Evinde kendi halinde oturana, sokakta kendi haline gezene, hayatı kendi halinde yaşayana bu dünyayı cehennem eden kimsenin bir gün bile rahat etmesine izin vermeyeceğim. Yenilen hiçbir hak, kırılan hiçbir kalp, çalınan hiçbir an hesapsız kalmayacak. Söz veriyorum.
Feti Yıldız YENİ Parti kurulurken siyasi parti kapatma nedenlerine "rüşvet ve yolsuzlukların odağı olmak" maddesinin de eklenmesi gerektiğini söylemişti. AKP içinde yuvalanan nüfuz ticaretçisi bir şebeke 450 bin vatandaşın parasını çalarken de aynı şeyi söylüyor mu? @YildizFeti
Yeni Parti lideri Özgür Özel: "Emre Alkin, Tera'nın tutuklu yönetim kurulu üyesi. Kim bu? Bizzat Cumhurbaşkanı Akademik İstişare Kurulu üyesi, Atamasında Erdoğan'ın imzası var.
• Kerem Alkin, Tera Bağımsız Yönetim Kurulu üyesi. Türkiye'nin OECD Daimi Büyükelçiliği'ne Erdoğan tarafından atanmıştı.
• Emre Tezmen, Tera Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı. Fatma hanımın ve ailesinin yakın arkadaşı.
• Erkan Kilimci, Tera'nın Başkan Vekili ve Genel Müdürü. Eski Merkez Başkanı Yardımcısı. Atamasını Erdoğan yaptı. 200 liranın üzerinde imzası var.
• Fecir Alptekin, Tera'nın Yönetim Kurulu üyesi. Cumhurbaşkanı danışmanı. Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları üyesi.
• Abdülkadir Özkan, yönetim kurulu üyesi. Başbakanlık baş danışmanı. Diyanet ve Milli Eğitim Bakanlığı'nda basın danışmanı.
• Erdin Özel, Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı. AKP Ekonomi İşleri Başkan Yardımcısı. Önce inkar ettiler Anadolu Ajansı kayıtlarını silmeyi unuttular.
• Serdar Turhan, Pusula'nın tutuklu yönetim kurulu başkanı. Eski AKP Gençlik Kolları Başkanı.
• Muhammed Yarız, Pusula Portföy'de yönetici ve tutuklu. Eski AKP Gençlik Kolları Yönetim Kurulu üyesi.
• Özdemir Ataseven, Özata Denizcilik Yönetim Kurulu Başkanı. AK Parti Tuzla İlçe Başkan Yardımcısı.”
Akp'li vekilin Meclis'te attığı yalanı duruşma tutanağı gibi yayınlıyor. Halbuki ne böyle bir suçlama var ne böyle bir soru soruldu. Bunlar bu kadar ahlaksız insanlar, düşmanlığı bile mertçe yapamayan alçak insanlar.
Aspava’ya “lezzetli et yiyelim” diye gitmiyoruz. İlk kez masanın donatıldığı o heyecanın tekrarı için gidiyoruz. “Tazeliyorum abim” keyfi için gidiyoruz. Aidiyet, müdavimlik, tüketim ile dahiliyet arasındaki fark için gidiyoruz. Bazı şeyler güzeldir, bazılarını da güzel görürüz.
Ankarasızların yanılgısı güzeli ithal etmeleri. Tarihsel süreç sonunda estetiği tescillenmiş bir hazıra konuyorlar, öznel deneyimlerle anlam inşa etmiyorlar. Evet deniz güzel, 500 yıllık kent güzel, metropol çeşitliliği güzel. Ama başkasının güzeli. Güzeli tüketmeyle üretme fark.
Ankara’da yaşayanlara bazen üzülüyom. Çaresizlikten bunlarla mutlu olmaya çalışıyolar.
Aspava mesela. Yemekler berbat. Bunu söyleyince hangi Aspava diyorlar X diyorsun esas Aspava Y’ydi yanlış gitmişsin diyorlar. O da biliyo aslında Y de berbat ama napsın
Günaydın
Bu iş acayip bir hal aldı.
Devlet Denetleme Kurulu Başkanı aynı zamanda Borsa İstanbul Başkan vekiliydi.
Borsada bütün bu olup bitenlerden sonra şimdi diyecek ki “gidip bir bakayım benim de sorumlu olduğum dönemde biz ne tür yanlışlar yapmışız görelim”
Nereden baksan tutarsız.
29.09.26
Sevgili Deniz Göktaş,
Öncelikle tahliyene çok çok sevindim. Beraber bir arada dönme hayalini, bugün haberlerde senden duymak beni çok duygulandırdı ve sevinçten ağlattı.
Şuna güveniyorum;
“Ekmeğin yanında gelen poğaça”nın yarattığı duyguyu anlayacak sayılı kişilerden biriyim :)
Özgür günlerde, bunun muhabbetlnl yapmak istersen ki; ben çok isterim şimdiden söyleyeyim.
Sevgi ve selamlarımla.
Sinem Dedetaş
Kamuoyunun Dikkatine,
Milletvekilliği görevim süresince;
AKP’nin yaptığı yolsuzluk, usulsüzlük ve kamu zararları üzerine kamuoyunu aydınlatmaya çalışıyorum.
