsa bana ihtiyaçları var deyip çalışmayı gelişmeyi sürdürmüyorlar. (Deryayı vs kastetmiyorum)
@secincinaroglu@acemipiyade@makifustundag Deryanın değişiklik araması normal bence kaç yıldır orada. Bence geri gelir belli zaman sonra (yani inşallah). Bazı oyuncuları antrenman kalitesi için de alıyor bence. Özellikle kritik anlarda yedekten gelenleri ve katkılarını görünce bunu görebiliyoruz.
@secincinaroglu@acemipiyade@makifustundag Bu söylemine aşinayım aslında da tam emin olamadım. Gui voleybol profesörü gibi benim gözümde, gelişmesi için dediği çok net. Zaten kazanacakları kazandı, istese uğraşmaz, voleybol için ülkede neler yaptığı belli. Hakkını yememek lazım.
@acemipiyade@secincinaroglu@makifustundag Evet tabi, kusura bakmayın yanlış anladım sizin dediğinizi ben genel olarak dediniz sandım. Bence de aynı olamaz sonuçta tvf başkanı ilk milli takımı düşünmeli.
@acemipiyade@secincinaroglu@makifustundag O kulüp hocası öteki de milli takım. Bi zahmet farklı olsun amaçlar. İkisi de haklı bence de yine de kişisel fikir ayrılığı olabilir, bir şey diyemem
Çocukların oyun oynadığı telle çevrili kum havuzuna köpeklerinin tuvaletini yaptırıyorlar !
Çocuk parklarına köpek girişi yasaklanmalıdır.
@mustafaciftcitr@ibrahimyumakli
yani dıyorlar ki bu memleketin yemeğini yicez suyunu içicez, insanına, depremzedesine üstelik 5 kuruş yardım yapmadan hakaret edicez ama yine dizide başrol olup para kazanıcaz çünkü biz vatansız birer eziğiz. tüm deprem illerinde ve dahi tüm yurtta bu diziyi boykot etmeliyiz
reçel profesörü tiviti… muazzam ya. yıllardır her kadın ortamında anlatıyorum bunu. hayatı güzelleştiriyor ve kolaylaştırıyor. tdk’ya da girmeli bence. reçel profesörü: “kişinin kendisinin bilmediği/tecrübe etmediği işler üzerinden muhatabını eleştirmesi veya yermesi”
Konya'da gecekondu yoktur.
İmarı düzgündür.
Yolları geniştir.
Her yerde parkları, yeşil alanları vardır.
600 km. bisiklet yolu vardır.
Bisiklet tramvayı vardır.
Eğitime, öğrenciye, kültüre destek vardır.
Şehirde tarihi, kültürel ve doğal pek çok güzellik vardır.
@sdaolgun@thhsynkrgz Zamanında Suriye’ye gidip Esad rejimini öven de vardı. Reklam, para, korku ne derseniz artık. İyice yozlaştık, Müslümanlık ilk sırada olmalı.