Aşı eksikliğini dile getirene ceza, sağlık sistemindeki sorunları anlatana soruşturma… Halkın sağlık hakkını savunanları cezalandırmak yerine sorunları çözün. #AşıYokCezaVar
🔴OKULLARDA GERÇEKLEŞEN SALDIRILARA İLİŞKİN AÇIKLAMA:
Siverek’ten sonra Maraş’ta da gerçekleşen ve 9 kişinin hayatını kaybettiği okul saldırılarını, ardından Mersin’de bir çocuğun okulda silahla yakalanması haberlerini dehşet içerisinde izliyoruz.
Yaralılara acil şifa, hayatını kaybedenlere baş sağlığı ve yakınlarına sabır diliyoruz.
Eğitim alanlarının eğitimciler ve öğrenciler için güvenli olmadığı, daha önce ilgili emek örgütleri, sivil toplum kuruluşları ve hak savunucuları tarafından defalarca dile getirilmiştir. Buna rağmen gerekli önlemler alınmamış, şiddet bugün en ağır ve acı haliyle yaşanmıştır.
Bu yaşananların münferit olmadığını tekrar vurguluyoruz. Bu yaşananların; toplumda artan şiddet, bireysel silahlanma, şiddeti normalleştiren programlar, hayatın her alanında yaşanan hukuksuzluklar, gündelik yaşamın içerisinde karşı karşıya geldiğimiz kadın, çocuk, çevre, emek, özlük hakları alanlarındaki hak ihlalleri, antidemokratik ortamın yarattığı güvensizlik, çaresizlik ve beraberinde gelen toplumsal çürüme nedeniyle gerçekleştiğini ve politik bir mesele olduğunu tekrar belirtiyoruz.
Sağlıkta, eğitimde ve her alanda güven içerisinde yaşamak anayasal bir haktır. İktidara ve yerel yöneticilere bu vahim durumun onarılması ve yenilerinin yaşanmaması için çağrı yapıyoruz. Gerçek sorumluların kim olduğunu biliyoruz ve tüm toplumun hakkı olan yaşam alanlarının güvenli hale getirilmesi için gerekli tedbirlerin derhal hayata geçirilmesini talep ediyoruz!
BEYAZ YÜRÜYÜŞ URFA’DA!
Türk Tabipleri Birliği öncülüğünde, sağlık sistemindeki sorunlara dikkat çekmek ve emeğimize, mesleğimize ve halkın sağlık hakkına sahip çıkmak için başlatılan Beyaz Yürüyüş, 11 Mart’ta Diyarbakır’dan başlayarak 14 Mart’ta Ankara’da son bulacak.
Bu yürüyüşün bir parçası olarak 12 Mart Perşembe günü Şanlıurfa’da meslektaşlarımızla birlikte buluşuyoruz.
📍 Toplanma: Ali Şelli Parkı
🕧 Saat: 12.30
🚶 Yürüyüş: Ali Şelli Parkı → Topçu Meydanı
📢 Basın Açıklaması: 13.00 – Topçu Meydanı
Emeğimize, mesleğimize ve halkın sağlık hakkına sahip çıkmak için Ankara’ya yürüyoruz!
Tüm meslektaşlarımızı ve sağlık emekçilerini Beyaz Yürüyüş’e katılmaya ve dayanışmayı büyütmeye davet ediyoruz.
BU ÇAĞRI TÜM HEKİMLERE;
Serbest çalışma hakkımızı ve mesleki bağımsızlığımızı kısıtlayan düzenlemelere karşı sesimizi yükseltmek için öğrenci, asistan, pratisyen, uzman, işyeri hekimi, akademisyen
Kadıköy'de buluşuyoruz!
🗓️ 22 Şubat Pazar
🕜 14:00
📍 Kadıköy İskele Meydanı
Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ek Bina Acil Servisinde görev yapan bir meslektaşımız, dün akşam gribal şikâyetlerle acil servise başvuran bir kişi tarafından fiziksel şiddete maruz kalmıştır. Sağlık hizmeti sunulan alanların güvenliğinin sağlanması, sağlık çalışanlarının can güvenliğinin korunması ve şiddetten arındırılmış çalışma ortamlarının oluşturulması yetkililerin temel sorumluluğudur. Toplum sağlığı için özveriyle görev yapan sağlık emekçilerinin şiddete maruz bırakılması kabul edilemez ve bu sorunun acilen çözüme kavuşturulması gerekmektedir.
