Şube başkanımız @mukreminkose yönetim kurulu üyesi arkadaşlarımız ve iş yeri temsilcilerimizle İlçe Milli Eğitim Müdürümüz Sayın Feyzullah Sert i ziyaret ederek yeni dönem öncesi istişarelerde bulunduk. Hayırlı olmasını diliyorum.
@34ibrahimozdemir
@ayferdakak@dogan1mustafa
Şube başkanımız @mukreminkose yönetim kurulu üyesi arkadaşlarımız ve iş yeri temsilcilerimizle İlçe Milli Eğitim Müdürlüğümüze Şube Müdürü olarak atanan Sayın Soner Öztürk, Adnan Sarıyıldız ve Yavuz Akyiğit müdürlerimizi ziyaret ettik. Hayırlı olması dileğiyle...
**Esenler İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü Ziyaretimiz**
Esenler İlçe Milli Eğitim Müdürü Feyzullah Sert 'i makamında ziyaret ederek yeni eğitim öğretim yılıyla ilgili istişarelerde bulunduk .Akabinde ,
Esenler İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü'nde Şube Müdürü olarak göreve baslayan;Soner Öztürk 'e Adnan Sarıyıldız'a Yavuz Akyiğit'e Eğitim -Bir -Sen Esenler İlçe Başkanımız Selahattin Dal ,Şube Yönetim Kurulu Üyemiz Tuncay Eyidenbilir ve İlçe Yönetim kurulu üyelerimizle hayırlı olsun ziyaretinde bulunduk .Değerli Müdürlerimize görevlerinde başarılar dileriz.
Avrupa’nın tam ortasında, insanlığın ve vicdanın gömüldüğü yer #Srebrenitsa…
11 Temmuz 1995'te dünyanın gözü önünde 8 bin 372 Boşnak katledildi.
Soykırımın üzerinden 31 yıl geçti ama acısı hiç dinmedi.
https://t.co/hs5SIHhtmV
Eğitim Kurumları Siyasi Şovların Değil, Başarının Merkezidir
Okullarımız; fikri hür, vicdanı hür nesillerin yetiştiği, ülkemizin geleceğinin inşa edildiği ilim ve irfan yuvalarıdır. Bu kutsal mekanlar; bilimin, sanatın, sporun ve akademik başarının yankılanması gereken yerlerdir.
Ancak köklü liselerimizin gurur tabloları olması gereken mezuniyet törenlerinin, dışarıdan dizayn edilmiş protestolara ve sığ ideolojik hesaplaşmalara sahne olması asla kabul edilemez.
Devleti temsil eden makamlara sırt dönmek, yetkilileri konuşturmamak veya hakaretamiz tavırlar sergilemek, ne ifade özgürlüğüyle ne de gençlik heyecanıyla açıklanabilir. Bu durum, düpedüz kurumsal ciddiyete ve devlet adabına yapılmış organize bir saygısızlıktır.
Okullarımızın Gerçek Vizyonu Neler Olmalıdır?
Bizler, asırlık çınarlarımız olan okullarımızın şu olumsuzluklarla anılmasını reddediyoruz:
"Gelenek" kisvesi altına saklanan devrecilik ve akran zorbalığı,
Öğrencileri kalkan olarak kullanan dışarıdan güdümlü derneklerin provokasyonları,
Eğitim yuvalarını zehirleyen asılsız taciz ve şiddet iddiaları.
Gözbebeğimiz olan bu eğitim kurumları; lüzumsuz meydan okumalarla değil, uluslararası başarılarla, teknolojik buluşlarla ve vatana, millete sundukları katma değerle manşetlerde yer almalıdır.
Devletin kurumları, hiç kimsenin veya hiçbir marjinal grubun kendi ideolojik tatminini sağlayacağı şov sahneleri değildir.
Kamunun İtibarını Korumak Asli Görevdir
Bu yozlaşma girişimlerine karşı devletin ağırlığını ve kamunun itibarını korumak, her yöneticinin asli görevidir. Yaşanan son olaylarda İstanbul İl Millî Eğitimi Müdürü @MucahitYentur nezdinde ortaya konulan duruş, tam da bu kurumların sahipsiz olmadığını göstermiştir ve son derece yerindedir. Artık bu gidişata kesin bir "dur" demenin vakti gelmiş, hatta geçmektedir.
