Öğrenciyken o zamanki adlandırmasıyla bir "akıl hastanesinde" staj yapıyordum. Orada kendi çocuğunu ve annesini öldürmüş bir hastayla karşılaşmıştım. Hastanenin bahçesinde yuvasına yiyecek götüren karıncaları ezmekten büyük zevk alıyordu bu hastalıklı zihin. Karıncaları öldürmezse kendisini yiyeceklerinden endişe ediyordu.
Benzer bir habis zihin yiyecek peşindeki insanları ve çadırdaki çocukları katleden bugünkü İsrail yönetiminde fazlasıyla var. Çocuğunun gözünde oluşacak küçücük pırıltı için canını adamış yüzlerce anneyi, babayı katletmek için akıl hastalığından fazlası gerekir. Küçücük bir çocuğun ellerine sığacak kadar yiyecek alabilme umudunu öldürmek barbarlıktan başka bir şey değil. İnancına bağlı olmaksızın tüm insanlığın ruhunu inciten böyle bir laneti alınlarında taşıyan katillerin zulümlerinde boğulması en büyük duam.
Başından beri salgınla mücadeleyi siyasetten ayırdık. Bilim Kurulumuzun salgın boyunca verdiği emeği görmezden gelerek saldırgan bir üslupla bilim insanlarımıza hakaret edilmesini asla kabul etmeyiz. Bilim Kurulu siyasi rant malzemesi değildir. Saygılı olun.
#AyasofyaCamii'nden başlayan bu yürüyüş bitmeyecek.
2023 tamam, 2024 de tamam!
Gençlerin bu yürüyüşüyle 2053'ü de alacağız Allah'ın izniyle!
#WeLoveErdogan