Sağlık Bakanlığına büyük umutlar ile atanan Sayın @drmemisoglu sayı ve veriler ile sağlık sisteminin işler halde olduğunu göstermeye çalışmaktadır. 1.basamak çalışanlarının isyanı,randevu krizi,TUS tercihleri, hekim atamaları,kamu hastanelerinde boşalan kadrolar çöküşün kanıtıdır
Aile hekimliğinde randevu krizi devam ederken, bakanlığın hazırladığı hasta programı uygulamasının kullanılmaya zorlanılması veri ve bilgi kayıplarına yol açacak, destek alımını zorlaştıracaktır. #BaşkaBirSağlıkSistemiMümkün@saglikbakanligi
Aile hekimleri randevu memuru değildir!
MHRS’de randevu bulunamadığında vatandaşın aile hekimine yönlendirilmesi; sağlık sistemindeki yapısal sorunların yükünü birinci basamağa yıkan hatalı bir uygulamaya dönüşmüştür. Aile hekimleri, hastanelerde bulunamayan randevular için devreye giren bir “aracı mekanizma” değildir.
Bu tablo yalnızca aile hekimlerini değil, 182 çağrı merkezi çalışanlarını da mağdur etmektedir. Randevu bulamayan her vatandaşa aile hekimi adresinin gösterilmesi; çağrı merkezi personelini vatandaş ile sistem arasında çaresiz bırakmakta, çözüm üretemediği bir konuda baskı altında yönlendirme yapmaya zorlamaktadır.
Aile hekimliği; koruyucu sağlık hizmetlerinin yürütüldüğü, kronik hastalık takiplerinin yapıldığı, erken tanı ve tedavi süreçlerinin planlandığı bir uzmanlık alanıdır. Hastanelerdeki randevu krizinin faturasını aile hekimlerine kesmek; hem hekim emeğini değersizleştirmekte hem de birinci basamak hizmetlerin kalitesini düşürmektedir.
HEKİMSEN olarak çözümün;
• Sevk zincirinin etkin hale getirilmesi,
• Acil servislerde reform yapılması,
• Yapay zeka destekli akıllı triyaj sistemlerinin kurulması,
• Aile hekimlerinin üzerindeki idari ve bürokratik yüklerin kaldırılması,
• AHBS ve sağlık sistemlerinin tam entegre çalışması,
• Performans baskısının sona erdirilmesi,
• Vatandaşın da sağlık hizmetlerinde sorumluluk üstlenmesi
olduğunu vurguluyoruz.
Sağlık sistemindeki randevu krizinin çözümü; aile hekimlerine yeni angaryalar yüklemek ya da 182 çalışanlarını vatandaşın tepkisiyle karşı karşıya bırakmak değildir. Çözüm; doğru planlama, güçlü insan kaynağı ve sürdürülebilir sağlık politikalarıdır.
HEKİMSEN olarak ilan ediyoruz:
Aile hekimleri randevu memuru değildir!
Sağlık çalışanlarını karşı karşıya getiren değil, sistemi kökten iyileştiren çözümler hayata geçirilmelidir.
Aile Hekimleri @saglikbakanligi sekreteri değildir. 182 ve MHRS dolu randevularda aile hekimlerine yönlendiriyor. Hekimin görevi gerek gördüğünde sevk yapmaktır, randevu almak değil. Hastalarımız mağdur olduğu gibi, hekimlerinde iş yükü artmakta,kapılarında yığılma yaşanmaktadır.
📢 Aile Hekimi "Randevu Bulucu" Değildir!
Aile hekimi, sevk sisteminin klinik karar vericisidir; MHRS’nin boş randevu arayıcısı değildir. Aile hekiminin görevi hastayı muayene etmek, tıbbi olarak değerlendirmek ve gerekli gördüğünde sevk etmektir. Sevk, klinik bir karardır; randevu sistemindeki kapasite sorunlarının çözüm aracı değildir.
Bugün Yaşanan Sorun:
•Aile hekiminin sevk yapması değil MHRS’de bulunamayan randevular nedeniyle aile hekiminin hasta ile sistem arasında aracı konuma itilmesidir.
Randevu Kapasitesi Yetersizse:
•Bunun sorumluluğu aile hekimlerine yüklenemez. Hastanın randevu alamadığı her durumda aile hekimi ile hasta karşı karşıya getirilmemelidir.
MHRS’de yaşanan randevu yetersizliğinin çözümü aile hekimlerinin omuzlarına bırakılmadan, Bakanlık ve ilgili sağlık kurumları tarafından planlı, sürdürülebilir ve sistemsel biçimde ele alınmalıdır.
