@RedCrow08 Mezardaki kızı üzerine satış yapmadığına yemin edip, ücreti karşılığı sahiplendirdim diyor.Bunların yemini, bunların dini, aklı fikri bu kadar işte.oymağını sevdiklerim.
"Le renard est un nuisible. Le loup est dangereux. Le blaireau dérange. Le lynx fait peur. Le chevreuil détruit les cultures. Le sanglier envahit. Les animaux sont toujours les coupables...
Pourtant, aucun d'eux n'a allumé un incendie.
Aucun n'a rasé une forêt. Aucun n'a bétonné une montagne. Aucun n'a détruit la planète par avidité.
Ils ne demandent qu'une seule chose : vivre sur la terre qui les a vus naître.
Les véritables victimes ne sont pas les humains qui se plaignent... Ce sont ces milliers d'êtres vivants qui périssent dans les flammes, perdant leurs petits, leur refuge, leur nourriture et leur avenir.
Le plus grand prédateur de cette planète n'a ni crocs, ni griffes... Il marche sur deux jambes.
Avant de juger les animaux, regardons ce que l'humanité est en train de faire à leur monde... et au nôtre." 🦌🐺🦊💔🌲
3 saatlik yolculuktan sonra çocuğu kalacağı pansiyona getirdik. Merkeze 45-50 dakika mesafede bir yer ama hem çok temizdi yer, hem de çok ilgili insanlar. Çocuk çok ürkek kucağıma almak isteyince hemen bağırıp ağlamaya başladı o yüzden o meşhur fotoğrafı çekemedim. Ama en azından barınakta ölümü beklemeyecek artık.
Üst üste veteriner, banyo, yol derken çok gerildi köpek. Birkaç günlük sevgiyle inanılmaz tatlı olur ben eminim. 2 yaşında dişi kısır ürkek bir terrier. Sabırlı, duyarlı bir aile arıyor hadi ona en güzel yuvayı bulalım 🙏
Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan herkese selamlar. Merak eden varsa içten bir şekilde söylüyorum, keyfim yerinde. İlerleyen günlerde façayı bozmamak için iyi hissetmiyorken “iyiyim” diyebilirim. O durumda bir yerlere göz kırpma emojisi koyarım.
Birçok açıdan nostaljik bir deneyim oluyor. Yıllar sonra televizyon izliyorum ve alaturka tuvalet kullanıyorum. Üstüne bir de Dünya Kupası eklenince 2002 yılında maça yetişmek için okuldan eve koşan Çocuk Deniz’e döndüm ama şişman Ronaldo’suz aynı keyfi vermiyor. Bu arada reklamlar iyice sıkıntı olmuş. Kantinden AdBlock istemek için dilekçe yazmayı düşündürdü. Sürekli meşrubat içen Boran Kuzum ve Feyyaz’ı görüyorum. Umarım müstakil bir ev alacak kadar iyi bir kaşeye anlaşmışlardır. Yoksa çekilecek çile değil. Nihat Kahveci’ninkini ev de kurtarmaz. “Kuşkaş ne topçuydu be!” Bir de yağcılık gibi olacak ama TRT 2 çok iyiymiş. İlaçlarıma henüz ulaşamamışken Kiarostami’nin Kirazın Tadı antidepresan gibi imdadıma yetişti yine. Yemekler ODTÜ yemekhanesiyle aynı. Dışarıdayken günde 1,5 öğün yiyordum, burada 3 öğün yiyorum vakit geçsin diye. Diş fırçalama işini de günde ikiye çıkardım, yine vakit geçsin diye. Alaturka tuvalet de daha sağlıklı diye duymuştum. Öyle değilse bile buradan çıkana kadar söylemeyin, motive kakalarımın tadı kaçmasın.
Bildiğiniz gibi kendi isteğimle dönüp teslim olmama rağmen ters kelepçe yapmak istediler. Rızam olmadığını söyledim. Zor kullanarak yaptılar. Şanlı direnişim yaklaşık 4 saniye sürdü. Polisler 2 katım n’apayım? Sonra emniyette birisi, “ya aslında sosyal medyaya içerik üretmek için” demiş olmalı ki; restoranda tam yemek yiyecekken “arkadaşlar bir saniye bozmayın” deyip masanın fotoğrafını çeken influencer tatsızlığında, ters kelepçeli videolarım çekildi; önden, arkadan, yandan. Hepsinde bir şekilde kameramanı bulup sırıttığım için uzak-arka açıyı yayınlayabilmişler.
