Alihan Kuriş suç örgütünün sinsiliği:
Polisin yurda girmesini saatlerce engelleyerek içerideki evrakların yok edilmesine zaman kazandırdılar.
Evraklar yok edildikten sonra aramaya izin verip, mikrofonları ellerine alarak kameralar karşısında “efendi Müslüman” görüntüsü verdiler
Çerçeve yasaya imza atan milletvekilleri, bir zamanlar Türk Millleti önünde; devletin varlığını ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacaklarını şerefleri ve namusları üzerine ant içmişlerdi.
Bu ise bir sapma değil, Emevî geleneklerini din sanmaktan vazgeçip Kur'an'a yönelme yolunda bir kurtuluştur. EMEVİ KÜLTÜRÜNÜ DİN OLARAK TANIMAK, KUR'AN BİZE YETMEZ DEMEK ŞİRKTİR.
Amacının İslam olmadığı aşikâr olan DİB personeli Halil isimli şahıs, "Meal okumak insanı dinden çıkarır, aklı bulandırır." gibi akıl ve izandan uzak sözler sarf etmiş.
Evet, meal okuyan dinden çıkar; ama sizin din diye pazarladığınız Emevî anlayışından çıkar.
Unutmayın! En büyük saadetler, büyük acı ve felaketlerin neticesidir.
Hayatınız, insanlara faydanız olduğu müddetçe anlamlıdır. Hak eden insana iyilik yapmaktan asla çekinmeyin.
Madem insan doğduk, olabileceğimiz en iyi insan olmaya çalışalım.
Aklı bulanmış bir imam olan Halil Konakçı, "Hatay Türk toprağı değil, Hatay toprağıdır." demiş. Tarihi, tarihçi olmayan deli raporlu bir fesliden öğrenirsen böyle saçmalaman da kaçınılmaz olur işte.
İsminizin önüne eklenen unvanlar değil, bir çocuğun kalbinde bıraktığınız iz sizi değerli kılar. Bir gönle dokunamamışsanız, sahip olduğunuz makamların ve sıfatların anlamı eksik kalır.
“Şehit kanıyla yazılmış bir marş okunurken ayağa kalkmayan, okumayan bayraksızlar dün de vardı. Tarih, bu hainleri not eder; ama onları görüp sessiz kalan koltuk sahiplerini de asla unutmaz.”
En çok gülünen olay: İstanbul’da, canı sıkılan bir Yeniçeri ağası bir Yahudi’ye gidip,
“Hz. İsa’yı neden öldürdünüz?” diye sorar.
Yahudi,
“Aman ağa hazretleri, o 1000 sene önceydi,” diye cevap verir.
Bunun üzerine ağa,
“Bana ne ulan, ben şimdi öğrendim!” diyerek adamı döver..
Gazze hepimizin kanayan yarasıdır, eyvallah.
Peki aynı sızıyı Doğu Türkistan için de hissettiniz mi?
Mazlumun kimliğine göre vicdan değiştirenler, her şey oldular, Arap oldular; ama bir Türk olmayı beceremediler.
Dr. Dursun GİZLİ
Tarihçi/YAZAR
İran, tüm “sözde Müslüman devletlerine” Müslümanlığın nasıl olması gerektiğine dair bir ders verdi. Oturduğu yerden kınamakla yetinen, “ebabil” bekleyen sosyal medya Müslümanları şunu unutmamalıdır: Ebabil, ilk sizi taşıyacak.
Üniversite denince velilerin aklına hâlâ sadece Tıp, Hukuk geliyor. Çocukların hayatını bu kadar ertelemeniz bana saçma geliyor. Hayat kimseyi beklemiyor çocuklara aynı anda bir çok şey yapmayı öğretmeniz lazım!
Şaşırdık mı? Hayır!
Filistin, hâlâ KKTC (Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti)’ni devlet olarak tanımıyor, adanın Rum yönetimine bırakılmasını savunuyor.
Bugün de kendisine zulmeden İsrail’i değil, İran’ı kınıyor.
"Adalet konuşuluyor, ama hesap yapanlar daha yüksek sesle konuşuyor.”
Ölen ABD Askerlerinin sayısı artıyor. Trump, Askerlerin cenazesini karşılamaya geldi.
Bı savaşın ekonomik boyutunu ABD ağır ödeyerek ateşkes için yalvaracak hale gelecektir. ABD Irak gibi iç savaş çıkacağını sandı ama İran'lılar (Perstir) Savaşcı bir millettir. Teslim olmazlar..
II. Abdülhamid, 2 Nisan 1892 tarihli iradesinde, "kara çarşafın Yahudi geleneği olduğunu, yerli ve geleneksel bir unsur olmadığı vurgulanmış; bu değerlendirme doğrultusunda giyilmesini yasaklamıştır.
Sözde “Rojava” adıyla sahneye çıkıp bayrağa, Polise ve Devlete uzanan eller, gerçek niyetlerini artık saklayamaz hale geldi. Perdenin arkasındaki karanlık tamamen açığa çıktı.
“Rojava, hangi kapının itidir?”
Dr. Dursun GİZLİ
Öğr. Ü. /YAZAR
Bir bebeğin dünyaya sesleniş dilidir ağlamak.
Ne büyük bir mucizedir ki bu dili kelimelere döken muhteşem bir tercüman vardır: “Anne”.
Dr. Dursun GİZLİ