SAĞLIK BAKANLIĞI’NA AÇIK UYARI: AİLE HEKİMLİĞİ ÜZERİNDEN DENEY YAPMAYIN!
Aile hekimliği sistemi, masa başında alınan kararlarla adım adım çökertilmektedir. İzlem yükleri artırılırken katsayılar düşürülmekte, hekimlerin emeği değersizleştirilmekte, üstüne bir de habersiz nüfus müdahaleleriyle sistem keyfi biçimde dizayn edilmektedir.
Bu yapılanların adı düzenleme değil, açıkça dayatmadır!
Açık konuşuyoruz:
Hem iş yükünü artırıp hem geliri düşürmek; ne yönetim becerisidir ne de sağlık politikasıdır. Bu, doğrudan emeğe müdahaledir.
Bugün sahada olan biten şudur:
* Hekim daha fazla çalıştırılıyor,
* Daha az kazanıyor,
* Daha fazla bürokrasiye boğuluyor,
* Ve her gün yeni bir belirsizlikle karşı karşıya bırakılıyor.
Bu şartlarda sürdürülebilir bir sistemden bahsetmek mümkün değildir. Bu bir krizdir ve sorumlusu bellidir.
Buradan soruyoruz:
Aile hekimlerini tüketerek hangi sağlık sistemini ayakta tutmayı planlıyorsunuz?
Sahadan kopuk bu uygulamaların bedelini kim ödeyecek?
Aile hekimleri angarya iş gücü değildir!
Bu meslek, keyfi kararlarla yönetilecek bir alan değildir!
Derhal;
İzlem yükünü artıran uygulamalardan vazgeçin.
Katsayı oyunlarıyla gelir gaspına son verin.
Hekim bilgisi dışında yapılan nüfus müdahalelerini durdurun.
İş yükü azaltılmadan yeni görev dayatmalarını geri çekin.
@saglikbakanligi@drmemisoglu
#ailehekimliği #YükArtıyorSabırTükeniyor #EmeğeSaygı #sağlıkbakanlığı #işyükü
Hastalık Yönetim Platformu (HYP), diyabet, hipertansiyon, obezite tarama ve izlemi, kanser taraması, kardiyovasküler risk değerlendirme, yaşlı değerlendirme ve izlemi, KOAH hastası izlemi, kronik böbrek hastalığı izlemi, inme izlemi ve en son eklenen otizm spektrum bozukluğu tarama ve takip programı başlıklarında, kriterleri belirleyen, birinci basamakta erken tanı ve düzenli izlemi sağlamak amacıyla, Sağlık Bakanlığı tarafından kurulmuş bir dijital kayıt sistemi.
Her geçen gün değişen katsayı ve değerlendirme esasları, programı, tamamen, “performans ölçüm aracı”na dönüştürmüş durumda. Aile hekimleri; tanımlı nüfus, artan izlem hedefleri, eksik tetkik uyarıları ve kayıt zorunlulukları nedeniyle çok ciddi bir iş yükü altında.
Sonuçta aile hekimleri, her geçen gün aynı ücreti kazanabilmek için daha fazla takip, daha fazla veri girişi yapmak zorundalar. .
HYP, kronik hastalıkların tarama, takip ve izleminde, hekimin klinik kararını destekleyen bir araç olmalı iken, mevcut durumda, CEZALANDIRAN ve NİCELİK ESASLI bir performans mekanizmasına dönüşmüş durumda.
Sn @drmemisoglu , bu model, tüketen yapısıyla asla sürdürülebilir değil!
@AHEF2008@ANKAHED
Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan Hastalık Yönetim Platformu (HYP) Tarama ve Takip Kılavuzu, sahada görev yapan aile hekimleri ile aile hekimliği ebe ve hemşirelerinin mevcut iş yükünü azaltmak yerine daha da artıran düzenlemeler içermektedir. Üstelik bu yeni düzenlemeler, sözde performans değerlendirmesinde cezalandırıcı bir yaklaşımı ön plana çıkarmaktadır.
Birlik ve Dayanışma Sendikası olarak her zaman söylediğimiz gerçek şudur: Performans sistemi adı altında ASM’de çalışan hekimleri, ebe ve hemşireleri nasıl daha çok çalıştırırız, nasıl daha az hak ediş veririz anlayışı hâkimdir.
Bizler, hiçbir şekilde negatif veya pozitif performans kriterine dayanmayan; emekliliğe yansıyacak, yoksulluk sınırının en az iki katı tutarında tek kalem maaş istiyoruz.
Her geçen gün dayatılan performans kriterleri, çalışanları işinden daha fazla soğutmakta, motivasyonunu bozmakta ve hızla tükenmişliğe sürüklemektedir.
