Görgüsüzlük çok yaygınlaştı... Kişisel örnek vermek çok adetim değil ama hala şaşkınım... Şehirlerarası otobüste dün yaklaşık 5 saatlik bir yolculuk yaptım, yanımdaki kadın en az 4 saat telefonla yüksek sesle konuştu. Konuşmalarının bir kısmı işle ilgiliydi, işi de alım satım vs türü bir şey ama konuşmasının çoğu geyik muhabbetiydi. Arkamızdaki kadın kulaklık olmadan videolar izledi. Bir başkası sevgilisiyle özel konuları konuştu vs. Bir noktada bezdim ve en arkadaki dörtlüye geçtim oflayarak... İnişte bavul alıyoruz, en çok konuşan şahıs yanıma geldi ve aynen şu ifadeleri kullandı: "Siz çok rahatsız oldunuz ama anlıyorum ki sizin hiç arkadaşınız yok konuşacağınız, belli ki işiniz de yok, ama ben bir iş kadınıyım, bizler konuştuk siz de yerinizde çatladınız..."
Sınır tanımayan saygısız insanlar maalesef hep aramızdalar...
Kadına yönelik şiddetin dizilerde fazla kullanılması elbette eleştirilsin. Ama “senaristler niye böyle yazıyo ya?” seviyesinde kalan eleştiri gerçekçi ve dürüst değil. Bu sistem, yapımcı, kanal, reklam, reyting ve bölüm süresi baskısıyla birlikte çalışıyor. Bunları biliyorsunuz.
Sektörün üretim modelini görmezden gelip sistemsel bi sorunun bütün faturasını senariste kesen bu oyuncular, senaristin istediğini yazamadığını gayet iyi biliyorlar. Ama yapımcıyı/kanalı hedef alacak cesaretleri olmadığından görünürlüğü ve gücü en az olanı suçlamak daha güvenli.
Bu laiklik düşmanı kadın, Rotraut Scheer (Alman ajan) ile Anadolu'yu dolaşıp Türban'ı yayma çalışmaları yapmış. "Erkekler karılarını dövebilir, eziyet gören kadın sabrettiği takdirde Allah katında büyük derecelere ulaşır" demiş ama kendini döven iki eşine de sabretmeyip boşanmış.
Az önce denk geldim habere. Kaan Sekban çıkmış, dizinin birini eleştirmiş. Oyunculuklar kötü, sahneler yapay demiş. Yani altı üstü bir diziyi eleştirmiş. Begenmek zorunda mı yani? Adam sanki kutsal metni eleştirmiş gibi linç ediliyor. Dizi, avamin kutsalidir zaten. Her derdini unutturan zihnini uyuşturan oyuncağına kimse dokundurtmaz.
Oyuncunun verdiği tepkiye bak. Aşağılık, para için hayatını satan, karakterini kenara koymuş falan .. Sakin ol şampiyon, ne bu şiddet bu celal? Memleketin hangi büyük derdine, hangi haksızlığına böyle asil bir öfkeyle ayağa kalktın da konu iki sahnelik oyunculuğuna gelince bir anda Braveheart kesildin yahu? Tüm gün emek veriyorsunuz evet. Tüm gün mesai verince bir şey şahane ya da kusursuz olmuyor ama. İnşaat ustası tüm gün duvarı yaptı diyelim. Duvar yamuk mesela. Ne yapacağız. Ya usta olmadı ama emeğine sağlık mı diyeceğiz.
Bir de şey yazmış. Seni Trabzon'a bekliyorum. Sete çay içmeye çağırmadığın o kadar belli ki. Alt metinden bildiğin mahalle jargonu, gözdağı akıyor. Sanat icra eden birine bu kahvehane ağzı hiç yakışmamiş.
İlkokul terk hanzo kocasını şutladıktan onun değerini bilen eğitimli biriyle olması o kadar keyiflendirmişti ki anlatamam şimdi öyle hikayeler yazılmıyor hanzolar güzelleniyor maalesef
Sizi hiç tanımayan, sadece sosyal medyada görmüş ve geçmişinde sahtecilik suçu olan bir kişi, sizin için "bence suçlu" diyor ve aklanana kadar 8 ay hapis yatıyorsunuz. Bravo. İftira atana ne ceza verilecek? #AyseBarım
Kadın fuhuşu övmüyor, gözlemlediğini söylüyor ki bunu söyleleyeli kaç sene olmuş. Sadece sövüp etkileşim almak için yapmayın şunu. Her senarist etrafını izler, gözler ama bu, onun her şeyi takdir ettiği anlamına gelmez. Bu arada #kizilcikserbetinedokunma
Kızılcık Şerbeti dizisinin Senaristi Merve Göntem:
🔺“Liselerde üniversite yurtlarında o kadar çok kız para karşılığı seks yapıyor ki, bu normal”
🔺“Kızlar hayallerini gerçekleştirmek için kendine eğlenceli bir yol bulmuş, para karşılığı seks yapıyor, bunda ne var ki!
🔺Ona bu motivasyonu ülke şartları veriyor.”
Ablacım, önce emniyet kemerini tak. Sonra kocana, oğluna ahlaklı olmayı öğret. Dünyadaki bütün kadınları kapatamazsın. Ayrıca ahlak cinsellikten ibaret değil ama o konuları anlaman zor.
“Ey kendini insan bilen insan, kendini oku!” çağrısıyla gönüllere dokunan, kalemiyle iz bırakan, fikirleriyle yol gösteren ve mücadelesiyle nesillere örnek olan Şule Yüksel Şenler’i vefatının yıl dönümünde rahmet ve minnetle yâd ediyorum.
muhafazakârlar, paraya ve güce son 15-20 yılda kavuştular. henüz sindiremediler. bu görgüsüzlüğün, bu şatafatın sebebi biraz da bu. biz de varız, bizi de görün mesajı veriyorlar sürekli. nesiller yenilendikçe daha sade, daha basit yaşamayı öğrenecekler. ben umutluyum.