Bu şiddet sadece meslektaşımıza değil, tüm sağlık çalışanlarına yöneliktir. 4 saatte 700 hastanın müracaat ettiği bir Acil Serviste sağlıklı hizmet vermek mümkün olamaz!Acil Servisler yeşil alan uygulamasıyla işlevsizleştirilmekte, acil müdahaleye ihtiyacı olan hastalara müdahale yetersiz kalmakta, çalışanlarda tükenme başlamakta, şiddet riski artmaktadır!
Buna karşılık yerel ve merkezi idareler daha çok hasta başvurusu ile övünmektedir.
Tüm meslektaşlarımıza, sağlık çalışanlarına ve halkımıza yıllardır olduğu gibi bugün de sesleniyoruz:
Sağlıkta şiddet politiktir! Sağlık sistemindeki bu aksaklıklar düzelmedikçe, kamu sağlık kuruluşları ticarethane gibi çalıştırıldıkça şiddet, özlük haklarımızda kayıp ve niteliksiz sağlık hizmeti kaçınılmazdır.
Bu tür olayların tekrar yaşanmaması için yerelde İl Sağlık Müdürlüğü ve merkezi olarak Sağlık Bakanlığının özellikle yeşil alan uygulamalarına müdahale ederek hızlıca düzenleme yapılmasını talep ediyoruz!
Meslektaşımızın yanındayız!
Bugün Şanlıurfa Tabip Odası, Bölge Tabip Odaları, TTB Merkez Konsey üyeleri ve bir çok emek meslek örgütünün de dahil olduğu demokratik kitle örgütleri Suruç’ta bir araya gelerek Kobanî Mürşit Pınar sınır kapısının açılması ve insani yardımların ulaştırılmasının sağlanması için seslerini yükselttiler. Koridor açılması ihtiyaç malzemelerinin ulaştırılması insani bir görevdir. Buradan devlet yetkililerine gerekli adımı atmaları için sesleniyoruz. @UrfaValiligi
KAMUOYUNA DUYURU 📣
Son dönemde ilimiz Şanlıurfa’da, bazı kişi ve kurumlara yönelik asılsız iddialar, tehdit ve baskı yoluyla haber yapılmaması karşılığında maddi talepte bulunulduğuna dair ciddi duyumlar ve şikâyetler Şanlıurfa Tabip Odası’na ulaşmaktadır. Bu taleplerin karşılanmaması hâlinde, kişi ve kurumları hedef alan, doğruluğu teyit edilmemiş ve kamuoyunu yanıltıcı nitelikte haberlerin servis edildiği yönünde iddialar bulunmaktadır.
Basın özgürlüğü, demokratik toplumların vazgeçilmez bir unsurudur. Ancak bu özgürlük; etik ilkeler, doğruluk, kamu yararı ve masumiyet karinesi çerçevesinde kullanılmalıdır. Gazetecilik faaliyeti; tehdit, şantaj, iftira ya da maddi menfaat sağlama aracı hâline getirilemez.
Özellikle sağlık alanı gibi insan hayatını doğrudan ilgilendiren bir konuda; hiçbir somut kanıt sunulmadan, yetkili merciler tarafından doğrulanmamış iddiaların kamuoyuna “kesin gerçek” gibi sunulması, hem toplum sağlığını hem de sağlık çalışanlarının mesleki itibarını zedelemektedir. Sağlık kurumları ve hekimler hakkında ileri sürülen iddiaların muhatabı yargı ve yetkili denetim mekanizmalarıdır, sosyal medya ve linç dili değildir.
Şanlıurfa Tabip Odası olarak;
• Meslektaşlarımızın hukuki haklarının ve mesleki itibarlarının korunmasının takipçisi olacağımızı,
• Basın etik ilkelerine aykırı, tehdit ve şantaj iddialarının hukuki mercilerce araştırılması gerektiğini,
• Sağlık hizmetlerinde herhangi bir usulsüzlük iddiasının ise yetkili kurumlar tarafından şeffaf ve tarafsız biçimde incelenmesi gerektiğini kamuoyuna açıkça ifade ediyoruz.
Hiçbir hekim ve sağlık çalışanı, kanıtlanmamış iddialar üzerinden hedef gösterilemez. Aynı şekilde, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi de herkesin ortak sorumluluğudur.
