Demokratik bir seçimin, dayanışmanın ve umudun şölenine dönüşen bu güzel sürecin sonucunu, birbirimize sarılarak ve ortak değerlerimize sahip çıkarak karşılayan tüm başkan adaylarımıza, listelerde emek veren dostlarıma, yol arkadaşlarıma ve sürece katkı sunan her bir meslektaşıma yürekten teşekkür ediyorum.
Şimdi ortak hayalleri büyütme, rekabeti değil dayanışmayı güçlendirme zamanı. Ankara Barosu’nun geleceğini büyük bir aile ile yan yana kurmaya hazırlanıyoruz..
Bugün kazanan demokrasi kültürü, ortak akla olan inanç ve birlikte mücadele etme iradesidir. Kazanan DSA’dır.
Değerli meslektaşlarım;
Bugün yapılan ön seçimde listemiz sizlerin tevccühünü kazandı.
Her birininize ayrı ayrı çok teşekkür ediyorum.
Bu seçimde bizimle birlikte yarışan, öncelikle kıymetli Başkanım Av. Mustafa Köroğlu, Av. Veysel Kırıcı, Av. Bülent Yücetürk başta olmak üzere; her listede yarışan dostlarıma, arkadaşlarıma, demokratik sola gönül vermiş, demokratik sol için emek koymuş tüm meslektaşlarıma ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
Bundan sonra rengimiz mavi..
Saygılarımla
Av. Elçin Özge ŞİMŞEK ÇAĞLAYAN
Değerli Meslektaşlarım,
Bugün seçim sürecimiz meslektaşlarımız arasındaki demokratik bir yarışla sonlanıyor.
Yarım asrı aşkın süredir demokrasi, dayanışma ve ortak mücadele kültürüyle yaşayan Demokratik Sol Avukatlar Grubu’nun gerçek kazananı; hangi liste çıkarsa çıksın, bu değerlere sahip çıkan irade olmalıdır.
Bu süreç boyunca belirlenen kurallara ve birbirimize duyduğumuz saygıya bağlı kalmaya, temülleri ve demokratik olgunluğu hep korumaya çalıştık. İnsan ilişkilerinin olduğu her yerde olduğu gibi, istemeden kırdığımız gönüller olduysa seçim sandığına gitmeden önce içtenlikle affınıza sığınıyorum.
Bu sorumluluğa talip olan, farklı listelerde aday olan tüm meslektaşlarımı da cesaretleri ve emekleri nedeniyle kutluyorum..
Bugün söz de karar da sandığın.
Kazananın demokrasi, dayanışma ve Demokratik Sol Avukatlar Grubu’nun köklü mücadele geleneği olması dileğiyle…
@cengizyer1 Mahkemenin verdiği bu kararın hukuka, anayasaya uygun olduğunu mu düşünüyorsun sen ? Laf salatası yapmayın artık hukuken bir butlan varsa sizsiniz...
@Ecevit57669101@kilicdarogluk Hukuka aykırı kararla atanmış bir genel başkan yok hükmündedir. Gerçek butlanın kim ve nasıl olduğu ortadadır. Silinmiş siyaset artıklarının bir yerlere tekrar gelmek için yaptığı yalakalıktan fazlası değilsiniz.
Gardiyanları ve yargıçları ve savcıları
Hepsi halka karşıdır
Kanunları, yönetmelikleri, bütün kararları
Hepsi halka karşıdır
Dergileri, gazeteleri, bütün yayınları
Hepsi halka karşıdır
@reklambitsin Sayfanın amacından saparak, sırf bir şey sallayayım laf olsun diye paylaşım yaparak, kendini itibarsızlaştırıyorsun. Hem de böylesine kötü bir günde
2013 yılından bu yana onurla üstlendiğim Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkez Avukatlığından, bu sabah saatlerinde aldığım bir tebligatla, meslektaşlarım Av. Mehmet Can Keysan ve Av. Hazar Kardaş ile birlikte azledildiğimizi öğrendim.
13 yıl boyunca, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurucu değerlerine duyduğum inançla; partimize yönelik her türlü hukuksuzluğa, baskılara, siyasi operasyonlara ve yargının araçsallaştırılmasına karşı meslektaşlarımla birlikte hukuki mücadele vermeyi görev saydım.
Mutlak butlan kararı, siyasi iradeyi ve parti hafızasını hukuk dışı yöntemlerle yeniden dizayn etmek için verilmiştir. Demokratik meşruiyetin yerine fiili dayatmayı koymaya çalışan hiçbir anlayışın ve hukuk dışı yöntemlerle tesis edilen hiçbir tasarrufun benim nezdimde meşruiyeti yoktur.
Bu süreçte atılan ilk adımlardan birinin, yıllardır partinin hukuk mücadelesini yürüten avukatların görevden alınması olması tesadüf değildir. Bu müdahalenin amacı Cumhuriyet Halk Partisi’nin hukuksuzluğa karşı yürüttüğü hukuk mücadelesini etkisizleştirmek, savunma iradesini zayıflatmak ve itiraz yollarını susturmaktır.
Bu nedenle şahsıma yönelik bu müdahaleyi bir mesleki kayıp ya da kişisel bir hüsran olarak algılamıyorum. Aksine, hukuksuzluğa boyun eğmemenin bedeli olarak bir onur nişanı olarak görüyorum. Ömrüm boyunca da bunu aynı kararlılıkla ve gururla taşıyacağım.
Çünkü bizim mücadelemiz ve avukatlık makamlarla, unvanlarla ya da resmi sıfatlarla sınırlı değildir. Bizler, Cumhuriyet Halk Partisi’ni demokrasi mücadelesinin, halk iradesinin ve Cumhuriyet değerlerinin baba ocağı olarak kabul eden insanlarız.
Bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da hukukun üstünlüğünü, demokratik meşruiyeti, halkın iradesini savunmaya devam edeceğim. Bunun için herhangi bir vekâlet ilişkisine, resmi sıfata ya da görevlendirmeye ihtiyaç duymadım, bundan sonra da duymayacağım.
Bu hukuksuzluğun parçası olan, imza atan, görev alan, sessiz kalan, meşrulaştırmaya çalışan herkese açık çağrıda bulunuyorum: Hiçbir makam, hiçbir geçici güç ilişkisi, hukukun ve vicdanın üstünde değildir. Tarih, hukuksuzluk karşısında direnenleri de bu sürece ortak olanları da ayrı ayrı kaydedecektir. Bugün verilen her kararın, atılan her imzanın ve alınan her tutumun yarın hem hukuk hem de toplum vicdanı önünde bir karşılığı olacaktır.
Başta partimizin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel olmak üzere, demokrasi ve hukuk mücadelesinden geri adım atmayan tüm yol arkadaşlarımla hukuksuzluğa karşı dayanışma içinde olmaya devam edeceğimi de beyan ediyorum.
İnanıyorum ki, sonunda mutlaka halkın iradesi kazanacaktır.
Seçim yargısı yok sayıldıktan başka bir de adeta yangından mal kaçırırcasına", daha "mutlak butlan" kararı kesinleşmeden CHP yönetiminin görevden uzaklaştırılmasına ve yönetimin Kılıçdaroğlu'na devredilmesine de karar verilmiş...
Ben size iktidara gül bahçesinden geçerek gitmeyi vadetmiyorum.
Ben size acıya katlanmayı ama teslim olmamayı vadediyorum.
Ben size onur, haysiyet, cesaret ve mücadele vadediyorum!