Bu nedenle AKP’nin ve türlü güç odaklarının hedefinde ve tehdidi altında olduğumun farkındayım.
Fon vurgunu konusunda yaptığım açıklamalar ve üzerinde çalıştığım dosyalar nedeniyle AKP’nin saldıracağını biliyordum.
Ama bunu eşim üzerinden yapacak kadar alçalacaklarını tahmin etmiyordum.
Konu, bana dokunamadıklarından ailem üzerinden beni tehdit etmelerinden ibarettir.
Hem geçmişte hem de bugün, geniş bir kadroyla çalışmalarımı sürdürüyorum. Bunların arasında danışmanlarım, çeşitli alanlardaki uzmanlar, hukukçular ve siyasetçiler vardır.
Ortaya atılan asılsız iddianın amacı, fon vurgunu meselesinin konuşulmasını engellemektir.
Bana buradan, hem de eşim üzerinden saldırmak bir itibar suikastı ve susturma girişimidir.
Bu operasyonu yapanlar açıkça şunu diyorlar: “Sen ve partin, bu fon vurgunu meselesini daha fazla kurcalamayın!”
Benim üzerimden tüm milletvekillerine ve ailelerine verilmek istenen bu aşağılık mesajı reddediyorum.
Bu tehdide, bu alçaklığa pabuç bırakacak değilim. AKP’nin yolsuzluk, usulsüzlük ve kamu zararlarının üzerine gitmeye kararlılıkla devam edeceğim.
Kamuoyunda kimsenin sebebini bilmediği bir gerekçeyle Deniz Yavuzyılmaz’ın eşi Serpil Y. hakkında “dolandırıcılık” iddiasıyla soruşturma başlatıldı.
Tüm ülkenin bildiği fon vurguncusu Fatma Betül Sayan Kaya ve kocası hakkında henüz bir soruşturma başlatıldığına dair duyuru yapılmadı.
Foncunun 2 milyarcık karını iade ettiği söyleniyor.
Eee?
İBB Bursuyla okuyan bir “kamu görevlisi” o fona yatıracak 163 milyon TL’yi nereden bulmuş?
Bu fona girmesine ve tam da çiçek gibi zamanda çıkmasına dair engin(!) öngörüyü nasıl edinmiş?
Sadece etkin pişmanlıktan yararlanmak için bile ödemesi gereken artı 2 milyarı da ayrıca yatırmış mı!?
Banka soyan biri yakalanınca çaldığı parayı savcılığa teslim edip elini kolunu sallayarak çıkıp gidebilir mi mesela?!
Bu mudur?!
Ekrem İmamoğlu: "Bu işin içinde olan herkes bu iktidarın fertlerinin insanları. Eşi, dostu, akrabası. Damadı, gelini, hepsi bu işin içinde. Bu işin içindeler çünkü üst düzey bürokrasinin ve saray siyasetinin parmakları bu fonların içinde. Bunu bilelim ya."
Ekrem İmamoğlu: "FETÖ terör örgütünü devletin tüm kurumlarına yargı dahil kim soktu? Ergenekon'un, Balyoz'un davalarının savcısıyım diyen kimdi Allah aşkına? Şehirler çetelerin, sokak mafyasının eline bırakılırken neredeydiniz?"
Ekrem İmamoğlu: "Hesapladım: Kamuya benim bırakın zararı, sağladığım fayda 30-35 milyon lira. Çünkü 12 sene ben kendi aracımı kullandım. Niye? Belediyenin 200 bin liraya araba kiralaması ağırıma gittiği için."
Eğer doğruysa Fatma Betül Sayan Kaya’nın elde ettiği kazancın 2 katını yani 4 milyardan fazlasını yatırması gerekiyor SPK bülteni gereğince. SPK, etkin pişmanlık için bu hissede böyle bir tutar belirlemişti
İmamoğlu: Genç bir kadına (Fatma Betül Sayan) 110 bin dolar burs verilmiş. Aynı kadın defalarca kuruma çağrılıyor. Kuruma hizmet vermiyor. Mektuplara cevap bile vermiyor. Aynı anda başbakan danışmanı. Ben yanımda gezdirmem böyle bir insanı. Ben gözlerimi kapatayım, üç erkek üç kadın seçeyim İBB'den onlar o yüz milyonlarca yolsuzluğu bir saatte bulur.
Asrın vurgununda yeni perde!
Mevduat yetkisi olmayan TERA Yatırım Bankası bono satıp borçlandı, yasal sınırı 8,5 kat delerek çevresine 600 milyon dolar kredi dağıttı. Krediyi alanlar da o parayla dönüp yine aynı grubun Tera Portföy fonlarını aldı!
Kendi kredisiyle kendi fonunu şişiren dev bir saadet zinciri!
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e soruyorum:
🔹 Bu 600 milyon dolar kredi kimlere verildi?
🔹 Teminatı buharlaşan batık kredilerin faturası kime kalacak?
🔹 Banka 2,6 milyardan 71,7 milyara şişerken BDDK, SPK ve Merkez Bankası nereye bakıyordu?