Ben Türkçe düşünürüm, Türkçe yazarım, Türkçe anlatırım. Zihnimdeki kavram şemalarının hepsi Türkçe’dir.
Eğer dilde kavram yetmezse Türkçeleştiririm. 3 yıl önce muhal Türkçe değildi. Şu an Türkçe’dir. Türkçeleştirecek kavram bulamazsam uydururum.
İlmin dili olmaz, zira dil hakikati vermez. Hakikati hangi dilde alıyorsan ilmin dili senin için odur.
Arapça ya da ingilizce araçtır, faydalıdır. Ancak dil amaç değildir.
Yıllardır söylediğim gibi Türkçe’nin tercümeye doyurulması gerekir. Kavram şemalarınız her daim Türkçe olacak, zira anadiliniz Türkçe.
Dil kalıp gibi sabit bir şey değildir, ilim üretirseniz ilim dili olur ve genişler. Bu yapılmazsa zaten ürettiğiniz ilmin ilerde de bir gerçekliği olmaz. Hasılı kelam Türkçe kazanırsa siz kazanırsınız,
Türkçe kaybederse zaten ürettikleriniz 100 yıl sonra okunmayacak. Ana dili İngilizce veya Arapça olanlar o dillerde telif etmekte her zaman önünüzde olacaklar.
Türkçe ve Türkiye için kurum kuruluş vs’in yapacağı en kıymetli iş tercüme faaliyetini arttırmaktır. Bireylere düşen de bunları okuyup, anlayıp daha gelişkin tasniflerle telif etmektir.
Tarih kötü telifi, iyi teliften ayıracaktır.
"İnsanlar arasında bağları tesis edenin Allah olduğunu, bu bağın insan üzerindeki biçimlendirici gücünü de hesaba katarak nankör insanlardan olmamak gerektiğinin altını çizer İsmet Özel..."
"Ben ne kadar iyi isem sen de o kadar iyisin"
https://t.co/7cWoihEHgK
El yazısı ile not tutup çalışmak bilgisayarda yazı yazıp çalışmaya göre beymin daha geniş bir alanında #bağlantısallık ağı oluşturuyor.
Size önerim günlük yazmayı da el yazısıyla yapmanız.
🔴 Kalem ve kâğıt, yaratıcılığı ve hafızayı, ekran ve klavyeden daha fazla uyarıyor.
"Tanpınar; ötesi bilinmeyen bir eşiğin önüne bırakıyor bizi. Varıp da önüne düştüğümüz eşiğe yüz sürmek, bilinmeyeni bilinir kılmak, hakkında konuşulanı yani hakikat olanın dairesini genişletmek bizim inisiyatifimizde."
Boşluk neden hep aynıdır?
https://t.co/qtWmNXEnG9