YENİ Parti'yi kuran millettir! Ve millet HAYIR diyor!
İşçi HAYIR diyor
Emekli HAYIR diyor
Memur HAYIR diyor
Esnaf HAYIR diyor
Çiftçi HAYIR diyor
Kadınlar HAYIR diyor
Gençler HAYIR diyor
Türkiye HAYIR DİYOR!
@eczozgurozel#CerceveYasayaHayir
Türkiye’nin yıllardır taşıdığı sorunların demokratik yollarla çözülmesini; silahların tamamen sustuğu, insanların kimlikleri ve düşünceleri nedeniyle ayrıştırılmadığı, herkesin kendisini eşit yurttaş hissettiği bir ülkeyi kim istemez ki?
Barışa kim karşı çıkabilir?
Kardeşliğe huzura özgürlüğe kim itiraz edebilir?
Ancak gerçek barış yalnızca bir kanun çıkarmakla kurulmaz. Barışın temeli adalettir, hukuktur, güvendir ve toplumsal mutabakattır.
Bugün Türkiye’nin en büyük meselesi, vatandaşın devlete ve adalete duyduğu güvenin ağır biçimde zedelenmiş olmasıdır.
CHP’li belediyelere ve başkanlarına yönelik operasyonların gerçekleştirildiği; henüz yargılama süreçleri dahi tamamlanmadan seçilmiş belediye başkanlarının suçlu muamelesine maruz bırakıldığı bir dönemdeyiz.
Üstelik bununla da yetinilmiyor; belediye başkanları görev yaptıkları ve ailelerinin yaşadığı şehirlerden yüzlerce kilometre uzağa, ağır tecrit koşullarıyla anılan kuyu tipi cezaevlerine gönderiliyor. Adeta zulmeder gibi bir muameleye maruz bırakılmaları ise ayrıca sorgulanması gereken bir durumdur.
AYM kararlarının tartışıldığı, AİHM kararlarının uygulanmadığı, seçilmişlerin iradesinin yargı kararları ve kayyum uygulamalarıyla ortadan kaldırıldığı, insanların söyledikleri bir söz nedeniyle soruşturulma endişesi taşıdığı bir ortamda demokratikleşmeyi yalnızca belirli bir mesele üzerinden konuşamayız.
Böyle bir ortamda demokratikleşmeden söz ediyorsak önce şu temel gerçeği kabul etmek zorundayız:
Demokrasi herkes içindir ya da demokrasi değildir.
Hukuk herkes içindir ya da hukuk değildir.
Özgürlük herkes içindir ya da özgürlük değildir.
Bir taraftan demokratikleşmeden söz ederken diğer taraftan siyasi rakipleri yargı yoluyla tasfiye etmeye çalışmak, toplumun bir kesimine hukuk vaat ederken başka bir kesimini hukuksuzluğa mahkûm etmek gerçek bir huzur getirmez.
Kaldı ki TBMM’ye sunulan Çerçeve Yasa konusunda hukukçular tarafından son derece ciddi hukuki ve anayasal itirazlar dile getirilmektedir.
Hukukçuların Anayasa ve evrensel hukuk ilkeleri açısından ciddi sakıncalar gördüğü bir düzenlemenin, yeterince tartışılmadan ve toplumun bütün kesimlerinin kaygıları giderilmeden yasalaştırılması yeni sorunlar doğurur. Millet bilmeden, toplum tartışmadan, farklı kesimlerin kaygıları giderilmeden yapılan siyasi mutabakatlar, toplumsal mutabakatın yerine geçmez.
Benim demokrasi anlayışımda millet, sonucu kendisine açıklanan bir sürecin seyircisi değildir.
Millet bu ülkenin sahibidir.
Bu nedenle yapılması gereken bellidir:
Anayasa ve mahkeme kararlarını eksiksiz uygulamak, yargının bağımsızlığına ilişkin toplumdaki şüpheleri ortadan kaldırmak.
Seçilmişlerin iradesini güvence altına almak ve düşüncesini açıklayan hiç kimsenin korkmadığı bir ülke olmak. Tüm bunlar sağlandıktan sonra da milletin önüne hiçbir soru işaretine mahal vermeden çıkmak en doğru seçenek olacaktır.
Türkiye’nin Kürt meselesi dâhil hiçbir meselesi çözümsüz değildir.
