📌 Muhafazakarlık, yani korumacılık, bazılarının indirgediği şekliyle “örtmek”, “kapatmak”tan ibaret değildir; bazılarının nadiren de olsa yanlış algıladığı şekliyle “örtbas etmek”, “üstünü kapatmak” değildir.
Muhafazakarlık, adı üstünde “muhafaza etmek”, “korumak”tan gelir. Muhafazakarlar değerleri korur; sürekliliği korur; aile gibi, din gibi, devlet gibi korumları korur. Bunları korurken, topluma karşı bireyi sorumlu görür ve toplumsal sorumlulukları bireyin özgürlüğünün önüne koyar.
Bir muhafazakar için kendisini korumak kadar, ailesinin itibarını, mesleğinin, bulunduğu çevrenin onurunu vs korumak da önemlidir. Örneğin, muhafazakar insan “ben şunu yaparsam, bunu edersem, şunu söylersem ve sonuçları kötü olursa bedelini sadece ben değil, değer verdiğim herkes öder, der” ve ‘maceralı’ işlere girmez.
İnsan, ailesi dindar diye, babası onu imam hatip lisesine gönderdi diye, üst soyu muhafazakar camiaya mensup diye muhafazakar olmaz; ne giydiğinden ne içtiğine, ne konuştuğundan ne yaptığına hayatındaki tüm tercihlerin sadece onu değil, korumak istediği herkesi de bağladığını anladığı gün, uzun bir muhasebenin, büyük bir feragatin sonucunda muhafazakar olur.
Öteki türlüsü sadece bir aldatmacadan ibarettir; “yapayım ama ortaya çıkmasın”lar illa ki ortaya çıkar; “edeyim ama üstü kapansın”lar gün gelir ortaya saçılır.
Dünyanın farklı köşelerinde savaşın, zulmün ve haksızlığın gölgesinde büyüyen çocuklar var.
Biz, dünyanın unuttuğu vicdanı, çocuklarımızın kalbinde yeniden yeşertmek zorundayız.
Bu anlayışla, Millî Eğitim Bakanlığı olarak 81 ilimize gönderdiğimiz yazı doğrultusunda,
7 Ekim Salı günü tüm okullarımızda eşzamanlı olarak öğrencilerimizin katılımıyla Filistin ve Gazze temalı farkındalık etkinlikleri düzenleyeceğiz.
Amacımız, çocuklarımıza sadece bilgi kazandırmak değil; vicdanı, adaleti ve insan olmanın sorumluluğunu da öğretmek.
Çünkü insanın içindeki iyilik yeşermedikçe, hiçbir bilgi meyve vermez.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin merkezinde yer alan “Erdem-Değer-Eylem” anlayışıyla;
barışa, insan haklarına ve evrensel değerlere saygılı bir nesil yetiştirmeye kararlıyız.
Filistin ve Gazze’de yaşanan acılara duyarsız kalmadan, insanlık onurunu savunma bilincini çocuklarımızda yaşatmak hepimizin ortak görevi.
Bu anlamlı sürece yürekten destek verecek tüm öğretmenlerimize, yöneticilerimize, velilerimize ve öğrencilerimize şimdiden teşekkür ediyorum.
Denizlerin altını üstüne getiriyoruz! 🚀
Denizaltından ateşlenen KAPSÜLLÜ ATMACA seyir füzesi atışı başarıyla gerçekleştirildi.🦅
Mavi Vatanın Çelik Kılıcı ATMACA’nın üstün kabiliyetleri ile vatan savunmamıza güç katmaya devam ediyoruz!
#Roketsan#KAPSÜLLÜATMACA
🇹🇷We Commemorated Mehmet Akif Ersoy Through Hasan Aycın’s Stunning Illustrations 📷 The 41 Mısra 41 Çizgi (41 Verses 41 Illustrations) exhibition, organized as part of Mehmet Akif Ersoy Commemoration Week, was officially opened on December 18, 2024, at the Toronto Yunus Emre Institute. The program began with opening remarks and concluded with a heartfelt recital of the Turkish National Anthem by YEE Turkish language students, followed by a delightful reception. The exhibition showcases 41 works by the renowned illustrator Hasan Aycın, originally created in 2021 to mark the Year of Mehmet Akif and the Turkish National Anthem. Each illustration offers a unique interpretation of a verse from the anthem, delivering a profound visual narrative. This significant exhibition will remain open to art lovers in Toronto until December 27, 2024. We warmly invite everyone to visit and experience it! We extend our deepest gratitude to the
@Konyabuyuksehir
for their invaluable support in making this exhibition possible. A special thank you also goes to Urla Fine Foods for providing the delicious treats at the opening reception.
☕🇹🇷️ Dünya Türk Kahvesi Günü’nü Kutladık! ☕️
Enstitü binamızda düzenlediğimiz Açık Kapı Kahve Günleri ve Türk Kahvesi Atölyesi etkinliklerimizle, yüzyıllardır süregelen bir geleneği misafirlerimizle paylaştık.
