⭐️Kadın Hastalıkları Doğum Uzmanı , Sexolog ( Uluslararası Lisanslı Cinsel Sağlık Uzmanı), Aile ve İlişki Danışmanı
👉Kadın, Benlik, İlişkiler , Cinsellik,Yaşam
Seçenek çoğaldı, seçebilmek zorlaştı. Fark ettiniz mi?
Her yeni aday, hayatımızdaki kişinin eksiklerini biraz daha görünür kılıyor. Bir ilişkiyi tanımak yerine, beynimizde hep başka bir ihtimali düşünüyoruz:
Henüz karşılaşmadığımız birini olana kıyaslıyoruz
Yakın ilişkilerde şikayet etmek, sürekli dertlenmek, memnuniyetsiz tavır takınmak karşı tarafta yetersizlik hissi uyandırır. Şikayet dili çatışma dilidir. Ya geri çekilme ya da savunmaya geçmeye neden olur. Çözümsüz ilişki kısır döngüsü yaratır.
Bir kadın kendi arzulu haliyle kendi sevimliliği ve masumiyeti arasına duvar örmeye başladığında ; seçim yapmak zorunda hissettiğinde kadınlık sorunlarının ilk temeli atılmış demektir.
İnsanı genç tutan şey cilt kremleri değil yaşam enerjisidir. Cinsellik ise ruh halini, özgüveni, sabır ve yaratıcılık enerjisini arttırarak bu duyguyu ayakta tutar. Devam eden bir cinsellik yaşam enerjisine sahip olmak demektir.
Başkalarının hislerini sürekli okumak yani fazla empati yapmak beyinde ayna nöronları aşırı çalıştırdığı için zamanla kendi duygularımıza yer kalmaz , tükeniriz. “Aşırı hissetmek “ öyle bir tüketir ki zamanla başkalarının acısıda mutluluğuda taşınamaz hale gelir.
Ayrılan ama onun deli gibi geri gelmesini isteyenlerden misin?
İşte sevmediğin bu acı his seni derinden kapladı ve sen bu histen nefret ediyorsun.
Ya kurban rolüne bürünüp kendini ve o hariç herkesi suçlayacak ya da onu geri döndürmek için bir çok yol bulmak için uğraşacaksın.
Peki o geri geldiğinde her şey eskisi gibi mi olacak? Geri döndü, duygular ve davranışlar sahte maskelerle oynanmaya başladığında ve sen bunu hissettiğinde ne yapacaksın? Peki bu gidiş ve dönüşlerden herkes nasibine düşeni aldı mı sence ? Neden yaşandı? Neden düzeldi? Herşey düzeldi mi? Ya tekrar ederse ne yapmalıyım? Beklentim ne? Ben gerçekten ne istiyorum?Deli sorular…
Doğru sorular, doğru cevaplar olmadan yapılan her eylem kendini kandırmaktan öteye geçmez. Benden söylemesi..🥰
Op.Dr.Burcu Çetinkaya
(Jinekolog-Psikoterapist)
Bazen kabuğuna çekilmek iyidir.
İnsanlar tarafından sürekli ulaşılabilir olmak sizi onların gözünde değersizleştirmekten başka işe yaramaz. Bir şeyin değeri onun yokluğunun çokluğu ile belirlenir. Bazen kenara çekilmeli..
Tavuk-yumurta sorunu gibi.. Kadın daha fazla fedakarlık yaparken erkek daha az duyarlıdır olanlara. Kadın erkeğe darılır erkek görmezden gelir.Erkeğin görmezden gelişi mi neden olmuştur kadının kırılmasına , yoksa kadının sürekli kırılması mı erkeğin daha duyarsızlığına neden olmuştur . Sizce?
Sabah sabah Show tv’ de Ebru Akel ve Murat Güloğlu’nun programını izleme gafletinde bulundum. Sunucu saç ekilen bir beyin saçları gür çıksın diye oksijen basınç tedavisi verilmesi sırasında kulak zarı patlama davasını konuşuyor. Yöntem ve olay onaylanmamış , birini çıkarmışlar öylesine..Sonra sunucu gayet laabali bir şekilde doktorlar ozon tedavisi yerine saz alıp OZAN tedavisi yapsın diyor. Cehalet ah cehalet.. Doğruluğu belirsiz haberleri artık karşımıza reyting için çıkarıp , bilmediğiniz konularda laabali laabali konuşup cehaletinizi ayan beyan ortaya koymayın hiç hoş değil.Sustukça tepemize çıktınız.
