Kooperatifimizin kadın ortaklarının isteği ile bir kampanya yapıldı. YKS sonuçları ile üniversiteye kaydolacak çocuklarımızın çantalarını reçel koymak için kampanya yapalım dediler.
Nasıl kayıtsız kalalım? Anne yüreği...
Serhan öncelikle babanıza güzel ve uzun bir ömür diliyoruz. İnşallah sevgi dolu uzun yıllar geçireceksiniz. Biz doktorların oluşturduğu bir kooperatif olduğumuz için sorunlara farklı görüş açıları verebiliyoruz. Önemli bir konuya değiniyorsunuz, toplumumuzda şu an yaşlanma problemi var. Yaşlıların çok sorunları var. Her yaşlı babanız gibi şanslı değil sevgi dolu evlatlara da sahip değil.
1) Yaşlılarımızın kas kaybı ( sarkopeni ve fraility)
2) Olfaktor sinir hasarı ile tat kaybı buna bağlı beslenme isteksizliği
3) Fiziksel aktiviteye teşvik edilmeme
4) Mental durumunun bilinmemesi ve korunmaması
5) Kırık riski skoru, yatak yara skoru ve bunlarla uyumlu hareketlenme
6) Çoklu ilaç kullanım sorunu etkileşimleri
7) Uyku düzeni
8) Sosyal paylaşım, duygusal paylaşım ihtiyaçlarının tamamlanmaması
9) Duygu ve ruh durumunun düzenlenmesi
10) Sahip olduğu ek hastalıkların tam kontrole alınması
11) Kırılganlık dış streslere dayanaklılık
12) Uygun diyet uygun beslenme
13) Ev içlerinin kendilerine göre dizaynı
14) Öz bakım desteği, yara bakımı desteği
Liste daha çok uzak
Bütün bunların olacağı bir yaşlı köyü hayal ediyoruz. Herkesin 30-40 metrekare tek göz evlerde yaşadığı, evlerin önü yanı peyzajının olduğu, en iyi uzmanlarca yukarda sayılan sorunların takip edildiği, doktorların, hemşirelerin, fizyoterapist, yara bakım pansumancıların olduğu... Kişinin kendine özel alanı evinin olduğu, kapı önünde oturacağı bir koltuk, yeşillik yürüyüş alanları önleyici hekimliğin tastamam yürütüldüğü bir köyü hayal ediyoruz.
Bu köyde tarım yapacak genç nufusu da getireceğiz. Yaşlı nufusumuzla onları da iletişime girdireceğiz. Kendi yaşıt grupları içinde sağlıklı ve huzur dolu bir yaşlılık hayal ediyoruz. Toplumda imkansızlıklar içinde duran alt kuşağın da nefes almasını ve ülke üretiminde olduğu yeri korumasını da projenin çıktısı olarak görühyoruz.
Sağlık hizmeti gece gündüz demeden, her koşulda kesintisiz devam ediyor.
Okulların açılmasıyla birlikte hekimler ve sağlık çalışanları, görevlerinin yoğunluğu yanında çocuklarının okula adaptasyonu, sabah götürülmesi ve akşam getirilmesi konusunda ciddi sıkıntılar yaşamaktadır. Bu durum hem aile düzenini hem de iş verimliliğini olumsuz etkilemektedir.
Hekim Birliği olarak, idarelerin sağlık çalışanlarının bu yükünü hafifletmeye yönelik gerekli düzenlemeleri ivedilikle yapmasını talep ediyoruz.
Kreş imkanlarının yaygınlaştırılması, nöbet ve çalışma saatlerinin okul dönemleri göz önüne alınarak düzenlenmesi, çalışanlara bu süreçte esneklik tanınması hayati önemdedir.
Çocuklarının geleceği için kaygı duyan sağlık çalışanlarının bu sorunlarla baş başa bırakılması kabul edilemez. Hekimler ve sağlık çalışanları toplum için fedakârlıkla görev yaparken, devletin ve kurumların da onların aile yaşamını koruyacak, iş yükünü azaltacak adımları atmasını bekliyoruz.
