Galatasaray SK Bütçe Genel Kurulunda yaptığım konuşmadan alıntı:
“Önümüzdeki senenin bütçesinde 18 amatör şubenin 9’unda şimdiden zarar planlıyoruz. Atletizm, yüzme, su topu, kürek ve yelken şubelerinde bugüne kadar olmayan sponsor önümüzdeki sene gelecek ve bu sayede mi artıda olacağız? Bu sponsorlar planlı mı? Yeni kurulacak yönetim kurulu üyeleri mi sponsor olacak? Gerçekleşmezse 18 şubenin 14’ünden zarar mı edeceğiz?
Erkek voleybol şubesinde yalnızca sporcu ücretleri beklenen tüm gelirden fazla.
Kadın basketbol sporcularına apartman kiralama kararı mı alındı? Önceki yıllarda olmayan bir gider eklenmiş.
Binicilik şubemiz var ama atımız yok! Faruk Süren döneminde elimizdeki pisti ve atları kaybetmiştik. O günden bugüne Atlıspor ile çalışıyoruz. Binicilik şubesi giderinin ise aylık yalnızca 5283 TL olmasını mı bekliyoruz?
Briç şubesini kapatma kararı mı aldık? Neden gelecek senenin planlanan bütçesinde gelir-gider yok?
E-sporda 5,4 milyon TL malzeme alımı mı gerçekleştirmeyi planlıyoruz? Hangi ekipmandan kaç tane alınacak? Kimden alacağız?
Dijital konusu, benim de asıl profesyonellik alanım. Bugün bütçe konuşuyoruz. Dijital A.Ş. doğru yönetilirse kulübün bütün borçlarını rahatlıkla öder.
Bugün söz alıp kürsüde konuşan bir üyemiz “Dursun Özbek karşısına bir rakip aday çıkartsın da tek adaylı seçim olmasın.” dedi. Galatasaray başkanları rakip çıkartmaz. Talihsiz bir söylem.
Galatasaray bir futbol kulübü değil, Galatasaray bir spor kulübüdür. Tüm branşlar Galatasaray’ın değeridir. Bugün konsantrasyonu bozmamak adına futbol takımımız hakkında konuşmayı tercih etmedim. Şampiyonluk yolunda gidişattan hepimiz mutlu ve heyecanlıyız. Umarım bu sene de şampiyon olacağız ve önümüzdeki sene Avrupa başarısı yakalayacağız.
Sayın Dursun Özbek ve yönetimini tüm yönetsel başarıları için kutluyor ve teşekkür ediyorum. Yeni dönem başkanlık seçiminde başarılar diliyorum.”
Galatasaray Spor Kulübü Olağan Seçim Toplantısı’nda oyumu kullandım. Dördüncü kez Galatasaray Spor Kulübü Başkanı seçilen Dursun Aydın Özbek’i ve yeni dönem ekibini tebrik ederim.
Bugün sadece Fenerbahçe’yi değil, özel olarak atanmış tetikçi hakemlerle Galatasaray’ı yenebileceğini sananları da yendik ve bugün müstakbel şampiyon olarak stadyumdan ayrılıyoruz. Galibiyette emeği geçen tüm futbolcularımızı ve teknik ekibimizi yürekten kutlarım.
Yıllık Olağan Bütçe Toplantısı'nda Galatasaray Spor Kulübü 1 Haziran 2026 - 31 Mayıs 2027 dönemi Bütçe Tasarısı oy çokluğuyla kabul edildi. İlgili dönem yönetimine kabul edilen bütçe hayırlı olsun.
Aslantepe Vadisi projesinin gündeme gelmesiyle birlikte, Rams Park’ın dış cephesi ve yıllardır süregelen "bitmemiş inşaat" tartışmalarının yeniden alevlendiğini görüyorum. Bir Galatasaray Spor Kulübü Üyesi olarak, taraftarımızın "sarı-kırmızı kabuk" hassasiyetini çok iyi anlıyor ancak bu konuya farklı bir perspektiften bakmak istiyorum.
