Malesef ACM’nin politik bilinci zayıf. Dinle ilişkili konularda derinleşebilmesine rağmen politik meselelerde yurdum ırkçısıyla yanyana hizalanabiliyor.
Sen yüzbine yakın Kürd dini İslam yüzünden kıyımdan geçirilirken de, geçirildikten sonra da Kürdlerle yanyana durmadın, adamlara destek olmadın. Başlarına her balyoz indiğinde sessiz kaldın. Adamlar yüzyıldır sistematik zulüm görürken kafanı çevirdin.
Şimdi dönüp de neden Marksistlerle birlikte dağa çıktın dersen bir Zafer Partili ırkçıdan hiçbir farkın kalmaz. İnsan gerçekliğini, psikolojiyi, sosyolojiyi reddederek sorun analizi yapılmaz.
En uysal kediyi bile elinde bıçakla duvarın dibine kadar sıkıştırıp zarar vermeye başlasan hayvan can havliyle saldırır. Hayvanın bile gösterdiği refleksi insana layık görmemek için politik bilincin, sosyolojik ve psikolojik tahlil kabiliyetinin bir hayli düşük olması gerekir.
Ben Müslüman bir Türk’üm ve yüzyıldır işkence ve zulüm gören Müslüman Kürd kardeşlerimin yanında olamadığım için büyük bir hicap duyuyorum. Netanyahu Gazzelilere ne yaptıysa Kürtler de bir benzerini yaşadı ve biz başımızı çevirdik.
Seni severim ama Müşrik Kemalistlere sallamaya çekindiğin o kılıcı Müslüman Kürdlere bu kadar kolay sallıyor olmaktan utanman lazım.
Kemalistlerin yapay zeka ile kurabildiği tek ilişki yapay zekayı küfür etmeye zorlamak. Zeka seviyeleri buralarda olduğu için yüz senedir hiçbir seçimde iktidar olamıyorlar. Dünya üzerinde kendisini çok zeki sanan ama gerçekte kafası neredeyse hiç çalışmayan tek topluluk bunlar.
Müslüman Kürdler: “Anadilimizi konuşmak, anadilimizde eğitim almak istiyoruz. Kimliğimizin tanınmasını istiyoruz.”
ACM: “Bölücülük yapmayın lan kesin sesinizi. Siz İslam kisvesi altında Kürtçülük yapan teröristlersiniz. Sizi Ermeniler Rumlar gibi kesmemişsek bize teşekkür edin”
Bunların İslami bir mücadelesi yok. Bunların kavgası şirkle mücadele edenlerle. Çünkü şirkle mücadele edenlerin azmi bunların korkak yüzünü ortaya çıkarıyor.
ACM yazının bir yerinde şöyle bir cümle kuruyor:
“Bizim Türkler olarak İslam’dan başka gideceğimiz kapımız yok. Bu yüzden de Allah bizi lokomotif kıldı, kılıyor ve kılacak biiznillah.”
Biz Türklerin İslam dışında gidecek yeri yok mu gerçekten? O yüzden mi İslam topraklarına yüzbinlerce put dikilirken ağzımızı açmadık ve hala da etrafımızdayken rahatsız olmuyoruz. (Mesela ACM bu putlara kaç kez itiraz etmiştir?)
O yüzden mi Kamal yüzlerce kitapta alenen Yaratan bir Tanrı olarak anlatılırken, törenlerde çocuklara “biz sana tapıyoruz” diye bağırtılırken sesimiz çıkmamıştı.
Peygambere ve Allah’a hakaretlerle dolu ders kitapları çocukların zihnine zerk edilirken, kadınlarımızın başörtüsüne el uzatılıp çıkarılırken, ezanımız susturulurken Türk ne yapmakla meşguldü?
Kürd en azından İslam’ı korumak için itiraz etti. Türk bu esnada başını eğmekle yetindi. Bunlarla yüzleşelim.
Kendimize ilahi manalar atfederken Müslüman Kürdler, Araplar ve diğer müslüman milletler yanımızda olmadığında İslam’dan başka kapılara nasıl savrulduğumuzu görelim.
Allah kimseyi ilanihaye lokomotif kılmaz. Hatta Allah resulü tam da bu yüzden savaşlara ordu gönderirken komutanları sık sık değiştirir, bazen de gencecik sahabeleri komutan yapardı ki, kimse oturduğu makamı ilanihaye kendinin sanmasın.
Malesef önceliğimiz Dinimiz değil de Irkımız haline gelince Dinin bu açık delillerini de Irkımız lehine yontmaktan veya sansürlemekten geri durmuyoruz.
Altay sen gerçekten çok düşük bir insansın. Müfteri ve Irkçısın.
Türklükle ilgili yüzlerce övgü dolu paylaşımım var. Geçmişte MHP'ye oy vermişliğim var. Annem BBP'den Milletvekili adayıydı. Dedem 1970'lerin başat ülkücülerindendi. Muhsin Yazıcıoğlu beni çok severdi. Birlikte yanyana fotoğraflarımız var. (Yani iftira attın)
Eğer Türklük maskesi altına sığınan ittihatçı köpeklere, kemalistlere, sabetayistlere yazdıklarımı Türk düşmanlığı görecek kadar düştüysen zoruna gitmeye devam etsin. Türk'ün tertemiz ismi altına saklanan İslam düşmanlarıyla her zaman mücadele edeceğim.