Hekim Birliği olarak, yeni eğitim öğretim yılının çocuklarımıza, gençlerimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyoruz.
@drmemisoglu@saglikbakanligi
ŞİDDET MAĞDURU OLAN MESLEKTAŞIMIZIN YANINDAYIZ!
Kamuoyuna yansıyan haberlere göre Aydın Atatürk Devlet Hastanesi yöneticileri ne hukuka ne de vicdana sığmayacak bir karara imza atmıştır.
Aydın Atatürk Devlet Hastanesi yöneticileri, Dr. G.K.’nin saldıran hastadan kendini korumasını, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125’inci maddesindeki ‘amirlerine, maiyetindekilere ve iş sahiplerine fiili tecavüz’ olarak yorumladı. Hastayı hekimin ‘maiyeti ‘diye değerlendirdi.
Açıklamamızın tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz ⤵️ ⤵️
https://t.co/8NqDpJcZYM
https://t.co/ziGLk1UPDk
☎️ 0312 230 66 64
0552 871 01 92
HEKİME ŞİDDETİ ÖNLEYİN, HEKİMİ CEZALANDIRMAYIN!
Aydın’da bir Acil Tıp Uzmanı meslektaşımız, görev yaptığı acil serviste uğradığı saldırıya yalnızca refleksle karşılık verdiği için soruşturma geçiriyor ve meslekten men cezası ile karşı karşıya bırakılıyor.
Yıllardır sağlıkta şiddeti durduramayan idare, iş hekimleri cezalandırmaya gelince hızla harekete geçiyor. Defalarca şiddete uğramış, kaybettiğimiz meslektaşlarımızın acısını taşıyan bir hekimin savunma refleksini “kasten saldırı” olarak nitelendirmek, adalet duygusunu zedeleyen ağır bir yaklaşımdır.
Meslektaşımız yalnız değildir.
Hekimleri hedef göstermek yerine şiddeti önleyecek kalıcı ve caydırıcı adımlar atılmalıdır.
📢 Bu haksızlığa karşı sesimizi yükseltmek için yarın akşam saat 20.00'de yapılacak tag çalışmasına tüm meslektaşlarımızı ve kamuoyunu davet ediyoruz.
#tabipsen #hekimedokunma
Oynamayın artık şu meslekle.
Vardiya usulü çalışmak son derece sakıncalı ve yanlış bir uygulamadır.
Sayın Bakan biyoritm diye bir şey duymuş mu acaba? Buraya sayfalarca sakıncalarını yazabilirim bu çalışma sisteminin.
Elinizi çekin şu meslekten.
Tıbbi hata ya da yaygın adı ile malpraktis, sadece hekimin özensizliği ya da deneyimsizliği ile ortaya çıkmaz.
Çoğu kez çalışılan ortama, koşullara, çalışma saatlerine bağlı olarak ortaya çıkar.
Aciller dışında mesai sonrası ameliyat hatayı artırır. Buraya yazdıklarım hekimleri değil, hastaları korumak içindir.
BASINA VE KAMUOYUNA
Hekime Şiddeti Görmezden Gelip Hekimi Cezalandırmak Utanç Verici!
Aydın Atatürk Devlet Hastanesi’nde görev yapan Acil Tıp Uzmanı meslektaşımız hakkında verilen “Devlet memurluğundan çıkarma” cezası teklifi, kabul edilemez bir haksızlık ve hukuksuzluktur.
Söz konusu olayda hasta tarafından hekime şiddet uygulanmış, hekim yalnızca refleks olarak karşılık vermiştir. Bir hekimin görev başında can güvenliği tehdit altındayken kendini savunma refleksi göstermesi “kasıtlı fiili saldırı” olarak nitelendirilemez. Hekimin hayatı tehlikeye girdikten sonra değil, şiddet tehdidi anında refleks göstermesi doğal ve insani bir durumdur.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinde yer alan “amirlerine, maiyetindekilere ve iş sahiplerine fiili tecavüz” hükmü hasta-hekim ilişkisini kapsamaz. Buradaki “iş sahipleri” ifadesi idareye karşı iş ve işlem takibi yapan kişiler için geçerlidir; hasta-hekim ilişkisinin bu kapsamda değerlendirilmesi hukuk tekniği açısından yanlış ve keyfi bir yorumdur.