👉 Mesele nostalji değil, unuttuğumuz o “altın standart”ı hatırlatmak.
📌 1974 yılındaki Tababet Uzmanlık Yönetmeliği net bir sınır çiziyordu: Bir uzman hekim günde en fazla 20 hastaya bakmalıydı. Eğer daha fazla hasta varsa, sistem çözüm olarak “daha çok randevu” değil, “ek uzman görevlendirmeyi” şart koşuyordu.
🩺 Bugün ise aynı uzman hekimin karşısına bir günde 60-80 hasta çıkarılıyor. Dakikalara sıkıştırılmış muayeneler, sistemin başarısı gibi sunuluyor. Oysa hasta sayısı artarken muayene süresi kısalıyorsa, burada başarıdan değil; hem hastayı hem hekimi ezen bir yükten söz edilir.
✅ Bu ilerleme değildir. Bu, sağlık hizmetinin niteliğini zayıflatmak; hastayı da hekimi de tüketmektir.
🩺 Hekimsen Sendikası olarak talebimiz nettir: Hekimlere insani çalışma koşulları sağlanmalı, hasta muayene sayıları tıbbi hizmetin niteliğini koruyacak şekilde sınırlandırılmalı ve ihtiyaç halinde ek uzman görevlendirilmelidir.
#NitelikliSağlık #HekimeZaman
https://t.co/jDyFnPH6PZ
@saglikbakanligi@drmemisoglu@hekim_birligi@hekimsen bu mu çok değer verdiğiniz 1. Basamağa layık gördüğünüz sistem. Yazıklar olsun işimize yarayan , gayet pıratik ve sağlıklı çalışan sistemi de bozdunuz. 1 haftadır dönecekler.
@Avfattas Hiç bir şey yapamaz maç başındaki Orkun’un şutu gibi bir anlık bir alevlenme olur. Topu ilerde tutacak kanat yok. O kanatlarla uyumlu oynayacak rakibi acacak bek, hızlı ve seri stoper yok. Ndidi yi de bunlardan sonra tekrar görmek lazım
Aile hekimleri @saglikbakanligi sekreteri değildir. Sayın @drmemisoglu deyimleri doğru kullanalım. Hekim uygun gördüğü hastasını SEVK yapar. Aile hekiminin sevk verdiği hasta, MHRS sisteminden istediği hastaneye hızlı şekilde randevusunu kendi alabilmelidir. @suayipbirinci
Şimdi nasıl yapacaksanız yapacaksınız ve Avrupa'sı olmayan bu takıma 2 top class kanat, 1 sağ bek, 1 stoper ve 1 kaleci alacaksınız. Olmayacağı belli olan hocayla bizi iki kere Avrupa Ligi'nden, bir kere de Konferans Ligi'nden elediniz. Borçlusunuz taraftara @SerdalAdali_x
Geçen sezonu İsviçre Ligi'nde altıncı sırada bitiren Lausanne, kazanmamız gereken maçta bizim sahamıza bu şekilde yerleşiyor ve aralıksız bir dakika boyunca yarı sahamızda paslaşarak atağını bitiriyor.
Kabullenilebilecek bir durum değil.
Sağlık sistemimizde sevk zinciri uygulaması yokken neden Aile Hekimliği desteği ile 3. Basamak üniversite hastanelerine randevu alınıyor?
Neden 2. Basamak atlanıp 3. Basamağa gidilecek?
Neden Aile Hekimi desteği gerekiyor?
Aile Hekimliği randevu alma merkezi değildir!
@MustafaKratas Gelmeyen güzel oyuna rağmen son maç ve karakteri hatırına taraftarın kendisinin arkasında olduğunu, genel sorunun inmeyen transferlere bağlı olduğunun düşünüldüğünü ancak tur gelmemesi durumunda hala Beşiktaş’a katacak bir şeyi olup olmadığını sormak gerekiyor.
Açık konuşalım mı. Kimsenin konuşmadığı şeyleri söyleyelim. Morinho haklı, jesus haklı. Bu ligin bir marka değeri yok. Burası menagerlerin para kazandığı gastecilerin sosyal medyadan hoca yediği, yorumcuların iyiyi değil kötüyü konuşarak prim kastığı bir lağım çukuru.
Biz bu lige katlanıyorsak Beşiktaş için katlanıyoruz. Bi şeyler için çabalıyorsak Beşiktaş için çabalıyoruz.
