@ucurbenipegasus@SimgeDay ile Kosova Priştine’ye uçmak isterim. Herkesin transfer olarak kullandığı şehri bizim bu kadar benimsememiz oraya daha çok seyahat etmemizi gerektiriyor çünkü :d
Bu fotoğraf ile ilgili @sbuedutr'den ve @abdulhamideah'tan tarafıma bilgilendirme yapıldı.
Öncelikle fotoğrafı çeken kişi olarak bir kasıt ve art niyet olmadığına tamamen ikna oldum. Onun için de hakikati paylaşmayı da insanî bir gereklilik olarak görüyorum.
Çok yakın bir tarihte, deprem riski nedeniyle boşaltılan eski binada, Atatürk ve TSK'den kalma onlarca malzemenin depoya kaldırılıp atıl hâlde çürümeyi beklememesi için, fotoğrafın çekildiği kliniğin şefi, ismi bende saklı hekimimiz, inisiyatif alarak Atatürk ile ilgili eşyaların depoya kaldırılmasına içi elvermemiş ve servislerinde sergilenmesi talimatını teknik ekibe vermiş.
Kendisi eski bir askerî hekim ve Atatürk'ün fikirlerini özümsediğini, tanıyan güvenilir kişilerden duyduğum klinik şefi hekimimiz, bu fotoğraf karesini görene kadar, bu nahoş görüntüden haberdar da olmamış. Bu fotoğrafı gördüğü anda, bir dikkatsizlik nedeniyle yaşanan bu olaydan haberdar olmadığı için büyük bir üzüntü duyduğu bana aktırıldı (Bu üzüntü ile ilgili bazı detayları hekimimizin daha fazla incinmemesi için paylaşmayacağım.).
Beni anlatılanların samimiyetine ikna eden hususlardan birisi de, Türkiye’de alışık olmadığımız bir şekilde, bir görevlinin yaptığı yanlışa sığınılmamasıdır. Klinik şefi olan hekimimizin kendi hatası olmamasına rağmen, klinikte yaşanan ve hepimizi derinden üzen bir yanlışlığın sorumluluğunu sahiplenmesidir.
Hastane yönetimi bu paylaşımdan cumartesi günü haberdar olduğunda, bu nahoş görüntüyü ortadan kaldırmış ve yine çok da alışık olmadığımız şekilde vatandaşını muhatap alarak bilgi verme sorumluluğunu yerine getirmiştir.
Her ne kadar bir dikkatsizliğinin kurbanı olsa da, Atatürk’ün tek bir fotoğrafının bile, tozlu raflara terkedilmesine izin vermek istemeyen kıymetli hekimimize, yaşadığı büyük üzüntüye rağmen bu anlamda bir Türk vatandaşı olarak en içten şekilde teşekkür ediyorum.
Bu fotoğrafı çeken biri olarak olayda kasıt olmadığına ikna olduğumu açıkça belirtiyorum. Atatürk’ün hatırasına sahip çıkmak isterken bir personelin dikkatsizliğiyle büyük bir üzüntü yaşamak zorunda kalan Atatürk’ün fikirlerini özümsemiş, bu fikirler doğrultusunda Atatürk’ün askeri olmayı görev edinmiş bir Türk hekiminin yaşadığı büyük üzüntü için de ayrıca üzgünüm.
Tek sevincim; Atatürk’ü her şeye rağmen anlayan, sayan ve seven insanların çok olmasıdır.
Bu fotoğraf ile ilgili @sbuedutr'den ve @abdulhamideah'tan tarafıma bilgilendirme yapıldı.
Öncelikle fotoğrafı çeken kişi olarak bir kasıt ve art niyet olmadığına tamamen ikna oldum. Onun için de hakikati paylaşmayı da insanî bir gereklilik olarak görüyorum.
