Eşim dün gece ateşlendi. Nefes darlığı oldu. Uyuyamadı.
Sabah baktım işe gidiyor. Çok hastasın gitme bugün dedim. “Kanser ameliyatı var, gitmezsem gençler zorlanır” dedi, sürünerek gitti.
Demek halkı doktorlara karşı kışkırtacaksınız. Durmayın. İşletilemeyen o hantal hastanelerinizde idealist 3-5 hoca kaldı, onları da kaçırtın da başınız göğe ersin.
Ankarada Hukuk fakültesinde okurken, ilk yıl devletin öğrenci yurdunda kalmıştım. Yurdun ders çalışma salonunda hangi bölüm öğrencilerinin ne kadar kaldığını hiç unutamıyorum.
Bazı düşük puanlı bölümler, ders çalışma salonuna hiç uğramazdı. Onların bazıları politikacı oldu:(Beyni kendine zor yeten insanlar, ülke yönetmeye çalışıyor şimdi.)
Biz hukukçular gece 11.00-12.00 gibi kitapları toplayıp uyumaya giderdik. En son tıpçılar kalırdı.
Çıkarken gözlerim onlara takılırdı. Acaba kaçta yatıyorlardı? Tıp kazanacak kadar zeki, çok çalışacak kadar iradeliydiler. Başarının dört bileşenine sahiptiler: Zeka, emek, yetenek ve disiplin. Her şeyin en iyisini bunlar hak ediyordu.
Sınav zamanları biz de “sabahlamaya” başladık. Bu sefer tıpçıların bitirme zamanını görebildik. Bütün yıl gece 1 ila 2’ye kadar çalışıyorlardı. En yüksek puanlı tıplarda okuyorlardı.
Tıp kazanmak için olağanüstü çalıştılar.
Tıp bitirmek için olağanüstü çalıştılar.
Asistan nöbetlerinde günlerce uykusuz kaldılar.
Uzmanlık sınavlarına hazırlanırken, yeniden öğrenci olup, 1500 sayfalık kitapları ezberlediler. (O kitapların parası bile inanılmaz yüksek.)
Uzmanlık sınavını kazanıp, taşraya “şark görevine” gönderildiler.
Meslekleri bütün hayatlarını işgal etti. Kendilerine ait düzenli zamanları çok azdı. Hastalar sürekli bir şey sordu. Mesai dışında da telefonlar ve acil durumlarda işlerine koştular.
Doktorların çilesi çok. İnanın lise öğrencilerine konuşma yaparken, artık tıp kazanmayı “başarı örneği” olarak anlatamıyorum. Sesim kısılıyor, boğazım düğümleniyor. Çocuklara kötülük yapacakmışım gibi geliyor. Bu kadar bedel, bu ödüle değmez. Doktorluğun bedeli çok ağır. Doktor düşmanı bir sağlık sistemi var resmen.
Şimdi de doktor vuracak noktaya geldi işler.
O yurttaki ders çalışma salonuna uğramayan adamların tasarladığı verimsiz, zekasız ve doktor düşmanı bir sağlık sisteminde çalıştıkça, bu sorunlar çözülmez.
Doktorlardan yana tarafım. Açık ve net bir şekilde, bu insanlara haksızlık yapıldığını düşünüyorum. Ama’sız destekliyorum. Hem maddi hem manevi hakları en üst düzeyde verilmeli. Hiçbir meslek grubunun bedel ödül dengesizliği bu doktorluktaki kadar bozuk değil.
MS-Hukukçu Yazar
Gemide farkli milletten üc doktor olarak calisiyoruz. Klinikte farkli ülkelerden bana gelen hastalarin ‘Aa ne şanslıyız Türk doktora denk geldik’ demelerine her seferinde mutlu oluyorum.
