2026 İran–ABD–İsrail Harbi önemli bir gerçeği yeniden gösterdi.
Uydu, İHA, radar, yapay zekâ ve hassas mühimmatlar yeryüzünü giderek şeffaflaştırırken savaşın ağırlık merkezi görünmeyen alanlara kayıyor.
İran’ın dağların içine kurduğu füze şehirleri yoğun bombardımana rağmen savaşma kapasitesinin önemli bölümünü korurken, denizde aynı stratejik prensibi denizaltılar, insansız sualtı araçları ve deniz tabanı harbi temsil ediyor.
Satıh şeffaflaştıkça harp derinliğe kayıyor. Gelecekte üstünlük yalnız daha fazla ateş gücüne sahip olanda değil, derinlikte saklanabilen, derinliği görebilen ve derinliği kontrol edebilen tarafta olacak.
Türkiye de yerin ve suyun altını 21. yüzyılın büyük güç mücadelesinde bir kuvvet çarpanı olarak değerlendirmek zorundadır.
Yeni Substack Makalemde bu konuları işledim.
https://t.co/7YrTMKUfF3
Dünyanın aşırı kalabalık olduğunu, bunun mutlaka azaltılması gerektiğini savunan "herifler", çıkmış utanmadan sizi hastalıklardan koruyacak, hayatınızı kurtaracak aşılardan bahsediyor, aşı dayatıyorlar.
Nesine inanacaksın bu güruhun?
BİZE NE YEDİRMİŞLER?
Kayıt dışı, kotanın üzerinde tonlarca nişasta bazlı şurup; tatlı, reçel, bal, lokum, helva ve dondurma diye soframıza kadar girmiş.
Üstelik nişasta bazlı şekeri perdelemek için faturalara “Albamyl Dex. L20 (Maltodekstrin)” yazılmış.
Denetimlerde, tatlı üretiminde kullanılan şekerlerin içinde ölü böcekler ve böcek kalıntıları da tespit edilmiş.
Marketlerde, bakkallarda her gün gördüğümüz ünlü markalar…
Mesele yalnızca gıda değil; halk sağlığı, denetimsizlik ve büyük bir aldatmaca!
Ayrıntılar bugünkü yazımda
🚨Erman Hoca:
"Sakın Ha Sezonu devam ediyor Fenerbahçe'nin 2 net penaltısı verilmedi Gençlerbirliği'nin attığı gol öncesi Guendouzi net bir şekilde temas var."
İşlenmiş yani yozlaştırılmış gıdalarda kıvam artırıcı olarak yaygın şekilde kullanılan ksantan zamkının (xanthan gum) kolon mikrobiyota profilini değiştirdiği, enflamasyonu tetikleyen sitokinleri artırdığı, kolon inflamasyonu ile bağırsak bariyerinde değişikliklere yol açtığı belirlendi.
Bir bakteriden fermantasyonla üretilen ksantan zamkı E415 adıyla da biliniyor.
Gıdalarda (soslar, salata sosları, glutensiz ürünler, dondurma, içecekler vb.) kıvam artırıcı, stabilizatör ve emülgatör olarak kullanılıyor.
https://t.co/3xcAM1nLZq
Önümzdeki 5-10 yıl içinde yeni bir dünya kurulacak ve Türkiyenin bu dünyada alacağı konum tamamen Türk Milleti’nin göstereceği basiretle alakalı.
Bu basiretin temel unsuru “ hattı müdafa değil sathı müdafa” yani Vatan ve Türklüğün”yeniden doğuşu” na bağlıdır.
Yol ayrımındayız!
Ayılana gazoz..
Bayılana limon...
Tansiyonu çıkana tere!
Küçük bir pilot çalışma unutulmuş bir yeşilliği işaret ediyor: Tere.
4 hafta her gün tere yiyenlerde hem büyük hem küçük tansiyon anlamlı derecede düştü.
Sebep: Nitratlar → nitrik oksit → damarlar gevşiyor, tansiyon düşüyor.
https://t.co/VZIDpqGGgw
PKK terör örgütü üyesi olmakla beraber SUÇA karışmamış, insan öldürmemiş olanlar bu aftan yararlanacak diyorlar. Peki, Eren’e şehit edenlere silahları sağlayanlar, yol gösterenler, barınak sağlayanlar, cephane sağlayanlar ve hatta ateş edip isabet ettiremeyenler yararlanacak mı yani bu aftan ??’@zaferpartisi
Bomba çalışma!!!
▶ Kemoterapi sonrası hayatta kalan over kanseri hücreleri fruktoz salgılıyor.
▶ Bu fruktoz, komşu kanser hücrelerinde kolesterol üretimini düşürüyor.
▶ Hücre zarındaki kolesterol “tutkal” gibi davrandığı için azalınca hücreler daha kolay kopuyor ve yayılım (metastaz) artıyor.
▶ Farelerde yüksek fruktoz diyeti de yayılmayı artırıyor.
▶ İnsanlarda da kan fruktoz seviyesiyle hastalık evresi arasında bir korelasyon var.
💥Araştırma ekibi, özellikle over kanserinin sık olduğu menopoz sonrası kadınlarda statin kullanımıyla ilgili sorular doğduğunu belirtiyor.
💥 Araştırma ekibi Big Farma ve Big Food' dan korkmuş olmalı.
💥 ARK diyor ki: Bu çalışma, bin bir türlü yan tesiri olan kolesterol düşürücü hapların (statinler) ve fruktozun -özellikle de mısır şurubunun- metastaz riskini artırabileceğini ortaya koyuyor.
https://t.co/VnbX6LuzU6
ABD Sağlık Bakanı Kennedy Fox News'te, Lyme hastalığının, RSV'nin ve Kovid'in hepsinin Fonksiyon Kazanımı araştırmalarının muhtemel ürünleri olduğunu açıkladı.
Bakan, ABD'nin artık bu tehlikeli deneylere izin vermeyeceğini duyurdu ve bunu yapan doktorlar ile kuruluşlar ağır sonuçlarla yüzleşecek.
Fonksiyon Kazanımı araştırmaları, dünya genelinde milyonlarca insanın ölümünden sorumlu ve karşılığında hiçbir şey elde edilmemiş.
Karadeniz’de savaş artık cephe hattının ötesine geçti. Resmen kayıtsız şartsız Deniz ticaret harbi uygulanıyor.
Son olarak Novorossiysk–Samsun hattında çalışan Kamerun bayraklı Ro-Ro gemisi Nadezhda vuruldu.
Kiev rejimi baskı altına girdikçe tarafsızlığa, taşıdığı yüke veya harp sahası dışında olduğuna bakmadan Rusya’ya yönelik deniz ticaretine saldırıyor. Rusya’da Ukrayna’nın denizle olan tüm irtibatını kesmek için saldırılarına devam ediyor
Amaç, enerji ve tahıl ticaretini keserek tarafların savaşma iradesini zayıflatmak.
Bu tablo Karadeniz için yeni değil. İkinci Dünya Savaşı’nda da ticaret gemileri batırıldı, limanlar bombalandı, mayınlar ve denizaltılar deniz ulaştırmasını hedef aldı.
5 Ağustos’taki YouTube programımda, İkinci Dünya Savaşı’nın Karadeniz’i ile 2026 Karadeniz’ini, deniz harekâtı, ticaret savaşı ve Türkiye’nin Montrö politikası açısından karşılaştıracağım.
Bu önemli yayın için Tüm takipçilerimi Cem Gürdeniz ile Mavi Vatan ve Ötesi YouTube kanalıma 5 Ağustos günü 1200 de bekliyorum.
Subay yemini okuyanMustafa Kemal askerleri affedilmedi ancak Türkiye Cumhuriyetini yıkmaya yeminli Öcalan’ın teröristleri affediliyor. @zaferpartisi@zpgencresmi
Öcalan ile kardeş oluyormuşuz.
Cemil Bayık, Murat Karayılan, Duran Kalkan ile de kardeş oluyormuşuz. Binlerce askerimizi, polisimizi, öğretmenimizi, korucumuzu, beşikteki bebeleri şehit eden narko-teröristler ile kardeş oluyormuşuz.
Benim kardeşlerim, vatansever korucu kardeşlerimdir. Benim kardeşlerim bu ülkeye, bu millete bu bayrağa aşk ile bağlı Kürt ve Zazalardır.
Sözün özü Türk-Kürt kardeştir.
PKK kalleştir.
Türk Milletini sırtından vurmak için bugün de yarın da fırsat kollayan PKK Türk Milleti’nin düşmanı olmaya devam edecektir. @zaferpartisi@zpgencresmi
Fauci, pandemi döneminde sadece ABD' değil bizde de tüm dünyada da bir numaralı bilim adamı olarak kabul görüyordu. Her gün televizyonların baş köşesinde, medyanın manşetlerindeydi.
Daha sonra onun tam bir filim adamı olduğu ortaya çıktı. Alınmasına vesile olduğu kararların hiçbir bilimsel dayanağı olmadığı gibi insan sağlığına büyük zararlar verdi, ekonomileri çökertti. Bu etkiler devam ediyor.
Şimdi Senato' da sorgulanan Fauci ABD' de gene haberlerin ilk sırasında ama bizim medyada tık yok!
Bu görsel, Yapay Zeka ürünü değil, hakiki!