Çok yakın bir tarihte, deprem riski nedeniyle boşaltılan eski binada, Atatürk ve TSK'den kalma onlarca malzemenin depoya kaldırılıp atıl hâlde çürümeyi beklememesi için, fotoğrafın çekildiği kliniğin şefi, ismi bende saklı hekimimiz, inisiyatif alarak Atatürk ile ilgili eşyaların depoya kaldırılmasına içi elvermemiş ve servislerinde sergilenmesi talimatını teknik ekibe vermiş.
Kendisi eski bir askerî hekim ve Atatürk'ün fikirlerini özümsediğini, tanıyan güvenilir kişilerden duyduğum klinik şefi hekimimiz, bu fotoğraf karesini görene kadar, bu nahoş görüntüden haberdar da olmamış. Bu fotoğrafı gördüğü anda, bir dikkatsizlik nedeniyle yaşanan bu olaydan haberdar olmadığı için büyük bir üzüntü duyduğu bana aktırıldı (Bu üzüntü ile ilgili bazı detayları hekimimizin daha fazla incinmemesi için paylaşmayacağım.).
Beni anlatılanların samimiyetine ikna eden hususlardan birisi de, Türkiye’de alışık olmadığımız bir şekilde, bir görevlinin yaptığı yanlışa sığınılmamasıdır. Klinik şefi olan hekimimizin kendi hatası olmamasına rağmen, klinikte yaşanan ve hepimizi derinden üzen bir yanlışlığın sorumluluğunu sahiplenmesidir.
Hastane yönetimi bu paylaşımdan cumartesi günü haberdar olduğunda, bu nahoş görüntüyü ortadan kaldırmış ve yine çok da alışık olmadığımız şekilde vatandaşını muhatap alarak bilgi verme sorumluluğunu yerine getirmiştir.
Her ne kadar bir dikkatsizliğinin kurbanı olsa da, Atatürk’ün tek bir fotoğrafının bile, tozlu raflara terkedilmesine izin vermek istemeyen kıymetli hekimimize, yaşadığı büyük üzüntüye rağmen bu anlamda bir Türk vatandaşı olarak en içten şekilde teşekkür ediyorum.
Bu fotoğrafı çeken biri olarak olayda kasıt olmadığına ikna olduğumu açıkça belirtiyorum. Atatürk’ün hatırasına sahip çıkmak isterken bir personelin dikkatsizliğiyle büyük bir üzüntü yaşamak zorunda kalan Atatürk’ün fikirlerini özümsemiş, bu fikirler doğrultusunda Atatürk’ün askeri olmayı görev edinmiş bir Türk hekiminin yaşadığı büyük üzüntü için de ayrıca üzgünüm.
Tek sevincim; Atatürk’ü her şeye rağmen anlayan, sayan ve seven insanların çok olmasıdır.
Bu fotoğraf ile ilgili @sbuedutr'den ve @abdulhamideah'tan tarafıma bilgilendirme yapıldı.
Öncelikle fotoğrafı çeken kişi olarak bir kasıt ve art niyet olmadığına tamamen ikna oldum. Onun için de hakikati paylaşmayı da insanî bir gereklilik olarak görüyorum.
Çok yakın bir tarihte, deprem riski nedeniyle boşaltılan eski binada, Atatürk ve TSK'den kalma onlarca malzemenin depoya kaldırılıp atıl hâlde çürümeyi beklememesi için, fotoğrafın çekildiği kliniğin şefi, ismi bende saklı hekimimiz, inisiyatif alarak Atatürk ile ilgili eşyaların depoya kaldırılmasına içi elvermemiş ve servislerinde sergilenmesi talimatını teknik ekibe vermiş.
Kendisi eski bir askerî hekim ve Atatürk'ün fikirlerini özümsediğini, tanıyan güvenilir kişilerden duyduğum klinik şefi hekimimiz, bu fotoğraf karesini görene kadar, bu nahoş görüntüden haberdar da olmamış. Bu fotoğrafı gördüğü anda, bir dikkatsizlik nedeniyle yaşanan bu olaydan haberdar olmadığı için büyük bir üzüntü duyduğu bana aktırıldı (Bu üzüntü ile ilgili bazı detayları hekimimizin daha fazla incinmemesi için paylaşmayacağım.).
