Borusan’dan MINI marka araç alan bir takipçim, aracın 2 aydır serviste olduğunu söylüyor ve yaşadığı skandalları anlatıyor:
“Koskoca Borusan Otomotiv 2 aydır aracıma çöktü, resmen rehin tutuyor! ‘Premium hizmet’ yalanı altında tam bir tüketici skandalı yaşatıyorlar. Onayım olmadan motor değiştirmeye çalışıyorlar. Değişimi reddediyorum, misliyle değişim istiyorum! Süreci anlatıyorum.
Mini aracımı sadece ‘tahrik hatası’ uyarısı verdiği için tam 2 ay önce yetkili servise bıraktım. Bırakmasaydım. 2 aydır ne araca çözüm üretebildiler ne de yasal hakkım olan ikame aracı teslim ettiler. Borusan Otomotiv sesimi duyuyor musun?
Rezillik burada bitmiyor. Yasal haklarımı arayamayayım diye servis kayıtlarını, geçmişini ve belgelerini vermeyi reddediyorlar! Resmen delil gizlemeye çalışıyorlar. Neyin üstünü kapatıyorsunuz?
Yasal tamir süresi olan 20 iş gününü çoktan geçtiniz. Kusurlu aracınız yüzünden beni 2 aydır araçsız bırakarak cezalandırmaya, yıldırmaya çalışıyorsunuz. Değer kaybı yaratacak motor tamirini ASLA kabul etmiyorum. Kanuni hakkım olan ayıpsız misliyle değişimi talep ediyorum!
Hak arayan tüketiciyi baskıyla ve belge gizleyerek sindiremezsiniz. Kurumsallıktan uzak bu anlayışın hesabını yasal yollardan soracağım. Tüm Türkiye bu ayıbı görsün.”
🔴 Sendikacı Başaran Aksu:
📍2 milyon TL maaş alan sendika başkanı var.
📍Makam tazminatı, başarı primi alırlar.
📍Sendikadan borç alırlar, bankaya faize koyup faizini alırlar. 10 milyon TL alsan, aylık faizi 300 bin TL.
📍Elli çeşit yolu var.
@omerkaratas1998@modelyturkiye Teslanın sayfasında tüm şarj idtasyonları var, ücretine ve hızına kadar. İster sadece tesla ister diğerleri de görünüyor
Bana #malpraktis davası açıldığında Tıbbi Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortam 2010 yılında 300.000 TL idi. O günün kuruyla 200 bin dolar yapıyordu. Şimdi ise 6600 dolar bile yapmıyor.
Dava uzadıkça, siz kendinizi savundukça aslında aleyhinize oluyor.
Pediatri gibi dallarda aktüer hesap sürekli yükseliyor, malpraktis sigortanız ise aynı kalıyor.
Sadece bu örnek bile tıbbi malpraktis davaların her açıdan yeniden değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor.
Tıbbi Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortaları Aktüer hesabı ödeyecek şekilde düzenlenmelidir.
@saglikbakanligi
"Kişisel servetinizi Türkiye'ye getirirseniz yurt dışından elde ettiğiniz gelirden %100 vergi muafiyetiniz olacak" ne demek?
O kişi ya da kurum zaten yurtdışında vergisini vermiyor mu, veriyor.
Vermiyor ise, o paranın rengi karadır.
O zaman siz de para aklıyorsunuzdur...
Bir bardak çayın 50 TL, 1 litre mazotun 67 TL olduğu bir ülkede, buğday kilo alım fiyatı 16,50 TL olarak açıklanıyorsa; o ülkede yoksulluk olur, fakirlik olur, refah olmaz!
17-25 Aralık'ta evinden 7 tane kasa, 2 tane para sayma makinesi çıkan Muammer Güler'e soruşturma yok,
Reza Zarrab tarafından kendisine 30 milyon dolar rüşvet verildiği söylenen Zafer Çağlayan hakkında soruşturma yok,
Bizzat kendi partilisi Bülent Arınç tarafından Ankara'yı fetö'ye parsel parsel sattığı söylenen Melih Gökçek hakkında soruşturma yok,
SPK başkanı kocasıyla rüşvet ağı kuran, hakkında 213 tane suç duyurusu olan Zehra Taşkesenlioğlu hakkında soruşturma yok,
Kendi bakanlığına kocasının şirketi üzerinden piyasa değerinin 4 katına dezenfektan satan Ruhsar Pekcan hakkında soruşturma yok,
Altın kaçakçılığı yaparken enselenen 3 MHP milletvekili hakkında soruşturma yok.