Aile hekimliği çalışanlarının ve aile hekimliğinde üyelerinin haklarını savunan tüm STK’ların da artık emekliliğe yansıyacak tek kalem maaş üzerinden süresiz iş bırakmayı ciddi ciddi önüne koyup planlaması gerekir. Ya bu kölelik düzeninde karın tokluğuna ne iş olsa yapacağız ya da hakkımızı alana kadar direneceğiz.
Aile sağlığı merkezleri, koruyucu sağlık hizmetleri sunan kurumlar olmaktan çıkarak veri toplama merkezlerine evrilmiştir. Bunun ne çalışanlara ne de hastalarımızın sağlığına bir katkısı vardır.
Hastalarımızdan bizi uzaklaştıran bu sistemin ne bize ne de hastalarımıza fayda sağlamadığını biz de biliyoruz, Bakanlık da biliyor.
Artık yeter.
Bizlere veri giriş elemanı gibi davranmaktan vazgeçin. Bunun bedelini bizler tükenerek, hastalarımız ise doktor doktor gezerek ödüyor.
Bunun en net örneği, bir hastanın yılda ortalama 12,4 kez doktora gitmesidir. Hastalarımız, sağlık umuduyla gezindikçe sağlıklarını kaybetmektedir.
Bunun sorumlusu; bizleri sağlıktan uzaklaştıran, akıl ve bilim dışı uygulamalardır
@drmemisoglu@suayipbirinci@saglikbakanligi #sağlıkçalışanıtükeniyor
@saglikbakanligi@drmemisoglu@sagliklicozum
Koruyucu Sağlık Hizmetleri Birinci Basamağın asli görevidir. Aile Hekimleri olarak vatandaşlarımızın sağlığını koruyucu hizmetleri 15 Eylül 2005’den beri her gün 20 yılı aşkın süredir gerçekleştiriyoruz. Yeni uygulama ile eklenen 6 farklı HYP kriteri ile birlikte 18 farklı izlem şeklini, binlerce veriyi her ay hastalarımızdan alarak sisteme girmemiz beklenmektedir. Bu veriler izinli, raporlu olduğumuz günlerde düşüş göstermemekte, çalışma günlerimizde günlük yüzlerce veri sisteme girmemiz beklenmektedir.
Unutulmamalıdır ki bir Aile Hekimi günde ortalama 60-70 ‘e yakın hasta muayene etmekte, vekalet edilen günlerde bu sayı günlük 120-140 ‘lara çıkmaktadır. 140 Hastanın muayene edildiği bir günde hastalara sağlıklı tanı konabilmesi mümkün değildir! Bu günlerde ilgililer bu iş yüküne artı olarak saatlerce bilgisayar başında veri girilmesini istemektedir. Aile Hekimliği birimleri Aile Hekimi ve Aile Sağlığı Çalışanından oluşmakta olup kamuya ait herhangi bir veri giriş memuru veya tıbbi sekreter Aile Sağlığı Merkezlerinde bulunmamaktadır. Hekim binlerce veriyi giren bir tıbbi sekreter veya veri giriş memuru değildir! Böyle bir düşünceyi tıp etiğinden uzak ve hastalıklı buluyoruz. Elimizde ki imkanlarla bu iş yükünün gerçekçi uygulanabilirliği bulunmamaktadır.
Bahsedilen veriler girilmediğinde %50’yi aşan oranlarda maaş kesinti uygulanmasına gidilmesi durumu ilgililerce pozitif performans şekilde lanse edilmeye çalışılmaktadır. Gerçek ise maaşımızın %65’i belirsiz performans kriterlerine bağlanmıştır.
Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu olarak ilgilileri Uyarıyoruz! Angarya benzeri veri giriş işleriyle aile hekimlerini tükenmişliğe sürükleyen, ASM şartlarında zamansal olarak yapılmasına imkan bulunmayan , sahada ki gerçeklerle alakası bulunmayan iş ve işlemlerden artık vazgeçin!
Bizler AHEF ve 79 İl Derneği olarak saha da GERÇEK karşılığı olan, vatandaşımıza daha kaliteli bir hizmet sunacak formüllere hakim bilgi ve donanıma sahibiz . Göstermelik ve popülizmin eşlik ettiği politikalardan vazgeçilerek vatandaşımızın gerçekten hak ettiği sağlık hizmetine erişimini istiyoruz. Bu gerçekleri halkımıza anlatmak da dahil, her türlü platformda yüksek sesle dile getirmeye devam edeceğiz.
Vatandaşımız GERÇEK sağlık hizmetini her zaman hak eder. Vatandaşımızın sağlığını korumak, sistemde çalışan Aile Hekimlerinin haklarının savunulması için, GERÇEKLERİ anlatmaya ve çabalamaya devam edeceğiz!.
Saygılarımızla …
AHEF Yönetim Kurulu .
@TurkTelekom@TTDestek Mobille ilgili kimse iletişime geçmedi. Sabit internetle ilgili de 21 ine kadar çözülür diyip geçtiler. 3 gün boyunca bir sağlık kurumunda hizmet verilememesi nasıl bir kaosa yol açar farkında mısınız acaba?