Beni anlatılanların samimiyetine ikna eden hususlardan birisi de, Türkiye’de alışık olmadığımız bir şekilde, bir görevlinin yaptığı yanlışa sığınılmamasıdır. Klinik şefi olan hekimimizin kendi hatası olmamasına rağmen, klinikte yaşanan ve hepimizi derinden üzen bir yanlışlığın sorumluluğunu sahiplenmesidir.
Hastane yönetimi bu paylaşımdan cumartesi günü haberdar olduğunda, bu nahoş görüntüyü ortadan kaldırmış ve yine çok da alışık olmadığımız şekilde vatandaşını muhatap alarak bilgi verme sorumluluğunu yerine getirmiştir.
Her ne kadar bir dikkatsizliğinin kurbanı olsa da, Atatürk’ün tek bir fotoğrafının bile, tozlu raflara terkedilmesine izin vermek istemeyen kıymetli hekimimize, yaşadığı büyük üzüntüye rağmen bu anlamda bir Türk vatandaşı olarak en içten şekilde teşekkür ediyorum.
Bu fotoğrafı çeken biri olarak olayda kasıt olmadığına ikna olduğumu açıkça belirtiyorum. Atatürk’ün hatırasına sahip çıkmak isterken bir personelin dikkatsizliğiyle büyük bir üzüntü yaşamak zorunda kalan Atatürk’ün fikirlerini özümsemiş, bu fikirler doğrultusunda Atatürk’ün askeri olmayı görev edinmiş bir Türk hekiminin yaşadığı büyük üzüntü için de ayrıca üzgünüm.
Tek sevincim; Atatürk’ü her şeye rağmen anlayan, sayan ve seven insanların çok olmasıdır.
Bu fotoğraf ile ilgili @sbuedutr'den ve @abdulhamideah'tan tarafıma bilgilendirme yapıldı.
Öncelikle fotoğrafı çeken kişi olarak bir kasıt ve art niyet olmadığına tamamen ikna oldum. Onun için de hakikati paylaşmayı da insanî bir gereklilik olarak görüyorum.
Çok yakın bir tarihte, deprem riski nedeniyle boşaltılan eski binada, Atatürk ve TSK'den kalma onlarca malzemenin depoya kaldırılıp atıl hâlde çürümeyi beklememesi için, fotoğrafın çekildiği kliniğin şefi, ismi bende saklı hekimimiz, inisiyatif alarak Atatürk ile ilgili eşyaların depoya kaldırılmasına içi elvermemiş ve servislerinde sergilenmesi talimatını teknik ekibe vermiş.
Kendisi eski bir askerî hekim ve Atatürk'ün fikirlerini özümsediğini, tanıyan güvenilir kişilerden duyduğum klinik şefi hekimimiz, bu fotoğraf karesini görene kadar, bu nahoş görüntüden haberdar da olmamış. Bu fotoğrafı gördüğü anda, bir dikkatsizlik nedeniyle yaşanan bu olaydan haberdar olmadığı için büyük bir üzüntü duyduğu bana aktırıldı (Bu üzüntü ile ilgili bazı detayları hekimimizin daha fazla incinmemesi için paylaşmayacağım.).
Beni anlatılanların samimiyetine ikna eden hususlardan birisi de, Türkiye’de alışık olmadığımız bir şekilde, bir görevlinin yaptığı yanlışa sığınılmamasıdır. Klinik şefi olan hekimimizin kendi hatası olmamasına rağmen, klinikte yaşanan ve hepimizi derinden üzen bir yanlışlığın sorumluluğunu sahiplenmesidir.
