Kamuoyunun Bilgisine ve Dikkatine,
Son günlerde yapılan düzenlemelerle sokak hayvanlarının serbest veteriner hekimler tarafından muayene ve tedavi edilmesinin önüne engeller konulmaya çalışıldığını üzülerek görüyorum. Bu girişimler, yalnızca mesleki uygulamaların değil, aynı zamanda toplum vicdanının da hedef alınmasıdır.
30 yılı aşkın süredir klinisyen bir veteriner hekim olarak açıkça söylüyorum:
Sokağın kedisine, köpeğine veteriner hekimlerin ellerini uzanmasını engellemek, kabul edilemez.
Sokakta yaralı yatan bir canın tedavisini bürokratik sınırlamalara bağlamak; bir kedinin, bir köpeğin yaşam hakkını yönetmelik maddelerine sıkıştırmak; biz veteriner hekimlerin vicdanını, yeminini ve insani sorumluluğunu görmezden gelmektir.
Bu ülkenin sokaklarında yaşayan hayvanlar sahipsiz değildir. Onlar hepimizin ortak sorumluluğudur.
Veteriner hekimler yıllardır gecesini gündüzüne katarak bu sorumluluğu taşımaktadır. Sokakta donmak üzere bulunan yavruları, zehirlenen köpekleri, yaralı kedileri kurtaran hep bu mesleğin onurlu üyeleridir. Şimdi aynı hekimlere “sokağın hayvanına bakamazsın” demek, hem mesleğe hem topluma hem de bu ülkenin merhamet geleneğine aykırıdır.
Buradan açık bir çağrıda bulunuyorum:
Sokak hayvanlarının tedavi hakkı tartışılamaz.
Veteriner hekimin muayene ve tedavi etmesi engellenemez.
Hiçbir canlının yaşam hakkı hiçbir yönetmelikle sınırlandırılamaz.
Toplumu, sivil toplum kuruluşlarını, tüm hayvanseverleri ve sorumluluk sahibi yöneticileri bu konuda ses çıkarmaya davet ediyorum. Sokakta acı çeken bir canın kapıdan çevrilmesine sebep olacak her uygulamaya karşı birlikte durmak zorundayız. Çünkü mesele yalnızca bir meslek uygulaması değil; bir yaşam hakkıdır.
Ben ve benim gibi düşünen binlerce veteriner hekim, hangi düzenleme gelirse gelsin, acı çeken bir canın yanında durmaya, onu tedavi etmeye devam edeceğiz.
Bu bizim meslek yeminimizdir, vicdan sözümüzdür, insanlığa olan borcumuzdur.
Kamuoyunun bilgisine ve vicdanına saygılarımla.
Dr. Tarkan Özçetin
Veteriner Hekim
çok basit bi şekilde yaşamayı bile dar kılan bu zihniyetle savaşıldığı için, yaşamanın haricinde kalan tüm konular konuşulabilirliğini zamanla kaybediyor. yaşamın motivasyonu söndüğü için konuşulanlar umursanamıyor. öyle bir karanlık..
TÜRKİYE HAYVANLARI KORUMA VAKFI
İstanbul Valiliği’nin Sokak Hayvanlarının Beslenmesine Dair Yazısı Hakkında
İstanbul Valiliği tarafından kamu kurumlarına gönderilen ve “sokak hayvanlarının beslenmesinin yasaklandığı” tartışmalarını gündeme getiren yazısı kamuoyunda kaygı yaratmıştır.
Söz konusu yazının hukuki niteliği, bağlayıcılığı ve uygulanabilirliği hususlarına dair aşağıdaki açıklamanın kamuoyuyla paylaşılmasında fayda görüyoruz.
🔸 Söz konusu belge; ilçe belediyeleri, kamu kurumları ve bağlı idarelere gönderilmiş bir iç talimat / idari yazı niteliğindedir.
Vatandaşları doğrudan bağlayan bir düzenleme, yönetmelik veya kanun gücünde değildir.
🔸 Bu tür yazılar, yalnızca kurumların kendi iç işleyişini bağlar; bireylerin hak ve özgürlüklerini kısıtlayacak bir yasak koyma yetkisine sahip değildir.
Sokak hayvanlarını beslemek suç veya kabahat değildir
Türkiye’de yürürlükte bulunan hiçbir kanunda “sahipsiz hayvanı besleme” suçu, “sokak hayvanı besleme kabahati” ya da buna bağlanan bir idari para cezası yoktur.
Anayasa’nın 38. maddesi ve Kabahatler Kanunu’nun 4. maddesi gereğince:
Bir fiilin yasaklanabilmesi veya ceza verilebilmesi için mutlaka kanunda açık düzenleme olması gerekir.
Kanunda olmayan bir yasak, bir valilik yazısı ile yaratılamaz.
5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu beslemeyi yasaklamaz; tam tersine destekler
5199 sayılı Kanun ve ilgili Uygulama Yönetmeliği;
✅ Belediyelere sahipsiz hayvanların beslenmesi, bakımının sağlanması,
✅ Gönüllülerle iş birliği yapılması,
✅ Lokanta ve işyerlerinden çıkan uygun artıkların toplanarak hayvanların beslenmesinde kullanılması yükümlülüklerini açıkça belirtmektedir.
Yani Türkiye’deki mevcut mevzuat, sahipsiz hayvanların beslenmesini engelleyen değil, belediye–gönüllü iş birliği ile düzenli beslemeyi teşvik eden bir yapıya sahiptir.
“Kontrolsüz beslemeye müsaade edilmemesi” ifadesi vatandaş için bağlayıcı değildir.
Valilik yazısındaki bu ifade:
❌ Tanımı yapılmamış,
❌ Sınırları çizilmemiş,
❌ Nerede, nasıl, kim tarafından uygulanacağı belirtilmemiş muğlak bir ifadedir.
Bu nedenle vatandaş açısından:
Besleme yasağı, yaptırım tehdidi, ceza uygulanması gibi sonuçlar doğurması hukuken mümkün değildir.
Valilik, kanunda olmayan bir yasağı genelge ile yaratamaz.
Besleme yapan vatandaşa ceza yazılması hukuken mümkün değildir.
Aç bıraktırma ve beslemeyi engelleme, bizzat kanuna aykırıdır.
Hiçbir vatandaş, sokaktaki hayvanı beslediği için ceza, soruşturmaya konu edilme veya kolluk müdahalesi ile karşı karşıya bırakılamaz.
Türkiye Hayvanları Koruma Vakfı olarak; sahipsiz hayvanların beslenmesini, yaşam hakkını savunmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.
Gelişmeleri yakından takip etmekteyiz.
Doğabilecek her türlü hukuka aykırı işleme karşı gerekli tüm başvuru yollarını kullanacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz.
Erman Paçalı
Türkiye Hayvanları Koruma Vakfı Başkanı
#SokakHayvanlarınıBesliyoruz #HayvanHakları #5199SayılıKanun
artık insanlar gerçekten aynaya bakmıyor. estetikten haberi olmayan, avam, kalitesiz ne varsa hepsi popüler olmuş durumda. insan, hizmet, ürün... ne geliyorsa aklınıza hepsi bayağı. çok çirkin her şey moruk, bu ne aq ya. bari gördüğümüz şeylerde biraz özen, kalite olsun zor mu bu