📍Tüm Milletvekillerine
-Milletin egemenliğini TBMM’nde hakim kılın.
-Mevcut anayasamıza sahip çıkın.
-Millete rağmen iş yapmayın.
☝️Unutmayın, milletin önünde bunun için yemin ettiniz…
Son yıllarda “ulusalcı” kavramının bir yafta gibi sunulması tesadüf değildir; bu algı özellikle FETÖ’cüler tarafından zihinlere yerleştirilmeye çalışılmıştır.
Oysa gerçek açıktır:
Ulusalcılık bir suç değil, bir milletin varoluş refleksidir.
Bu topraklarda yaşayan her Türk, kendi milletinin bağımsızlığını, onurunu ve geleceğini savunmak zorundadır.
Çünkü ulusal olmak;
başkasının çıkarına değil, kendi vatanının kaderine sahip çıkmaktır.
Her Türk, ulusal olmak zorundadır.🇹🇷
KURTULUŞ SAVAŞI'NDA NEVRUZ : Ergenekon-Nevruz İlişkisinin Anlamı
👉Türklerde Nevruz'un tarihi
👉Ömer Seyfettin'in 1914 yılında yazdığı "Türklerin Millî Bayramı Yeni Gün" başlıklı yazısında Nevruz
👉1921, 1922, 1923 yıllarında Ankara'daki Nevruz kutlamaları
👉Kurtuluş Savaşı yıllarında Ergenekon-Nevruz Bayramı vurgusunun temel nedeni
https://t.co/nJmlOwqqQE
Çanakkale: Bir Devrin Battığı ve Bir Milletin Doğduğu Yer
Çanakkale Muharebeleri, stratejik bir boğaz savunmasının ötesinde; imkânsızlıklar içindeki bir milletin, dünyanın en güçlü donanmalarına karşı yazdığı bir irade destanıdır. 18 Mart 1915’te denizde kazanılan o büyük zafer, bazılarının iddialarının aksine bir matem günü değil, bir onur ve gurur günüdür. Yarbay Mustafa Kemal’in askerî dehasıyla kara savaşlarında ete kemiğe bürünen bu ruh, Balkan bozgunu ile sarsılan milli özgüveni yeniden inşa etmiş ve Türk milletine Kurtuluş Savaşı’nın müjdecisi olacak bir lider ve sarsılmaz bir moral kazandırmıştır.
Bu savaşın asıl kahramanları sadece cephede süngü takanlar değil; arkada bir ömür boyu "gelecek" diye boş tabak koyan anneler, saçını ve dişini mezarına vasiyet edecek kadar sadık yavuklular ve babasının elinden tutup bayram yerine gitmeyi 90 yıl boyunca bekleyen kundaktaki bebeklerdir. Çanakkale; dükkânında kuru fasulye bekleyen Halil Çavuş’un, evladını vatanına kurban adayan Adile Teyze’nin ve "yoldadır, gelir" denilerek bir ömür umutla bekletilen Karakaşlı Ömerlerin hikâyesidir. Onlar; madalyayı göğüslerindeki süngü yarası, maaşı ise vatanın bağımsızlığı sayan, liyakat ve vefayı en yüce değer bilen isimsiz devlerdir.
Bugün Çanakkale’yi anmak; sadece tarihsel bir başarıyı yâd etmek değil, o günkü temiz çamaşırlarını giyip "düğüne gider gibi" ölüme koşanların mirasına, yani bağımsızlığımıza sahip çıkmaktır. Her bir şehidin hikâyesi, bu vatanın tapusuna dökülen birer damla kandır. Bizlere düşen; bu mukaddes hatıraları unutmamak, unutturmamak ve "Ölmüşleri yaşatan, yaşayanların bellekleridir." sözünce, o aziz ruhları her daim kalbimizde canlı tutmaktır.
Aziz ve asil ruhları şad olsun.
#Kursak
Çanakkale
Bir yaralı kuştur Çanakkale’den uçan,
Serin sularında üşengeç şakayıklar, uzak memleket martıları,
Rüzgârlı yamaçlarında sevda türküleri, yavuklu mendilleri ve ölüm.
Tarihlerden Şubat, yıllardan bin dokuz yüz on beş, yer Gelibolu.
Garbın çelik duvarlarında onca yalan dolan, Alman bizimle imiş! Miş!
Karşımızda Dünya, İngiliz Anzakları Fransız paşaları, destroyerler,
Uzaklardan gürültüleri heybetleri ile donanmalar, bataryalar,
Gelibolu’nun iffetli kıyılarında terbiyesiz, terli İngiliz askerleri,
Siperler arasında nefes sesini duyduğun ölümden bir öncesi,
Siperlerinde şehadetten öncesi, gözlerden dökülen sevda,
Ölürken asil, öldürürken merhametli, Anadolu çocukları.
Yıllardan on beş, aylardan Mart Curchill ve Fisher’in ukalalığı, on sekizinci gün,
Nusret gemisinin yerleştirdiği mayınlar ile batınca dibe İngiliz asaleti,
Bir devi doğurunca bağrından Türk yani Mustafa Kemal’i,
Purosu duman olup kaçtı bir yerlerine Cuchill’in, ben demedim kendi itirafı,
Ve o Curchill bu yenilgiyi ve Mustafa Kemal’i hiç unutmadı.
Bir yaralı kuş uçtu Çanakkale’den, sadece kuşlar geçebilir çünkü,
Sadece vatanını sevenin kolyesindedir o güzel boğaz,
Nice koca yürekli çocuklar gülümseyerek şehit oldu o güzel için,
Düşmanın gösterdiği saygıyla savaşmayı öğrendi anzaklar,
Siperlerden duyulan dualar, ölümden önceki son güzel kelimeler,
Ölümü bilerek üstüne giden cesareti yazdı duvarlara, kabzalara.
Hepsi birleşti, ölüm bile güzelleşti, Çanakkale oldu Geçilemeyen.
Çanakkale'de yazılan kahramanlık destanı, milletimizin bağımsızlık ve vatan sevgisinin en güçlü simgelerinden biridir.
18 Mart Çanakkale Zaferi'nin 111. yıl dönümünde başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm kahramanlarımızı saygı ve minnetle anıyoruz🇹🇷🇹🇷
Milyonlara tarihi sevdiren koca çınarı kaybettik
Gerçek bir entelektüel, bir bilgi deniziydi. Onu çok özleyeceğiz
Ruhun Şad olsun Canım Hocam
#ilberortaylı