Trabzonspor'un en güzel yanı homojen taraftar kitlesine sahip olmasıdır. Az olabiliriz, paramız olmayabilir, başarıya her daim ulaşamayabiliriz ama bizim bir kimliğimiz var. Dedemizden babamızdan aldığımız vatan sevgisi var. Yanlışlar yapabiliriz ama yanlış safta olmayız.
Biraz detaya girelim.
Öncelikle Uğurcan'ı benden çok seven pek yoktur. Evinde misafir de oldum, her maçtan sonra da en kötü mesajlaşırız. Uğurcan 14 yıldır Trabzonspor forması giyiyor ve Trabzonspor'un Şampiyon Kaptanı. 29 yaşında ve sonuna yaklaştığı kariyerinde bir değişiklik ve para da kazanmak istiyor.
Trabzonspor yönetimiyse son ana kadar defalarca 'Uğurcan'ı satmak istemediğini' dile getirdi. Ancak Uğurcan seneye serbest kalıyor - kontratındaki +1 sene opsiyon tek taraflı - ve 3 aydır da Ertuğrul Doğan'a artık gitmek istediğini defalarca iletti. Yurt dışından istenilen teklif gelmeyince yurt içinden ilk aday Fenerbahçe oldu - Fenerbahçe'nin bu süreçte imzanın 3 Temmuz'da atılması gibi rezalet fikirleri de oldu - ancak iki kulüp arasındaki malum durumdan bu iş gerçekleşmedi.
Sonra geçtiğimiz günlerde Galatasaray Uğurcan isteğini belirtti ve Ertuğrul Doğan ise ısrarla son ana kadar direndi. Yönetimi ve Ertuğrul Doğan'ı eleştirebilecek onlarla şey bulabilirim ama Trabzonspor'un bu transferde kasasına rekor para girmesini sağlayan sadece ve sadece Ertuğrul Doğan'ın bu duruşudur. KDV ile ilgili de; Trabzonspor KDV yönünden devletten alacaklı olduğundan - transfere ödediği para > transferden gelen para - bu para direkt kulübe gelecek. Detaya girmiyorum ama €3M opsiyon da gerçekleşmesi çok muhtemel bir opsiyon.
Sonuçta Trabzonspor; artık takımda oynamak istemeyen, 29 yaşında ve bir sene kontratı kalmış bir oyuncusunu €36M gibi rekor bir ücretle satmıştır. Bununla ilgili tabii ki eleştirecek pek çok şey bulunabilir ama mühim olan Trabzonspor'un çıkarıdır ve artık bu saatten sonra daha da önemlisi, bu gelecek paranın nereye harcanacağıdır. Geçtiğimiz yıllarda saçmasapan oyunculara çok gereksiz bedeller ödeyen yönetimden artık bu sefer beklentim, Fatih Tekke'nin de onayıyla kadromuza yakışan takviyeleri yapmasıdır.
İstanbul takımlarının stad gelirlerinin €120-140M bandında olduğunu ve bizim stadyumdan zarar ettiğimizi, şampiyon takımın naklen yayın gelirinin €5M'dan az olduğunu, Trabzonspor'un bir ay önce başlayan siyah kart kampanyasında hedefin %10'una bile gelemediğini ve bildiğim kadarı ile sadece 4 eski yöneticinin - Sadri Şener, Ahmet Ağaoğlu, ben ve Önder Bülbüloğlu - katıldığını düşünürsek; taraftardan samimi beklentim durumumuzun farkında olarak yorum yapmalarıdır.
Trabzonspor çok büyük bir camiadır; aslolan Uğurcan, Ertuğrul, Nevzat değil her zaman Trabzonspordur.
KURDUĞUNUZ KİRLİ DÜZENİ YERLE BİR EDECEĞİZ!
04.11.2023 tarihinde Fenerbahçe ile oynadığımız karşılaşmada, yaptığı hatalarla Türk futbolunu lekeleyen VAR hakemi Mete Kalkavan, bugün bir lig karşılaşmasında görev aldı.
Fenerbahçe maçı sonrası Türkiye Futbol Federasyonu ve Merkez Hakem kurulu, bu şahsın bir daha 'asla' maç alamayacağını kulübümüze iletmişti.
'Türkiye Futbolunu' yöneten kurumların ‘Bir daha asla maç alamayacak’ dediği bir isme 4 hafta sonra tekrar görev vermesi, bundan sonraki tüm söylem ve kararlarını niteliksiz ve güvenilmez kılmıştır.
Türkiye Futbol Federasyonu ve Merkez Hakem Kurulu’nun bundan sonra alacağı tüm kararlar; Trabzonspor için ‘yok’ hükmündedir.
Söz verip sözünde durmayanlar!
Görünen o ki; hepiniz derhal değişmesi gereken bu pis ve aşağılık düzenin hizmetkarlarısınız.
Biz; Trabzonsporuz. Sözümüzün eriyiz!
Kurduğunuz bu kirli düzeni yerle bir edeceğiz.
Kamuoyuna Duyurulur