Hasta şiddetini görmezden gelip hekimin en ağır şekilde cezalandırılması, işten çıkarılmaya teşebbüs edilmesi hem hukuk hem de vicdan açısından kabul edilemez.
Bizler hekimler olarak, görevimizi can güvenliğimizin tehdit altında olmadığı koşullarda yapmak istiyoruz. Bu nedenle söz konusu hukuk dışı disiplin teklifinin üst mercilerce iptalini, ayrıca hekimleri cezalandırmak yerine hekimlere yönelik hasta şiddetini önlemeye yönelik caydırıcı düzenlemelerin ivedilikle hayata geçirilmesini talep ediyoruz.
Hekime şiddeti meşrulaştıran değil, önleyen bir sağlık sistemi istiyoruz.
@AydinValiligi@saglikbakanligi@drmemisoglu
#SağlıktaŞiddetSonaErsin
İstanbul ….. Aile Merkezinde aile hekimi olarak görev yapmaktayım. Bir süredir hastam olan bir vatandaş sıra beklememek için randevulu hastamın önüne geçip ilaç yazdırmak istedi. Randevulu hastaya baktıktan sonra yardımcı olacağımı söylesem de dinlemedi. Masama elini koyarak ve çok beklediğini söyleyerek bağırmaya, çirkin sözler söylemeye başladı. Kendisiyle ilgileneceğimi söylesem bile; "eşek gibi yazacaksın", "yazma da bir görelim bakalım", "bunlar çakal" gibi sözlerin ardından daha ağır küfürler ederek (ailemi, sülalemi hedef alan küfürler) binayı terk etti. Sokakta park halindeki aracına binerken de "şimdi eve gidip silahımı alacağım ve o doktorun kafasını patlatacağım" şeklindeki sözlerini ise orada bulunan birden fazla vatandaşın tanıklığıyla işittim.
Her şeyden önce ben 2 çocuk babası, tek maaşla ev geçindiren bir T.C. vatandaşıyım. Bu gibi kriminal insanlarla uğraşmanın sonunun iyiye varmadığını bilecek kadar da yaşadım. Çünkü cezaevinden çıktığını biliyorum. Bu yüzden önce beyaz kod verip polisi arasam da şikayetçi olma noktasında tereddütte kaldım. Neden mi tereddütte kaldım? Çok net:
Çünkü tehdit eden kişi sabıkalı. Ve böyle bir insanla uğraşmanın, benim ve ailemin hayatı için ciddi bir risk teşkil ettiğini düşünüyorum.
Bugün ben şikayetçi olsam, tutuklansa bile tekrar dışarı çıkabileceğini biliyorum. Kapımın önünde, çocuklarımın okul yolunda, eşimin markete gittiği sokakta onun karşımıza çıkmayacağının garantisini kim verebilir?
Bu tehdit; anlık bir öfke nöbeti mi yoksa soğukkanlı ve planlı bir korkutma teşebbüsü mü kestiremiyorum.
Bir kişi elini kolunu sallayarak tehdit edebiliyor, ardından hiçbir şey olmamış gibi aramıza karışabiliyor. Bu durumda benim güvenliğimi kim sağlayacak?
İki çocuğumun babası olarak ben, sabaha kadar kapıma biri gelir mi diye diken üstünde yaşamak zorunda mıyım?
Sağlık çalışanına yönelen tehditlerin ve şiddetin ciddi cezalarla sonuçlanmadığını yıllardır tecrübe ettik. Bu yüzden "Neden korkuyorsun?" diye sormayın.
