Sanat Sepet tayfaya ıslık gelmiş belli ki, kuyruklarını sallaya sallaya dökülmüşler ortaya. Bu lalelerin kendi fikirleri olmadığını sanırım artık herkes biliyor.
Allah'ın kitabının sarhoş berduşlar diliyle kamu önünde tahkir edilmesini ''hakkımız'' diye savunuyorlar. Bu yavşakları semirtmeyin.
Allah'ın kitabı size öz namusunuzdan evla değilse gidin kendinize ağlayın. Öz namusunuza küfredilmesini ''özgürlük'' kılıfı ile savunanın küfredenden farkı ne ?
İzzetli bir insan bunların gölgesine gölgesini değdirmez.
İran'ın ateşkes şartları;
✔️Netanyahu'yu Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne teslim etmek.
✔️Gazze'de 7 Ekim sınırlarına çekilmek.
✔️Trump'ın Gazze planını iptal etmek.
✔️TÜM yaptırımları kaldırmak
✔️Dondurulmuş fonları iade etmek.
✔️İran'ın nükleer haklarını tanımak.
✔️Lübnan, Suriye ve Yemen'den çekilmek.
✔️Arap topraklarındaki TÜM ABD üslerini boşaltmak
✔️Trump'ın Hamaney'den kamuoyu önünde özür dilemesi
✔️İran'a bugüne kadar uygulanan tüm yaptırımlar için tazminat ödemek.
➖Müslüman bir devletin böyle önemli konuları ateşkes şartı olarak sunması diğer sözde Müslüman devletlere örnek olur inşaAllah.
Bu arada, İran saldırıları hız kesmeden devam ediyor ve vurdukça içimizin yağları eriyor...
🔴 Lübnanlı ilim adamı Salim er Rifai:
Şiilere diyoruz ki, başınıza gelen musibete sevinmiyoruz ama yanınızda da durmuyoruz.
Çünkü bu savaş, Allah'ın size verdiği bir cezadır...
Allah, sizin ülkelerimize getirdiğiniz Amerikalıları size musallat etti.
Türkiye’de laikçilik tartışması hiçbir zaman laiklik tartışması olmadı.
Laiklik;
bütün inançların teminatı olan,
din ve vicdan özgürlüğünü koruyan,
devleti tarafsız kılan bir hukuk ilkesidir.
Ama bu ülkede laiklik adı altında yıllarca yapılan şey İslam’la kavga etmekti.
Başörtüsüne yasak koydular.
İmam hatipleri hedef aldılar.
Kur’an öğretimini tehdit gördüler.
Dindar insanın kamusal alanda varlığından rahatsız oldular.
Sonra buna “laiklik” dediler.
Bu milletin inancına savaş açmanın adı laiklik değildir!
Gerçek laiklik dindarla kavga etmez.
Gerçek laiklik dini düşman görmez.
Gerçek laiklik hayat tarzına müdahale etmez.
Ama Türkiye’deki jakoben laikçi anlayışın derdi hiçbir zaman özgürlük olmadı.
Onların derdi:
İslam’ı kamusal hayattan silmek,
Müslümanı görünmez kılmak,
bu milleti kendi medeniyetinden koparmaktı.
Bugün hâlâ “laiklik elden gidiyor” diye bağıranlar,
özgürlüğü değil,
millet üzerindeki eski ideolojik vesayeti kaybettikleri için bağırıyor.
Büyük Türk Milleti artık şunu görüyor:
Laiklik din düşmanlığı değildir.
Laiklik İslam karşıtlığı hiç değildir.
Kim laikliği Müslümanların hayat tarzına savaş açmanın kılıfı yapıyorsa,
o bu milletin değerleriyle açıkça kavga ediyordur.
Ve o kavga bitmiştir.
Bu topraklarda
millete rağmen ideoloji değil,
milletin inancı, tarihi ve medeniyeti kazanır.
Yani ateizmi laiklik diye dayatanlar değil,
Hacı Bektaş'ı Veli ,Ahmet Yesevî yolu kazanır. Nokta
1. "Onlar mağaralarında üç yüz yıl kaldılar; buna dokuz daha eklediler."
Kehf 25
Burada dikkat çekici olan şudur: Kur’an neden doğrudan "309 yıl" dememiş de, "300 + 9" şeklinde bir ifade kullanmıştır? İşte işin "enteresan" ve mucizevi kısmı burada başlıyor: