Şu x’te herkes otorite ya evrene hiçbir faydası olmayan adam birileri hakkında “ne faydaları var “ki diye twit atabiliyor. her şeyi herkesten fazla biliyor, ilginç…!bu da böyle bir twit işte!!!
Zor bir döneme girdik.
2025 bitmeden yaşananlar, 2026’nın Türkiye açısından çok daha sert ve çok cepheli geçeceğinin açık habercisidir.
18 Aralık 2025 tarihli Ta Nea ve Jerusalem Post’ta yer alan haberlere göre; Yunanistan, GKRY ve İsrail, Doğu Akdeniz’de Rodos–Kıbrıs–İsrail hattında görev yapacak 2.500 kişilik ortak bir “acil müdahale gücü” kurmayı planlamaktadır.
Bu gücün 1.000 askeri İsrail’den, 1.000 askeri Yunanistan’dan, 500 askeri ise GKRY’den sağlanacak; Yunan ve İsrail savaş uçakları ile deniz unsurları tarafından destekleneceği açıkça ifade edilmiştir.
Bu yapılanmanın Mavi Vatan’ı ve KKTC’yi hedef aldığı izahtan varestedir.
Aynı dönemde GKRY’nin Fransa’ya Mari Deniz Üssü’nde daimi konuşlanma izni veren anlaşmayı imzalaması, Doğu Akdeniz’de Türkiye karşıtı askeri mimarinin kalıcı hale getirildiğini göstermektedir.
Güneyimizde bu gelişmeler yaşanırken; kuzeyimizde dördüncü yılına giren Ukrayna–Rusya Savaşı devam etmektedir. Türkiye, Montrö rejimi sayesinde bugüne kadar bu savaşın dışında kalmayı başarmıştır. Ancak şimdi topraklarımıza İHA/SİHA göndererek icra edilen sahte bayrak operasyonları, provokasyonlar ve örtülü baskılarla Türkiye’yi bu savaşın içine çekmek için yoğun bir çaba yürütülmektedir.
Buna paralel olarak, Suriye sahasında yeni açılım söylemleriyle, stratejik kazanım üretmek yerine ülke içinde kutuplaşmayı derinleştiren riskli süreçler işletilmektedir.
Bu tabloda ABD hızla Avrupa’dan uzaklaşmakta, Rusya ile kontrollü bir yakınlaşma arayışına girmekte, ancak İsrail’e verdiği desteği tartışmasız şekilde artırmaktadır.
Öte yandan küresel finans kapitalin temsilcisine dönüşen ve halklarından kopan AB yönetimleri, Ukrayna savaşının sürmesi için her yolu denemekte; Türkiye’yi de bu savaşın içine çekmek istemektedir.
Güneyde ve batıda Türkiye’nin hayati jeopolitik çıkarlarına doğrudan meydan okunurken, Yunanistan–İsrail–GKRY bloğuyla yaşanacak bir krizde Türkiye’nin ABD ile karşı karşıya gelmesi ihtimali son derece yüksektir. Çünkü ABD, tereddütsüz şekilde İsrail’in yanında duracaktır.
Böyle bir tabloda Türkiye, Avrupa’nın dayatmasıyla Rusya ile de bir krize sürüklenirse, kuzeyden ve güneyden eş zamanlı kuşatılmış bir jeopolitik cendere içine girer.
Bu, devletimiz için kabul edilemez bir senaryodur.
Dilerim Türkiye’yi yönetenler, adım adım inşa edilen bu son derece tehlikeli kuşatma planının farkındadır —
çünkü artık stratejik hata yapma lüksümüz kalmamıştır.
Başta Başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, geleceğimizi emanet ettiğimiz tüm öğretmenlerimizin gününü kutluyorum.
Emekleriyle yarınları aydınlatan tüm öğretmenlerimize minnetle…