Hastane yönetimi bu paylaşımdan cumartesi günü haberdar olduğunda, bu nahoş görüntüyü ortadan kaldırmış ve yine çok da alışık olmadığımız şekilde vatandaşını muhatap alarak bilgi verme sorumluluğunu yerine getirmiştir.
Her ne kadar bir dikkatsizliğinin kurbanı olsa da, Atatürk’ün tek bir fotoğrafının bile, tozlu raflara terkedilmesine izin vermek istemeyen kıymetli hekimimize, yaşadığı büyük üzüntüye rağmen bu anlamda bir Türk vatandaşı olarak en içten şekilde teşekkür ediyorum.
Bu fotoğrafı çeken biri olarak olayda kasıt olmadığına ikna olduğumu açıkça belirtiyorum. Atatürk’ün hatırasına sahip çıkmak isterken bir personelin dikkatsizliğiyle büyük bir üzüntü yaşamak zorunda kalan Atatürk’ün fikirlerini özümsemiş, bu fikirler doğrultusunda Atatürk’ün askeri olmayı görev edinmiş bir Türk hekiminin yaşadığı büyük üzüntü için de ayrıca üzgünüm.
Tek sevincim; Atatürk’ü her şeye rağmen anlayan, sayan ve seven insanların çok olmasıdır.
Bu fotoğraf ile ilgili @sbuedutr'den ve @abdulhamideah'tan tarafıma bilgilendirme yapıldı.
Öncelikle fotoğrafı çeken kişi olarak bir kasıt ve art niyet olmadığına tamamen ikna oldum. Onun için de hakikati paylaşmayı da insanî bir gereklilik olarak görüyorum.
Çok yakın bir tarihte, deprem riski nedeniyle boşaltılan eski binada, Atatürk ve TSK'den kalma onlarca malzemenin depoya kaldırılıp atıl hâlde çürümeyi beklememesi için, fotoğrafın çekildiği kliniğin şefi, ismi bende saklı hekimimiz, inisiyatif alarak Atatürk ile ilgili eşyaların depoya kaldırılmasına içi elvermemiş ve servislerinde sergilenmesi talimatını teknik ekibe vermiş.
Kendisi eski bir askerî hekim ve Atatürk'ün fikirlerini özümsediğini, tanıyan güvenilir kişilerden duyduğum klinik şefi hekimimiz, bu fotoğraf karesini görene kadar, bu nahoş görüntüden haberdar da olmamış. Bu fotoğrafı gördüğü anda, bir dikkatsizlik nedeniyle yaşanan bu olaydan haberdar olmadığı için büyük bir üzüntü duyduğu bana aktırıldı (Bu üzüntü ile ilgili bazı detayları hekimimizin daha fazla incinmemesi için paylaşmayacağım.).
Beni anlatılanların samimiyetine ikna eden hususlardan birisi de, Türkiye’de alışık olmadığımız bir şekilde, bir görevlinin yaptığı yanlışa sığınılmamasıdır. Klinik şefi olan hekimimizin kendi hatası olmamasına rağmen, klinikte yaşanan ve hepimizi derinden üzen bir yanlışlığın sorumluluğunu sahiplenmesidir.
Hastane yönetimi bu paylaşımdan cumartesi günü haberdar olduğunda, bu nahoş görüntüyü ortadan kaldırmış ve yine çok da alışık olmadığımız şekilde vatandaşını muhatap alarak bilgi verme sorumluluğunu yerine getirmiştir.
Her ne kadar bir dikkatsizliğinin kurbanı olsa da, Atatürk’ün tek bir fotoğrafının bile, tozlu raflara terkedilmesine izin vermek istemeyen kıymetli hekimimize, yaşadığı büyük üzüntüye rağmen bu anlamda bir Türk vatandaşı olarak en içten şekilde teşekkür ediyorum.