Sürecin takipçisi olacağımızı, meslektaşlarımızın yanında durmaya devam edeceğimizi ve hukuki yolların sonuna kadar kullanılacağını kamuoyuna saygıyla duyururuz.
2026 yılında aşı takvimine eklenerek ücretsiz yapılacağı belirtilen HPV aşısı ile ilgili hala bir açıklama yapılmadı. HPV Farkındalık Ayı kapsamında yapılan ve ücretsiz aşı talebimizi dile getireceğimiz sosyal medya eylemine katılıyoruz.
Aile Hekimi Emrah Kırımlı
karşılaştığı tabloyu anlattı:
- Ucuz gıdalarla beslenmek zorunda kalan emekliler hastalanıyor. Sonra mide koruyucu ilaç çok yazılıyor diye hekimlere ceza kesiliyor.
- Sabah aç karnına yağlı börekten başka bir şey yiyemeyen insanlara ne yapalım? (Anka)
Ortadoğu Halklarının Kaderi Emperyalizme ve Gerici Karanlığa Teslim Edilemez! Barış İçinde Birlikte Yaşama İrademize Yönelik Provokasyonları Kınıyoruz!
Suriye’de Halep merkezli olarak süren ve IŞİD artığı gerici güçler eliyle gerçekleştirilen saldırılar, emperyalizmin Ortadoğu’yu yeniden dizayn etme politikalarının en açık örneğidir. ABD emperyalizmi ve İsrail siyonizmi tarafından desteklenen bu yapılar; halkların eşitliğini, laikliği ve bir arada yaşama iradesini doğrudan hedef almaktadır.
Halep’ten sonra Rojava’ya Kürt halkının yaşam alanlarına yönelen saldırılar ile Alevilerin, Dürzilerin ve Hristiyanların sistematik biçimde yok sayılması ve onlara karşı uygulanan katliamlar tesadüf değildir. Bu saldırıların temel amacı, halklar arasında düşmanlığı derinleştirmek, çatışmayı kalıcı hale getirmek ve bölgeyi emperyalist çıkarlar doğrultusunda yeniden şekillendirmektir. Bu yönelim, farklı halkların ve inançların eşit koşullarda bir arada yaşamasının önündeki en büyük engellerden biridir.
İşçi sınıfının, emekçilerin barışı ve kardeşliği savunmak dışında bir seçeneği yoktur. Biliyoruz ki; savaşların, çatışmaların ve şiddetin bedelini en fazla emekçiler öder. Bu yüzden ülkemizde, bölgemizde ve tüm dünyada demokrasi, barış, adalet ve insanca bir yaşam mücadelesi emekçiler başta olmak üzere tüm toplumun geleceği ve ekmeği için hayati önemdedir.
Emperyalist güçlerin, İran’a yönelik olası bir saldırıyı da kapsayacak şekilde Ortadoğu’da yeni bir paylaşım ve dizayn amaçları, Suriye’de HTŞ eliyle bölgeyi sürekli çatışma ve kaos içinde tutmaya hizmet etmektedir. Nitekim Suriye’nin güneyini Paris Antlaşması ile İsrail işgaline açan HTŞ’li Suriye Geçici Hükümeti, eş zamanlı olarak Kürtlerin yaşadığı bölgelere yönelik büyük bir saldırı başlatmıştır. Bu saldırılar sonucunda çok sayıda sivil yaşamını yitirmiş, yerleşim alanları tahrip edilmiş ve cezaevlerinden kaçan yüzlerce tutuklu IŞİD’li yeni saldırılar için hazırlık yapma olanağı bulmuştur. Ankara 10 Ekim Katliamı, Suruç, Atatürk Havaalanı başta olmak üzere ülkemizde gerçekleştirilen pek çok saldırının faili olan IŞİD, El Kaide ve El Nusra artığı gruplar ile diğer cihatçı güçlerin yalnızca Suriye için değil tüm bölge açısından büyük ve kalıcı bir tehdit oluşturduğu açıktır.