Asıl soru şudur:
Ben ve benim gibi yüzlerce hekim neden bu korkuyla yaşamak zorunda? Neden görevini yapan bir doktor, “Ya bu adam gerçekten dönüp canımıza kast ederse?” diye geceleri uykusuz kalmak zorunda? Ve neden hâlâ bizden “sabırlı” olmamız bekleniyor?
Ve ne yazık ki bu korku, bu ülkede sağlık çalışanı olmanın artık bir parçası haline geldi.
İşte bu yüzden, beyaz kod verip polis çağırmış olsam da, şikayetçi olma noktasında tereddüt ettim. Çünkü sistemin beni gerçekten koruyacağından emin değilim.
Bu yüzden şikayetçi olup hayatımı riske atıp atmayacağımı sorguladım.
Herkes şunu anlamalı:
Doktora silah çeken eli durduramazsanız, yarın o silah sizin çocuğunuzun hayatını çalacak!
Sağlıkta şiddet yasaları derhal ağırlaştırılmalı, caydırıcı cezalar uygulanmalı, “beyaz kod” değil, “kırmızı alarm” verilmelidir.
Yoksa beyaz önlükler, beyaz kefene dönüşür.
Ve biz sadece “geçmiş olsun” deriz. Ama artık çok geç olur.
Geçen haftalarda tehdit ve hakarete maruz kalan
bir meslektaşımız ve üyemizin feryadı
Bir taraftan #eziyetyönetmeliği
Bir taraftan performans dayatması
Bir taraftan ekonomik kriz
Ama Hayati önem arzeden ortak sorunumuz
#saglıktasiddet
Dr. Ersin Arslan’ı, meslektaşları olarak geniş katılımla, yarın görev yaptığı hastanede anacağız
Hekim Birliği olarak, sağlıkta şiddetin en acı örneklerinden biri olarak kalbimizde yaşattığımız meslektaşımız Dr. Ersin Arslan’ı, uğradığı hain saldırının 13. yılında unutmadık, unutmayacağız.
17 Nisan Perşembe günü (yarın), çok sayıda sivil toplum kuruluşunun da katılımıyla gerçekleştirilecek anma töreni, meslektaşımızın görevi başında hayatını kaybettiği ve sonrasında ismi verilen Gaziantep Dr. Ersin Arslan Eğitim ve Araştırma Hastanesi B Blok Poliklinik önünde, saat 12.30’da başlayacak.
Bu anlamlı törende, Hekim Birliği adına basın açıklamasını Genel Başkan Yardımcısı Dt. Özgür Öz yapacak.
Ülkemizde sağlıkta şiddet, münferit olmaktan çıkmış, yıllardır sürdürülen yanlış sağlık politikalarının sonucu olarak yapısal bir sorun halini almıştır.
Hekimlerin can güvenliği olmadan hizmet üretmesinin istenmesi kabul edilemez.
Sağlıkta şiddete hep birlikte karşı durmak için;
#GelinBirlikOlalım
Canımızı dişimize takıp baktığımız, her engelini aşmak için savaş verdiğimiz hastanın yakını, bizi CİMER’e şikayet etmiş.
Ben bu durumu “hak arama, dilekçe özgürlüğü” olarak görsem de hak etmediğimiz bir durum.
Tüm ekibin canı çok sıkıldı. Baştan sona yalanlarla dolu bir şikayet yazılmış. Biz yoğun bakım tedavisi yapıyoruz. Yoğun bakım burası, 5 yıldızlı otel değil.
Sıkıldık!
Hekim Birliği üyemiz, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Kardiyoloji Asistanı Dr. Ahmet Şimşek (27), geçirdiği kalp krizi sonucu maalesef genç yaşta hayatını kaybetmiştir.
Meslektaşımızın geride bıraktığı 3 aylık ve 4 yaşında iki çocuğu bulunmaktadır. Eşi çalışmamaktadır ve merhum meslektaşımız meslekte 5 yılını tamamlamadığı için ailesine maaş bağlanamamaktadır.