Başlangıçta kulübün en temel beklentisi 50.000 kapasiteli ve çatısı tam kapanabilir bir stadyumdu. Bugün Rams Park’a baktığınızda oldukça ağır ve kalabalık bir çatı karkası görürsünüz. Kapanabilir çatı sistemin yük beklentisi o kadar fazlaydı ki, çatı yükünün yarısı dört köşedeki devasa süper kolonlara kirişler aracılığıyla iletildi. Deprem yükleri de hesaba katılınca neredeyse köprü ayağı kalınlığında kesitler ortaya çıktı. Yükün diğer yarısı ise tribünlerin arkasındaki ayaklarla toprağa aktarıldı. Mevcut mimari temayı bu devasa taşıyıcı şema oluşturdu. Fakat o taşımak için devasa hazırlıklar yapılan çatı hiçbir zaman yapılmadı. Belki de en başından "açılır-kapanır çatı" beklentisi olmasaydı, mimari ve mühendislik bambaşka şekillenecek ve o hep hayal edilen kabuklu tasarıma gidilecekti.
Cephede bir eksik veya "bitmemişlik" söz konusu değil; bu, taşıyıcı şemayı çıplak gösteren bilinçli bir tasarım kararı. Ve şahsen ben bu çıplak yaklaşımı çirkin bulmuyor, aksine şık ve estetik buluyorum. Aslantepe Vadisi projesi tamamlandığında, o yeşillikler dokusunun üzerinden yükselen beton ve çelik dilinin görsel olarak hepimize çok daha tatmin edici bir sahne sunacağına inanıyorum.
ℹ️ Mimari arka planı merak eden renktaşlarıma: Merhum mimarımız Mete Arat vaktiyle bu konuyu anlatmıştı. Sedat Bayrak bu konuda YouTube’da kendi kanalında benim de referans aldığım kıymetli bir içerik yayınladı. Ayrıca F. Magalhães ile R. Furtado'nun makalelerini incelenebilir.
Aslantepe Vadisi projesinin gündeme gelmesiyle birlikte, Rams Park’ın dış cephesi ve yıllardır süregelen "bitmemiş inşaat" tartışmalarının yeniden alevlendiğini görüyorum. Bir Galatasaray Spor Kulübü Üyesi olarak, taraftarımızın "sarı-kırmızı kabuk" hassasiyetini çok iyi anlıyor ancak bu konuya farklı bir perspektiften bakmak istiyorum.
Başlangıçta kulübün en temel beklentisi 50.000 kapasiteli ve çatısı tam kapanabilir bir stadyumdu. Bugün Rams Park’a baktığınızda oldukça ağır ve kalabalık bir çatı karkası görürsünüz. Kapanabilir çatı sistemin yük beklentisi o kadar fazlaydı ki, çatı yükünün yarısı dört köşedeki devasa süper kolonlara kirişler aracılığıyla iletildi. Deprem yükleri de hesaba katılınca neredeyse köprü ayağı kalınlığında kesitler ortaya çıktı. Yükün diğer yarısı ise tribünlerin arkasındaki ayaklarla toprağa aktarıldı. Mevcut mimari temayı bu devasa taşıyıcı şema oluşturdu. Fakat o taşımak için devasa hazırlıklar yapılan çatı hiçbir zaman yapılmadı. Belki de en başından "açılır-kapanır çatı" beklentisi olmasaydı, mimari ve mühendislik bambaşka şekillenecek ve o hep hayal edilen kabuklu tasarıma gidilecekti.
Cephede bir eksik veya "bitmemişlik" söz konusu değil; bu, taşıyıcı şemayı çıplak gösteren bilinçli bir tasarım kararı. Ve şahsen ben bu çıplak yaklaşımı çirkin bulmuyor, aksine şık ve estetik buluyorum. Aslantepe Vadisi projesi tamamlandığında, o yeşillikler dokusunun üzerinden yükselen beton ve çelik dilinin görsel olarak hepimize çok daha tatmin edici bir sahne sunacağına inanıyorum.
