Kira tespit davalarında talep edilen dönem başlamadan davanın açılabileceğine ve arabuluculuğa erken başvurulabileceğine dair
İzmir BAM 27 HD 2025/3068 E 2026/1702 K 24.06.2026
-İSTANBUL YARGI ÇEVRESİNDE TİCARİ DAVA AÇACAK MESLEKTAŞLAR İÇİN-
Dikkat ! İstanbul Ticaret Mahkemelerinde Yeni İhtisas Yapısı ve UYAP Tevzi Seçiminin Önemi(Hazırlayan: Hakim Taner Erdoğan)
Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin 30.06.2026 tarih ve 1420 sayılı kararıyla İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri yeniden yapılandırılmış ve ihtisas görev dağılımı yeniden belirlenmiştir. Bu yapısal değişiklik, dava açılışında UYAP tevzi ekranındaki ihtisas seçiminin önemini artırmıştır.
Uygulamada, ihtisas mahkemesinin görev alanına giren bir davanın genel tevzi üzerinden açılması hâlinde, dosyanın tevzi edildiği mahkemece görevli ihtisas mahkemesine gönderilmesine karar verilmekte; bu durum yargılamanın başlamasını geciktirmektedir. Asıl önemlisi, dava dilekçesiyle birlikte talep edilen ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz istemlerinin, dosya görevli mahkemeye ulaşıncaya kadar incelenememesi ihtimalidir. Niteliği gereği ivedi inceleme gerektiren bu taleplerde geçen süre, korunmak istenen hakkın fiilen korumasız kalması sonucunu doğurabilir. Bu nedenle doğru mahkemenin dava açılmadan önce belirlenmesi, yalnızca usul ekonomisinin değil, geçici hukuki korumanın etkinliğinin de gereğidir.
17.07.2026 tarihinden itibaren geçerli ihtisas dağılımı:
▪️ Bankacılık ve iflas davaları: İstanbul 1, 2 ve 3. Asliye Ticaret Mahkemeleri (Fon, fon bankaları ve faaliyet izni kaldırılan bankaların iflas ve tasfiye idarelerince açılmış davalar İstanbul 1 ve 2. ATM'ye devredilmiştir.)
▪️ Finans davaları: İstanbul 6, 7, 8 ve 9. Asliye Ticaret Mahkemeleri
▪️ 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu kapsamındaki uyuşmazlıklar: İstanbul 23, 24 ve 25. Asliye Ticaret Mahkemeleri (genel tevziye ilaveten görevlidir)
▪️ İstanbul 1, 2, 3, 6, 7, 8 ve 9. ATM, ihtisas mahkemesi sıfatıyla gelecek işler hariç olmak üzere genel tevziye kapatılmıştır.
▪️ Geçiş dönemi: Faaliyeti durdurulan mahkemelerden devralınan finans dosyalarına İstanbul 10, 11, 12 ve 13. ATM; bankacılık ve iflas dosyalarına ise İstanbul 18, 19, 20, 21, 22 ve 23. ATM bakmaya devam edecektir. Bu mahkemeler yeni ihtisas tevzisi almayacaktır.
▪️ Deniz ticaretine ve deniz sigortaları : İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
Uygulama bakımından önem taşıyan hususlar:
Dava açılmadan önce uyuşmazlığın hukuki niteliği belirlenmelidir: talep bankacılık işleminden mi, finansal kiralama, faktoring veya finansman sözleşmesinden mi, sigorta ilişkisinden mi kaynaklanmaktadır? Bu nitelendirme, tevzi ekranındaki seçimi belirler.
İhtiyati tedbir veya ihtiyati haciz talebi içeren davalarda ihtisas seçimi ayrıca özenle yapılmalı; geçici hukuki korumanın amacına ulaşabilmesi için talebin ilk andan itibaren görevli mahkemenin önünde olması sağlanmalıdır.
10.07.2026 tarihinden itibaren Bakırköy, İstanbul Anadolu ve Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemelerine yeni dava, değişik iş ve talep tevzi edilmeyeceği; tüm başvuruların İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerine yöneleceği gözetilmelidir.
(Kaynak: HSK Birinci Dairesinin 30.06.2026 tarih ve 1420 sayılı kararı)
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi:
"Sigorta şirketine yazılı başvuru yapılmadan arabuluculuk başvurusu yapılması hâlinde 2918 sayılı Kanun madde 97 kapsamınca sigorta şirket yazılı başvuruya ilişkin dava şartının da yerine getirildiginin kabulü gerekir."