Geride kalan ailesine maddi destek sağlamak amacıyla valilik onaylı bir dayanışma kampanyası başlatılmıştır.
Hekimlerimizi, halkımızı ve tüm sağlık camiasını bu dayanışmaya destek olmaya davet ediyoruz.
Her türlü zorluğu dayanışma ile aşmak için
#GelinBirlikOlalım
Valilik İzinli Kampanya Hesabı:
IBAN: TR92 0001 0002 3940 7911 0650 19
SELİM KAYLAN / METEHAN KARAMAN / GÖKHAN CABRİ
Sağlık Bakanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin değişiklik yapılan maddeleri aşağıdaki linkte (Değişik:RG-4/4/2015-29316) ibareli kısımlardan görülebilir .
https://t.co/9L9zW4zSv1
HASTA İLE HEKİMİ KARŞI KARŞIYA GETİREN SAĞLIK SİSTEMİ ŞİDDETE ZEMİN HAZIRLIYOR!
Diyarbakır Diş Hastanesi’ne bağlı Yenişehir Semt Polikliniği sorumlu hekimi, bir vatandaş tarafından bıçaklı saldırıya uğradı.
Söz konusu diş polikliniğinde görev yapan bir doktorun raporlu olması nedeniyle, raporlu doktorun hastaları diğer hekimlere yönlendirildi.
Poliklinik sorumlusu hekime saldıran şahsın, randevu aldığı hekimin raporlu olması nedeniyle bir başka hekime yönlendirildiği öğrenildi.
Olaya karışan hasta ve yakını, başka bir hekimden kanal tedavisini yapmasını talep etti. Kendilerine bunun mümkün olmayacağı, kanal tedavisinin ortalama bir saat sürdüğü ve sistemdeki randevulu hastalar sebebiyle o anda yapılamayacağı anlatıldı.
Bunun üzerine hasta yakını küfür ederek çıktı, koridorda hakaretlerine devam etti.
Güvenlik görevlisi hasta yakınını dışarı çıkardı.
Hasta yakını da arabasından bıçak alıp güvenlik görevlisine saldırdı. Güvenlik görevlisinin aldığı derin yara sebebiyle eline dikiş atıldı.
Hekim Birliği Genel Başkan Yardımcısı Dt. Özgür Öz, olayın hemen akabinde diş polikliniğini ziyaret ederek hekimlerle görüştü, sendikamız adına desteklerimizi ve iyi dileklerimizi iletti, sürecin takipçisi olacağımızı bildirdi.
Sözel ve fiziki saldırıya maruz kalan hekimlerimize ve güvenlik görevlisi personele Hekim Birliği olarak geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.
Yoğun MHRS randevuları nedeniyle kendi hastalarını muayene etmekte zorlanan hekimlere ekstra yük getirilmesi, şiddet ortamının oluşmasına zemin hazırlamaktadır.
Raporlu ya da izinli hekimlerin hastalarına SMS ile iptal bildirimleri yapılmalıdır.
Sağlıkta şiddeti önlemenin en önemli yollarından biri, girişlerde X-ray cihazlarının bulundurulması ve güvenlik görevlilerine üst ve çanta arama yetkisi verilmesidir.
Sağlık Bakanlığı’ndan, hasta ile hekimi karşı karşıya getiren uygulamalardan bir an önce vazgeçmesini, hekimlere ve sağlık çalışanlarına şiddetsiz bir çalışma ortamı sağlamasını ve duyarlı davranmasını bekliyoruz!
@TC_icisleri@dbakirvalilik@saglikbakanligi@drmemisoglu
Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi hakkında hukuk birimimiz tarafından hazırlanan bilgi notu aşağıda sunulmuştur.
Üyelerimiz aleyhine oluşabilecek hususlarla ilgili çalışmalarımız devam etmektedir.
TBMM’de milletvekilleri ve yetkililerle gerçekleştireceğimiz görüşmelerde, gereken hususlarda taleplerimizi ileteceğiz.