@muratguloglu @busabahshowtv #nezaman
@busabahshowtv @Akelebru@muratguloglu@ShowTV Yahu sabah sabah ozon terapisi yerine “Ozan tedavisi yapsın saz çalsın doktorlar “”demek nedir ya !!! Sunucunun cahilide çekilmiyor.
Kötü yönetilen duygular önemli hastalıkların nedenidir. Her türlü duygunun girdabında kaybolmak yerine onunla uyumlanmak ve düzene sokmak kendini iyileştirme gücüne sahip olmanızı sağlar.
Ne zaman biri bana işkolik , bağımlı , mükemmeliyetçi ve başarı odaklı tarafını gösterse acaba yarası ne kadar derin diye düşünüyorum.
*Unutamamak, affedememek ve derinden gelen kapanmamış yaraları tamir edememek …. İşte tüm mesele bu!
Bizler zaman zaman fark edilmeyi, duyulmayı, yaptığımız işlerin bir anlam bulmasını isteriz. Karşı taraftakilerin bize söylediği güzel bir üslupla söylenmiş her bir cümle sanki ruhumuzu yeniden inşa eden bir dokunuş gibidir. Bir sözü söyleme şekli ise o sözün kendisinden çok ama çok daha değerlidir. Değer bilenleriniz , güzel söz söyleyenleriniz çok olsun…
Kadınlar normal yaşamı ve iş hayatında sürekli karar veren , baskın ve lider konumunda olduklarında bağımsızlık, özgürce hesap vermeden davranma, sorunları kendi başına çözme gibi özellikleri daha fazla dışa vurmaya başlarlar. Artan bu eril enerji akışı içsel eril ve dişil dengeyi bozar. Kadın daha stresli, daha mutsuz bir yaşantı içinde olur. Hayatında anlamsız bir hoşnutsuzluk , boşluk hissi oluşur.
Zihin berraklığı benliğin inşasında kritik önem arzeder. Yorgun olmadığınızda berrak zihinle derinlemesine düşünmek, güçlü sorulara cesur cevaplar verebilmek kendini inşa etmek için çok önemlidir. Psikolojik iyi oluş için sağlam bir benlik gerekir.
Kapı zili ile olan ilişkinizi hiç düşündünüz mü? Kapıyı çalıyorsan demekki seni bir karşılayan, bekleyen var demektir. O yavaş yavaş ilerleyen terlik sürtme sesiyle için ısınır ve kapı açılır. Kapıyı çalmadan anahtarınla açtığında ise kapıyı o karanlık hole adım attığında hissettiğin his esasında yalnızlığının çalan zil sesidir. Karşılayanlarınız bol olsun🥰
Küçüklüğümün yılbaşı zamanı sokaklarda satılan yılbaşı kartları vardı. Ah o beni benden alan kar ve kardanadam manzaralı simli kartlar. Bir tane bir tane derken seçmekte zorlanıp ellerimi kartlarla doldurduğum o mutlu anlar.
Sonra oturur kartpostalların arkasına yazardık, “Yeni yılınızı en içten dileklerimizle kutlarız” .. Neredeyse hiç görmediğimiz , zar zor tanıyıp ama adını adresini bildiğimiz sevdiklerimize!! Kenarları yarım kapatılan zarflarla sevgi, umut ve hayaller yollardık.
Her gelen postacıyla simli bir kartpostal almak ise çocukluğumun en muhteşem anılarında kaldı.. Elim , yüzüm simler içinde onu okumanın verdiği haz ve mutluluk paha biçilemezdi .🥰
Ya çocuk olduğumuz için düşlerimiz güzeldi ya da biz hayallerimizde kalan anılarımızı özledik kim bilir.
“Mutlu yıllar”…..