Ocak 2022’de Fransa’nın güneybatısındaki Saint-Paul-lès-Dax’ta bulunan Thermes Sourcéo (Thermes Adour) termal spa/havuzunun yeniden açılışı sırasında çekildi. TF1 televizyon kanalının haberinde yayınlandı.
Pandemi döneminde bazı yerlerde (havuzlar, plajlar, restoranlar vs.) benzer “fiziksel bariyer” uygulamaları denendi; bunlar da o “tedbirlerden” biriydi.
ARK: Neleri yedirdiler bize. Unutmayın, beteri gelir başınıza!
Sınıflardaki ekranlara elveda.
İtalya,Fransa,İsveç,Norveç,Danimarka ve Finlandiya sınıflara “Karatahta” ve el yazısını geri getiriyor.Çocuklarda el yazısı ile yazmanın tuşlara basarak yazmaktan daha iyi nörolojik sonuçlar verdiği görülüyor,dikkat,beceri ve odaklanmayı artırıyor.
Almanya/Stuttgart Devlet Operası'nın 10 Nisan 2027'de sahnelemeyi planladığı "Atatürk – Mustafa Kemal Efsanesi" operası sıradan bir sanat etkinliği değil.
Bunu bizzat operanın resmî tanıtım metni ortaya koyuyor. Tanıtımda Atatürk'ün "otoriter güç iddiası", milliyetçilik, sürgün, şiddet ve tarihsel suçlar ekseninde ele alınacağı, Almanca, Türkçe, Ermenice, Kürtçe, Fransızca, Yunanca ve İngilizce bir anlatı kurulacağı açıkça belirtiliyor.
Almanya'nın böyle bir operayı sahneye koyması iyi niyetli değildir.
İki ayrı dünya savaşına ve milyonlarca masum insanın ölümüne neden olmuş; 1945'ten sonra ABD tarafından işgal edilmiş, bugün dahi dış politikada tam bağımsız hareket etmekte zorlanan, Kuzey Akım sabotajının hesabını bile soramayan Almanya'nın sözde sanatçıları çökmüş bir imparatorluğun enkazından emperyalizme karşı Kurtuluş Savaşı vererek bağımsız Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran, kulu vatandaş, ümmeti millet yapan uçurumun kenarında Orta Asya'ya sürülmeyi bekleyen ülkeyi laik ve çağdaş bir devlete dönüştüren Mustafa Kemal Atatürk'ü hangi tarihî ve ahlaki üstünlükle bir operada yargılamaya kalkmaktadır?
Üstelik bu girişim tesadüf değildir. Son yirmi yılda Atatürk, Türkiye'de özellikle genç kuşaklar tarafından yeniden keşfedilmiş, milletin Atasına bağlılığı her ortamda görünürlüğünü artırmış ve aynı ilgi Avrupa'daki Türk gençliği arasında da hızla güçlenmiştir.
Tam da bu dönemde Atatürk'ün tarihsel mirasını "otoriterlik" ve benzeri kavramlarla yeniden tanımlamaya çalışan bir opera sahneye konulmak istenmektedir.
Almanya'nın uzun yıllardır Türkiye'yi etnik ve mezhepsel fay hatları üzerinden değerlendiren, PKK'ya yönelik yaklaşımı ve geçmişte "Anadolu Federal İslam Cumhuriyeti" gibi Türkiye'nin bütünlüğünü tartışmaya açan projelerin dolaşıma girdiği siyasi atmosfer de hatırlandığında, bu opera yalnızca sanatsal bir çalışma olarak görülmemelidir.
Aşağıda gösterilen tanıtım afişi bile operanın librettosunun ip uçlarını şimdiden veriyor. Mustafa Kemal Atatürk'ü temsil etmek yerine, tarihî gerçeklikle hiçbir bağı olmayan anonim ve kimliksiz bir figür tercih edilmiş. Bu bir estetik seçimden öte, tarihî şahsiyeti bilinçli biçimde sembolleştirip yeniden kurgulama girişimidir. Aynı anlayış, tanıtım metninde Atatürk'ü "otoriter güç iddiası" üzerinden okumaya çalışan sakat yaklaşımın görsel yansımasıdır. Kısacası eser sahnelenmeden verilen mesaj belli. Amaç tarih anlatmak değil, tarihi yeniden yorumlamaktır.
Türk kamuoyu bugüne kadar Ermeni, Pontus ve benzeri iddialar üzerinden üretilen film, belgesel ve kültürel kampanyalara tepki göstermiştir.
Bu konuda da sosyal medyada ve Almanya'da yaşayan vatandaşlarımız tarafından gereken tepki süreci başlatılmıştır. Ancak bu devam ettirilmelidir.
Sosyal medyada güçlü ve demokratik bir kamuoyu oluşturulmalı, Stuttgart Operasının bu eseri sahnelememesi için meşru ve hukuki zeminde her vatandaş sorumluluk almalıdır.