Hayatımda Türklüğe dair yaptığım övgülerin yüzde birini bile Çerkeslik hakkında yazmadım. Kültürel olarak da Çerkes değil Türk'üm. Türk olmaktan da gurur duyuyorum. Etnik kökenimin yarısı Çerkes olmasına rağmen ne Çerkes dilini bilirim, ne de adetlerini. (İkinci iftiran buydu)
Ne Kürdü Türk'e karşı destekledim, ne de Türk'ü Kürde karşı destekledim. Ben her zaman müslümanı kafire karşı destekledim. Hayatımın hiçbir döneminde bir ırkı başka bir ırka karşı yermedim veya müdafaa etmedim. Zihin algoritmam içerisinde ırklar denklemin hiçbir yerinde değildir. (Bu da üçüncü iftirandı)
Ben meşru görsem dahi senin gibi yaptığım işi paraya dökmedim. Gittiğim konferans başına 100 binlerin üstünde para talep etmedim. Bir yere gelir misin dendiğinde ağzımı "kaç para veriyorsunuz" gibi bir cümleyle açmadım. Gideceğim yere parasına göre gitmedim. Bu tercihini meşru görsem ve savunsam da, eğer birileri "bizim aramızda yaşıyorsa" o sen değilsin, benim.
Çünkü ben her gün milletin içindeyim. Sokakta beni gören Türk de Kürt de Arap da yanıma gelip teşekkür ediyor, muhabbet ediyor. Sen ise fildişi kulenden millete ahkam kesiyorsun. Asıl sen bizimle birlikte yaşamıyorsun. (Dördüncü iftiran)
Antikemalizm, her insana nasip olmayacak bir turnusol kağıdıdır. Senin gibi müslüman kardeşlerine her fırsatta eline kılıç alıp sert bir şekilde sallayan ama İslam'a her saniye aktif bir şekilde saldırıları devam eden Kemalistlere ağzını açıp iki kelam itiraz getiremeyen korkak arkadaşların anlamasını beklemiyoruz.
Sana daha ağır yazabilirim, ki bunu gerçekten hak ediyorsun ama argümanlarımın bir tanesine bile cevap veremeyip ad hominem safsatası yaparak üste çıkmaya çalışan birisine bu kadar değer vermek yanlış olur. Sen hasbelkader şöhreti bulmuş ve bunun altında ezilmiş taşralı bir kardeşimizsin. İnşallah şöhret imtihanı şu anda da olduğu gibi seni kibir bataklığının diplerine daldırmaz. Zira böyle devam edersen mahşerde işin çok zor olacak.
Bana argüman sunamayacak bir köylüsün sen dostum.
Hem akademik alanda hem ilmi alanda senin hocan pozisyonundayım. Başbaşa yapacağımız bir münazarada seni hem ilmen hem de lafzen birkaç kez magmaya gömer, çıkarır, tekrar gömerim.
Ama sen benimle münazaraya çıkmaktan ölümden korktuğun gibi korkup kaçacak bir ödleksin. Zira benimle münazara etmenin Diamond Tema isimli liseli ergenle münazara etmek kadar kolay olmayacağını biliyorsun. Hoş onun da başta karşısına çıkmaktan kaçarak müslümanların adına leke sürmeyi başardın.
Senin gibi Kemalizme tapan, putların gölgesinden meleklerin kanatlarını konuşan ödlekler sahaya girmeye cesaret edemediği için Kemalizmle de Grok'la da aktif mücadele yürütmek bize kaldı. Keşke senin gibi korkak troller sahaya çıkıp Kemalizme iki laf edebilseydi de biz ilgilenmemiz gereken meselelere kafa yorabilseydik.
Parayla konferansa gittiğin belediyelerin bahçesinden geçerken eğilerek selam durduğun putlarla biz mücadele ediyoruz. Sen secde ederken biz baş kaldırıyoruz.
Benimle kavgaya tutuşmak gariban gördüğün Kürtlere hakaret etmeye benzemez. Senin o müfteri ağzını alır, taharet etmeyi bile daha birkaç sene önce öğrendiğin organınla yer değiştiririm. Benim asabımı bozma.
“Kendilerine Tevrat yüklenip de sonra taşımayan (onunla amel etmeyen)lerin durumu, tıpkı ciltlerle kitap taşıyan eşeğin durumu gibidir. Allah’ın âyetlerini yalanlayanların durumu ne kötüdür. Allah zalimler güruhunu doğru yola erdirmez.”
— Cuma, 5.
Pusula gibi ayettir. Her ayet gibi.
Irkçılık yapan, putlara muhalefet etmeyen, Kemalizmi eleştirmekten korkan alimin hali kitap yüklü eşeğin hali gibidir.
Kitap yüklü eşeklere dikkat edin.
Dünyanın en boş duyarı. Neyin mağduriyetini yaşıyorsun. Türk-iye’de Türk isminin kazılı olmadığı bir santimetrekare bile yer yok. Kimse Türkiyeliyim demen konusunda baskı da yapmıyor. Sabahtan geceye kadar hiç durmaksızın Türk’üm diye bağırsan kimse seni susturmaya da çalışmaz. Eğitim Türkçe, televizyonlar, diziler, filmler, haberler, kullandığın akıllı telefon, oynadığın oyun, okuduğun kitap, öğrendiğin tarih, yoldaki tabelalar, bütün resmi evraklar, sosyal medyan, gözünün gördüğü her şey Türkçe. Bugüne kadar senin diğer milletlere reva gördüğün ırki zulmü senin için isteyen bir insan evladı bile çıkmadı daha. Ortada mağduriyet yok, dayatma yok, sadece lümpen bir şımarıklık ve bitmek bilmeyen bir cehalet var. Tarihin gördüğü en bitik, en faydasız, en boş nesilsiniz gerçekten.