Rica ediyorum hamburgerlerin arasini acarak icinde ne olduguna dair video cekmeyi birakin. Icini yiyecek olsak duz kofte yeriz. Peynir eriyince hic hos bi goruntu olmuyo ama dunyanin en iyi hamburgeri de olabilir. Bir seylerin suyunu cikarmayalim basic yasayalim
Yeni nesil öğretim üyelerinde bariz bir "görgü" eksikliği var. Belli aşamaları geçip P.h.D. ünvanı alıyorlar ama akademik sistem içinde büyük hocalarla oturup kalkmamaktan mı yoksa izole mizaç mı bilmiyorum, bir olmamışlık hâkim. Bunun son örneğini öğrenciyle itiş kakışta gördük
Aşk, beş duyunun sınırları içine hapsedilmiş insan zihninin, kuantum frekanslarına geçiş yapabilmesi için tasarlanmış kusursuz bir ezoterik mekanizmadır.
Yemek yemek, su içmek bedenin hayatta kalması için ne kadar zorunluysa, beşerî bir aşka tutulmak da ruhun uyanışı için o kadar temel bir ihtiyaçtır. Çünkü o, sistemin içine bilerek bırakılmış tek bir güvenlik açığıdır. "Leylâ'dan Mevlâ'ya varmak" sadece edebî bir metafor değildir. Tamamen nörolojik ve okült bir formüldür. İnsan beyni sonsuz olanı, şekilsiz olanı ve salt enerjiyi doğrudan algılayamaz. Sistem buna izin vermez. Bir bedene giydirmek şarttır.
Kabalistik öğretilerde ve antik okültizmde de kural budur: sonsuz ışık ancak sonlu bir aynadan yansıyarak gözlemlenebilir. Leyla, o aynadır. Mecnun, Leyla'nın sûretine tutulduğunda zihnindeki algı filtrelerini kapatmaya başlamıştı. Şehvete bulanmayan o şiddetli çekim, frekansını öyle bir yükseltti ki, bir noktadan sonra aynaya ihtiyacı kalmadı. Dünyevî aşka tutulmadan ilahî aşka ulaşabileceğini sananlar, basamakları tırmanmadan çatıya çıkmaya çalışanlardır. Züleyha, "Yusufum görmeyecekse kimin için süsleneyim" diyerek tüm mücevherlerini dağıttığında, madde dünyasıyla olan bağını kesmişti.
Aşk insanın gözünü kör etmez. Tam tersine; beşerî gözü kapatır, kalp gözünü açar. Dışarıda aradığın Yusuf'u eninde sonunda kaybedersin, çünkü o beşerîdir. Yorar, yıpratır ve biter. Ancak o acı bittiğinde, Kenan ilinin senin özünde, kalbinin tam merkezinde durduğunu fark edersin. Bu hakikate erersen, kalbini kilitli tuttuğun o sahte konfor alanında bir saniye bile duramazsın.
Tekamül etmiş bir insan kendi tekamül hikayesini durup durup anlatmaz, başına gelenlerden bahsetmez çünkü bunları sindirmiş ve ilgisini yitirmiştir. Hatta genel olarak kendinden bahsetmeyi de istemez çünkü artık onaya ihtiyacı yoktur..
Aşk, bir kişi karşısında tüm zayıflığınızı gösterebileceğiniz gerçek bir özgürlük alanıdır. Diğer tüm toplumsal ilişkiler bir güç gösterisine ve tahakküme dayanır; ama yalnızca gerçek ve duru sevgi, güçlü görünmeye ihtiyaç duymadığınız anda ortaya çıkan bir ilişkilenme biçimidir.