Ancak Kürt meselesinin çözümünü bir dönem daha iktidarda kalmanın, bir seçim daha kazanmanın hesabına endekslerseniz; yıllarca cezaevinde tuttuğunuz siyasetçileri ve milletvekillerini seçim hesaplarının bir parçası hâline getirdiğiniz izlenimini güçlendirecek adımlar atarsanız, toplumun sürecin samimiyetini ve gerçek niyetini sorgulamasının önüne geçemezsiniz.
Türkiye’nin ihtiyacı kapalı kapılar ardındaki mutabakatlar değil, milletin önünde kurulmuş büyük bir toplumsal mutabakattır.
Ve milletin bu konuda vereceği yetki doğrultusunda da gerekli demokratik düzenlemeler, açık ve şeffaf bir biçimde, millet iradesinin tecelligâhı olan TBMM çatısı altında hayata geçirilmelidir.
Son cümle olarak şunu söylemek isterim:
Unutmamak üzere isimlerini köprülerimize, alt ve üst geçitlerimize kazıdığımız şehitlerimizin aziz hatıralarına haksızlık edildiği duygusuyla vicdanlarımızın sızlamasına izin vermemek, bu ülkenin vatandaşları olarak hepimizin en önemli sorumluluklarından biridir.
@lvntozrn her satırına katıldığım bir yazı olmuş. İnşallah Özgür Özel bu yazıyı okur. Kişisel fikrim KK dan sonra ÖÖ tarafından da kandırıldık. @eczozgurozel
Dedik ki "komisyona girmeyin, bunlarla ortak hiçbir iş yapılmaz, sulu dereye götürür susuz getirirler.
📍"Merak etmeyin, asıl bizim olmadığımız yerden korkun" dediniz.
📍Komisyon raporunu imzaladınız.
📍Hangi talebiniz yerine getirildi?
📍Can Atalay mı serbest kaldı, Selahattin Demirtaş mı, Osman Kavala mı, Merdan Yanardağ mı?
📍Belediye operasyonları sona mı erdi?
📍İl başkanlarına ve ikinci derece yakınlara sıra geldi.
📍Zeydan Karalar mı göreve döndü, Ahmet Özer mi?
📍Şimdi yine şerh koyuyorsunuz, "Anayasaya aykırı ama....." diye lafı eveleyip geveliyorsunuz?
📍Ne yapmaya çalışıyorsunuz, neden korkuyorsunuz?
📍Millet size güvendi, peşinize düştü.
📍Parti tabanından ve size sempati duyanlardan gelen tepkileri görmemeniz mümkün değil.
📍Hani şeffaf olacaktınız?
📍Hani milletin dediği önceliğiniz olacaktı.
📍Milletin % 80'den fazlası pkk'ya af istemiyor.
📍Sizi EVET demeye mecbur kılan nedir?
📍Çıkın açıkça anlatın.
@eczozgurozel
Dedik ki "komisyona girmeyin, bunlarla ortak hiçbir iş yapılmaz, sulu dereye götürür susuz getirirler.
📍"Merak etmeyin, asıl bizim olmadığımız yerden korkun" dediniz.
📍Komisyon raporunu imzaladınız.
📍Hangi talebiniz yerine getirildi?
📍Can Atalay mı serbest kaldı, Selahattin Demirtaş mı, Osman Kavala mı, Merdan Yanardağ mı?
📍Belediye operasyonları sona mı erdi?
📍İl başkanlarına ve ikinci derece yakınlara sıra geldi.
📍Zeydan Karalar mı göreve döndü, Ahmet Özer mi?
📍Şimdi yine şerh koyuyorsunuz, "Anayasaya aykırı ama....." diye lafı eveleyip geveliyorsunuz?
📍Ne yapmaya çalışıyorsunuz, neden korkuyorsunuz?
📍Millet size güvendi, peşinize düştü.
📍Parti tabanından ve size sempati duyanlardan gelen tepkileri görmemeniz mümkün değil.
📍Hani şeffaf olacaktınız?
📍Hani milletin dediği önceliğiniz olacaktı.
📍Milletin % 80'den fazlası pkk'ya af istemiyor.
📍Sizi EVET demeye mecbur kılan nedir?
📍Çıkın açıkça anlatın.
