@wesley060721@JeremeiFB Cinconun taraftarlarını nasıl bir hale getirdiğini görüyoruz.Adam iki oyuncuyu kıyaslıyor. Sen gelip burada Geseyi savunmaya geçip kendinizi dev aynasında görüyorsunuz 😁 Evindeki aynaya bak pisliğin içinde nasıl durduğunu gör. Takımını savun ama gerçekleri de kabul et
@Hsnkhrmn16@JeremeiFB Şuan nerede oynadığını sorgulamıyor. Şuan ne durumda ve nasıl bir topçu olduklarından bahsediyor. Kıyaslıyor iki oyuncuyu Mr. Zeka Kırıntısı
@suhacardakli Detayları çok iyi verdin . Jorge ye verilen kadro Aykut'a veya İsmail'e verilseydi sonucun ne olacağını hepimiz biliyoruz. Kadromuza birkaç takviye ile ve Jorge nin gelmesi hem Türkiye de de hem de Avrupa da başarı getirir
@mackolik Hakan Safi yıllardır Fenerbahçe'ye maddi ve manevi olarak destek oldu. Eskilerde umut yok. Genç ve vizyon sahibi olan Hakan Safi, Fenerbahçe Başkanlığını çok güzel yapar.
Gitmek özgürlük değildir… doğru olanı yarım bırakmamak asıl özgürlüktür. Çünkü insanı zincirleyen şey bulunduğu yer değil; yarım bıraktığı şeydir. Kaçtığını sanırsın ama eksik kalan hep seninle yürür. İşte bu nedenle arif gitmekle değil, tamamlamakla özgürleşir. Gerçek özgürlük, ardında eksik bırakacak hiçbir şeyin kalmamasıdır.
Rahman, merhametin kaynağıdır. Rahim ise merhametin kalpte hissedilen yakınlığıdır. Biri varlığı kuşatan sonsuzluk, diğeri kula dokunan inceliktir. Bu yüzden âlimler şöyle demiştir. Rahmaniyet varoluşu verir, Rahimiyet yön verir. Güneşin herkese doğması Rahman’dır; o ışıkla yolunu bulman Rahim’dir.
Namaz Tesbihatlarının Anlamlarını Biliyor Muydunuz?
-Subhanallah: Allah her türlü eksiklikten münezzehtir.
-Elhamdülillah: Hamd, yalnızca Allah’a aittir.
-Allahu Ekber: Allah en büyüktür.
-Estağfirullah: Allah’tan bağışlanma dilerim.
-Sübhane Rabbiyel A’lâ: Yüceler yücesi Rabbimi tesbih ederim.
-Sübhâne Rabbiyel Azîm: Azamet sahibi Rabbimi tüm eksikliklerden tenzih ederim.
-Rabbena lekel hamd: Rabbimiz! Hamd yalnızca sanadır.
-Semi’allahu limen hamideh: Allah, kendisine hamd edenin hamdini işitir.
-Sübhâne Rabbiyel Aliyyil Vehhâb: Yüce ve bol ihsan eden Rabbimi tenzih ederim.
-Allahümme entesselâm ve minkesselâm tebarekte yâ zel celâli vel ikrâm: Allah’ım! Sen esenlik sahibisin; esenlik ve barış sendendir. Ey celâl ve ikram sahibi, ne yücesin, ne mübareksin!
-Âlâ Resûlinâ Muhammedin Salavât: Allah’ım! Peygamberimiz Muhammed’e salât (rahmet ve selâm) eyle.
Namaz, yalnızca belirli vakitlere sıkıştırılmış bir ritüel değildir; o, insanın varlıkla ve Varlık Sahibi ile kurduğu en yoğun bilinç hâlidir.
Ancak namazın hemen ardından dilimize yerleşen tesbihat ifadeleri, çoğu zaman alışkanlığın gölgesinde kalmakta; tekrar edilmekte fakat derinlemesine tefekkür edilmemektedir.
Oysa bu kısa zikir cümleleri, İslam’ın ahlakını ve insan tasavvurunu özlü fakat güçlü bir biçimde taşımaktadır.
“Subhanallah” ifadesi, Allah’ı her türlü eksiklikten tenzih etmektir. Bu cümle, insanın zihnindeki kusurlu Tanrı tasavvurlarını yıkar. Beşerî zaaflarla kayıtlı bir ilah anlayışını reddeder. Böylece mümin, aşkın bir kudret karşısında haddini bilir; kendi sınırlılığını fark eder.
“Elhamdülillah”, varlıkla kurulan ilişkinin merkezine şükrü yerleştirir. Hamdin yalnızca Allah’a ait olduğunu söylemek, nimetin gerçek sahibini teslim etmektir. Modern çağın sahiplenici ve tüketici insan tipine karşı bu ifade, tevazu ve idrak çağrısıdır.
“Allahu Ekber”, bir büyüklük ilanıdır; fakat yalnızca sözde değil, bilinçte bir hiyerarşi kurma beyanıdır. Güç, servet, iktidar, ideoloji… Hiçbiri mutlak değildir. Mutlak olan yalnızca Allah’tır. Bu cümle, mümini her türlü dünyevî tahakküm karşısında özgürleştirir.
“Estağfirullah”, insanın ahlaki sorumluluğunu diri tutar. Hata yapabilen fakat hatasında ısrar etmeyen bir varlık bilinci inşa eder. Bağışlanma talebi, hem ilahi rahmete yöneliştir hem de nefis muhasebesidir.
Rükû ve secdede okunan “Sübhâne Rabbiyel Azîm” ve “Sübhâne Rabbiyel A’lâ” ifadeleri ise bedenin eğilişi ile zihnin teslimiyetini bütünleştirir. Azamet ve yücelik, kulun fiziksel tevazusu ile eşzamanlı olarak dile gelir. Böylece ibadet, yalnızca hareket değil; anlamla yüklü bir bilinç hâline dönüşür.
Namazın sonunda dile getirilen “Allahümme entesselâm…” duası, İslam’ın barış tasavvurunu özetler: Esenlik, insan üretimi bir düzen değil; kaynağı Allah olan ilahi bir lütuftur. Gerçek selamet, O’ndan gelir ve O’na dayanır.
Son olarak Peygamber’e getirilen salavat, ibadetin tarihsel ve örnekli boyutunu hatırlatır. İnanç, soyut bir metafizik kabul değildir; yaşanmış bir örneklikle, sünnetle somutlaşır.
Tesbihat, tekrarın ötesinde bir bilinç inşasıdır. Her biri, müminin zihninde bir ilke yerleştirir: Tevhid, şükür, teslimiyet, tevazu, muhasebe, barış ve örneklik.
Bu cümleler, namazdan hayata taşınmadığı sürece eksik kalır. Çünkü asıl gaye, dilin zikrini hayatın ahlakına dönüştürmektir.
#Betoyuistemiyoruz . Koca Fenerbahçe nin scout ekibi yok mu ? Genç dinamik sırtı dönük oynayan bir forvet bulup alsınlar. Tedesco istese bile genç İskandinav ülkelerinde oynayan kişilere bir baksınlar.