2024/7247 E.
2024/7656 K.
Tasarrufun iptali davasında "elden ödedim" savunması çoğu zaman "Allah yardımcımız olsun" demekle eşdeğerdir
Ama aynı dua bazen davacı içın de gerekir
Çünkü tasarrufun iptali davalarında yalnızca "mal kaçırıldı" demek yetmez
Bu davada delillerin gücü ve zayıflığı hakkında
⏬
MÜTERAFİK KUSUR İNDİRİMİ VE BAKİYE ÖMÜR SÜRESİNE İLİŞKİN ÇOK GÜNCEL BİR YARGITAY KARARI
4. HD, T. 16.02.2026, E. 2024/8759, K. 2026/1591
ZARAR GÖREN MOTOSİKLET SÜRÜCÜSÜ KASK TAKMADIĞI İÇİN KAFA VE YÜZ BÖLGESİNDEN YARALANMIŞ OLSA DA, MALULİYET ORANI KAFA VE YÜZ BÖLGESİNDEKİ YARALAMA NEDENİYLE DEĞİL, OMUZ VE DİRSEK YARALAMASI NEDENİYLE BELİRLENDİĞİNDEN ORTAK KUSUR İNDİRİMİ YAPILAMAZ.
MÜTERAFİK KUSURA İLİŞKİN SAVUNMA BİR DEF’İ OLMADIĞINDAN BU YÖNDE BİR SAVUNMA OLMASA DA RESEN DİKKATE ALINMASI GEREKİR
DAVACININ BAKİYE ÖMÜR SÜRESİ HESAP TARİHİNDEKİ YAŞINA GÖRE DEĞİL KAZA TARİHİNDEKİ YAŞINA GÖRE BELİRLENMELİDİR
“6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52. maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. MÜTERAFİK KUSURA İLİŞKİN SAVUNMA BİR DEF’İ OLMADIĞINDAN bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 78 ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150 maddesi ve eki Cetvel uyarınca; bisiklet, elektrikli bisiklet, motorlu bisiklet ve motosikletlerde sürücülerin koruma başlığı ve koruma gözlüğü, yolcuların ise koruma başlığı (kask) takması zorunludur.
Somut olayda hakem heyetince davacıda kaza nedeniyle işitme kaybının oluştuğu, kafa ve yüz bölgesinden yaralandığı, davacının korucuyu başlık takmadığı gerekçesiyle %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmış ise de, davacı hakkında düzenlenen ve hükme esas alınan iş göremezlik raporunda omuzundan ve dirseğinden yaralanması nedeniyle maluliyet oranı belirlendiği, sağ kulağındaki işitme kaybı ile kaza arasında illiyet bağı bulunmadığı belirtilmiş olup, MALULİYET ORANININ BELİRLENMESİNDE DİKKATE ALINMAYAN YARALANMA GÖZETİLEREK MÜTERAFİK KUSUR İNDİRİMİ YAPILMASI DOĞRU GÖRÜLMEMİŞTİR. 3.Dairemizin yerleşik uygulamasına göre davacının TRH 2010 Yaşam Tablosu’na göre muhtemel bakiye ömür süresi ile işleyecek aktif ve pasif dönemlerin, hesaplamaya esas olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Hükme esas alınan raporda bakiye ömür, hesap tarihindeki yaşa göre belirlenmiştir. Bu durumda; davacının TRH 2010 Yaşam Tablosu’na göre BAKİYE ÖMÜR SÜRESİNİN KAZA TARİHİNDEKİ YAŞINA GÖRE BELİRLENEREK daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden denetime elverişli ek rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.”