Bu fotoğrafı çeken biri olarak olayda kasıt olmadığına ikna olduğumu açıkça belirtiyorum. Atatürk’ün hatırasına sahip çıkmak isterken bir personelin dikkatsizliğiyle büyük bir üzüntü yaşamak zorunda kalan Atatürk’ün fikirlerini özümsemiş, bu fikirler doğrultusunda Atatürk’ün askeri olmayı görev edinmiş bir Türk hekiminin yaşadığı büyük üzüntü için de ayrıca üzgünüm.
Tek sevincim; Atatürk’ü her şeye rağmen anlayan, sayan ve seven insanların çok olmasıdır.
Bu fotoğraf ile ilgili @sbuedutr'den ve @abdulhamideah'tan tarafıma bilgilendirme yapıldı.
Öncelikle fotoğrafı çeken kişi olarak bir kasıt ve art niyet olmadığına tamamen ikna oldum. Onun için de hakikati paylaşmayı da insanî bir gereklilik olarak görüyorum.
Çok yakın bir tarihte, deprem riski nedeniyle boşaltılan eski binada, Atatürk ve TSK'den kalma onlarca malzemenin depoya kaldırılıp atıl hâlde çürümeyi beklememesi için, fotoğrafın çekildiği kliniğin şefi, ismi bende saklı hekimimiz, inisiyatif alarak Atatürk ile ilgili eşyaların depoya kaldırılmasına içi elvermemiş ve servislerinde sergilenmesi talimatını teknik ekibe vermiş.
Kendisi eski bir askerî hekim ve Atatürk'ün fikirlerini özümsediğini, tanıyan güvenilir kişilerden duyduğum klinik şefi hekimimiz, bu fotoğraf karesini görene kadar, bu nahoş görüntüden haberdar da olmamış. Bu fotoğrafı gördüğü anda, bir dikkatsizlik nedeniyle yaşanan bu olaydan haberdar olmadığı için büyük bir üzüntü duyduğu bana aktırıldı (Bu üzüntü ile ilgili bazı detayları hekimimizin daha fazla incinmemesi için paylaşmayacağım.).
Beni anlatılanların samimiyetine ikna eden hususlardan birisi de, Türkiye’de alışık olmadığımız bir şekilde, bir görevlinin yaptığı yanlışa sığınılmamasıdır. Klinik şefi olan hekimimizin kendi hatası olmamasına rağmen, klinikte yaşanan ve hepimizi derinden üzen bir yanlışlığın sorumluluğunu sahiplenmesidir.
Hastane yönetimi bu paylaşımdan cumartesi günü haberdar olduğunda, bu nahoş görüntüyü ortadan kaldırmış ve yine çok da alışık olmadığımız şekilde vatandaşını muhatap alarak bilgi verme sorumluluğunu yerine getirmiştir.
Her ne kadar bir dikkatsizliğinin kurbanı olsa da, Atatürk’ün tek bir fotoğrafının bile, tozlu raflara terkedilmesine izin vermek istemeyen kıymetli hekimimize, yaşadığı büyük üzüntüye rağmen bu anlamda bir Türk vatandaşı olarak en içten şekilde teşekkür ediyorum.
Bu fotoğrafı çeken biri olarak olayda kasıt olmadığına ikna olduğumu açıkça belirtiyorum. Atatürk’ün hatırasına sahip çıkmak isterken bir personelin dikkatsizliğiyle büyük bir üzüntü yaşamak zorunda kalan Atatürk’ün fikirlerini özümsemiş, bu fikirler doğrultusunda Atatürk’ün askeri olmayı görev edinmiş bir Türk hekiminin yaşadığı büyük üzüntü için de ayrıca üzgünüm.
Tek sevincim; Atatürk’ü her şeye rağmen anlayan, sayan ve seven insanların çok olmasıdır.
Bu fotoğraf ile ilgili @sbuedutr'den ve @abdulhamideah'tan tarafıma bilgilendirme yapıldı.
Öncelikle fotoğrafı çeken kişi olarak bir kasıt ve art niyet olmadığına tamamen ikna oldum. Onun için de hakikati paylaşmayı da insanî bir gereklilik olarak görüyorum.
