***
‘Tanrı’ evimize sık ‘gelmiyor’;
Gelince de bir misafir gibi geliyor.
Yılda üç-beş kere
Geceleri... kandillerde...
Diğer zamanlar yad ellerde...
Gelince de sadece ritüellerde...
***
4)
‘İkiyüzlülük’ terimi tutarsızlık, içi-dışı/özü-sözü bir olmama demek. İnsanın bir yüzü olduğu gibi ideolojilerin de bir yüzü vardır. Kapitalizmin bir yüzü zenginlik bir yüzü sefalet; sosyalizmin bir yüzü eşitlik bir yüzü sefalettir, onlar, ‘temiz! yüzleri' ile bizi kandırır.
3)
Tanrı, insanın huzur bulması ve sosyal adaleti sağlaması için hem çalışmayı hem infak etmeyi emreder; kapitalizmde olduğu gibi bencilliği/sınır tanımamayı, sosyalizmde olduğu gibi yetenekleri yok saymayı emretmez; O, insanın birey olarak ve toplum olarak önünü ve ufkunu açar.
2)
Bu iki ayağı din birleştirir, harekete geçirir. Din, insanı bir bütün olarak görür, yaşarken hayatın tamamında/her alanında gücünü Tanrı'dan almasını; imanını bu gücün moturu kılmasını, salih amelleri ile yürümesini ve uçmasını sağlar. Tek ayakla yürünmez, tek kanatla uçulmaz.
1)
İnsan iki ayak üzerinde yürür, biri ötekinden güç alır, sağ ayak yere basınca sol ayak ilerler, sol ayak basınca sağ.. Biz, ilerlemeyi ya ‘sağ’ ya ‘sol’ üzerinden (kapitalizm/sosyalizm) ideolojileştirdik. Buna siz, maddiyat ve maneviyat ayağı da diyebilirsiniz. İki kanat da...
*
İslâm, ne mülkiyet (ticaret) ne siyasettir, (sadece) adalettir. Ankara/Türkiye/Dünya ‘benim’ olsa, ne yapardım?. Yine bu insanlara verirdim; İslâm, Allah adına daha adaletli vermeyi/yönetmeyi öngörür/ister, hepsi bu!. İslâm'ı anlamak için felsefî/kelamî uğraşlara hiç gerek yok.
**
Her şey sahte!.
Ortada ciddiyet kalmadı; nerede ise hiç bir işimizi ciddiye almıyoruz, bize her şey şaka gibi geliyor!.
İbâdetlerimizi bile ciddîye almıyoruz, baştan sağma, önemsemeden, ne yaptığımızı bilmeden ibâdet ediyoruz.
Tanrı ciddiye alınmazsa, hayat ciddiye alınır mı?
***
Tanrı ve kötülük!
Eğer bir Tanrı! kendi kötülük yapıyor/yaratıyor da 'bana kötülük yapma!' diyorsa; ben o Tanrı'ya inanmam. Benim Tanrım asla kötülük (yapabileceği halde) yapmaz. Ben de onun için O'na inanıyor/güveniyorum.
***
“Allah, göklerin ve yerin nurudur...” 24/Nur, 35. Nur/ışık, kendisini kabul etmeyen varlıkları ‘gösterir’; kabul eden varlıklarda da ‘görünür’. Kendini ‘göstermeye çalışan’, o nurdan nasibi olmayandır.
***
Çoğu insan bu dünyada ya rahat bir masa ya da dolu bir kasa arıyor. Oysa bunları bulurken de bulunca da elde mutluluk değil tasa kalıyor. Mutluluk bir ‘sır’dır. Sırra ulaşan, ama gizleyen mesrur olur/sevinir, surûr bulur; sırrı fâş eden/yayan ise merzül/rezil olur.
***
Hakikat, ‘çıplak’ gezmez, çıplaklıktan haya eder. O'nu hep elbiseleri ile buluruz. O, Zât'ı ile bilinemez; ‘bilinebilmesi için’ bize İsim, Sıfat ve Fiillerini/Ef'âlini gösterir. Bunlarla her şeye! ‘bürünür, her şeyde görünür’, bazen de elçilerini (Melek, Rasul gibi) gönderir.
7)İslâm güçlenir, Müslümanlar çoğalır ve aralarında uyumun elzem olduğu anlaşıldığında her yıl hacca delege gönderilir, giden delege varsa ülkesindeki sorunları, yoksa başka ülkelerin sorunlarını çözüm müzakerelerine katılır, tüm dünyada adâletin tesisine katkı verir.
#Hacc#Hac
6)Rabbimiz, ‘Oruç Benim içindir. Onun karşılığını Ben vereceğim.’ buyurur(!). Oruç, Müslümanın gösterdiği en yüksek fedakârlıktır; Allah için zorluğun olduğu her zaman tutulur, ramazanda tutulması zorluğun ramazanda olacağı anlamı taşımaz. #Ramazan orucu, cemaatle namaz gibidir.
5)Allah'ın istediği düzenin kurulması için kişinin başına olmadık/beklenmedik zorluklar gelir/gelebilir; bu zorluklar karşısında aç ve susuz kalır/kalabilir; kendinden/kendinin temel ihtiyaçlarından (yeme-içme, ailesi ile ilgilenme gibi) fedakârlık ederek #oruç tutar.
4)Sonra kişi âdil bir toplum düzeni için Allah'ın kendisine verdiği nimetleri insanlarla hiç bir karşılık beklemeden (minnet ve teşekkür dahil) paylaşır, zekât verir. #Zekât hem malı hem vereni temizler. Zekât veren kişi, o malı kendisine veren Allah'a malı ile ‘teşekkür’ eder.
3)Bunu göze alan kişi önce bireysel hayatında tutarlı bir tutum sergileyerek insanlara ahlâklı davranmayı ilke edinir, bunu namaz ve zikir ile güçlendirir -ki #zikir Allah'ı unutmamak için yapılır; namaz kişiyi psikolojik olarak ahlâklı olmaya hazırlar, #namaz da bir zikirdir.
2)Bu, yeni ve adâletin hâkim olacağını Allah'ın razı olacağı bir düzeni kabul ve böyle bir düzenin gerçekleşmesi için malla, canla/başla çalışacağına Allah'a söz verme, ciddi fedakârlıklarda bulunmayı göze almayı gerektirir.
#adalet#adildüzen#fedakârlık
Kur'an'ın iyi bir insan = Müslüman inşâ etme projesinin aşamaları :
1)Önce Allah'a iman, temel meselelerde yegâne ilâh olan Allah'ın hükmüne rıza, O’nun koyduğu kurallara uymayı kabul, ki, buna insanı bozulmamış fıtratı ve ilâhî Kitap âdetâ ‘zorlar’ ve anahtarı da #Şehadet'tir.
***
Kendimi yırtsam fayda verir mi sözlerim,
Okumaktan kör olmaya teşne oldu gözlerim,
Ağzı olanın futursuz ve bilgiç konuştuğunu görünce,
Sözün değerli bir senet olduğu o eski günleri özlerim.
***
***
Hayat, iyi-kötü (dost-düşman) arasındaki bir mücadeledir; bu mücadelede kazanan direnendir, ölen değil; ölüm öyle ya da böyle herkese gelecektir. Maharet ve gerçek zafer, düşmanı öldürmek değil onun yaşam biçimine özenmemektir.
***