Beymen Tersane, en Estambul (Turquía), inserta una secuencia de galerías contemporáneas dentro del antiguo Arsenal Imperial Otomano, transformando las naves industriales en un espacio comercial y cultural. Un proyecto de OMA. | https://t.co/YTRJtv1AW2
Avlu konseptini bitirip bizi apartman dairelerine sıkıştırmak ilk kimin fikriyse mezarında ters dönsün.. hava alalım diye balkona çıktık karşı apartmanla bakışıyoruz.. böyle konsept mi olur ilkkan?
Kırlangıç kubbenin farklı bir yorumu, sadece bir mühendislik harikası değil, aynı zamanda Orta Asya çadır kültüründen yerleşik hayata geçişin mimari yansımasıdır. Isıyı homojen dağılır.Depreme karşı inanılmaz esnek ve dayanıklı bir strüktür oluşturur. Geleneksel mimarinin en zeki çözümlerindendir. Doğu Anadolu’da sıkça görülür.Erzurum Ulu Camii mihrap üstü kubbesi buna güzel bir örnektir.Kare tavandan kubbeye geçişte ara formdur.
Ankara’nın mimari hafızasını keşfetmeye hazır mısınız?
Başkent Üniversitesi ve Koç Üniversitesi VEKAM ortaklığıyla hayata geçirilen “Ankara’da İz Bırakan Mimarlar” projesinin dijital koleksiyonu erişimine açıldı.
Koleksiyon; Ankara'da tasarladıkları yapılarla kentin mimari kimliğine katkı sunan mimarların yaşam öykülerini, eserlerini ve bu yapılara ilişkin araştırmaları bir araya getiriyor. Böylece Ankara'nın mimari belleğinin korunmasına ve gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sağlıyor.
Kentin mimari mirasını daha yakından tanımak isteyen herkesi koleksiyonu keşfetmeye davet ediyoruz.
https://t.co/3Q0pJNRs6N
#VEKAM @kocuniversity #kocuniversity #AnkaradaİzBırakanMimarlar
🚨 #SONDAKİKA
Göbeklitepe'nin Türk olduğu gerçeği, dördüncü katman kazılarında bir kez daha ortaya çıktı.
Yıllar önce Hakkari'de bulunan iki taş yazıt da aynı gerçeği gösteriyordu. Eski Arkaik Dönem'e ait bu yazıtlar Türkçe runik harflerle yazılmıştı ve 4500 yıllıktı. Yani Türkler 4500 yıl önce de bu topraklardaydı.
Ortada kanıt vardı ama yıllarca görmezden gelindi. Tam 7 yıl boyunca reddedildi. Sonunda kabul etmek zorunda kaldılar.
Göbeklitepe'de de aynı tablo yaşandı. Gerçekler ortaya çıktıkça sessizlik başladı. Üstelik Göbeklitepe'nin geçmişinin 17 bin yıla kadar uzandığının anlaşılması, ezberlenmiş tarih anlatılarını yerle bir etti. Sadece siyasal tarihi değil, dinler tarihine dair birçok kalıbı da tartışmaya açtı.
Bunun ardından kazıları destekleyen uluslararası çevrelerin fonları kesildi. Çünkü bazı gerçekler ortaya çıktığında, yıllardır kurulan hikâyeleri ayakta tutmak zorlaşıyor.
Sırf Trump için 9 milyar TL harcadılar şu havalimanı yenilemesine. Oysa ki Esenboğa'ya da daha yeni 3. pisti yapmışlardı. Yani şu anda Ankara'da yenilenmiş ve büyütülmüş iki havalimanı birden var.
Öte yandan "burası tek seferlik değil, artık VIP uçuşlar hep buraya yapılacak" diyorlar ama Cumhurbaşkanlığı filosunun hangarları Esenboğa'da kuruldu.
Eğer uçuşlar buradan yapılacak, uçaklar sonra hangara alınmak için Esenboğa'ya uçacaksa iyice fecaat.
