Mustafa Kemal Atatürk🇹🇷 Yıldızım 💫 Asil oğlum 💙 Bilim İnsanı. Dr: Üretim ve Lojistik. Rusça & İngilizce. Tenis, Futbol, Kayak ve Müzik. Kadıköy Boğası 💛💙
Mısır seferi için yola çıkan Sultan Alpa Arslan Halep’i aldığı sırada bir Bizans elçisi gelerek, Membiç, Ahlat ve Malazgirt‘in derhal boşaltılmasını istediğini iletmiştir. Eğer bu isteği kabul edilmezse İmparator Roman Diyojen‘nin büyük bir orduyla Selçukluların üzerine yürüyeceğini bildirmiştir. Bu bu teklifin reddedileceğini bilen İmparator Romen Diyojen aynı zamanda Erzurum’a doğru çoktan yola çıkmıştı.
*** Sultan Alp Arslan için ise; niyet Mısır, akıbet Malazgirt olacaktı.
Türklerin Anadoluya dağılışı.
1054 yılında Tuğrul Bey, Anadolu’ya geldiğinde kuvvetlerini dörde bölerek farklı bölgelere sevk etti.
Birinci grup Kafkaslar‘dan Tercan ve Erzincan’a hareket etti.
İkinci grup Ordu’dan Çoruh Irmağı Vadisine ve Bayburt civarına yerleşti.
Üçüncü grup Kars taraflarında faaliyette bulundu.
Dördüncü grup ise Muradiye (Bargiri)’yi ele geçirdikten sonra Erçiş’e hakim oldular.
Buradan sonra asıl hedef Malazgirt’ti.
18 Nisan 1064 Cuma günü Bağdat’ta okunan hutbeyle Büyük Selçuklu Sultanı olarak tahta geçen Alp Arslan ilk iş olarak İran’ın güneybatısındaki Lûristan bölgesinde yol kesip insanları eziyet eden Kürt topluluklarına karşı harekete geçilmesini emretti. Dağlarda gerçekleştirilen bir takipten sonra mağlubiyete uğratılan bu toplulukların bütün ağırlıkları ganimet olarak ele geçirildi. Ardından bu zaferin ayrıntıları bir zafername ile Bağdat’a bildirildi.
Bir süre konumuz Alp Arslan. Sahne onun.
Gazneli Sultanı Mevdüt Horasan’ı ele geçirmek üzere Belh’e saldırdı. Selçuklu Sultanı Çağrı Bey hastalık sebebiyle karşılık veremedi. Ancak yerine 13 YAŞINDAKİ oğlu Alp Arslan’ı gönderdi. Alparslan Mevdüt’ü hezimete uğratarak şaşırtıcı bir galibiyet elde etmişti. İlk askeri başarısını kazanmış oldu.
Bütün endişelere rağmen, içinden geçtiğimiz bunalımlı anların olumluya döneceği; bizi insanlık macerasının devamı için, aynı trajedillerin farklı aktörlerle yenilenmesinden ibaret kalmayan başka bir seyir tasarlamaya sevk edebileceği kanaatini hala koruyorum.
Yarın güç dengeleri değişebilir. Askeri üstünlük, doların tüm dünyada geçerli para birimi olması yıkılabilir. O sırada da bir çatışma veya hakimiyet mantığı içinde olunursa, küresel bir dayanışma mantığı hâlâ kurulmamış olursa bu durum feci sonuçlara yol açabilir.
@siyahsancakx İlk dakika bir gol ye. Rakip 10 kişi kalsın. 100 dakika boyunca bir gol atama. 85 milyonluk ülkede ilk turu atlayacak takım kurama. Ondan sonra ne yorum yaparsan yap. Çalışmıyorlar, tembeller. Kalite bu. Gerçek bu.
@dabitnel İlk dakika bir gol ye. Rakip 10 kişi kalsın. 100 dakika boyunca bir gol atama. 85 milyonluk ülkede ilk turu atlayacak takım kurama. Ondan sonra ne yorum yaparsan yap. Çalışmıyorlar, tembeller. Kalite bu. Gerçek bu.
Batı Berlin Duvarı yıkılır yıkılmaz yapması gereken işi ihmal ettiği için aynı durumla yeniden karşı karşıya.
Batı günümüzdeki bu krizden sağ salim çıkmayı başarırsa, bu durumu hesaplaşmaktan, bazılarını cezalandırıp bazılarını ödüllendirmekten ziyade çatışmaları önlemeyi ve refahı, temel özgürlükleri, hukukun üstünlüğünü bütün kıtalara yaymayı sağlayacak yeni bir uluslararası meşruiyeti bilinçli bir şekilde kurmak için kullanması gerekir.
Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmek için taaruza hazırlanırken yeni dünya düzeni için söylediği gibi;
Şu veya bu bahanelerle ülkelere demokrasi getirmeye çalışanlara sesleniyoruz;
Dünya ölçeğinde sadece bir azınlığı temsil eden ve buna rağmen kendi toplum modellerinin tüm insanlığa uygulanması gerekiyormuş, kendi demokrasi anlayışları tek geçerli anlayışmış, gezegenin tüm sorunlarını kendi tarzlarında çözmek sadece ve sadece onlara düşüyormuş gibi davranan bazı aktörlerin artık yeni dünyada yeri yoktur.
Bu esinlenme konusunda ülkelerin birbiriyle başarı ve başarısızlıklarını kıyaslamak değildir aslolan. Kamusal özgürlükler, eğitim kalitesi, yaşlı insanların sosyal güvencesi, kadınlara ve azınlıklara verilen yer ya da sokaklarda kendini güvende hissetmek gibi çeşitli performansları kıyaslamaktır.
Doğu Asya, modernleşmesini başarmak için sürekli Batı’dan esinlenmiştir. Din ile kimlik arasındaki ilişki konusunda da Batı ve Arap-Müslüman dünyası başta olmak üzere insanlığın geri kalanının Doğu Asya’dan esinlenmesi gerekmektedir.
Bugün yine aynı sebeplerle İran’a girmek istiyor. Ancak NATO’nun katılmamasına rağmen ve İsrail ve Amerika İran’a girmeye çalıştı. Muhtemelen aynı sonuçları alamayacak.
2003 yılında Amerika Bağdat’ın kitlesel imha silahları geliştirdiğini iddia etti ancak başta Fransa ve Almanya olmak üzere NATO harekata katılmayı reddetti. Başkan George W Bush yeni bir koalisyon oluşturdu ve Irak’a girdi. Saddam Hüseyin’i devirdi.
1990’lı yıllarda Amerika Müslüman ve Arnavutça konuşan Kosovalıların bağımsızlığı için Yugoslavya’ya girmek istiyordu. NATO katılmadı ve Başkan Bill Clinton askeri harekat yaptı ve Slobodan Miloseviç’i devirdi.
Amerika ve İran barış antlaşması imzalamışken gündeme dair bir not düşmek istiyorum:
Hiç düşündünüz mü Amerika Orta Asya ve Orta Doğu‘ya medeniyet götürmeye çalışırken kendi komşuları olan Meksika ve Küba’ya neden medeni davranmıyor?