@TurkTelekom@TTDestek 5G reklamı yapıyorsunuz ama 4.5G bile yok. Aile Sağlığı Merkezimizde Türk Telekom sabit internet gitti, bari telefondan baglanalim dedik mobil veri de çekmiyor. Aynı yerde Turkcell ve Vodafone kullanan personel hiç sıkıntı yaşamıyor. Hastalar mağdur oluyor.
İntern ve asistan hekimler ucuz iş gücü değil, yarının uzmanlarıdır.
Bu tür ifadeler; mesleğin onurunu zedeleyen, eğitim hakkını gasp eden ve sağlık hizmetini değersizleştiren söylemlerdir.
Hekimlerden beklenen; bilimsel katkı, klinik sorumluluk ve hasta bakımıdır.
Temizlik ve angarya işçilik değil.
Bu anlayış değişmedikçe hekimler tükenmeye, değersizleştirilmeye ve mesleğinden soğutulmaya mahkumdur.
@orhan_sener_ Üniversitede ODTÜ'de, Boğaziçi Üniversitesi'nde okuyan bütün arkadaşlarım mezun olur olmaz yurt dışına yerleşti. Tıp fakültesinden mezun arkadaşlarımdansa, şu anda yurt dışında çalışanlar dahil, hepsi mecburi hizmetini tamamladı. Bu üniversiteler devlet üniversitesi değil mi?
Muhalif şimdiye kadar tüketimden gelen gücünü hiç göstermedi. Halbuki ilahı para olan bir güruhu hizaya getirmenin en kolay yoludur. Özgür Özel çıksın ve boykot listesi açıklasın. Sonra seyreyleyin eğlenceyi.
Tek bir mekana dahi gitmeyin, tek bir restoranı dahi beslemeyin, internetten rimel ya da protein tozu almayın, bırakın dursun ülke. 2-3 hafta ekonomi kilitlensin. Trendyol 2 hafta %1 satış yapınca kimin neyi etkilediğini çok iyi göreceksiniz. #GenelGrevGenelDireniş
Aşı karşıtı aile ilk çocuklarına hiç aşı yaptırmadı. İkinci bebekleri dünyaya geldi, 15 günlükken boğmaca oldu. Bebeğe hastalık aşısız kardeşinden bulaştı... Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde yoğun bakıma alınan bebek bir ay yaşam mücadelesi verdi... Neyse ki kurtuldu ama aşı reddinin sonu ölüm olabilirdi. Sağlık Bakanlığı yenidoğan boğmaca vakalarında artış olduğunu belirtiyor. Bu nedenle Nisan ayı itibarıyla hamilelere de boğmaca aşısı yapılmaya başlanacak.
Her türlü soruna rağmen canla başla çalışan doktor ve sağlık personellerine karşı yürütülen siyaset…
Kırklareli Milletvekili Ahmet Gökhan Sarıçam:
“Bundan sonra memnuniyetsizlik varsa gidin sağlık personelinin gırtlağına yapışın hizmeti vermeyen onlar diye kışkırtırım...”
Binaları yaptıktan sonra eğer memnuniyetsizlik varsa vatandaşı kışkırtırım gidin hekimin hemşirenin gırtlağına yapışın derim diyor bir milletvekili!
Sağlıkta şiddeti böyle mi bitireceksiniz ve bu tavra bir cevabınız olmayacak mı @saglikbakanligi ?
#beyazkod1111
@sagliklicozum@gokhansaricam Bu toplumu şiddete teşvik eden açıklama karşısında yalnızca “hassas olunması gerektiğine inanıyoruz” demeniz kabul edilemez. Bir meslek grubunu göz göre göre siddetin hedefi haline getirdiniz. Şu andan sonra hayatını kaybeden sağlık çalışanlarının kanı sizin ellerinizdedir.
Bu zihniyet vatandaşın "doktor dövebiliyoruz" zihniyetini doğurdu.
Sağlıkçılar olarak performansımızın üstünde bir emekle hizmet üretiyoruz boğazı sıkılacaklar listesinde değiliz
Üslup yada espri ile değil bu aklındaki neyse dilinden o dökülür meselesi
#AhmetGökhanSarıçamÖzürDile
Sayın Bakanlık, çalışanlarınıza yönelik şiddet ‘yanlış anlaşılma’ değil, maalesef yıllardır önlenemeyen bir sorun!
Bu olayda ‘özür dilendi, konu kapandı’ diyerek sağlık çalışanlarının güvenliği sağlanamaz. Bir milletvekili açıkça şiddete teşvik ettiğinde, bunun siyasi ve hukuki bir karşılığı olmalı!
Bugün bir hekim daha darbedildiğinde, yine ‘yanlış anlaşılma’ mı diyeceksiniz?”