@zekaisuni Üstad aynı daire Tüketicinin açtığı davada müspet zarar olur demiş ve karar tarihine en yakın rayiç değere hükmet demiş. Kararın künyesi Yargıtay 6. Hukuk 2025/1707 E 2026/1453 K kararlar arasında çelişki var kanaatimce.
YARGITAY’DAN “SİGORTALININ BEYAN YÜKÜMLÜLÜĞÜNÜ İHLAL ETMESİNİN TAZMİNAT MİKTARINA ETKİSİ İLE İLGİLİ ÖNEMLİ BİR KARAR
TTK m. 1439/2 uyarınca, sigorta ettirenin kusuru ile beyan yükümlülüğü ihlâl edilmiş ise, sigorta ettirenin kusuru KAST DERECESİNDE ise VE beyan yükümlülüğünün ihlâli ile gerçekleşen riziko arasında BAĞLANTI VARSA, sigortacının tazminat veya bedel ödeme borcu ortadan kalkar; BAĞLANTI YOKSA, sigortacı ödenen primle ödenmesi gereken prim arasındaki oranı dikkate alarak sigorta tazminatını veya bedelini öder.
Peki önemli bir hususun beyan edilmemesi sigorta ettirenin kastından değil de ağır kusuru veya hafif kusurundan doğmuş ise ve beyan yükümlülüğünün ihlâli ile gerçekleşen riziko arasında bağlantı yoksa tazminattan indirim yapılabilir mi? KANUN’DA BU KONUDA AÇIK BİR DÜZENLEME BULUNMAMAKTADIR.
Peki Yargıtay bu konuda nasıl karar vermektedir?
İŞTE KONUYLA İLGİLİ GÜNCEL BİR KARAR
Yrg. 4. HD, T. 26.05.2025, E. 2024/1588 E., K. 2025/8533
“Önemli bir hususun beyan edilmemesi, sigorta ettirenin kusurundan doğmuş olsa dahi, beyan yükümlülüğünün ihlâli ile gerçekleşen riziko arasında bağlantı yoksa tazminattan indirim yapılamaz”
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; TTK'nın 1409/2. maddesi uyarınca sigorta teminatı dışında kalan halin varlığını ispat yükünün sigortacıya ait olduğu, TTK'nın 1435-1439. maddelerinde sözleşme yapılmasında beyan yükümlülüğünün ihlali halinde müeyyidelerin düzenlendiği, TTK'nın 1439. maddesinin 2. fıkrasına göre; rizikonun gerçekleşmesinden sonra, sigorta ettirenin ihmali ile beyan yükümlülüğü ihlal edildiği takdirde, bu ihlal tazminatın veya bedelin miktarına yahut rizikonun gerçekleşmesine etki edebilecek nitelikte ise, ihmalin derecesine göre tazminattan indirim yapılması gerektiği, ancak sigorta ettirenin kusuru kast derecesinde ise beyan yükümlülüğünün ihlali ile gerçekleşen riziko arasında bağlantı yoksa; sigortacının ödenen primle ödenmesi gereken prim arasındaki oranı dikkate alarak sigorta tazminatını veya bedelini ödeyeceği, beyan yükümlülüğünün ihlali ile gerçekleşen riziko arasında bağlantı varsa, sigortacının tazminat veya bedel ödeme borcunun ortadan kalkacağı, hekim bilirkişi raporunda da açıkça belirtildiği üzere sigortadan 35 ve 36 yıl önce mevcut olduğu iddia edilen testis tümörü ve beyin sarsıntısı rahatsızlıklarına dair tıbbi belgelerin dosyaya ibraz edilmediği, kaldı ki yine hekim bilirkişi raporunda da açıkça belirtildiği üzere bu hastalıkların sigortadan önce mevcut olduğunu ispat eden tıbbi belgeler dosyaya ibraz edilmiş olsa dahi uyuşmazlığa konu trafik kazası ile bu hastalıklar arasında tıbbi illiyet bağı bulunmadığı, sigorta şirketinin beyan yükümlülüğünün kasten ihlal edildiğini ispat edemediği gerekçesiyle başvurunun kabulü ile davacının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 852.358,83 TL tazminatın ret tarihi olan 05.06.2023 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosyadaki delil ve belgelerle uyumlu, detaylı, gerekçeli ve varılan sonuçlar bakımından denetlenebilir ve yeterli görüldüğü, bu nedenle beyan yükümlülüğünün ihlalinde başvuranın kusurunun kast derecesinde olmadığı ve bildirilmeyen hastalık ile kaza sonrası oluşan kırıklar arasında illiyet bağı bulunmadığı dikkate alınarak sigortacının poliçe teminat bedelini tazmin borcunun bulunduğu, Uyuşmazlık Hakem Heyetince bilirkişi raporları esas alınarak verilen kararda bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; trafik kazası neticesinde ... Hastanesi tarafından gerçekleştirilen muayene sonucu oluşturulan 13.04.2023 tarihli raporda sigortalının ameliyat geçmişinde testis tümörünün (1988) ve aynı zamanda basket oynarken beyin sarsıntısı (1987) geçirmiş olduğuna dair kayıtların bulunduğunu, söz konusu rahatsızlıkların ise poliçe öncesinde meydana geldiğini ve poliçe tanzimi esnasında işbu rahatsızlıkların beyan edilmediğini, poliçe iptaline etkili olan bu rahatsızlıkların davalının iddiasına değil ilgili doktorun ilgili forma yazdığı bilgiye dayalı olduğunu, beyan edilmeyen rahatsızlıkların davalı şirketin mevcut şartlarda akdi yapmasına engel nitelikte olduğunu, sigortalı tarafından herhangi bir beyanda bulunulmadığını, beyan sırasında unutulması ya da hatırlanamayacak durumda olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, sigortalının sigortacıya doğru bildirimde bulunma yükümlülüğünü ihlal etmesi nedeniyle davanın reddi gerektiğini, poliçe iptalinin haklı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla aksi kanaate ulaşılması halinde bu kapsamda sürprim-ek prim uygulama hakkını saklı tuttuklarını, ancak buna yönelik bir değerlendirmeye yer verilmediğini, böyle bir durumda alınmamış işbu prim tutarlarının da tazminattan takas mahsubu gerekeceğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sağlık sigorta poliçesine dayalı tazminat talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, poliçenin düzenlenmesi sırasında sigortalının, doğru beyan yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğinin ve TTK'nın 1435 ve 1439. maddelerdeki hükümlerin uygulanabilmesi için sigortalının gizlediği hastalık ile riziko arasında illiyet bağı bulunmasının gerekmesine, hükme esas alınan raporda illiyet bağı bulunmadığının belirlenmesine göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.