Yapıcı bir eleştiri: Vatan Emniyet binası dökülüyor. Çalışanlar sıcaktan baygınlık geçiriyordu. Osmanlı’dan kalma klimalar var ve onlar da çalıştırılmıyor. Sadece amirlerin odasında son model klima var. Bu memurlar sırf siz istiyorsunuz diye kendilerine hiçbir zararı olmayan ve hatta belki sempati duydukları insanlara kötü polis rolü yapıyorlar. Duygusal yükü ağır olmalı; müstakil ev verseler yapmam. Bari bir klima alın. Yeri gelmişken söylemeden geçemeyeceğim, bu iki günlük kısa mesaim gösterdi ki Behzat Ç. ve Bir Zamanlar Anadolu’da kurmaca değil belgeselmiş, bütün diyaloglar ve karakterler birebir gerçekmiş.
Uçağa binmeden önce internetteki son dakikalarımda gördüğüm son şey “ailesinin gözüne girmek için kendini yakıyor, yazık!” tarzı yüzeysel psikolojik analizlerdi. Annemin Airbnb’de biblo kırdığı için ağıt yakması ve babamın gerçekten iyi bir baba olması dışında bütün anlattıklarım kurmacadır. Şaka yazabilmek için uydurduğum hayali çatışmalardır. Kişi ve kurumlar gerçek değildir. Mizahi bir yaklaşımdır. Pardon, mahkeme diline alıştım; siz bari şaka açıklattırmayın.
Kendimi bildim bileli hiçbir konuda baskı yapmamış, bana dair beklentiye girmemiş, çöp adam bile çizsem duvara asmış can dostlarımdır ikisi de. Her anne-baba kadar korumacı ve kaygılıdırlar. 2023’teki ilk Harbiye gösterimden sonra bile “Psikolog olsan keşke, boş vakitlerinde stand-up yaparsın” seviyesinde klişe; “yurtdışında İngilizce yapsan olmuyor mu?” diyecek kadar oğullarını gözlerinde büyütmüş insanlardır. Hemfikir olmasalar da bütün saçma kararlarımın arkasında durdular, bu gösteride de öyle olduğunu biliyorum, huzurlarınızda ikisini de öpüyorum.
Bu gösteriyi ne bir karşılık umarak ne de bir an bile cesur hissederek yayınladım. 7 yıl boyunca muhteşem bir hayat yaşadım. 25 yaşıma kadar içedönük, ölümüne karamsar, her şeyden şikâyet eden bir insan olarak; hobi seviyesinde yirmi seyirciye stand-up yapsam yeterince mutlu olacakken yüzlerce gösteride binlerce insanla beraber güldüm, yüzlerce yeni arkadaşım oldu, çok kalabalık ve sevgi dolu hissettim. Üstüne ihtiyacımın çok üstünde para kazandım.
Gencecik insanlar üniversiteleri korumak için, birçok konuda aynı düşünmedikleri belediye başkanlarına haksızlık yapıldı diye başlarına bu kadar bela alırken, “politik mizah” yaptığını iddia eden biri olarak en zararsız cümleleri bile ‘ama bunu yanlış anlarlar mı?’, ‘burayı manipüle edip sana saldırırlar mı?’ kaygılarıyla silmekten, etrafından dolanmaktan sıkıldım. O kadar sıkıldım ki, sıkıntım hayli yüksek olan korkumu aştı.
Gözaltı gecesi uyuşturucu testi sonrası götürüldüğüm hastanede beni görünce heyecanla el sallayan yetmiş yaşında teyze ise, kişisel sıkıntımı hayalimin ötesinde bir memnuniyete dönüştürdü. “Halk beni anlamadı ve başıma işler geldi” diye beklerken, “Halk beni anladı ve başıma işler geldi” oldu. WIN-WIN.
Temel seviyede Türkçe bilen, gösteriyi sahiplenen ve dayanışma gösteren herkese sevgiler. Gündemi salıyorum, kararlıyım bu sefer Moby Dick’i bitireceğim. Size dışarıda kolaylıklar.
