Bir simitçinin dükkânına astığı yazıyla, parası olmayan öğrencilere “yalnız değilsiniz” dedi.
Dükkânın camına asılan mesajda, karnı aç olan veya yanında parası bulunmayanların çekinmeden söylemesi istendi.
Asıl güzel olan ise bununla sınırlı kalmamasıydı.
Öğrencilere, bugün yapılan ikramın karşılığını bir gün başka bir öğrenciye iyilik yaparak vermeleri söylendi:
“Bir gün okulunuz bittiğinde siz de bir yemeği başka bir öğrenciye ikram edersiniz.”
Bazen bir öğrencinin ihtiyacı olan şey sadece bir simit değildir. Kendisini mahcup hissetmeden yardım isteyebileceğini bilmek ve karşılığında bir gün onun da başkasına iyilik yapacağına inanmak da büyük bir değerdir.
Küçük bir dükkânın camına asılan bu notlar, aslında kocaman bir dayanışma zincirinin ilk halkası olabilir.
Değerli esnafımıza teşekkür ediyor, hayırlı işler diliyoruz... ALINTIDIR
Konya’da bir MEDAŞ çalışanı, engelli kızıyla yaşayan yaşlı bir kadının elektrik faturasını her ay gizlice kendi cebinden ödeyip ‘Teyze, borcun yok’ diyerek teslim edince yaşlı teyzenin dualarında yer almanın zenginliğini yaşadı.
"Eyvallah koçum, çocuklarım ve kocam hepsi öldü!"
Kanadalı Gazeteci Matthew Cooke’dan enfes bir ABD eleştirisi.
- ABD bir ulus değil, ordusu olan bir petrol şirketi!
- Uymaları gereken etik ilkeleri yok
- Diğer Başkanlar Trump’tan farklı değildi, sadece niyetlerini böyle açıktan göstermiyorlardı!
İzlemenizi şiddetle öneririm👇
İşte yüzündeki maskesi ile tüm dünyanın maskesini düşüren şerefli şehit Ebu Ubeyde.
Büyük komutan, Şehit Huzeyfe el-Kahlut (Ebu Ubeyde).
Allah makamını âli eylesin.
Gazze'deki çocuklar soğuktan ölüyor.
Çadırlar şiddetli yağmurdan dolayı sular altında kaldı..
Bu videoyu görüyorsanız, algoritmayı bozmak için bir nokta veya 🇵🇸 koyun.
Ebu Ubeyde ne zaman şehid oldu?
İşte detayları:
30 Ağustos Cumartesi akşamı,
ihanetin en çirkin anlarından birinde,
bir işbirlikçi, uzun bir ayrılığın ardından ailesini ziyareti sırasında maskeli direnişçinin bulunduğu yeri Şabak’a bildirdi.
Şabak bu bilgiyi yalanlamadı;
aksine, 14 başarısız suikast girişiminden sonra uzun süredir beklenen nadir bir fırsat olarak değerlendirdi.
Derhal ordu komutanlarının katıldığı acil bir toplantı yapıldı ve direniş liderlerini hedef almak üzere özel olarak hazırlanmış uçakların kullanılmasına karar verildi.
Belirli bir dairede bulunduğunu bilmelerine rağmen,
isabeti kesinleştirmek ve tüm aileden intikam almak için binanın tamamını bombaladılar.
Saldırıda,
uluslararası hukuka göre yasaklanmış,
yakıcı termobarik bombalarla yüklü füzeler kullanıldı.
Bu bombalar havaya yayılan patlayıcı yakıt bulutları salar,
ardından aniden tutuşarak muazzam bir ısı ve ölümcül bir basınç oluşturur; bedenleri yutar, buharlaştırır,
ortamdan oksijeni çeker;
ne insan ne de taş kurtulur.
Böylece kahramanımız şehit oldu;
eşi ve çocukları Liyan, Minnetullah ve Yaman da şehit düştü.
Mübarek bedeni tamamen buharlaştı;
sanki izini silmek ister gibiydiler.
Onunla birlikte El-Kahlut ailesinden 40 kişi ve hiçbir suçu olmayan 30 sivil daha şehit edildi.
Yüzü dönük,
kaçmadan şehit düştü; şehadetinden önce kendisine bir vaat ve müjde verilmişti.
Bu, kayınbiraderi Dr. Münzir el-Amudi’ye anlattığı bir rüyaydı:
Rüyasında Resûlullah ﷺ ona,
“Bugün şehitsin,” demişti.
Bu yüzden sabahını gusül alarak,
süslenerek ve güzel kokular sürünerek geçirdi…
sanki gelinine uğurlanıyordu.
Emanetini yerine getirdikten, dinini ve vatanını kanıyla savunduktan sonra şehit düştü.
Ümmet ona ağladı; camiler ve mihraplar ona ağladı; savaş meydanları ona ağladı.
Şehitlerin ölmez biz buna inanırız… Şahitlik etmek üzere göçerler.
Allah şehidimizin şehadetini kabul etsin,
onu yalnız bırakan bizleri bağışlasın.
