Murat Ağırel, ev hapsindeyken, ayağında elektronik kelepçeyle gözaltına alındı.
Bu ancak AKP iktidarında olabilecek bir şeydi ve oldu!
Gerçekleri yazan gazeteciyi baskıyla, sansürle, kelepçeyle susturamazsınız; hakikatlerin üzerini baskıyla örtemezsiniz. @muratagirel
#GazetecilikSuçDeğildir
🏡2+1 dairenin kirasını ödeyemiyordu.
💰5 ayda 2 milyar 170 milyon lira götürdü.
🚚Tam 2 kamyon para!
❓Nasıl aldı, nasıl sattı?
🤔Göklerden gelen bir karar mı vardı?
➖İstanbul'da yaşanan şiddetli yağış ve afette hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyor, kayıplarımızın bir an önce sağ salim bulunmasını temenni ediyorum. Allah bir daha böyle acı göstermesin.
➖Tabiat, kendine itiraz eden, kendini yok sayanlara bir gün mutlaka hesap soruyor.
➖Bu vesileyle, bu acı tecrübenin ardından belediyecilik, şehircilik ve doğaya saygı konusunu bütün iktidarların, bütün yönetimlerin tekrar gözden geçirmesi gerektiğini vurguluyorum.
Halk TV’ye kayyumdan sonra tek yol kaldı:
Adil bir seçim mücadelesi!
Yurttaş sandığa 3 duyguyla gider:
Korku, öfke, umut!
İktidarın elinde tek korku var!
Ana muhalefet öfkeyi umuda sararak tüm siyasal ve toplumsal muhalefeti birleştirip büyütmeli!
https://t.co/2YatYtsCz4
En sona geldiler.
Çaresizler.
Acz içindeler.
Ama kimse moralini bozmasın. Onların sonu geldi, biz daha YENİ başlıyoruz!
Herkes bilsin ki hiçbir şey kolay olmayacak. Zorlanacağız, acı çekeceğiz, zulüm göreceğiz. Belki başımıza çok kötü şeyler gelecek.
Ama ne olursa olsun teslim olmayacağız!
Dimdik ayaktayız.
“Türk askerini Yemen'e göndermek Trump'ın planıdır. İsrail ve Amerika'nın çıkarlarına hizmet etmektir. Türkiye bu savaşın tarafı haline getirilmemelidir.”
#ÖzgürÖzel
“Ey Erdoğan!
Atayan Ak Parti, atanan Ak Partili, soyan Ak Partili, soyulan Ak Partili... Biz bu işin hiçbir yerinde yokuz, sen tam göbeğindesin!”
#ÖzgürÖzel
“Milletimiz de biliyor ben de biliyorum. Bütün Ak Partili yönetcilier de biliyor ki arkadaşlarımız suçu, Ekrem İmamoğlu'nun suçu, belediye başkanlarımızın suçu Ak Parti'yi yenmektir.
O suçu hep birlikte bir daha işleyeceğiz!”
#ÖzgürÖzel
📍 SİZ ÇİFTÇİYLE, ÜRETİCİYLE, BU TOPRAĞIN EMEKÇİLERİYLE DALGA MI GEÇİYORSUNUZ?
TÜRKŞEKER, şeker pancarı alım fiyatını yüzde 20 artırarak ton başına 3 bin 720 TL olarak açıkladı. Oysa son bir yılda mazotun litresi yüzde 70,7, amonyum nitrat gübresi yüzde 69,2, amonyum sülfat gübresi yüzde 55,6 zamlandı!
Yıllardır toprağı işleyen, eken, üreten; bu ülkenin bereketini alın teriyle büyüten onurlu insanlara reva gördüğünüz bu mu?
Milyarlarca liralık fon vurgunlarının konuşulduğu, kamu kaynaklarının hesabının verilemediği bu düzende; çiftçinin emeği her geçen gün biraz daha ucuzlatılıyor. AKP iktidarının tarım politikaları üreticiyi toprağından, aileleri geçim kaynaklarından koparıyor.
2016'da 105 bin 460 olan pancar üreticisi sayısı, 2025'te 76 bin 767'ye kadar geriledi. Bu tablo yalnızca tarımsal üretimin kaybı; köylerin boşalması, ailelerin parçalanması, kentlere zorunlu göçün ve dışa bağımlılığın büyümesi tehlikesidir.
AKP iktidarına soruyorum: Üreticisini koruyamayan bir ülke, gıda güvencesini nasıl sağlayacak? Çiftçiyi üretimden çekilmeye zorlayan bu politikalarla nasıl yerli ve milli bir ekonomiden söz edeceksiniz?
Türkiye'nin tarımını dışa bağımlılığa sürükleyen, toprağın bereketini ve çiftçinin emeğini değersizleştiren bu düzen değişmek zorundadır.
Çiftçiyi ve üreticiyi korumak; bu ülkenin toprağını, sofrasını, köylerini ve geleceğini korumaktır!
