HEMŞİRELERDE FAZLA MESAİ GERÇEĞİ:
KIYMETİ MESLEKTAŞLARIM EMEĞİMİZİN DEĞERİ BU MU?
Hemşirelik, insan hayatına doğrudan temas eden, yüksek sorumluluk ve sürekli dikkat gerektiren bir meslektir. Buna rağmen Türkiye’de hemşirelerin fazla mesai (nöbet) ücretleri, emeğin ve riskin çok uzağında kalmakta; hatta çoğu zaman normal mesai ücretinin bile altına düşmektedir.
Bu durum yalnızca ekonomik bir adaletsizlik değil, aynı zamanda bilinçli bir ucuz iş gücü politikasının sonucudur.
��� 2020 – 2025 Karşılaştırması: Rakamlar Her Şeyi Söylüyor
▪️2020 Yılı
•1 saat normal mesai: 31,25 ₺
•1 saat fazla mesai (servis): 13,80 ₺
•1 saat fazla mesai (yoğun bakım/acil): 20,69 ₺
2020’de bile fazla mesai, normal mesainin yarısından az ücretlendirilmiştir.
▪️ 2025 Yılı
•1 saat normal mesai: 390 ₺
•1 saat fazla mesai (servis): 116 ₺
•1 saat fazla mesai (yoğun bakım/acil): 176 ₺
➡️ 2025’te tablo daha da vahimdir:
Hemşire, normal mesai saatinde 390 ₺ ederken;
aynı hemşire fazla mesaiye kaldığında 116 ₺’ye çalıştırılmaktadır.
Bu, matematiksel olarak şudur:
Daha fazla çalış, daha az kazan.
🔷 Dünyada Fazla Mesai = Daha Fazla Ücret Türkiye’de Tam Tersi
Dünyanın hemen her ülkesinde fazla mesai:
•Normal mesainin %150 – %200’ü oranında ödenir.
•Bayram ve tatillerde bu oran 2 katına çıkar.
Türkiye’de ise:
•Fazla mesai, normal mesainin %30–45’i seviyesindedir.
���Bayramda, tatilde, gecede çalışan hemşireye saat başı 20 ₺ gibi sembolik bir fark verilmektedir.
Bu tabloyu başka bir sekt��rle açıklamak mümkün değildir.
🔷 128 Saat Fazla Mesai Gerçeği: Ucuz İş Gücü Politikası
Personel eksikliği nedeniyle birçok hastanede hemşirelere ayda 128 saate varan fazla mesai yaptırılmaktadır.
📌 Eğer bu 128 saat normal mesai üzerinden ödensaydı:
•128 × 390 ₺ = 49.920 ₺
📌 Sağlık Bakanlığı’nın belirlediği fazla mesai ücretleriyle:
•Serviste: 128 × 116 ₺ = 14.848 ₺
•Acil / Yoğun Bakımda: 128 × 176 ₺ = 22.528 ₺
Aradaki fark:
•Serviste: 35.000 ₺
•Yoğun bakımda: 27.000 ₺
➡️ Hemşire, neredeyse asgari ücretin bile altında bir saatlik ücretle, en ağır işlerden birini yapmaktadır.
Bu; personel açığını kapatmak değil,
olan personeli daha ucuza daha fazla çalıştırmaktır.
🔷 Enflasyon Gerçeğiyle Yüzleşelim
Bugün:
•Bir tost: 200 ₺
•Bir kahve: 150 ₺
•Bir öğün yemek: 300–400 ₺
Bu şartlarda:
•Serviste çalışan bir hemşireye 1 saatlik emek karşılığı 116 ₺ vermeye ne denir?
•Yoğun bakımda, ölümle yaşam arasında nöbet tutan bir hemşireye 176 ₺ vermek hangi vicdana sığar?
Bu ücret, yalnızca yetersiz değil; emeği değersizleştiren bir tutumdur.
🔷 Bayramda, Tatilde, Gecede: Değişen Bir Şey Yok
Dünyada hemşireler:
•Bayramda,
•Resmî tatilde,
•Gece nöbetinde
normal mesainin 2 katını alır.
Türkiye’de ise:
•Bayram nöbeti farkı: Saatte yaklaşık 20 ₺
•Yani bir bayram günü çalışan hemşireye verilen fark, bir simit-parasıdır.
Bu, teşekkür değil; emeğin küçümsenmesidir.
🔷 Bu Bir Ücret Politikası Değil, Tüketme Politikasıdır
Sağlık Bakanlığı:
•Personel eksikliğini kadro açarak çözmek yerine,
•Mevcut hemşireyi daha fazla çalıştırarak,
•Daha az ücret ödeyerek sistemi döndürmeye çalışmaktadır.
Bu yaklaşımın sonucu:
•Tükenmişlik,
•Meslekten kaçış,
•Yurt dışına göç,
•Hasta güvenliğinde risk artışıdır.
🔹Fazla mesai:
•Daha fazla emek demektir.
•Daha fazla risk demektir.
•Daha fazla sorumluluk demektir.
Ama Türkiye’de çalışan hemşire için:
Daha fazla mesai = Daha ucuz emek anlamına gelmektedir.
Bu sürdürülebilir değildir.
Bu adil değildir.
Bu insanî değildir.
Hemşire emeğinin karşılığını almadığı bir sağlık sistemi ayakta kalamaz.
İşte bu yüzden!
HEMŞİRELER MESLEKİ OLARAK ÖRGÜTLENEREK HEMŞİRELER BİRLİĞİNİ KURMALIDIRLAR!