CMK beraat ücretlerinin idari başvuru veya icra yoluyla tahsilinde Baro Yazısının yeterli olduğu, vekalete/muvafakatnameye gerek bulunmadığı yazısı tüm ilgili birimlere gönderildi. Bakanlık nezdinde çaba harcayan @erincsagkan ve Trabzon Barosu başkanı @AvHakanOrhan a teşekkürler
KAZANÇ KAYBI VE İKAME ARAÇ TAZMİNATINA İLİŞKİN TAKDİRE ŞAYAN GÜNCEL BİR YARGITAY VE İSTİNAF KARARI
Yrg. 11. HD., T. 11.3.2026, E. 2025/4441 K. 2026/1451
BİLİRKİŞİ MAKUL TAMİR SÜRESİNİ 60 GÜN OLARAK TESPİT ETTİ. MAHKEME TAMİRDE GEÇEN SÜRENİN TAMAMI İÇİN (120 GÜN) araç mahrumiyet ve kazanç kaybı tazminatı ödenmesine karar verdi. İSTİNAF VE YAGITAY KARARI ONAYLADI
“Davacının makul onarım süresi dışında kalan süre için araçtan mahrum kalması nedeniyle zararının tazminini davalıdan talep edebileceği, makul süre dışında aracın onarımda kaldığı sürenin ise 165 gün olup, davacının ıslah dilekçesi ile talebini 120 gün olarak istediği, 360,000,00 TL ticari gelir kaybının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan istenebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 11.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.”
DİĞER BİR KARAR DA İSTİNAF KARARI
İSTANBUL BAM 3. Hukuk Dairesi, T. 03.07.2025, E. 2024/3666, K. 2025/1792
“Hal böyleyken, davalının davacıya ait aracın tamirinde kullanılacak yedek parçaların ...'den sipariş edilerek tedariklerinin sağlandığını, parçaların siparişinin verildiğini, geldikten sonra aracın üç gün içinde onarılarak teslim edildiğini ileri sürdüğüne göre, arızanın onarılması için gerekli parça teminin bu kadar süre alıp alamayacağı, yurt dışından gelecek parçanın normal temin süreci, davalının siparişi hangi tarihte verdiği ve parçaların geliş tarihi de dikkate alınarak üçlü bilirkişi heyetinden, yurt dışından gelecek parça da gözetilerek makul tamir süresi konusunda rapor alınarak araç hasarının onarımı için gerekli makul tamir süresi ve serbest piyasa koşullarına göre ikame araç için ödenmesi gereken günlük kira bedelinin tespitiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, HMK 353/1-a-6 md gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtilen şekilde yargılama yapılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yukarıda izah edilen şekilde, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine, Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.
KİŞİSEL DEĞERLENDİRMELERİMİZ
Bilindiği üzere ikame araç ve kazanç kaybı konusunda bazı Yargıtay Daireleri sadece makul süre için ödemeye hükmediyor. Yedek parça temini ve benzeri sebeplerle araç makul süreden daha fazla tamirde kalsa bile bilirkişi tarafından tespit edilen makul süreyi aşan süreler için tazminat talebi red ediliyor.
Kanaatimizce tazminat hukuku, özellikle gerçek zarar ilkesine göre zarar veren makul süreyi aşan tamir süresi için de ikame araç bedeli ve kazanç kaybı tazminatı ödemek zorundadır. Bu nedenle kararları yerinde olup diğer Daire ve Mahkemelere de emsal teşkil edecek niteliktedir.
🚨 Yargıtay’dan yıllık izin hesabına ilişkin önemli karar!
9 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan karara göre, yıllık ücretli izin süresine denk gelen hafta tatili (pazar günü) ile ulusal bayram ve genel tatil günleri yıllık izin süresinden sayılamaz.
📌 Örneğin 20 gün yıllık izin hakkı bulunan bir işçinin kullandığı 14 günlük izin dönemine 2 pazar günü denk gelmişse, işçinin yıllık izin hakkından 14 değil 12 gün düşülmesi gerekir. Bu durumda işçinin kalan izin hakkı 6 gün değil 8 gün olacaktır.
⚖️ Yargıtay, somut olayda da izin dönemlerine denk gelen hafta tatili günlerinin yıllık izin hesabına dahil edilmesini hukuka aykırı bularak işçi lehine karar verdi.
#YargıtayKararı #İşHukuku #İşçiHakları #Yıllıkİzin #ÇalışmaHayatı
AYM’nin 26/2/2026 tarih ve 2026/49 E. 2026/48 K. sayılı kararı ile HMK m. 362/1-a bendi “istinaf başvurusunun kısmen veya tümden kabulü hali” yönünden iptali(icra hariç) ile kesinlik sınırlarının belirlenmesindeki değişikliklere göre parasal sınırlara ilişkin güncel tablo⤵️