İlk defa elektriği, gazı getiren, ilk modern eczanemizi açtıran,
• İlk otomobili getiren, 5 bin km kara yolunu yaptırtan,
• Dünyanın ilk metrolarından birini Karaköy-Taksim arasına yaptıran, (dünyada 2. metrodur..aıdna kısaca Tünel denir )
atlı ve elektrikli tramvaylar kuran,
• Kudüs-Yafa, Ankara-İstanbul ve Hicaz demir yollarını yaptıran (Haydarpaşa Tren İstasyonunu da tabi),
• İstanbul’un binlerce fotoğrafını çektiren, Arkeoloji müzeciliğini başlatan,
• Chicago’daki turizm fuarına ülkemizi ilk kez sokan,
• Kuduz aşısının bulunmasından sonra Ülkemizin ilk Kuduz Hastanesini (İstanbul Darü’l-Kelb Tedavihanesi) açtıran,
• Polisiye romanların ülkemize girişini sağlayan, (14 yıl içinde basılan 4000 kitaptan sadece 200 kadarı dinle ilgili idi..)
• Okullara (Hristiyan okulları dahil) gönderdiği emirde, Türkçe’nin iyi öğretilmesini isteyen, Azerbaycan okullarında Türkçe yasağını kaldıran, Paris’te İslam Külliyesi kuran !
• Teselya savaşı sürerken saraydakilere emir verip askerler için çamaşır diktirten de,
hastaneleri ziyaret edip hastaların ihtiyaçlarını soran da, sarayın bahçesinde bile hastalara hizmet ettirten de !
• Midilli adasını eşi Fatma Pesend Hanım’ın şahsi mülkünden ısrarla verdiği para ile Fransızlardan geri alanda O !
• Israrla yerli kumaş giyen, Hereke bez fabrikası ve Feshaneyi kuran,
• Ziraat Bankasını kuran, Ticaret, Sanayi ve Ziraat Odalarını açtıran,
• Yıldız Çini fabrikasını, Beykoz ve Kağıthane kağıt fabrikalarını,
• Toplu sünnet merasimleri yaptırıp her bir çocuğa çeyrek altın gönderen, bu yüzden yaz aylarında toplu sünnetleri moda eden,
• Mezuniyet törenlerinde öğrencilere hediye kitap gönderen,
• Yoksul halkına kendi cebinden ödeyerek kömür dağıtan,
• Ermeni Onnik’in mektubu üzerine kendi parasından takma bacak yaptırtan,
• Biriktirdiği parasından bir kısmını her sene borç yüzünden hapse düşenleri kurtarmaya tahsis eden,
• Modern matbaa makinelerini Türkiye’ye getirten, ücretsiz kitap dağıttıran, 6 bin kitabın çevrilmesini sağlayan, Beyazıt kütüphanesini kurup 30 bin kitap bağışlayan (10 bini el yazmasıdır),
• Yabancı bilim adamı ve yazarlara Nişanlar veren,
• Her yıl 30 bin saksı satın alıp çiçek ektiren,
• Bizim Hekimbaşı çöplüğü dediğimiz yerde gül yetiştiriciliği yaptıran da (Isparta’daki gül yetiştiriciliği de O’nun öncülüğünde başlamıştır),
• Türkiye’nin birçok yerinde saat kuleleri yaptıranda O dur! (İzmir,Dolmabahçe..),
• Hindistan, Cava, Afganistan, Çin, Malezya, Endonezya, Açe, Zengibar, Orta Asya ve Japonya ya elçiler ve din adamları gönderen,
• Latin Amerika ülkeleri ile diplomasiyi başlatan,
• Yalova Termal kaplıcalarını kurduran,
Terkos’un sularını İstanbul’a taşıtan,
Bursa’nın bir köyünde bile çeşme yaptırabilen O dur, (Sadece İstanbul’a 40 çeşme yaptırmıştır),
• Kendi elleri ile yaptığı marangozluk eşyalarını hediye etmeyi seven,
• Kendisine yapılan bombalı suikast de 26 kişinin ölmesine, 58 kişinin yaralanmasına rağmen Ermeni katili affedip Avrupa da hafiyelik yapmaya gönderen de O dur.
• Doğu Türkistan’a gönderdiği askeri yardım ile Çinlilere karşı onları örgütleyen, Çin'in göbeği Pekin'de Hamidiye Üniversitesini kurdurtan da,
• Beş vakit namazını aksatmadan kılan, hiçbir evrakı abdestsiz imzalamayan (hatta yere bile basmayan [yatağının dibinde teyemmüm tuğlası bulunduruyordu]),
• Yeni gemiler alan,
topla, tüfekler getirten de ! r(o toplar Çanakkale Savaşı’ndakullanılmıştır )
• Telefonu Avrupa’dan 5 yıl sonra ülkemize getiren de O dur!
• Kiliselere, sinagoglara yardım eden (hatta Vatikan’da kilise yapılmasına bile yardım eden),
• Peygamberimize, dinimize veya Osmanlıya hakaret içeren oyunları kaldırtan (Fransa-İngiltere-Roma-ABD) (Bir piyes için bile Alman İmparatorunu devreye sokmuştur),
• ABD’nin Erzurum’da konsolosluk açmasını reddeden, İzmir limanına izinsiz girmeye kalkan ABD savaş gemisini top ateşine tutturan,
+++
Sivas Üniversitesi'nden Prof.Birnur Akkaya, kanser ve kötü huylu hücrelerin damar yüzeylerine tutunmasını engelleyerek yayılmasını önleyen bir molekül sentezlemeyi başardı.
Bu çalışma, bir futbolcu transferinin binde biri kadar gündeme gelmedi.
Utanç verici değil mi?