Eğitim yuvalarını kaosa sürüklemeye çalışan, devletin hoşgörüsünü zafiyet sanarak şansını fazla zorlayan her türlü girişime karşı, hukuk ve liyakat çerçevesinde gereken en net cevap verilmelidir.
Temennimiz odur ki; atılan bu kararlı adımlar, okullarımızı siyasi arena yapmaya çalışanlara verilen son ve en net ders olur
@tcmeb@istanbulilmem@ist_erkeklisesi
İstanbul Erkek Lisesi’nin 1960-61 mezuniyet yıllığına, okulun felsefe öğretmeni merhum Nurettin Topçu'nun yazdığı muhteşem not:
“Bizim işimiz sizin yalnız zekâlarınızı işlemekten ibaret değildir. Aynı zamanda kalplerinizi yoğurmaktır.
Biz sizin birtakım dersleri öğrenen zekâ makineleri olduğunuzu hiç düşünmedik.
Şahsiyet ve hâlleriniz, bizim hünerimizin gerçek eseridir.
Yükseltilen bir ruh, bir deha eserinden daha fazla bir şeydir…”
MEB YANLIŞTAN VAZGEÇMELİDİR
Milli Eğitim Bakanlığı yeniden yönetici görevlendirme sürecinde başvuru yapan okul yöneticilerinin eğitimlerini (4) dört hafta sonu boyunca, günlük (8) saat yüz yüze yapılıyor olması kurum yöneticileri üzerinde ve alanda ciddi memnuyetsizlik oluşturmaktadır.
Halihazırda hafta içi sabahın erken saatlerinden akşam geç saatlere kadar eğitim öğretimin bütün yükünü birçok olumsuzluklara rağmen omuzlayan okul yöneticileri; disiplin sorunundan öğretmen ihtiyacına, veli baskısından, okulun bütçe sorununa ,güvenlik sorunundan ,çalışan sorununa kadar daha sayamayacağımız birçok ağır sorunu , çözüme kavuşturmak için canla başla mesai kavramı gözetmeden görev yapmaktadırlar. Eğitim öğretim sürecinin tüm yükünü taşıyan yöneticilerin dinlenme hakkını yok sayarak hafta sonlarını da zorunlu eğitim programlarıyla doldurmak, yöneticileri yıldırmaktadır motuvasyonlarina olumsuz etki yapmaktadir.
Üstelik yıllardır yöneticilik yapan, tecrübesiyle okullarını ayakta tutan idarecilerin yeniden “hafta sonu kursiyeri” gibi değerlendirilmesi, emeğe ve birikime gereken değerin verilmediğini göstermektedir. Yönetici yetiştirmenin yolu, meslektaşları tükenmişliğe sürüklemek değil; onların sahadaki tecrübelerini güçlendirecek çalışma koşulları oluşturmaktır.
Kamu çalışanlarının hafta sonları ailelerine, sosyal yaşamlarına ve dinlenmeye ayırabilecekleri tek zaman dilimidir. Bu hakkın yok sayılması kabul edilemez. Eğitim çalışanlarının fedakârlığını sınırsız gören anlayış doğru değildir. Fedakârlık zorunluluk haline getirildiğinde adalet duygusu zedelenir, motivasyon düşer.
Milli Eğitim Bakanlığına Çağrımız ;
Yüz yüze eğitimden vazgeçilerek eğitimlerin uzaktan eğitim şeklinde yapılmasını talep ediyoruz.
Üstenci tavirdan vazgeçilmeli, sahanin gerçekleri görülerek yanlıştan vazgeçilmelidir.
Eğitimler , çevrimiçi yöntemlerle, mesai saatleri içerisinde veya daha makul bir planlamayla gerçekleştirilmedir.
Eğitim çalışanlarının sesi duyulmalıdır!
Kurum yöneticilerine kadro tahsisi yapılmamış olmasına rağmen ,kurum yoneticilerinin maaş ve ücret sorunu hâlâ çözülmemiş olmasına rağmen, kurum yöneticilerinin nasıl fedakarlıklar yaptıkları ; kurumlari imkansizlıklara rağmen nereden nereye getirdikleri de unutulmamalıdır.
Unutulmamalıdır ki mutlu ve huzurlu yöneticiler, güçlü okulların temelidir.
@tcmeb@Yusuf__Tekin@ebsistanbul1
Çocuklara Okulda Boykot Ürünü Dağıtmak da Neyin Nesi @Kizilay
Boykot:
Bir çocuğun çok sevdiği bir oyuncağı boykot olduğu için geri bırakması kadar, kamu kurumlarının da alım, hibe ve tercihlerinde aynı hassasiyeti göstermesidir.