#FazlaMesaiDeğilSömürü #Hemşire
#HemşireEmeğiUcuzDeğil #UzmanHemşire
#NöbetAdaleti #MeslekiÖrgütlenme
Hemşirelerin maaş, ek ödeme ve fazla mesai ücretleri; sekreter ve teknikerlerle aynı kefede değerlendirilemez.
Yapılan iş, sorumluluk, risk ve alınan eğitim bir değilken ücretlerin eşit olması adaletsizliktir.
Bazı birimlerde teknikerlerin hemşirelerden daha fazla kazanması ise kabul edilemez!
Lisans, yüksek lisans ve doktora mezunu hemşirelerin; önlisans mezunlarından daha düşük gelir elde ettiği tek yer Sağlık Bakanlığı…
Bu tablo derhal düzeltilmelidir.
#HemşireyeAdalet #SağlıktaAdalet #HemşireHakları #hayirlicumalar
@DrNurseee@drmemisoglu@saglikbakanligi Hemşirelik, görev sınırlarının keskin çizgilerle belli olmayan bir meslek grubu olduğu için hastane içinde aksayan, halledilemeyen veya kolaylaştırıcı olarak görülen her işi yıkmaya çalıştıkları bir meslek olmaya başladı. Ses çıkarmadıkça eklenen iş yükünün haddi hesabı yok.
Kayseri şehir hastanesinde yoğun bakımda hemşirelere yönetmelik dışında fazla hasta zorla baktırılıyor. Hasta sağlığı ve hemşire sağlığı tehlikede, fazla hasta sağlık bakımını olumsuz yönde etkileyecektir. Yapılan mobbing son bulmalıdır
@saglikbakanligi@drmemisoglu
İzmir Şehir Hastanesi’nde yoğun bakım servisinde çalışan hemşirelerin dinlenme alanlarındaki sandalyelerin hastane yönetimi tarafından kaldırılması, “yangın güvenliği” gerekçesiyle açıklanmışsa da, bu müdahale sağlık çalışanlarının en temel hakkına doğrudan bir tehlike oluşturmaktadır: İnsana yaraşır çalışma koşulları ve dinlenme hakkı.
Bu hakkın yalnızca vicdani değil, aynı zamanda hukuki bir temele sahip olduğunu hatırlatmak gerekir.
İzmir İl Sağlık Müdürlüğü ve İzmir Şehir Hastanesi Yönetimine Mevzuat Dayanaklarını hatırlatmak isteriz;
• Türkiye Cumhuriyeti Anayasası Madde 50
“Kimse, yaşına, cinsiyetine ve gücüne uymayan işlerde çalıştırılamaz. Dinlenmek, çalışanların hakkıdır.”
Anayasal bir hak olarak dinlenme, hemşirelerin görev süresince insani koşullarda kısa molalar vermesini de kapsar.
• İş Kanunu (4857 Sayılı Kanun) Madde 66
“Çalışma süresi içinde verilen ara dinlenmeleri, fiilen çalışmanın kesildiği zamanlardır.”
Bu yasa, sağlık çalışanlarının belli aralıklarla nefes almalarını hukuken zorunlu kılar.
• Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) 161 No’lu Sözleşmede Sağlık Hizmetlerinde İş Güvenliği ve Sağlık
Türkiye’nin taraf olduğu bu sözleşme, sağlık çalışanlarının çalışma ortamlarının fiziksel ve ruhsal sağlığa uygun biçimde düzenlenmesini emreder.
• Hemşirelik Yönetmeliği Madde 5
“Hemşire, görev yaptığı sağlık kuruluşunun çalışma düzenine uygun olarak hizmet verirken kendi sağlığını da koruyacak biçimde çalışır.”
Bu hüküm, hemşirelerin sadece hizmet sunmakla değil, kendi iyi oluşlarını gözetmekle de yükümlü olduklarını vurgular.
Bir sandalyenin kaldırılması sadece bir mobilya eksikliği değil, aynı zamanda bir hakkın ihlalidir.
Yoğun bakımda saatlerce ayakta çalışan bir hemşire, görevleri arasında kısa süreli oturmayı dahi hak eder. Bu hak, verimlilik gerekçesiyle değil, insanlık onurunun gereği olarak tanınmalıdır.
İzmir il Sağlık Müdürlüğü ve İzmir Şehir Hastanesi Yönetimine tavsiyemizdir !
• Hastanelerde dinlenme alanları hem güvenli hem de erişilebilir şekilde yeniden düzenlenmelidir.
• Yönetimler, çalışanların ihtiyaçlarını “potansiyel disiplinsizlik” değil, “insani ihtiyaç” olarak değerlendirmelidir.
• Hemşirelere yönelik politikalar, mevzuata ve etik değerlere uygun biçimde yeniden gözden geçirilmelidir.
Sağlık hizmetinin sürdürülebilirliği; sadece tıbbi cihazlarla değil, insanca muamele gören, dinlenme hakkına saygı duyulan çalışanlarla sağlanır.
@saglikbakanligi@drmemisoglu@sagliklicozum@izmirvaliligi@izmirism@izmirsehirhst
#KoltukSizinMeydanBizim
“Yuh ya bu da yapılır mı ? “
Dediğimiz herşey yapılıyor. O yüzden gelin birlik olalım tek bir çatı altında toplanalım. @hepsen_2020 yanımızda ve emekçilerin sesi olmaya devam ediyor..
#KoltukSizinMeydanBizim
HEP-SEN Trakya Şubemize bağlı Kırklareli Lüleburgaz DH'den İzmir'imize destek..Sandalyeleri toplatan idarelere karşı dik duruş gösteren arkadaşlarımız.. @hepsen_2020
Bugün siz ses çıkarmazsanız yarın sizin başınıza aynı şey gelecek.
#izmirsehirhastanesi#KoltukSizinMeydanBizim