@bdorukanil Rams Park için sıkça kullanılan "brütalist" tanımı da tam anlamıyla doğru değil. Gerçek bir brütalist yapı, örneğin Braga Stadyumu, kafada soru işareti bırakmaz; betonun o ağır varlığını dolu dolu hissettirir. Bizimkisi ise taşıyıcı şemanın şık ve dürüst bir sunumu.
10 Ocak gecesi Süper Kupa’da sahaya yansıyan rekabetin ötesinde, tribünlerde yaşanan insanlık ayıbını ve akabinde sosyal medyada sergilenen şuursuzluğu büyük bir teessürle takip ettim. Türk futbolunun efsanesi, Gökmen Özdenak’ı ebediyete uğurladığımız o bir dakikalık saygı duruşunda kopan o çirkin gürültü, sadece bir tezahürat değil, ahlaki bir çöküşün siren sesleriydi.
Gökmen Özdenak; uzun yıllar Galatasaray formasını terletmiş, Milli Takım’a hizmet etmiş bir değerdi. Onun aziz hatırası karşısında susmayı beceremeyenler, aslında kendi tarihlerine ve spor kültürüne olan saygısızlıklarını haykırdılar. Rakip takım tribünlerinden yükselen o sesler, rekabetin değil, vicdani yoksunluğun ispatıdır. TFF Disiplin Talimatı Madde 53 açık: Bu "çirkin ve kötü tezahürat" en ağır şekilde cezalandırılmalıydı.
Ancak asıl vahim olan, bu saygısızlığın sahadan dijitale taşınmasıdır. Maç biter bitmez, rakip takımın profesyonel futbolcuları Jhon Duran ve Jayden Oosterwolde’nin, armalarının ağırlığını unutup birer "trol" edasıyla yaptıkları paylaşımlar, bu çirkinliğin kurumsal bir zafiyet olduğunu göstermektedir. PFDK’nın Oosterwolde’ye verdiği 1 maçlık men cezası yetersizdir; bu zihniyetle mücadele "maç başı ceza" ile değil, topyekûn bir eğitimle olur.
TFF’yi ve ilgili kurulları vicdanların sesi olmaya davet ediyorum. Saygı duruşunu sabote etmek, yalnızca bir disiplin ihlali değil, etik dışı bir insanlık suçudur.
Biz Galatasaraylıyız. Biz, Metin Oktay’ın "Taçsız Kral" nezaketini, Gökmen Özdenak’ın mücadeleci ruhunu yaşatanlarız. Sizin gürültünüz, bizim tarihimizi ve değerlerimizi bastıramaz. Gökmen Özdenak’ın ruhu şad olsun, mekanın cennet olsun Büyük Kaptan. Tarih, saygı duyanları da, saygısızlığı marifet sananları da yazacaktır.
Yeni bir yıla girerken; armanın huzurunda, kupaların gölgesinde, o derin sessizliği dinliyorum. Işıklar söndüğünde ve kalabalıklar dağıldığında; bu mabet sadece beton ve demir değil, yaşayan bir hafızadır. Mabedin kalbinde, tarihin huzurunda, geçmişten aldığım ilhamla, geleceğe…
2026 yılının herkes için sağlık, huzur ve başarılarla dolu bir yıl olmasını diliyorum. Mutlu yıllar!
🗣️ : “Bazı mekanlar vardır, yaşayan bir ruha sahiptir. Bu stat, taraftarlarıyla, yıkılmaz bir kaleye dönüşür. Işıklar söndüğünde ise, o büyük coşkunun yerini derin bir sessizlik alıyor. Bugün bu sessizliği dinlemek için buradayım.”
📍 Ali Sami Yen Spor Kompleksi RAMS Park
#Galatasaray #RamsPark #AliSamiYen #Stadyum #DoğukanYüce #MustafaDoğukanYüce