Esenboğa'daki hangarları boşaltıp buraya yeni hangarlar yapacaklarsa iyice israf olacak.
Ya da belki uçaklar Etimesgut'ta, hangarlar Esenboğa'da olacak. Uçaklar Etimesgut'ta açık havada bekleyecek. Hangarlar Esenboğa'da boş bekleyecek. Bu iktidardan her türlü absürtlük beklenir.
Sonuçta plansızlığın, şatafatın, israfın bedeli 86 milyonun cebinden çıkmaya devam ediyor. Sorumluların cebinden çıkan bir şey yok. Sonra da bu ülkede emekli maaşı neden 400 dolar diye düşünür dururuz.
He died looking like a homeless man. Passersby walked past him for hours before anyone helped. He was the most celebrated architect in Catalonia, and he had spent his final years living in the construction site of a church that would take 144 years to complete.
Antoni Gaudí took over the Sagrada Família in 1883, when it was barely a crypt and some foundations. No government funding. No guaranteed timeline. It ran entirely on donations from ordinary Catalans, collected coin by coin.
For 43 years, he worked on nothing else. After losing those closest to him, he stepped back from the world. The architect who wore tailored suits and attended political rallies gave up meat, gave up socializing, and moved into a workshop inside the construction site. He slept there and ate almost nothing. He walked to evening prayer every day.
His design approach was unlike anything before him. He hung chains from a board, photographed the natural curve upside-down, and built his arches in that exact shape. A hanging chain naturally makes the strongest arch shape possible, sending weight straight down with no side supports needed. He studied bat wings, sea shells, and bones. There are no straight lines in the Sagrada Família. Every column and arch doubles as decoration.
By 1926, after 43 years of work, less than a quarter of the building was finished. He had 17 more towers to build. “My client is not in a hurry,” he said.
On June 7, 1926, at 6:05 in the evening, a tram hit him while he walked to confession. He was 73, wearing threadbare clothes, carrying no identification. He fell in the street, and no one stopped. Passersby assumed he was a vagrant. A nearby doctor eventually found him and had him taken to Hospital de la Santa Creu, Barcelona’s paupers’ hospital. His friends found him the next morning and tried to move him to a private room. He refused. He died there three days later.
Ten years after his death, anarchists burned his workshop during the Spanish Civil War. His plans, models, and calculations were destroyed. Architects spent decades rebuilding them from photographs and fragments.
Ground broke in 1882. On February 20, 2026, the central tower of the Sagrada Família reached its full height of 172.5 meters, making it the tallest church in the world, exactly 100 years after his death. Interior work and the Glory Facade are still ongoing. Final completion is expected in the 2030s. The Eiffel Tower took 2 years. The Empire State Building took 14 months.
He is buried in the crypt of the Sagrada Família.
Yapımı 140 yılı aşkın süredir devam eden, Barselona'daki La Sagrada Familia'nın en yüksek kulesi olan İsa Kulesi'nin yapımı en nihayet tamamlandı.
Yapının mimarı olan Antoni Gaudi'nin 10 Haziran 1926 tarihindeki ölümünün yüzüncü yıldönümü vesilesiyle İsa Kulesi'nin açılış töreni dün gerçekleşti.
Törende yüzlerce drone ile gökyüzünde Antoni Gaudi'nin yüzü oluşturuldu ve onun ünlü sözü yazıldı: "Önce aşk, sonra teknik" (Primero el amor, después la técnica)
Eserinin bitişini göremeden ölen Gaudi'yi gökyüzüne ışıkla çizen ve biten başyapıtını ona ilk ve son kez gösteren fikir, ne muhteşem bir fikir. Ne duygusal bir an. Bravo Barcelona.
Dün bütün ankara Tarkan konserindeydi, bugün manifest, yarın dktt üçüne de aşırı gitmek isteyip gidemedim bilgisayar başında okulu bitirmeye çalışıyorum teslim tarihine tüküreyim agü gider ayak son kazığını attı :)