Çok yakın bir tarihte, deprem riski nedeniyle boşaltılan eski binada, Atatürk ve TSK'den kalma onlarca malzemenin depoya kaldırılıp atıl hâlde çürümeyi beklememesi için, fotoğrafın çekildiği kliniğin şefi, ismi bende saklı hekimimiz, inisiyatif alarak Atatürk ile ilgili eşyaların depoya kaldırılmasına içi elvermemiş ve servislerinde sergilenmesi talimatını teknik ekibe vermiş.
Kendisi eski bir askerî hekim ve Atatürk'ün fikirlerini özümsediğini, tanıyan güvenilir kişilerden duyduğum klinik şefi hekimimiz, bu fotoğraf karesini görene kadar, bu nahoş görüntüden haberdar da olmamış. Bu fotoğrafı gördüğü anda, bir dikkatsizlik nedeniyle yaşanan bu olaydan haberdar olmadığı için büyük bir üzüntü duyduğu bana aktırıldı (Bu üzüntü ile ilgili bazı detayları hekimimizin daha fazla incinmemesi için paylaşmayacağım.).
Beni anlatılanların samimiyetine ikna eden hususlardan birisi de, Türkiye’de alışık olmadığımız bir şekilde, bir görevlinin yaptığı yanlışa sığınılmamasıdır. Klinik şefi olan hekimimizin kendi hatası olmamasına rağmen, klinikte yaşanan ve hepimizi derinden üzen bir yanlışlığın sorumluluğunu sahiplenmesidir.
Hastane yönetimi bu paylaşımdan cumartesi günü haberdar olduğunda, bu nahoş görüntüyü ortadan kaldırmış ve yine çok da alışık olmadığımız şekilde vatandaşını muhatap alarak bilgi verme sorumluluğunu yerine getirmiştir.
Her ne kadar bir dikkatsizliğinin kurbanı olsa da, Atatürk’ün tek bir fotoğrafının bile, tozlu raflara terkedilmesine izin vermek istemeyen kıymetli hekimimize, yaşadığı büyük üzüntüye rağmen bu anlamda bir Türk vatandaşı olarak en içten şekilde teşekkür ediyorum.
Bu fotoğrafı çeken biri olarak olayda kasıt olmadığına ikna olduğumu açıkça belirtiyorum. Atatürk’ün hatırasına sahip çıkmak isterken bir personelin dikkatsizliğiyle büyük bir üzüntü yaşamak zorunda kalan Atatürk’ün fikirlerini özümsemiş, bu fikirler doğrultusunda Atatürk’ün askeri olmayı görev edinmiş bir Türk hekiminin yaşadığı büyük üzüntü için de ayrıca üzgünüm.
Tek sevincim; Atatürk’ü her şeye rağmen anlayan, sayan ve seven insanların çok olmasıdır.
Bu fotoğraf ile ilgili @sbuedutr'den ve @abdulhamideah'tan tarafıma bilgilendirme yapıldı.
Öncelikle fotoğrafı çeken kişi olarak bir kasıt ve art niyet olmadığına tamamen ikna oldum. Onun için de hakikati paylaşmayı da insanî bir gereklilik olarak görüyorum.
Çok yakın bir tarihte, deprem riski nedeniyle boşaltılan eski binada, Atatürk ve TSK'den kalma onlarca malzemenin depoya kaldırılıp atıl hâlde çürümeyi beklememesi için, fotoğrafın çekildiği kliniğin şefi, ismi bende saklı hekimimiz, inisiyatif alarak Atatürk ile ilgili eşyaların depoya kaldırılmasına içi elvermemiş ve servislerinde sergilenmesi talimatını teknik ekibe vermiş.