Ama Özgür Özel'e var.
Çünkü hukuk yok.
Çete var.
Türkiye'de çevrenin korunması adına umut verici bir gün. Bu yeni mahkeme kararının duyulmasına destek verirseniz sevinirim. Bizzat kendi adıma ve tüm memleket hayrına Aydın’daki yeni maden ocağı projesinin ruhsatının iptali için açtığım davada maden ruhsatı iptal edilmiştir.
Böylelikle, valiliğin “ÇED Gerekli Değildir” kararına karşı açtığım davada Aydın 2. Idare mahkemesinden aldığım iptal kararından sonra bu sefer de Aydın 1. İdare Mahkemesi tarafından ilgili müteahhit firmaya Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (“MAPEG”) tarafından verilen maden ruhsatı iptal edilmiştir.
Öyle orman gördüğünüz her yeri darmaduman edecek şekilde kazmayı vurup kazmaca yok. Memleketin doğasına sahip çıkan vatandaş var. Hukukçular var. Aydın'da hakimler var.
Bu kararın ilgili sayfalarını 290,000 takipçime iletiyorum. Memleketin nice yerlerindeki doğa katliamlarına karşı kullanılabilecek önemli bir karardır. Eğer duyurulmasına ve elden ele dolaşarak bilinmesine katkı verebilirseniz, koruma etkisi benim yetişebildiğim yerlerle sınırlı kalmamış ve yurt sathına yayılabilmiş olacaktır.
Sağlık Bakanlığı'nın en büyük gideri artık sağlık değil.
Müteahhit payı.
Ocak 2026, resmi veri:
Şehir hastanesi kira ve hizmet ödemesi: 22.2 milyar TL
Halk sağlığı harcaması: 18.4 milyar TL
Aile hekimliği: 11.2 milyar TL
Müteahhide ödenen para, halkın sağlığına ayrılan bütçeyi geçti. Bir ayda.
Sen tomografi için 4 ay sıra beklerken müteahhide sadece Ocak'ta saniyede 8 bin lira aktı.
2018'de yılda 3.4 milyar TL'ydi bu.
2025'te 111 milyar.
2026 bütçesi 136 milyar.
7 yılda 32 kat. Dolar bazlı sözleşme.
Devlet aynı hastaneyi kendi yapsa?
Bin yataklı Denizli Şehir Hastanesi, devletin kendi eliyle: 12 milyar TL.
18 şehir hastanesine bugüne kadar ödenen toplam kira bedeli: 199.5 milyar TL.
16 tane yapılırdı. Garanti ödemesiz. Kirasız.
Ama 7 firmaya 25 yıllık sözleşme imzalandı. Dolar bazlı. Şartları 'ticari sır' sayılıyor, Meclis denetimine bile açılmıyor.
Buna sağlık politikası denmez. Gelir transferi denir. Senden, onlara.
Dahiliyeci bir hekim arkadaşın sekreterini aldılar, radyolojiye verdiler. “Radyolojiyi bilen başka sekreter yok.” diye.
Sonra dahiliyedeki doktor beye başka bir sekreter bulundu.
Dahiliye polikliniği de çok yoğun. "Sekretersiz çalışmaktan iyidir" diye düşünüyor doktor bey. Sekreter, daha önce birçok bölümde çalışmış ama çalıştırılamamış bir erkek sekreter.
Bir gün yine poliklinik yoğun. Almış başını gitmiş sekreter, “Sigara içeceğim.” diye.
Poliklinik devam ediyor tabii. Doktor bey ses çıkarmıyor, “İdare edeyim.” diyor çünkü sekreter bulmak zor.
Sekreter geliyor bir müddet sonra. Doktor bey hastalara bakmış, reçeteleri yazmış, birinin raporu çıkacak notunu düşmüş. Sekretere söylüyor yazmasını.
Diyor ki:
“Ben görmediğim hastanın raporunu çıkarmam.”
Sorumlu mu?
Sorunlu mu?