Türk Hava Kuvvetleri'nin kuruluş yıldönümünü gururla kutluyoruz. Bu özel günde, 1971 yapımı, Türk Hava Kuvvetleri'nin eğitim faaliyetleri görüntülerini içeren arşiv filminden kesitler sizlerle...@birolguven@TCKulturTurizm@tcsavunma
Geçmişi hatırlamak, geleceği korumaktır.
"Türk Dünyasında Repressiya" sergisi ve paneliyle; baskıya uğrayan, sürgün edilen ve hayatını kaybeden aydınlarımızın hatırasını saygıyla yad ediyoruz.
Ortak tarihî hafızamızı canlı tutmak ve bu değerli mirası geleceğe güvenle aktarmak adına düzenlenen bu anlamlı buluşmaya davetlisiniz.
🗓️ 05 Haziran 2026 Cuma
📍 Ankara 15 Temmuz Demokrasi Müzesi
🕚 Sergi: 11.00 | Panel: 14.30
#TürkDünyasındaRepressiya #TürkDünyası #OrtakHafıza #KVMGM
Türk Cumhuriyetleri’nin bağımsızlıklarını kazanmalarının 35. yıl dönümü vesilesiyle; TÜRKSOY, EkoAvrasya Vakfı, Türk Dünyası Sivil Toplum İşbirliği Derneği (TÜRKSİT) ve Politik Stratejiler Araştırma Merkezi (POLSAM) iş birliğiyle düzenlenen “Türk Dünyası Entegrasyonunda Yeni Ufuklar: Ortak Geleceğe Doğru Stratejik Vizyon” temalı uluslararası sempozyumunda sizleri de aramızda görmekten mutluluk duyarız.
📅 03 Haziran 2026 / Çarşamba
⏰14.00
📍TÜRKSOY Genel Sekreterliği Konferans Salonu
Türk Hava Kuvvetleri’nin kuruluş yıl dönümünü kutluyor; vatan semalarında üstün görev anlayışıyla hizmet eden tüm personelimizi saygı ve minnetle selamlıyoruz.
1 Haziran 1911’de temelleri atılan Türk Hava Kuvvetleri’nin kuruluş yıl dönümü kutlu olsun.
Bu vesileyle aziz şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi şükranla anıyor; Türk havacılığının gelişimine emek veren herkese teşekkür ediyoruz. 🇹🇷✈️
#TürkHavaKurumu #THK
Bugün yeni bir kitabı dinlemeye başlıyorum Prof. Dr. Ali Güler hocamızın kaleminden Rumeli‘den Anadolu’ya Atatürk @draliguler paşamızın soyuyla ilgili Atatürk’ümüzünsoyuyla ilgili okunabilecek kısa güzel bir kitap
29 Mayıs 1453’te, Sultan II. Mehmed komutasındaki Osmanlı ordusu, 53 gün süren kuşatmanın ardından İstanbul’u fethederek dünya tarihinin dönüm noktalarından birine imza attı.
Çağ açıp çağ kapatan bu büyük fethin 573. yıl dönümünde, başta Fatih Sultan Mehmed olmak üzere tüm fetih neferlerini rahmet ve minnetle anıyoruz.
#TarihteBugün
#İstanbulunFethi
#29Mayıs1453
Karaman Ayrancı İlçe Belediye Başkanımız Değerli Dostum Yüksel Büyükkarcı Bey'in babası İbrahim amcamız ebedi aleme irtihal etmiştir. Amcamıza Allah'tan rahmet, Yüksel Başkanımızın şahsında Büyükkarcı ailemize ve tüm sevenlerine başsağlığı dilerim. Mekanı cennet olsun.
Sayın Kürşad @zorlu77, Kazakistan Cumhuriyeti’nin Dostluk Nişanı’na layık görülmeniz dolayısıyla sizi tebrik ederim. Türk Dünyası’nın kültürel birliğine sunduğunuz katkılar daim olsun.
🇰🇿🇹🇷
Anadolu’nun asırlara yayılan mutfak kültürünü, taşıdığı zengin mirasla bu yıl da dünyanın dört bir yanında tanıtıyoruz.
Sayın @EmineErdogan Hanımefendi’nin öncülüğünde, “Bir Sofrada Miras” temasıyla 5’incisi düzenlenen Türk Mutfağı Haftası, mutfağımızın kültürel hafızasını, paylaşma geleneğini ve gastronomi birikimini uluslararası alanda görünür kılmaya devam ediyor.
Asırlardır kültürler arasında gönül köprüsü kuran Türk mutfağı; köklü gelenekleri, yöresel zenginliği ve sürdürülebilir mutfak anlayışıyla dünya sofralarında güçlü bir yer edinmeyi sürdürüyor.
#TürkMutfağıHaftası kutlu olsun.