@eczozgurozel
@yenipartiyiz büyük hayal kırıklığı içerindeyim. Kendini kandırılmış hissediyorum. Bundan sonra Yeni Parti nin adını duymak dahi istemiyorum. Halkı kandırmak ve kontrol etmek için kurulmuş bir parti olduğunuz gerçeği çabuk gün yüzüne çıktı.
Bu köfteci yusuf bizim ülkeye çok fazla. Gerçekten reklam falan değil bir yola çıkıyorsun kazıklanmamak için tek seçenek burası oluyor. Sabah kahvaltısı, tostu, çayı çorbası başka memlekettesin ama kendi evin gibi hem hijyen hem ucuz.
Allah razı olsun.
***
1- Eğer Tayyip gözlerimi kaparım , işimi yaparım dese bile;
2- SEÇSİS ile seçim hileleri önlenebilecekse,
YENİ ANAYASA VE BAŞKANLIK HEVESLİLERİNE ONURSAL CUMHURİYET BAŞSAVCISI
SABİH KANADOĞLU'NDAN UYARI
***
Kimse kendi kendine gelin, güvey olmasın!
***
YENİ ANAYASA
***
Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu'nun Yeni Anayasa konusundaki görüşleri:
***
1. Bu meclis; dört yıl için yasama yetkisi almıştır.
2. Meclis üyeleri mevcut anayasaya sadakat yemini etmiştir.
3. 1. ve 2. maddelerde belirtilen nedenlerle bu meclisin bir yeni anayasa yapma yetkisi yoktur.
4. Yeni bir anayasa yapma şartları oluşturmak için,
a. Önce halkın yeni bir anayasa isteyip istemediği halkoylamasına sunulur.
b. Nitelikli çoğunlukla kabul edildiği takdirde barajsız bir seçimle bir kurucu meclis oluşturulur.
c. Bu kurucu meclisin hazırlayacağı yeni anayasa taslağı yeniden referanduma sunulur.
***
EĞER; ÜLKENİZİ SEVİYOR VE KORUMAK İSTİYORSANIZ , BU YORUMUN YAYILMASINA PAYLAŞARAK YARDIMCI OLUNUZ ...
Gözümüzün bebeği, bu ülkenin bütün kız çocuklarının umudusunuz siz...
Bu ulus, dünya milletler ailesinin onurlu bir üyesi, siz de o milletler ailesinin şampiyonusunuz.
Ne kadar gurur duysak azdır.
Var olun.
#FileninSultanları#kadınvoleybolmillitakımı
Daha ilk günde 6.000 takipçiye ulaşan X hesabımız, değişime olan inancın ve umudun en güçlü göstergelerinden biri oldu.
Bizi takip eden, paylaşan, destek veren ve sesimizi daha fazla insana ulaştıran herkese gönülden teşekkür ediyoruz.
Togg övüp Mercedes'e biniyorlar.
İmam Hatip övüp çocuklarını yabancı okullarda okutuyorlar.
Şehadet övüp çürük raporu alıyorlar.
Ortadoğu övüp Avrupa Amerika'dan vatandaşlık alıyorlar.
Şeriat övüp seküler yaşıyorlar
Tasarruf övüp israf içinde yaşıyorlar.
Fakirlik övüp lüks içinde yaşıyorlar.
Mağdur gibi konuşup zalimlik yapıyorlar.
Ne söyledilerse tersini yapıp, ne yapıyorlarsa tersini söylüyorlar.
EbuBekir gibi konuşup Ebucehil gibi davranıyorlar.
Harun gibi konuşup Karun gibi yaşıyorlar.
Ne oldukları gibi görünüyor, ne de göründükleri gibi oluyorlar.
Akşamdan beri şaşkınlığımı üzerimden atamıyorum.
"Masraflarımı bir iş insanı karşılıyor, ismini açıklayamam" ne demek abi?
Bu nasıl bir aymazlık, nasıl bir ayıp.
Normal bir ülkede bunu söyleyen bir siyasetçinin siyasi hayatı o dakikada biter.
Acı gerçek şu ki; bu saatten sonra Özgür Özel ile ben bile yarışmam:)) Hiç enfekte olamam:) Ben kendisini ve arkadaşlarını çoktan saldım çayıra, artık Mevlam kayıra:)