@jurnalhabertr -Çocuğun madde, alkol, zina bağımlısı olmasına para kazanmaya başlamasına kaldığı kadar kalmış. Aksini inkar eden çevresini görmüyordur.
-Ayrıca buradaki baba çocuğun eğitimini vs düşündüğü için değil çocuğun masraflarından kaçtığı ve evde ek 1 kişi daha istemediği için salmış.
#İspanya’ya taşındıktan sonra şunu çok net fark ettik:
Asıl fark burada yaşamaya başlayınca değil,
Türkiye’ye gidip gelince hissediliyor.
Çünkü değişen sadece ülke değil.
İnsanın içindeki tempo değişiyor.
Düşünme şekli değişiyor.
Hayata bakışı değişiyor.
Türkiye’de görünmeyen bir şey var:
İnsanın içinden hiç susmayan bir ses.
Sürekli konuşan.
Sürekli dürten.
Sürekli hatırlatan:
“Geç kalıyorsun.”
Uyanıyorsun, o ses.
Yola çıkıyorsun, o ses.
Trafikte, işte, evde…
Hep orada.
Görünmüyor.
Ama herkes onunla yaşıyor.
Herkes biraz acele.
Herkes biraz gergin.
Herkes biraz yorgun.
Çünkü kimse sadece yaşamıyor.
Herkes bir şeye yetişmeye çalışıyor.
Ama kimse tam olarak neye yetiştiğini bilmiyor.
Sonra başka bir yere geliyorsun.
Aynı dünya.
Aynı saat.
Aynı gün.
Ama o ses…
yok.
Kimse seni itelemiyor.
Kimse arkandan “hadi” demiyor.
Zaman akıyor…
ama seni sürüklemiyor.
İnsanlar çalışıyor.
Ama kendini tüketmeden.
Dükkanlar kapanıyor.
Siesta yapılıyor.
İnsanlar dinleniyor.
Ve ilk başta anlam veremiyorsun.
“Nasıl yani?” diyorsun.
“Hayat durur mu?”
Sonra anlıyorsun.
Hayat durmuyor.
Sadece insanı ezmeden akıyor.
Para burada da önemli.
Ama kutsal değil.
Kimse hayatını onun etrafında yakmıyor.
Çünkü insanlar bir şeyi unutmamış:
Yaşamak…
sadece kazanmak değil.
Sonra çocuklara bakıyorsun.
Koşmuyorlar.
Yarışmıyorlar.
Kıyaslanmıyorlar.
Sanki bir yerlere geç kalmıyorlar.
Ve bu çok garip geliyor.
Çünkü biz…
hep geç kalıyormuşuz gibi büyüdük.
En ağır fark burada başlıyor.
Bir yerde insan
hayata yetişmeye çalışıyor.
Diğer yerde ise
hayat insanı bekliyor.
Ve insan bir gün fark ediyor:
Yıllarca koşmuş.
Ama kimse sormamış:
Nereye?
Yorulmuş.
Ama durmaya cesaret edememiş.
Çünkü durursa…
geri kalacak sanmış.
Oysa bazı yerlerde kimse kimseyle yarışmıyor.
Ve bu yüzden
kimse kendini kaybetmiyor.
Sonra çok geçmeden şu gerçek çarpıyor:
Biz hayatı kaçırmaktan korkarken,
aslında hayatı yaşamayı kaçırmışız.
Ve en sessiz kayıp şu oluyor:
Ne para…
ne zaman…
En çok kaybettiğimiz,
bir daha geri gelmeyecek olan şey oluyor:
Çocuklarımızın çocukluğu.
#borsaistanbul #tly #phe
@FatihEygihan Elektrik, su, gaz, ekipmanların amortismanı, dükkanın ve imalathanenin ayrı ayrı sarf malzemesi giderleri bak bunları da saymayı unutmuşum.
@FatihEygihan Kira, stopaj, kdv, gelir vergisi, muhasebe defter parası, baka komisyonları ve pos giderleri, personel maaş, sgk, stopaj, kdv si ne kadar onlarında birim maliyetini hesaplar mısın bay çok bilmiş hesap uzmanı arkadaş?
@amatorsezarr Yanıltıcı bilgi. Portekiz kahvaltı kültürünün bizim kültürümüzden pek farkı yok. Peynir kahvaltılarda ve tüm öğünlerde yenilebilir zeytin de öyle. Ayrıca peynirin dünyadaki diğer ülkelerde rastlayamayacağınız türleri mevcuttur. Otlu eski kaşarları çok meşhurdur.Yumuşak gravier de
@anti1346723 Türkiye'de böyle bir uygulamanın fitili ateşlendiği anda ve hatta daha ileri gidersek başkan böyle bir fikri düşündüğü anda İTO başkanı çıkıp açıklama yapar. "Taşeron firmalar daş mı yesin" dramatik ama gerçek.
Azerbaycan'dan ülkemize gelmek üzere havalanan Türk Silahlı Kuvvetleri'ne ait askeri kargo uçağının düşmesi sonucu şehit olan kahraman Mehmetçiklerimize Allah'tan rahmet; ailelerine, yakınlarına ve aziz milletimize başsağlığı diliyoruz.