@_aliyalcin_@mukreminkose@RamazanCakirci
📍 Eğitim-Bir-Sen Esenler He Zaman Sahada!
Okullarımızı ziyaret ederek göreve yeni başlayan öğretmenlerimize “hayırlı olsun” dedik ve hoş geldin setlerimizi takdim ettik
Aynı zamanda tüm üyelerimize hediyelerimizi ulaştırarak birlik ve beraberliğimizi pekiştirdik
Genel Başkanımız Ali Yalçın, Genel Başkan Yardımcılarımız ve İstanbul teşkilatlarımızla birlikte, sınıfta ders anlatırken katledilen Fatma Nur Çelik öğretmenimizi İstanbul-Çekmeköy Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde düzenlenen törenle ebediyete uğurladık.
Öğrencisi tarafından bıçaklanarak katledilen kıymetli öğretmenimizin acısını yaşayan okul yönetimine, öğretmenlerimize ve tüm personele taziye ziyaretinde bulunduk.
▪️Yarın işimizi yapabilmek için bugün İstanbul genelinde iş bıraktık.
▪️Okullarımızda öğrenci kisvesi altında şiddet eğilimli kişiliklerin oluşturduğu sorunlar, çözülmesi gereken ciddi bir güvenlik meselesine dönüşmüştür.
▪️Okulları idareten değil, hakikaten güvenli kılmak zorundayız.
▪️Bu şiddet sarmalı bir an önce bitmeli, eğitimciler işini güven ortamında yapmalı, okulların güvenlik problemi bir an önce çözülmeli.
🔻Çağrımız, öğretmenin itibarını koruma çağrısıdır.
🔻Çağrımız, güvenli okul çağrısıdır.
🔻Çağrımız, şiddetsiz bir gelecek çağrısıdır.
Mekanın cennet olsun Fatma Nur Öğretmenimiz.
@EgitimBirSen@ebsistanbul1
34 yıllık birikim, onurlu mücadele ve sayısız kazanım…
Tecrübenin paha biçilemez bir değer olduğunu biliyor, bu değerlerle yürüyoruz.
#EğitimBirSen34Yaşında
**Gazze’de Umut Yeniden Filizleniyor 🌱🇵🇸**
Gazze’de iki yılı aşkın süredir devam eden saldırılar; sadece binaları değil, çocukların hayallerini, umutlarını ve geleceğini de hedef aldı. Yüzlerce okul yıkıldı, ayakta kalanlar ise barınma merkezlerine dönüştü. Bugün Gazze’de eğitim, en derin yaralardan biri hâline gelmiş durumda.
Bu karanlığın içinde bir umut ışığı yakmak için **Eğitim Bir-Sen 1 Nolu Şube** olarak, **Mavi Marmara Derneği** iş birliğiyle ve **Gazze Eğitim ve Yükseköğretim Bakanlığı** ile koordinasyon hâlinde **“Çadır Eğitim Kampüsü”** inşa ediyoruz.
🎒📚 Bu proje; bombalar altında büyümek zorunda kalan çocukların yeniden kalemle, defterle ve umutla buluşmasını amaçlıyor.
🏫 **Çadır Eğitim Kampüsü bünyesinde:**
• Eğitim çadırları
• Anaokulu
• Mescid
• Çok amaçlı çadır alanları
yer alacak.
Bu kampüs, yalnızca bir eğitim alanı değil; çocukların yeniden gülümseyebileceği, güvenle öğrenebileceği ve geleceğe tutunabileceği bir **umut mekânı** olacak.
🤝 Gazze’de eğitimin yeniden ayağa kalkması için yürüttüğümüz bu hayırlı çalışmada sizlerin desteği, duası ve paylaşımı bizim için çok kıymetli.
**Bir çocuğun hayatına dokunmak, bir halkın geleceğine umut olmak için siz de bu çağrıya ses verin.**
Paylaşın, destek olun, umudu birlikte büyütelim 🌍✨
Bağış için ⬇️
HESAP BİLGİLERİ:
MAVİ MARMARA ÖZGÜRLÜK VE DAYANIŞMA DERNEĞİ
TR11 0020 3000 0884 4381 0000 14
CADIR yaz 3542 ye gönder,
100₺ bağışta bulun.
@EgitimBirSen@mavimarmaratr@ebsistanbul1