Kendisi eski bir askerî hekim ve Atatürk'ün fikirlerini özümsediğini, tanıyan güvenilir kişilerden duyduğum klinik şefi hekimimiz, bu fotoğraf karesini görene kadar, bu nahoş görüntüden haberdar da olmamış. Bu fotoğrafı gördüğü anda, bir dikkatsizlik nedeniyle yaşanan bu olaydan haberdar olmadığı için büyük bir üzüntü duyduğu bana aktırıldı (Bu üzüntü ile ilgili bazı detayları hekimimizin daha fazla incinmemesi için paylaşmayacağım.).
Beni anlatılanların samimiyetine ikna eden hususlardan birisi de, Türkiye’de alışık olmadığımız bir şekilde, bir görevlinin yaptığı yanlışa sığınılmamasıdır. Klinik şefi olan hekimimizin kendi hatası olmamasına rağmen, klinikte yaşanan ve hepimizi derinden üzen bir yanlışlığın sorumluluğunu sahiplenmesidir.
Hastane yönetimi bu paylaşımdan cumartesi günü haberdar olduğunda, bu nahoş görüntüyü ortadan kaldırmış ve yine çok da alışık olmadığımız şekilde vatandaşını muhatap alarak bilgi verme sorumluluğunu yerine getirmiştir.
Her ne kadar bir dikkatsizliğinin kurbanı olsa da, Atatürk’ün tek bir fotoğrafının bile, tozlu raflara terkedilmesine izin vermek istemeyen kıymetli hekimimize, yaşadığı büyük üzüntüye rağmen bu anlamda bir Türk vatandaşı olarak en içten şekilde teşekkür ediyorum.
Bu fotoğrafı çeken biri olarak olayda kasıt olmadığına ikna olduğumu açıkça belirtiyorum. Atatürk’ün hatırasına sahip çıkmak isterken bir personelin dikkatsizliğiyle büyük bir üzüntü yaşamak zorunda kalan Atatürk’ün fikirlerini özümsemiş, bu fikirler doğrultusunda Atatürk’ün askeri olmayı görev edinmiş bir Türk hekiminin yaşadığı büyük üzüntü için de ayrıca üzgünüm.
Tek sevincim; Atatürk’ü her şeye rağmen anlayan, sayan ve seven insanların çok olmasıdır.
@82snpGlcan Gülcan hanım, ben paylaşımınız altında tüm hastane Atatürk düşmanıymıs gibi yapılan yorumları gördügüm icin acıklama geregi hissettim, size ithafen yazma nedenimse tüm yanıt verenlere ulaşamayacak olmamdı, hastane yetkilileri eminim ki gerekli aksiyonu alacaktır
@82snpGlcan Ben asan personelin kasıtlı bir kötü niyetinin olmadıgını düşündüğüm için size bu yanıtları verdim - aynı laboratuarda cicekli köşelerde, baş köşelerde de Atatürk panoları mevcut keşke onları da çekseydiniz - mesela bu fotograf 3 Temmuzdan
İyi gelecek şeyler duymamız gerekiyordu.
Depremden etkilenen çocuklar için "LoLo Olol Lolo" isimli hikayeyi yazdık. #çocukvedeprem#anlamakmeselesi
https://t.co/jucLMDSfd1
İyi gelecek şeyler duymamız gerekiyordu.
Depremden etkilenen çocuklar için "LoLo Olol Lolo" isimli hikayeyi yazdık. #çocukvedeprem#anlamakmeselesi
https://t.co/jucLMDSfd1
İyi gelecek şeyler duymamız gerekiyordu.
Depremden etkilenen çocuklar için "LoLo Olol Lolo" isimli hikayeyi yazdık. #çocukvedeprem#anlamakmeselesi
https://t.co/jucLMDSfd1
İyi gelecek şeyler duymamız gerekiyordu.
Depremden etkilenen çocuklar için "LoLo Olol Lolo" isimli hikayeyi yazdık. #çocukvedeprem#anlamakmeselesi
https://t.co/jucLMDSfd1