Tarihsel olarak seküler yaşam karşıtı, cihatçı siyasal anlayışlar Ortadoğu’da günümüze kadar devam eden -yalnızca kan ve gözyaşıyla sonuçlanmış- insanlık trajedileriyle dolu bir tarih yaratmıştır. Bu nedenle başta Türkiye olmak üzere bölge ülkelerinin emperyalist planlar karşısında uyanık olması, etnik, dinsel, mezhepsel her tür çatışmanın üzerinde eşitlik, özgürlük ve barış içinde bir arada yaşamaya yönelik politikalar geliştirmesi geleceğimiz açısından hayati önem taşımaktadır. Aksi takdirde ülkemizde ve bölge ülkelerinde bir savaş ve yıkım düzeni ortaya çıkacak, yoksulluk, güvencesizlik ve geleceksizlik toplumları yok edebilecektir. Çatışmaların yoğun olduğu ülkelerdeki insanlık dramları komşu ülkelere göç dalgaları ve yeni toplumsal sorunlar olarak yansıyacak, Ortadoğu’da hiçbir toplum huzur bulamayacaktır.
Bu tehditlerden korunmanın yolu ülke içinde savaşa ve emperyalist müdahalelere karşı barışı savunan yurttaşlara ve demokratik toplumsal muhalefete kulak verilmesi, laikliği, barışı ve halkların bir arada yaşam iradesini savunan toplum kesimlerine güvenilmesidir. Bu kesimlerin temsilcileri, emek meslek örgütleri olarak bizler barış içinde bir arada yaşama iradesine yönelik provokasyonları da esefle kınıyor, birlikteliğimizin simgesi olan bayrağımıza yapılan saygısızlığı kesinlikle kabul etmiyoruz. Toplumun hemen tamamının bu tür provokasyonlara ortak bir duygu ile karşı çıkmış olmasını ülkemizin geleceği açısından umut verici buluyoruz. Benzer şekilde barış, eşitlik ve birlikte yaşam talebiyle yapılan demokratik açıklamaların hedef haline getirilmemesini bu türden provokasyonlara zemin hazırlanmaması açısından önemli görüyoruz.
DİSK, KESK, TMMOB ve TTB olarak bir kez daha vurguluyoruz:
Ortadoğu halklarının kaderi gerici karanlığa teslim edilemez. Halkların özgür, eşit ve insanca bir yaşam sürebileceği bir gelecek ancak emperyalist müdahalelerin son bulmasıyla mümkündür. Laiklik, halkların eşitlik ve barış temelinde bir arada yaşamasının vazgeçilmez güvencesidir. Emperyalizme, gericiliğe ve mezhepçi politikalara karşı; barışı, laikliği ve halkların kardeşliğini ve birlikte insan onuruna yaraşır bir yaşamı savunmayı sürdüreceğiz.
Kamuoyuna saygıyla duyururuz.
Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK)
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK)
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB)
Türk Tabipleri Birliği (TTB)
👇
https://t.co/aomKVtbn3s
Halep’te sivil halkın ve sağlık kurumlarının hedef alınmasını kınıyoruz. Savaşın, bir halk sağlığı sorunu olduğu gerçeğiyle çatışmaların bir an önce sonlandırılması çağrısı yapıyoruz.
Şanlıurfa Tabip Odası olarak 13-14 Aralık’ta Türk Tabipleri Birliği tarafından Ankara’da gerçekleştirilen “Sağlık İçin Barış ve Demokrasi Çalıştayı’na katılım sağlayarak tartışma ve atölyelere katkılarımızı sunduk. Savaşa karşı yaşamı savunuyor; sağlıklı bir yaşam ve toplum için barışın tesisini çok önemsiyoruz. TTB Merkez Konseyi ve Barış, Demokrasi ve Sağlık Çalışma Grubu’na ülkemiz için önemli olan bu gündemi sahiplendiği için teşekkür ediyoruz.
Eziyet Yönetmeliği, gün geçtikçe Aile Sağlığı Merkezi çalışanlarının ekonomik ve özlük haklarında ciddi gerilemelere neden olmaktadır.
Performansa dayalı ücret kesintilerini kabul etmediğimizi bir kez daha vurgulamak için, bugün Şanlıurfa Tabip Odası olarak SES Urfa Şubesi ile birlikte İl Sağlık Müdürlüğü önünde basın açıklaması gerçekleştirdik.
Taleplerimiz karşılanıncaya, sağlık emekçilerinin hakları güvence altına alıncaya kadar mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.
ŞTO Sürekli Tıp Eğitimi Günleri kapsamında Doç.Dr. Yiğit Kaplan’ın sunumu ile “Ortopedik Aciller” eğitimi gerçekleştirilmiştir. Değerli katkıları için hocamıza teşekkür ediyoruz. Eğitim programımız farklı konu ve başlıklarla devam etmektedir.