GÖZALTILAR DERHAL SERBEST BIRAKILSIN!
Savaş örgütü NATO'nun düzenlemek istediği zirve öncesi saray iktidarı ülkeyi emperyalistler için dikensiz gül bahçesine çevirmeye çalışıyor! Aralarında yoldaşlarımızın da olduğu akademisyenlerin, gençlerin, gazetecilerin evleri basılıyor, darbedilerek gözaltına alınıyor!
NATO'nun işlediği suçların üstünü örtmek isteyen ve toplumsal öfkeyi bastırmak isteyenler, yeni suçlar işlemeye devam ediyor! Emperyalistlerin suç ortaklığını ve iş birlikçiliğini yapan saray rejiminin bu çürümüş düzenini, mücadelemizle yıkacağız!
Geleceğimizi, haklarımızı, topraklarımızı talan etmek isteyenlere, kârına kâr katmak için masumları katledenlere karşı birliğimizi büyütmeye, sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz!
Gözaltılar derhal serbest bırakılsın! Emperyalistlere ve iş birlikçilerine karşı mücadeleye!
Dicle Fırat Gazeteciler Derneği:
"NATO zirvesi öncesi çok sayıda gözaltı: Niha+ muhabiri Abbas Vural da gözaltına alındı"
"Gazetecilik suç değildir"
https://t.co/9JhSfFfQyL
veya patso/gözleme sırasında 35. dakikayı doldurmuşken gelen anons.... o ikilem... o ikilemin sonunun hep kamp tv'ye çıkması... böyle dediğime bakmayın ha ben kamp ateşi'ciyim
canımız gece gece kampta rastgele bir sohbet sonrası vampir köylü oynayıp madilik çıkartırken kamp tv anonsuyla sandalyemizi kapıp gün özetini izlemek çekti... tadı damağımızda
BİRTEK-SEN yalnızca dört yıl önce kurulmuş genç bir sendika değildir.
O, köklerini Antep işçi sınıfının otuz yılı aşan mücadele tarihinden alan bir birikimin bugünkü adıdır.
1996 Büyük Ünaldı Direnişi’nden Çemen Tekstil Grevi’ne, Başpınar grevlerinden bugün Türkiye’nin dört bir yanında tekstil ve hazır giyim işçilerinin yürüttüğü fiili grev ve direnişlere uzanan mücadele çizgisi, bugün BİRTEK-SEN’de yaşamaya devam ediyor. Bu sendikanın kurucuları, yöneticileri ve kadroları mücadeleyi, fabrikalarda, gözaltılarda, grev çadırlarında, polis barikatlarının önünde politik geleneğini pratikte sınayarak öğrendi. İşte BİRTEK-SEN, işçi sınıfının kendi içinden çıkardığı bu öncülerin eseridir.
Kimse denemediklerini söyleyemez!..Yıllarca mevcut sendikal yapılarda işçilerin söz ve karar hakkı için mücadele eden, sendikaların gerçekten işçilerin örgütü olması gerektiğini savunan kadrolar; bunun mevcut kurumsal sendikal anlayış içinde mümkün olmadığını gördüklerinde yeni bir yol açtılar. BİRTEK-SEN, denenmemiş bir hayalin değil; defalarca denenmiş yolların çıkmazlarından doğmuş tarihsel bir zorunluluğun ürünüdür.
Bu yüzden BİRTEK-SEN yalnızca bağımsız bir sendika değildir. Aynı zamanda çocuk işçilikten gelmiş bir genel başkanın önderliğinde çocuk işçilerin, kadınların, gençlerin, göçmen işçilerin ve sesi bastırılmaya çalışılan bütün emekçilerin sendikasıdır. Sınırları aşan uluslararası dayanışmanın, dünyanın dört bir yanındaki tekstil ve hazır giyim işçilerinin ortak mücadelesinin de bir parçasıdır. Çünkü biliyoruz ki, sermaye küresel örgütlenirken emek ancak uluslararası dayanışmayla kazanabilir.
Bugün sermaye yeni bir dönemi ilan etmiş durumda. Daha uzun çalışma saatleri, daha düşük ücretler, kıdem tazminatının gaspı, sendikasızlaştırma, güvencesizlik ve yoksulluğun normalleştirildiği bir düzeni dünyanın her yerinde dayatılıyor. Böyle bir dönemde geçmişin bürokratik, uzlaşmacı ve konforlu ulusal sınırları içindeki sendikacılığı işçi sınıfına hiçbir gelecek vaat etmediği gibi nir geleceği de yok.
İşte BİRTEK-SEN tam da bu nedenle yeni dönemin sendikal mücadelesinin ufkunu açıyor.
Fiili ve meşru mücadeleyi esas alan, cesur, militan, yaratıcı; fabrikaların kapısındaki işçinin derdini uluslararası markaların merkezlerine kadar taşıyan; hukuku, sokağı, uluslararası dayanışmayı, tüketici aktivizmini işçilerin öz örgütlülüğünün ve iradesinin arkasına örgütleyen kökleri geçmişte kendisi yeni bir sendikal mücadele.
Dört buçuk yılda onlarca grev ve direnişte yetişen yeni işçi önderleri bilhassa kadınlar öncelikle kadınlar genç işçiler bugün bu mücadele hafızasına katılıyor. Geçmiş kuşakların deneyimi ile bugünün genç işçilerinin cesareti aynı çatı altında buluşuyor. Bir sendika büyüdüğünde yalnızca üye sayısı artmaz; mücadele hafızası, sınıfın özgüveni ve geleceğe dair umudu da büyür.
BİRTEK-SEN’in 2. Olağan Kongresi, yalnızca bir örgütsel toplantı değildir. Bu kongre, Türkiye işçi sınıfının yeni mücadele dönemine dair tüm mücadeleci sendikalarla beraber bir umut çağrısıdır.
Bu mücadeleyi bugüne taşıyan bütün emekçilere, dünün direniş önderlerine, bugünün genç işçi öncülerine ve yarının özgür ve adil dünyasını bugünden kurmaya çalışan herkese bilhassa kadınlara her zaman neşemizi ümidimizi varlıkları ile diri tutan kadınlara BİRTEK-SEN i var eden kadınlara selam olsun.
Nice zaferlerle
Çok Yaşasın BİRTEK-SEN!
Kamptaki söyleşilerimize hazır mıyız? 🥳
Deniz Göktaş, Latife Tekin, Kavel Alpaslan ve Mehmet Türkmen söyleşileriyle kampta bizlerle olacaklar ❤️
✨Sen de kampa gelmek istersen bize ulaş!!
akşam çankayada iki tabak yemek yedim şimdi de adımodtü sanviçimi yiyorum iki tane daha alıcam biri kendime diğeri sevgilime beleş yemekleri çok seviyorum
***************** teki kurumuş temiz donlarımı 2dk içerisinde habersiz bi şekilde kurutmadan çıkarttığı için önce yurt grubunda rage geçirip şimdi bi sigara içip kendimde geliyorum 16 saat içşnde iki finale girmiştim bi de yani===hayat leş