Amerikada Jokeyler icin odenen montlar ekteki gibidir. Goruldugu gibi At sahibinin kazanacagi yaris ikramiyesi arttikca jokeylere olan odemelerde paralel olarak artiyor. Kaldiki jokeyler bu kazandiklari ikramiyeden %25 oraninda menejerlerine odeme yapiyorlar! Buda direk olarak birincilik montunu %7,5 yapiyor.
Dut Agaci gibi her olayda At Sahiplerinin silkelendigi sektorumuzde, Jokey arkadaslarin protestolari haksizdir. Olasi bir degisiklikte sektore yaptigim yada yapacagim yatirimlari tekrar gozden gecirecegim!
Bu olayin sebep oldugu olumsuz gelismeler sonucunda, Sizde at bulursaniz biner %10 nuzu kazanirsiniz! Bu sektor Jokeyler icin bir meslek, At sahipleri icin ise sadece bir hoby dir! Biz birakir gideriz, ekmegimizi burdan kazanmiyoruz, ya siz?
Atlara binerken aldıkları yüzdeleri beğenmeyen bazı arkadaşlarımızın, kişisel talepleri uğruna bu işin tüm maddi yükünü omuzlayan at sahibi ve yetiştiricileri daha da zor bir duruma sokma çabasını hayretle izliyorum.
Sağduyuyla bakıldığında, bu sektörün en büyük yükünü at sahipleri ve yetiştiricilerin taşıdığını görmemek mümkün değildir. Yetiştiricilik maliyetleri, çiftlikte at bakım giderleri, yarış atı yetiştirmenin ağır finansal sorumluluğu ve bütün bunların yanında, sabah koşup koşamayacağı dahi belli olmayan atlara duyduğumuz sevgiyle sürdürdüğümüz bu meslek… Tüm bu fedakârlıklara rağmen, bizi bu işten soğutacak adımların yine aynı sektörün paydaşları tarafından atılması gerçekten düşündürücüdür.
Birkaç istisna dışında, jokeylerimizin büyük çoğunluğunun bu noktaya baskı altında geldiğine inanmak istiyorum. Aksi hâlde sektörümüz adına tablo çok daha vahim demektir ve buna karşı vakit kaybetmeden kalıcı çözümler üretilmelidir.
Türkiye Jokey Kulübü’nün ücretsiz eğitim vererek, barınma ve yaşam imkânı sağlayarak meslek sahibi yaptığı kişilerin, bugün bu camianın ortak menfaatlerini göz ardı eden böylesine toplu bir kalkışmayı üzüntüyle karşılıyorum. Bu yaklaşımı doğru bulmam mümkün değildir.
Gerekirse başta aprantilerimiz ve idman jokeylerimiz olmak üzere genç isimlere daha fazla fırsat verilmeli; ihtiyaç hâlinde yurt dışından genç aprantiler getirilerek bu sorun kısa sürede çözülebilir. Hiç kimse vazgeçilmez değildir; önemli olan yarışçılığın ve sektörün sürdürülebilirliğidir.
Aynı gemide olduğumuza inandığımız paydaşlarımızın sergilediği bu toplu tavrı büyük bir talihsizlik olarak görüyorum. Umarım en kısa sürede sağduyu hâkim olur, herkes kişisel hesaplarını bir kenara bırakıp sektörün ortak menfaatini ön planda tutar.
@_TJK_@SIAYSD
Bizim orada böyle makineler açılsa eskiciler iflas eder burada tane başına 1₺ veriliyor bizim orda çocuklar kaç gün uğraşıp ediniyor 1-2 çuval şişe için 5₺ alıyor eskicilerin işine yaramadı bu makine 😁
Depozito iade makinelerinin önünde uzun kuyruklar oluşmaya devam ediyor.
• Getirilen DOA logolu her içecek ambalajı için 1 TL ödeniyor.
• Ödemeler, doğrudan hesaplara aktarılıp ATM'lerden nakit olarak çekilebiliyor.
Gaziantep Otogarı’nda dürüm alıyordum. Önümde bir müşteri vardı ve siparişi hazırlanmıştı. Ben ise otobüsle uzun bir yolculuk yapacağım için dürümümün özellikle soğansız hazırlanmasını rica ettim. Bunu duyan önümdeki müşteri, hazırlanan kendi dürümüne bakarak “Benimki neden soğansız değil?” diyerek işletme sahibine serzenişte bulunmaya başladı. Ardından da “Bana neden sormadınız?” diyerek işletme sahibine tepki gösterdi.
Burada merak ettiğim konu şu: Böyle bir durumda işletme sahibinin her müşteriye tek tek “Soğan ister misiniz?” diye sorması mı gerekir, yoksa soğansız gibi özel bir isteği olan müşterinin bunu sipariş verirken kendisinin belirtmesi mi beklenir?
İstanbul Veliefendi Hipodromu’nda günün 6. koşusu olan KV-6 Göz Nurunu Koruma Vakfı Koşusu’nu Aylak Kız, jokeyi Eray Çizik idaresinde kazandı!
Yarış sonrası jokey Eray Çizik’in açıklamaları.
Gazi Koşusu yaklaşırken yine herkes şampiyonları, favorileri ve kulis dedikodularını konuşuyor. Keşke aynı heyecanla Türk atçılığının geleceğini de konuşabilsek...
Bugün at sahibi milyonlarca liralık yatırım yapıyor; iyi seyis bulamıyor, atına ahır bulamıyor, emek verdiği insanlardan değil bazen sahtekârlardan zarar görüyor. Yetişmiş personel azalıyor, maliyetler her geçen gün artıyor, sektörün geleceğine dair kaygılar büyüyor.Şampiyonları konuşmak güzel ama önce bu sektörün yarınını konuşmalıyız. Çünkü atçılık iyiye gitmiyor. Bu gidişatı değiştiremezsek, yarın konuşacak ne şampiyon kalacak ne de yarışacak at.
Yoğunluğumdan dolayı sevincimi kardeşim ile paylaşamadım gördüklerimden dolayı gözlerim doldu, siz ona toz dersiniz… ben gurur derim! Adına bir kez daha mutlu oldum kardeşim. 😊🙏🏻
Bütün engellemelere ve saldırı girişimlerine rağmen onun hatırasını göğsümde taşıdım; bedeli ne olursa olsun, bıraktığı mücadeleyi sürdürmeye devam edeceğim.
Hukuk Fakültesi mezuniyetimi, “Biz bu kadim kentte, insanlığın bu ortak mekânında silah, çatışma ve operasyon istemiyoruz.” dedikten kısa bir süre sonra vurularak aramızdan alınan Sn.Tahir Elçi’ye ithaf ediyorum.
Bugün benim için bu günün asıl anlamı ve önemi budur. O, yaşamının son anına kadar insan haklarını, hukuku ve barışı savunmaktan vazgeçmedi. Verdiği mücadele, birçok insan gibi bana da yol gösterdi ve ilham verdi.
Mekânı incitmesin. Mücadelesi ve hatırası daima yaşasın.🙏🌱