✅ Öğretmenlerden Kamuoyuna Önemli Açıklama!
❗️Öğretmenlerin tatili 1 Temmuzda başlar, 31 Ağustosta biter. Yaz tatili 3 ay değil 2 aydır.
❗️Öğretmenlerin diğer çalışanlar gibi yıllık izin hakları yoktur.
❗️Öğretmenler diğer memurlardan sadece 21 gün fazla tatil yapar.
❗️Öğretmenlerin 1 saati yoğunluk bakımından klasik bir memurun 3 saat çalışmasına denktir. Bu maddeyi daha net anlatmanız için 1 saat öğretmenlik yapmanız lazım.
❗️Öğretmenler 10 ay yoğun ve aktif olarak çalışır. Mesaiden sonra da eve i�� götürür.
❗️Hafta sonları törenlere katılır, veli toplantısı yapar.
❗️Her mesleğin artısı eksisi belliydi. Aynı sınava girdik. Biz birçok aşamadan geçerek MEB’de öğretmen olduk. Elinizi, kaleminizi tutan mı var. Kapasitesiniz varsa çok güzel bir meslek ise siz de öğretmen olun. Tatilin tadını çıkartın. Anlaşıldı mı? 😘
ÖZÜR DİLİYORUM
Üç çocuğum var. Eşimle ben doktoruz. İkimiz de çalışıyoruz; didiniyoruz, eksiliyoruz, destek arıyoruz ve ancak öyle çocuklarımızı özel okulda okutabiliyoruz. Bunu bir ayrıcalık gibi taşıdığımı sanmayın. Tam tersine, bu memlekette eğitimde fırsat eşitliğinin nasıl çöktüğünü her gün içimde bir utanç ve acıyla yaşıyorum.
Mesele artık sadece eğitim de değil. Güvenlik duygusu da çöktü. İnsan, çocuğunu hangi okula verdiğini değil; o çocuğun nasıl bir ülkede büyümeye çalıştığını düşünmekten yoruluyor. Orta sınıfın, beyaz yakalının, yıllarca okuyup emek vermiş insanların geldiği yer burası: Daha iyi bir hayat kurmak değil, sadece evladını biraz daha az riskin içine bırakabilmek için çırpınmak.
Ben bu düzenin kazananı değilim. Ben de mağduruyum. Sadece çöküşün biraz daha geç vurduğu kesimlerden biriyim. Bu yüzden, benimle aynı şartlara sahip olmayan; çocuğunu devlet okuluna mecburen gönderen, servis parasını, beslenme çantasını, güvenliği, geleceği dert eden bütün vatandaşlarımdan içim ezilerek özür diliyorum. Aramızdaki fark bir başarı farkı değil; bu bozuk düzenin insanları eşitsizliğe zorlamasının sonucudur.
İnanın, bunun böyle olmaması gerektiğine bütün kalbimle inanıyorum. Bir çocuğun kaderi, anne babasının geliriyle; bir ailenin huzuru, cebindeki son parayla; bir toplumun geleceği, çaresizce yapılan bireysel kaçış planlarıyla belirlenmemeliydi.
Sağlıkta da tablo farklı değil. Orada da eşitlik masaldır artık. Parası, bağlantısı, erişimi olanla olmayan arasında bazen teşhis kadar, bazen tedavi kadar, bazen de hayat kadar fark var.
Bir ülke, kendi çocukları arasında bu kadar derin bir kader uçurumu oluşturuyorsa, orada sadece ekonomi değil vicdan da çökmüş demektir.
👉Bu polis memuru kardeşimiz 2010 yılında memuriyet kadrosuna geçtiği için yani 2008 sonrası memur olduğu için emekli aylığı 26 yıla 24 bin lira emekli maaşı bağlanmıştır.
👉Eğer ki bu polis kardeşimiz 2008 önce memur olsaydı 41.700,12 TL emekli maaşı bağlanacaktı.
👉Dünyanın hiç bir yerinde böyle bir emeklilik hiyerarşi sistemi yoktur.
#Polis #2008Sonrası
@Topraktan_adam@smartus001@iriscibre O üslupta birine saygı duymak zorunda değil ama saygı duymak zorunda hissettiğin birini arıyorsan hocama duyabilirsiniz.
Pardon da bu 5000₺ yi tam olarak hangi hizmetin karşılığı olarak ödüyoruz? Ösym fahiş fiyatlar uygulayan bir tekel haline gelmiş maalesef @OSYMbaskanligi
Size doktorların Türkiye’de olağanüstü çabasını ve eforunu yazayım:
Türkiye doktor sayısında Almanya, İtalya (243 bin), Fransa (216 bin) ve İspanya’nın (213 bin) ardından beşinci sırada bulunuyor. Ancak nüfusa göre hesaplandığında durum değişiyor.
Kişi başına düşen doktor sayısı açısından Türkiye Avrupa’da son sırada yer alıyor: 100.000 kişiye 218 doktor. (2021 yılı Eurostat verilerine dayalı)
Sonuç şu: Almanya’ya gidip muayeneden şikayet edenin, “güzelim Türkiye, hemen muayene oluyoruz” demelerine sebebin doktorların olağanüstü eforu olduğunu unutmayın. Hemşire ve sağlık çalışanlarının emeği de çok.
📢Bu görüntülerdeki tek eksik, polislerimize
🧹 4/D temizlik işçilerine verilen ilave tediye, ikramiye ve fazla mesai haklarının verilmemesidir.
Madem polise
🚨 temizlik işçilerinin görevi olan sokak küreme işi yaptırılıyor, o zaman işçilere verilen haklarda eksiksiz verilsin!
👮♂️ Polisin görevi kar küremek değildir. Polisin görevi adaleti sağlamak, halkın güvenliğini korumaktır.
👉Nihayetinde de kar küremekten daha önemli olan halkın güvenliği sağlayan polislerimize emeklerinin hakkı verilmesidir.
#Polis
Her markete girdiğimde 1 poşeti bile doldurmayan şeyler için 1000 TL vermekten o kadar sıkıldım ki çığlık atıp yerlerde tepinerek ağlamak istiyorum nolur başka hiçbir şey konuşmayalım ya NEDEN BAŞKA ŞEYLER KONUŞUYORUZ ABİ BİZ HER ŞEY 1000 TL YA