Türk fikir hayatının öncülerinden Ahmet Ağaoğlu
Türkiye ve Azerbaycan tarihinde derin izler bırakan, Türk düşünce dünyasının öncü isimlerinden siyasetçi, hukukçu, yazar, gazeteci ve Mustafa Kemal Atatürk'ün çalışma arkadaşlarından biri olan Ahmet Ağaoğlu, vefatının 87. yılında saygıyla anılıyor https://t.co/jft6nk7sFl
Devlet arşivlerinde gezinirken tesadüfen karşıma çıkan bir resmi diplomatik belge, Atatürk hakkında atılan iftiralara esaslı bir cevap veriyor... Ne demiş eskiler, yalan bin kapıdan kaçsa da gerçek bir gedik bulup çıkar...
Hatırlarsınız, Murat Bardakçı geçen yıl Atatürk'ün dinsiz olduğunu ileri sürmüş, delil olarak da yabancı gazeteci Grace Ellison'un kitabında geçen cümleyi kullanmıştı. (Görsel 1)
Bendeniz o vakitler bir kitap yazmakla meşguldüm. Atatürk'ün not defterlerini incelerken tesadüf eseri 1925'te alınan notları okumuş Bardakçı'nın meze olduğu iftiraya karşı delil bulmuştum. Atatürk bu notlarda şöyle yazmıştı:
Bir İngiliz gazetesi muhâbiri benimle konuşuyor. Söylemediğim şeyleri yazıyor ve söylediğim şeyleri aleyhimize tefsîr ediyor. Kendisini men’ etdim. Söz vermişdi. Anladım ki, İstanbul’daki muallem insanlarla beraber âdetâ câsûs. (Görsel 2)
Bendeniz paylaştıktan sonra bu belge epey yayıldı ve konuşuldu. Ellison üzerinden atılan iftiralara dayanak teşkil etti. Sonrasında Bardakçı bu konuyla ilgili bir şey yazmadı diye biliyorum. Yazdıysa da ben göremedim. Neyse...
Şimdilerde yine devlet arşivlerinde gizliliği kaldırılan belgeleri incelerken başka bir tesadüf daha gelip bendenize çarptı.
Efendim, gizliliği 2025 yılında kaldırılan 1934 tarihli bir diplomatik arşiv belgesinde, Mısırlı El Mukattam gazetesi muhabiri Kerim Sabit'in Türkiye'yi ziyaret ettiği ve ülkesine döndükten sonra da gazetede gözlemlerini yazdığı bilgisi mevcut. Bu belgede Atatürk hakkında yer alan izlenimlerini bugün paylaşmıştım. Fakat belgenin dördüncü sayfasında hayli ilginç bir bilgi var ki Atatürk hakkında çokça araştırma yapmış biri olarak bu bilgiyi ilk kez okudum.
Kerim Sabit, Atatürk'ün basınla olan ilişkisini izah ederken yabancı gazetecilere mühim bir şerh düşüyor. (Görsel 3)
Gazi'nin ecnebi gazetecilerle görüşmemelerinin sebebi şudur: Mazide kendileriyle mülakat şerefine nail olan gazetecilerin hepsi değilse de ekserisi söylediklerini tahrif etmiş, yazılarında kötü niyetlerini göstermişlerdir. Bunlardan bazıları da... yalan yanlış şeyler yazmış ve iftiralarda bulunmuşlardır.
Bu belgenin gizliliğ 2025 yılında kaldırılmış. Daha önce akademik bir yayında kullanıldığına rastlamadım. Atatürk'ün 1925 yılındaki notları ile 1934 tarihli belgeyi birlikte okuduğumuzda, son derece tutarlı şu görüşü elde ediyoruz:
Atatürk, yabancı gazeteciler tarafından sık sık iftiraya maruz kaldığı için kendilerine pek güvenmiyor. İki belge arasında 9 yıl olması, meselenin anlık ve dönemlik değil, istikrarlı bir tavır/tutum olduğunu da gösteriyor. Daha önce okuduğum eserlerde Atatürk'ün yabancı gazetecilere karşı genel bir güvensizliği olduğu yönünde bilgi okumadığım için aslında yeni bir şey öğrenmiş oluyoruz.
Sonuç olarak yabancı gazetecilerin Atatürk'e İslam düşmanlığı vb isnatlarda bulunduğu yayınlar, bizzat Atatürk tarafından ve dönemin tanığı tarafından güvenilmez, kötü niyet ve hatta casusluk faaliyeti olarak kabul görmüştür.
Yabancı gazetecilerin yayınları üzerinden Atatürk'e İslam düşmanı isnadında bulunanların, iftiralarını çürüten bu belgelerden bahsetmeleri de haysiyet ve şeref gereğidir.