"Epstein skandalı" Türkiye'de olsa ne olurdu, neler yaşanırdı diyordu bazıları.
6 yaşındaki kızını evlendirdiği gerekçesiyle tutuklanan Yusuf Ziya Gümüşel tahliye oldu ve kahraman gibi karşılandı. Alın size cevap.
@hayrettinbulan Kış vakti haftlarca barınak nöbeti tuttuk önünde .basın açıklamaları ,suç duyurları ,mitingler.....Sonuç; sorumlu olan herkes koltuğunda. Kamu malı barınak halka kapatıldı. Kapıdan soruyoruz çocuklarımızı, içeri bile alınmıyoruz.
Hiç köpek olmayan Avrupa’nın Yunanistan ülkesi, olmayan sokaktaki kedi ve köpekler için parklara mama makinesi yerleştirdi…
Mama lobisi küresel bir sorundur!
Siyonisy oahgsbdnsjsnxx.
Devamını getiremedim, saçmalama level’im kaldırmadı…
Ahhhh ahhhh troller, işsiz doktorlar, en alt seviye baytarlar, sosyal medya şebelekleri, umarsız avukatlar, rezil FETÖ severler, Fesli Mısır Dünyası, başka gezegenden tarikatçılar, uydurmacı mezhepçiler, ülkeye düşman emparyal kıçı yalamayı sevenler ile algı yapmaya kalkarsanız dünyanın her yerinden tokat gelir işte.
#SokakHayvanlarıSahipsizDeğil
#MerhametKazanacak
Kaybetmememiz gereken o büyük insanlık sınavını veriyoruz.
Eskiden kapı önlerine bir kap su bırakmakla övünen bir toplumdan, seçilmiş kişilerin nefret diliyle hayvanları hedef gösterdiği bir güne nasıl geldik?
Dilinizden nefreti, kalbinizden öfkeyi atın; çünkü bu dünya sadece sizin değil. Merhamet her canlının hakkıdır!
60 yaşına merdiven dayadım, yemin ediyorum bu kadar mantıklı, bu kadar duygularımızı ifade eden bir konuşma daha görmedim.
Gerçekten "düşük zekalıların susmayı öğrenmesi gereken dönemler yaşıyoruz.. "
Teşekkürler @onuraydinnet
@mustafaciftcitr sokak köpeğine iftira atmak için cebinde b.k taşıyan .. soyu bunlar, sıfatlarına yansıdığı üzere...unutmayın ,unutturmayın.Çocuklar üzerinden demogoji yapmaya bayılır bu tür , sanki çocuk tacizcileri/katilleri ,ruh hastaları (ne tesadüf) hep bunlardan çıkmazmış gibi.
🚨 “Sokakta köpek olmaz” söylemi son 4-5 yılda organize trol propagandasıyla büyütülmüş büyük bir algıdır.
Ve ne yazık ki bazı siyasetçiler de “oy var” diye bu akıma kapılmış durumda… 🎭
Gerçekler mi? Buyurun konuşalım👇
🌍 Bugün Avrupa’da sokaklarda yaşayan milyonlarca köpek var. Birçok AB ülkesinde bile sayı çok yüksek.
❄️ Yalnızca Kuzey Avrupa’nın bazı küçük, soğuk ve yüksek refahlı ülkelerinde sokak hayvanı nüfusu çok düşük. Hepsi bu. Almanya’da da çok iyi barınak sistemi ve yönetim var. Katletme kesinlikle yasak, çok az görülme sebebi bundan.
🏴 İngiltere’de köpekler, kediler 60 yıldır kısırlaştırma yapılıyor, terk edilen hayvanlar dedikleri gibi katledilmiyor bu çok sınırlı sayıda ve ciddi şartlara bağlı. Lakin Londra ve şehirlerde İngiltere’de Red Fox denilen yabani tilki var. Sadece Londra’da 15.000, tüm İngiltere’de 150.000. Şehrin içindeler, öldürmek ağır hapis cezası…
Balkanlar’da, Doğu Avrupa’da, Güney Avrupa’da; küpeli, aşılı, kısırlaştırılmış köpeklerle insanlar birlikte yaşıyor. 🐶❤️
❓ Oralarda çocuk yok mu?
❓ İnsanlar sokağa çıkmıyor mu?
Varsa cesaretiniz, gelin beraber gezelim.