Pancar alım fiyatı, hiç zaman kaybetmeden maliyetler göz önüne alınarak, üreticilerimizi memnun edecek şekilde yeniden revize edilmelidir.
@TCTarim@ibrahimyumakli@turksekeras
“Fabrika Kızı”, “Eylül’de Gel” ve daha nice şarkısıyla bir dönemin Türkiye’sine ses veren, bir Cumhuriyet aydını, toplumsal yaşama duyarlılığıyla, kuşakların sevinçlerine, hüzünlerine, aşklarımıza ve hatıralarımıza ortak; gerçek bir sanatçı olan değerli Alpay’ı kaybettik.
O, şarkı söylemekten çok daha fazlasını yaptı; yaşadığı çağın duygularını müziğine taşıdı, halkının hafızasında kendine unutulmaz bir yer açtı.
Bir dönemin sesi sustu ama o şarkılar, geçmişten geleceğe bu toprakların ortak hafızasında yaşamaya devam edecek.
Güle güle Alpay Usta…
Sesin de hatıran da bizimle kalacak...
Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel:
"Kendi seçmenlerinin muhalif kanalları hiç olmadığı kadar çok izlediği günlerdeyiz. Ve ne tesadüf ki Ekrem Başkan'ın savunması da 589 gün sonra bugün başlıyor.
Ama kimse umutsuzluğa kapılmasın. Buna tenezzül edenin sonu gelmiştir, bitmiştir."
Milletin parasını fon vurgunlarıyla yağmalayanlara sessiz kalanlar, gazetecilere gelince bir anda hukukun sopasını kuşanıyor.
Halk TV yazarı ve programcısı Bahadır Özgür’ün “soruşturmanın gizliliğini ihlal” gerekçesiyle gözaltına alınması, bu iktidarın basın özgürlüğüne yönelik baskısının yeni bir örneğidir.
Gazetecilik suç değildir. Gerçekleri susturarak hiçbir yolsuzluğu örtemezsiniz!
Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel:
“Ne kötülük yaparsanız yapın 86 milyonluk bu ülkenin iradesini zapt edemezsiniz. O irade gelir seni de önüne katar, demokrasi dalgası olarak denize döker.
Ve en sonunda sular durulur, bir bakmışsınız yeniden demokrasi kurulmuş.”
Senem hanım iyi akşamlar
Haksızlığa uğrayan tüm basın mensuplarına geçmiş olsun dileklerimi lütfen iletin.
uygun görürseniz size ve İsmail Saymaz’a Mesaj ve Dil romanımı göndermek isterim. Romanım ,
https://t.co/Yf9aIO04aR
Adresinde sergilenmiştir adres bildirmeniz yeterlidir. İsteyen tüm basın mensuplarına gönderirim.
Saygılar
HER DOĞRU HER ZAMAN DOĞRU MUDUR?
Bir düşünce, bir dönemde doğru kabul edilmiş olabilir.
Ama zaman değişir.
Bilgi değişir.
İnsanlığın deneyimi büyür.
Bu yüzden bazen asıl soru şudur:
Bir düşüncenin eski olması, onu değişmez kılar mı?
Düşünmek, geçmişi reddetmek değildir.
Geçmişten geleni bugünün aklı ve vicdanıyla yeniden değerlendirebilmektir.
Bugünün sorusu:
Sizce bir doğruyu değerli yapan şey, ne kadar eski olduğu mu; yoksa bugün hâlâ insan hayatına anlam katması mı?
📖 MESAJ VE DİL
İnanç, Akıl ve Özgürlük Üzerine Bir Tanıklık
Hasan Kaya
Mesaj ve Dil,
https://t.co/Yf9aINZwlj
Adresinden temin edilir
İNSAN KENDİNİ NE KADAR TANIR?
Başkalarını anlamaya çalışırken çoğu zaman kendimizi unuturuz.
Neye inanıyoruz?
Neden öfkeleniyoruz?
Neden bazı düşünceleri hiç sorgulamadan kabul ediyoruz?
Belki de insanın en uzun yolculuğu, dışarıya değil;
kendi içine yaptığı yolculuktur.
Çünkü kendini tanımadan verilen kararlar, bazen gerçekten bize ait değildir.
Mesaj ve Dil boyunca beni ilgilendiren sorulardan biri de budur:
İnsan, kendisine öğretilenlerle kendi seçtiklerini birbirinden ayırabilir mi?
Bugünün sorusu:
Bugünkü düşüncelerinizle on yıl önceki düşünceleriniz arasında en büyük değişiklik ne oldu?
@ugurdundarTV@mujdatgezenoffi@emin_colasan@aysesucu@ismaildukel@mustafamutlutc@mustafabalbay@NaimBaburoglu@KucukkayaIsmail@ismailsaymaz@idgoktas
📖 MESAJ VE DİL
İnanç, Akıl ve Özgürlük Üzerine Bir Tanıklık
Hasan Kaya @eceuner12@asyanikomeroglu @doğan
Kitabı edinmek isteyenler:
https://t.co/Yf9aINZwlj