Bugün yine paraları hesaplarına yatan, ya da ileride hesaplarına yatacak paraların hayalleriyle aynı anda talimat almış gibi tüm medya hocaya sallıyor. Yahu bana göre dünyanın gelmiş geçmiş en iyi hocası Ferguson tedrisatından geçmiş, yıllarca beraber çalışmış, Premier ligde yüzlerce maça çıkmış şampiyon olmuş Solskaer futbolu bilmiyor da hayatı birilerinin maşalığını yapmış yorumcular mı biliyor? Bu lige yabancı hocaların gelmesi bu ülke futbolu için bir lütuftur. 120 yıllık futbol kültürü olan bir ülke, milyarlarca dolar para harcanmış bir lig milyonlarca dolar maaş olan futbolcuların olduğu bir ligde 120 senede sadece 1 kez Avrupa'dan kupa gelmiş. Hiç bir sportif gerçekliği yok.
Bu ülkenin Avrupa'ya açılmasını istemiyorlar. Yoksa istedikleri hocaları getirmezler. Yabancı hoca ne kadar başarısız olursa Türk hocalar ( arkadaşları, ortakları) hoca olacak, haberler akacak, para kazanacaklar. Ben artık çok sıkıldım. Artık işi inat seviyesine taşıyorlar. Sürekli deniyorlar. 1 ay önce denediler taraftar hocaya sahip çıktı, 10 gün önce denediler yine olmadı. Üstelik haftanın en iyi performans veren takım hocasına söylediler, ama yine duvara tosladılar. Şimdi yine deniyorlar. Yine duvara çarptılar ama yine deneyecekler. Sürekli deneyecekler. Hocayı gönderene kadar deneyecekler. Utanmıyorlar, yorulmuyolar. Bu işin tek bir çözümü var. Bir kampanya yapacağız ve ne kadar muhabir varsa hepsini takipten çıkacağız. Bir önemleri kalmayacak. Bu iş özellikle bizde oluyor.
Bakın örnek vereceğim. Barış alper Galatasaray'da sorun çıkardı, tüm gs medyası barışa yüklendi. Eski futbolcuları konuşturdular barışa yüklendiler. Gs camiasının hakkını korudular. Aynı şey bizde olunca rıza çalımbay çikip 15/20 bin kişinin karşılamaya gittiği orkun için gereksiz transfer diyor Beşiktaş camiası sahipsiz. Tek sahibi taraftarı. Bizde bunlara boyun eğersek bunlar at koşturmaya devam edecek. Hoca iyi veya kötü konumuz o değil ama sırf meydanı bunlara bırakmamak için hocaya sahip çıkmak zorundayız. Bunlar istediği hocayı getirirse istedikleri oyuncuyu da getirir. İstedikleri oyuncuyu yer.
Benim için artık bu ligde başarı kovalamak boşa zaman kaybetmekten öteye geçmez. Benim isteğim Avrupa'da kupa almak. Bunu da Türk hoca ile başaramayız. Bizim en iyi hocamız şenol güneş bile Avrupa'ya gittiğimiz 5 sezonun 3 tanesinde gruptan çıkamadı. Bizim hoca istikrarına ihtiyacımız var. Hocaya arka çıkmak zorundayız. Klübü gazetecilerin insafına bırakmamak için sahip çıkmak zorundayız
Bir sözüm de başkana ve camiaya olacak. Başkanın yönetim kurulu inanılmaz derece de zayıf. Normalde başkan talimat verir yönetim icraat yapar. Bizde ben başkandan başka hiç bir yöneticinin adını bilmiyorum. Her şeye başkan koşuyor. Yönetim kadrosu işi bilenler ile değişmeli. Resmi hesap hesap sormalı. Bütün ülkenin hemfikir olduğu ofsayt pozisyonuna dair tek bir şey paylaşmadılar. Niye? Niye hakkımızı korumuyorsunuz ? Gs ve fb maç devam ederken pozisyondan 5 dakika sonra resmi hesaptan pozisyonu paylaşıyor, hakkını arıyor. Arayan da buluyor. Sancho'da alsan Benzema da alsan hakkını koruyamazsan boşuna maaş vermiş oluyorsun. Bu yüzden bu ligin bende hiç bir ağırlığı yok. Hocaya da iyi kadro verilirse Avrupa'da bişeyler yapabilir. Destek olalım. Burada her an hazır bekleyen pirana'lara yem etmeyelim. Bu adamda ki futbol tecrübesi bu ülke futbolunda 2-3 kişi de ya vardır ya yoktur.
Çok uzun oldu ama çok sıkıldım hoca gündeminden. Artık hocaya sallayan herkesi ( taraftar hariç) takipten çıkalım ve tepki verelim. Ne Beşiktaş'ı ne hocayı sahipsiz sanmasınlar.