Türk kahvesi, sadece bir kahve değil, dostlukları pekiştiren ve sohbetleri derinleştiren özel bir miras. Bu geleneği katılımcılarımızla paylaşmaktan büyük mutluluk duyduk. Unutmayın, bir fincan kahvenin, kırk yıl hatırı vardır! 💫
#DünyaTürkKahvesiGünü #TürkKahvesi #KültürelMiras #PaylaşmanınGüzelliği
Mazlumlar bir kez daha zalimi yendi...
61 yıllık karanlık bir dönemin ardından Suriye halkı ülkesine sahip çıkarak özgürlüğüne kavuştu.
Bu devrim zalim bir rejimin sonunun yanı sıra halkın iradesinin tecellisi ve adaletin zaferidir.
Büyük fedakârlıklarla kazanılan bu başarı tüm insanlık için umut dolu bir ilham kaynağıdır.
Özgür, adil, barış dolu bir Suriye...
Suriye’de artık siyasi ve diplomatik olarak yeni bir gerçeklik vardır. Ve Suriye tüm etnik, mezhebî ve dinî unsurlarıyla Suriyelilerindir.
Kendi ülkesinin geleceğine karar verecek olan da Suriye halkıdır.
Bölücü terör örgütünün selden kütük kapma hevesiyle hareket ettiğinin farkındayız.
Türkiye olarak millî güvenliğimizi ve çıkarlarımızı tehlikeye atacak hiçbir hamleye izin vermeyeceğimizin bilinmesini isterim.
Sorumluluk sahibi tüm aktörlerin, uluslararası tüm kuruluşların Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunmasına destek vermesi, tüm bölgemiz için en hayırlı yol olacaktır.
Suriye toprakları savaşa doymuştur, kana ve gözyaşına doymuştur.
Suriyeli kardeşlerimiz özgürlüğü, güvenliği, kendi vatanlarında gönül huzuruyla yaşamayı ziyadesiyle hak etmektedir.
Türkiye’nin yegâne amacı da tüm kesimleriyle Suriye halkının refahı ve esenliğidir.
Katliam ve zulümden kaçan kardeşlerimize kapımızı açarken de Suriye krizine çözüm bulmak için elimizi uzatırken de gayemiz daima buydu.
Ama Şam rejimi Türkiye’nin uzattığı elin kıymetini bir türlü idrak edemedi, ne manaya geldiğini anlayamadı.
Türkiye, dün olduğu gibi bugün de tarihin doğru tarafında yer almaktadır.
Huzurun hâkim olduğu, barışın hâkim olduğu; Arap, Türkmen, Kürt, Alevi, Sünni, Nusayri, Hristiyan ayırt etmeksizin hiç kimsenin dışlanmadığı, kimsenin hak ve özgürlüklerinin çiğnenmediği, zulme uğramadığı, farklı kimliklerin yan yana sulh içinde yaşadığı bir Suriye görmek istiyoruz.
İnşallah çok yakın gelecekte böyle bir Suriye’yi göreceğimizi ümit ve temenni ediyoruz.
Celebrating World Turkish Coffee Day in Toronto! 🇹🇷
We hosted an Open House Coffee Day to celebrate and share the rich tradition of Turkish coffee, recognized by #UNESCO as an #IntangibleCulturalHeritage of Humanity.
Throughout the day, we welcomed guests and, in the evening, hosted a special ceremony with the honored presence of Mr. Can Yoldaş, Turkish Consul General in Toronto, alongside esteemed guests. Together, we savored frothy Turkish coffee paired with delicious Turkish delights.
From the aromatic brewing process to heartfelt conversations, the event was a true celebration of heritage and connection.
A heartfelt thank you to everyone who joined us and made this event unforgettable. ☕💙
There’s still time to join us for the workshop tomorrow at 2:30 PM at 78 Berkeley St., Toronto. We’d love to see you there!
#WorldTurkishCoffeeDay #TurkishCoffee #YunusEmreInstitute #CulturalHeritage #TorontoEvents 🇹🇷
Şunu çok net belirtmek durumundayım:
Türkiye; Filistin, Gazze ve Lübnan için görünenden, konuşulandan, basına yansıyandan çok daha fazlasını yapmaktadır.
Soykırım duruncaya, Filistin tamamen özgürleşinceye kadar tüm gücümüzle ve imkânlarımızla kardeşlerimizin yanında olacağız.
Türkiye’nin, Filistin halkının haklı mücadelesine verdiği güçlü desteğin en yakın şahidi bizzat Filistinli, Gazzeli kardeşlerimizdir.
Böyle insani bir meseleden siyasi rant devşirmeye çalışan siyaset bezirgânlarını bugüne kadar muhatap almadık, bundan sonra da almayız.
Şahsımıza, Partimize ve iktidarımıza iş birlikçi iftirası atanlar önce gitsinler, Filistin direnişine terör yaftası vuranlarla kurdukları iş birliğini sorgulasınlar, 14-28 Mayıs seçim sürecinde Suriyeli mazlumlara yönelik ırkçı söylemlere sessiz kalmalarının hesabını versinler.
Çoğu çocuk ve kadın 50 bin masumun kanı üzerinden oy hesabı güdenleri önce Allah’a, sonra da aziz milletimizin vicdanına havale ediyoruz.