@ekimpanahi inanılmaz çalışıyor kafalar. kasıtlı falan yapılmıyor, maliyet nedenli aşırı incelttiler, köşeli ambalaj bir şey koydugun an kolay yırtılıyor.
@jurnalhabertr "1.90 boy, fit vücut, son model arabam var, ev var, iş güç var, hepsi var. Karakterimde de sorun yok"
Kendinde nitelik diye saydıgı seylerin tamamı sığ, sonra millet bana neden bozuk mal gibi davranıyor.
Chatgpt 'ye sordum . Sence insanoğlunun zayıflıkları nelerdir? Yani dıştan bakıldığında bu eksik olmuş dediğin birşey var mı? Webten arama kendi fikrini söyle...
CEVAP: Lütfen üşenmeden okuyun.
📌Bence insan bedeninin en belirgin evrimsel zayıflıkları, “kötü yapılmış” olmasından çok eski yapıların yeni işlevlere zorlanmasının sonucudur. Eğer dışarıdan bir biyomühendis gibi bakarsam, bazı alanlarda gerçekten “bu daha iyi çözülebilirdi” derim.
‼️En belirgin örnek omurga ve bel bölgesi olurdu. Omurgamızın temel planı dört ayaklı atalar için çok eski bir yapı. Biz bu sistemi dik yürüyüşe uyarladık. Sonuçta lomber diskler, faset eklemler, sakroiliak bölge ve paraspinal kas sistemi sürekli yüksek eksenel yüke maruz kalıyor. Bel ağrısının bu kadar yaygın olması bana göre bunun açık bedellerinden biri.
📌İkinci büyük zayıflık doğum sistemi. İnsanda iki güçlü seçilim baskısı çakışıyor: büyük beyinli bebek ve iki ayaklı yürüyüş için nispeten dar pelvis. Sonuçta insan doğumu diğer birçok memeliye göre mekanik olarak çok daha zor. Eğer bu sistemi baştan tasarlasaydınız, doğum kanalı ile fetal baş arasındaki bu kadar dar tolerans payı iyi bir mühendislik tercihi olmazdı.
📌Üçüncüsü hava ve gıda yolunun kesişmesi. Farinks hem solunum hem yutma için kullanılıyor. Bu yüzden aspirasyon ve boğulma mümkün. İki tamamen bağımsız yol anatomik olarak daha güvenli olurdu. Konuşma yeteneğimizin gelişmesiyle larinksin konumu değişmiş olabilir; ama bunun karşılığında aspirasyon riski artmış gibi görünüyor.
📌Dördüncü olarak retinayı söylerdim. Omurgalı retinasında fotoreseptörler ışığa doğru bakmak yerine retina dokusunun arkasında bulunur; sinir lifleri önden geçer ve optik sinirin çıktığı yerde kör nokta olu��ur. Görme sistemi bunu merkezi işlemeyle oldukça iyi telafi ediyor ama anatomik olarak gerçekten “dolambaçlı” bir çözüm.
📌Beşinci önemli örnek koroner dolaşım. Kalp kasının sürekli çalışması gerekir ama onu besleyen koroner damarların büyük kısmı terminal arter mantığına yakındır. Birkaç milimetrelik plak rüptürü bile geniş miyokard bölgesini öldürebilir. Kollateral ağın herkeste çok daha güçlü olması, miyokard enfarktüsünü çok daha az ölümcül hale getirebilirdi.
Bana göre beyin de paradoksal biçimde güçlü ve zayıf. Muazzam bilişsel kapasitesi var ama enerji tüketimi çok yüksek. Vücut ağırlığının küçük bir kısmı olmasına rağmen metabolik ihtiyacı büyük. Oksijen ve glukoz kesintisine çok az tolerans gösteriyor. Kalp birkaç dakika durduğunda en kritik hasarın beyinde ortaya çıkması bunun bedeli.
Bir başka zayıflık kanser. Çok hücreli ve uzun yaşayan bir organizma olduğumuz için trilyonlarca hücrenin onlarca yıl boyunca bölünmesini kontrol etmek zorundayız. DNA onarımı ve tümör baskılama sistemleri çok güçlü olmasına rağmen kusursuz değil. Yaşadıkça somatik mutasyon birikmesi kaçınılmaz hale geliyor. Bana göre yaşlanmanın temel biyolojik açmazlarından biri bu.
Bağışıklık sistemi de benzer şekilde kusursuz değildir. Yeterince agresif olmazsa enfeksiyon ve tümör gelişir; fazla agresif olursa otoimmünite ve inflamatuvar hasar oluşur. Yani sistem sürekli hassas bir denge üzerinde çalışıyor. Anafilaksi gibi durumlar bunun dramatik örneğidir: bizi koruması gereken mekanizma birkaç dakika içinde öldürücü hale gelebilir.
Ben ayrıca dişleri ciddi bir evrimsel zayıflık olarak görürüm. İnsanların yaşam süresi uzadıkça dişlerin kendini yenilememesi büyük dezavantajdır. Mine neredeyse hiç rejenerasyon yapamaz. Bir kere kaybedildiğinde geri gelmez. Köpekbalıklarında olduğu gibi sürekli diş yenilenmesi insan için çok ciddi avantaj olurdu.
Eklem kıkırdağı için de aynı şey geçerli. Diz ve kalça gibi yüksek yük taşıyan eklemlerde kıkırdağın rejenerasyon kapasitesinin bu kadar sınırlı olması, uzun yaşam için kötü bir kombinasyondur. İnsan 30–40 yıl yaşasaydı problem daha az görünürdü; 80–90 yıllık yaşamda ise osteoartrit neredeyse yapısal bir zayıflığa dönüşüyor.
@ozgurclk12 Kemal Bey'in toplumun neredeyse tamamının nazarında itibarı kalmamıstır.
Niyetine de aksiyonlarına da kimsenin itimadı yok. Bu noktaya da boşuna gelinmedi.
İktidarın herkesin 20+ yılda ezberledigi işlerine maşa olmasaydı belki bu kadar kötü noktaya gelinmezdi. Sorumlusunuz.
“Hangi İstanbul binasısın?” testinde Çiçek Pasajı çıktım (%81 uyum). Önce Cité de Péra'ydın, sonra çiçekçiler geldi, sonra meyhaneler.
Kişilik profilim: Meraklı Doğaçlamacı.
Sen hangi binasın? Çöz, kıyaslayalım. @duzelistanbul
https://t.co/Z48BYMSPxs
Bunun muadili sınava 2 dk gec kaldıgı icin alınmadı draması. Alısması zor olabilir ama "anayasanın bir kez delinmesi gibi" toleransa acık hale getirilirse kurallar yoruma acık hale gelir, herkes kendince makul buldugu yere esnetir. 2 dk yerine 5 dk icin de aynı argumanı kullanabilir baskası. Cidden böyle böyle ciftlige donuyor ortam. Bir tanıdıgımın ulkesi var oradan biliyorum.