Dünya alem biliyor degerimizi, kendi ülkemiz hariç…
Doktorlari resmen gerizekalı yerine koyuyorsunuz. Siz hiç maden işçisini darpeden ve hatta öldüren kömür gördünüz mü?? #mektubunualdık#SağlıkçıdanKocayamektup
Haberiniz oldu mu acaba? Mülteci acilde doktora bıçak çekiyor!!Ne xray cihazı ne saglikta siddet yasası her soylediginiz lafta kalıyor hiçbir icraat yok. Anca Suriyeli hekimleri istihdam edin Türk hekimler birbir ülkeyi terkederken @drfahrettinkoca@saglikbakanligi
Haberiniz oldu mu acaba? Mülteci acilde doktora bıçak çekiyor!!Ne xray cihazı ne saglikta siddet yasası her soylediginiz lafta kalıyor hiçbir icraat yok. Anca Suriyeli hekimleri istihdam edin Türk hekimler birbir ülkeyi terkederken @drfahrettinkoca@saglikbakanligi
Mersin Şehir Hastanesi’nde çalışan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr Ali Tunç'a ve iki güvenlik görevlisi arkadaşımıza yapılan saldırıyı kınamak amacıyla Mersin Tabip Odası ve Sağlık Sendikaları basın açıklaması düzenlendi #SağlıktaŞiddetSonaErsin#YaşamakYaşatmakİstiyoruz
Sayın meslektaşlarım, her hekimle bu resmi paylaşıyorum. Tek söyleyeceğim, bir hekim olarak oyumuzu verirken öldürülen meslektaşlarımızı ve bunu hatırlayalım.
#DoktorDövebiliyoruz
#Deprem bölgesinden yüzbinlerce vatandaşımız Mersin’e geliyor. Biz milletimizi bağrımıza basarız.
Ancak planlı olarak yüzbinlerce Suriyeli sığınmacı da getiriliyor.
İlgilileri uyarıyorum!
Zaten 400 bin sığınmacıyı getirdiniz,bunu da taşıyamayız.
Mersin’e bu kötülüğü yaptırmayız.
Yılın ilk dağlıkta şiddet olayını da yayınlayacak mısınız sayın bakanım @drfahrettinkoca poliklinikte hastalarıma bakarken darp edildim . Hastalarıma hizmet vermeye çalışırken
#HekimlerNeredeAmeliyatYapacak
Bu da ne diyeceksiniz, anlatayım.
Sadece muayenehanesinde çalışan hekimler var. Bazıları benim gibi emekli, bazıları genç hekimler. Cerrah olanlar ameliyatlarını özel hastanelerde yapıyorlar +
Özellikle meme kanseri sonrası onarım yapan bir plastik cerrahım, beraber çalıştığım genel cerrah nerde ameliyat yaparsa ben de orda yapıyorum, bundan sonra hastalarıma üzgünüm meme onarımınızı yapmama izin verilmiyor mu diyeceğim?!#HekimlerNeredeAmeliyatYapacak@drfahrettinkoca
Muayenehanemi açalı 6 ay oldu, ruhsatı bakanlık verdi ve şimdi deniliyor ki ameliyat yapamazsın. Peki ben bir cerrah olarak ne yapayım ne yapmalıyım, bekleyen bana ameliyat olmak isteyen hastalarıma ne diyeyim? @drfahrettinkoca#hekimlerneredeameliyatyapacak
Birkaç saat önce torbalı da aile hekimi olan meslektaşımıza 1 ay önceki beyaz kod vakasından hırslanan 3 kişi sopalarla saldırdı
Hem de planlayarak mesai sonrası pusu kurarak...
İşte halimiz budur
Değerimiz budur
Doktorumuzun kafa toraks batın travmaları var.
Yazıklar olsun
#ŞiddetHutbesi
Acilleri, ameliyathaneleri, yoğunbakımları iki elimiz kanda olsa boş bırakmadık. Hiçbir acili hiçbir zaman geri çevirmedik.
Yalanlarla kurgularla öldürmeyi haklı gösteren özendiren bu caniyi lanetliyorum