Ben hazırım. 🎥✈️
Çünkü medeni ülkeler bu işi:
✅ Kısırlaştırma
✅ Aşılama
✅ Sahiplendirme
✅ Yerinde yönetim
ile çözüyor.
Bilimsel ve dünyada kabul görmüş yöntem bellidir:
👉 TNR (Trap – Neuter – Return / Yakala – Kısırlaştır – Yerine Bırak)
Ama bunu bilmeden “yok edilmeli”, “sokakta olmaz”, “toplayın götürün” diye bağırmak çözüm değil; popülizmdir. ⚠️
Daha kötüsü ne biliyor musunuz?
Merhameti aşağılamaya çalışmaları…
Bu toplumun vicdanına, kültürüne, mahalle ruhuna saldırıyorlar.
Bizi biz yapan şeyi hedef alıyorlar. 🇹🇷🐾
Kimden gelirse gelsin;
nefret diline, zorbalığa ve trol akıllara boyun eğmeyin. ✋
“Herkes yaptı” diyenlere;
🇷🇸 Sırbistan’ı,
🇷🇴 Romanya’yı,
🇬🇷 Yunanistan’ı,
🇧🇬 Bulgaristan’ı,
🇮🇹 İtalya’yı,
🇪🇸 İspanya’yı ve daha onlarca ülkeyi gösterin.
💶 “Para yok” diyenlere de;
bu işler için yıllardır uluslararası fonlar, hibeler ve AB destekleri verildiğini hatırlatın.
Merhamet suç değildir.
Vicdan zayıflık değildir.
Bilim düşmanlığına da trol düzenine de teslim olmayın. 🐾
#SokakHayvanlarıSahipsizDeğil
#MerhametKazanacak
@cenkerenonline Kuzey Avrupada yollarda serbest gezen geyikler görebilirsin.Daha kuzeyde arka bahçende bir kutup ayısıyla güne başlayabilirsin.Bizim asilzadelere 3 tane kedi köpek batıyor.
Ulan nasıl bir dönemden geçiyoruz… Hem “sokakta kedi köpek olmaz” diyorsunuz, sonra alıp evde besleyenlere sapkınca ifadeler kullanıyorsunuz. Yav siz nasıl bir çocukluk geçirdiniz, nasıl travmalarınız var? “Patili annesiyim” diyen kişilere “babası kim?”, “yakında evlenir bunlar kedisiyle köpeğiyle” yakıştırmaları… Beyinleri kararmış, yürekleri kararmış cani, psikopat insanlar…
İyi değil mi? Böyle ekonomi konuşulmasın, ülkenin asıl sorunları konuşulmasın. Yoksulluk, pahalılık, eğitimdeki çürümüşlük, sağlıktaki düzensizlikler konuşulmasın. Ülkedeki tüm köyler 3-5 maden holdingine peşkeş çekilsin. Bir yandan bayrak milliyetçiliği, bir yandan sporda ırkçılık konuşulsun. Çocuk işçi ölümleri hiç konuşulmasın. Ama camide polis kıyafetiyle sex yapan, hac ve umre paralarını escortlarla yiyenler konuşulmasın. Bir de onlara “deli” deyip durumu kurtarma çabası içinde olunsun…
Herkese “ite tapar”, “itperest”, “ataputçu”… Eleştirene “laik”. Atak geçiren, ülkedeki tüm olumsuzlukları Kemalist düzenin, laik sistemin eseri diyen bir avuç azgın azınlığın; hayvanlara karşı merhametli, vicdanlı, şefkatli olması bile zorlarına gidiyor. Bunlara ağır yaptırımlar uygulanmayıp cezasızlık ödülü verildikçe kuduran bir güruh ile karşı karşıyayız.
Biz köpeğe bile “it” demeyiz ama ite it deriz.
Ne güzel demiş Neyzen zamanında:
“Geldikleri gibi gitmediler…
Kimisi bitini bıraktı,
Kimisi itini bıraktı,
Kimisi de piçini bıraktı ardında…”
Yaşar Kemal de güzel demişti:
“O iyi insanlar o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık.”
Can Yücel de güzel söylemiş:
“Bana şiirlerimde küfür etme diyorlar. Lan bu kadar O. çocuğunu nasıl anlatayım küfürsüz?”