Diyarbakır Memorial Hastanesinde Direktörü Uzm. Dr. Mehmet Serdar Yıldırım’ı, DİYAHED Yönetim Kurulu olarak ziyaret ettik.
Diyarbakır Aile Hekimleri Derneği olarak nazik ev sahipliği için kendisine teşekkür ediyor, yeni görevinde başarılar diliyoruz. https://t.co/tz5XVBKTw9
GerçeklerFeshedilemez
Sendikal mücadele gasp edilemez
DİYAHED olarak
Dr. Hacı Yusuf Eryazgan’ın aile hekimliği sözleşmesinin hukuksuz şekilde feshedilmesini kabul etmiyoruz✊
@saglikbakanligi
#GerçeklerFeshedilemez
Sendikal mücadele gasp edilemez
DİYAHED'den aci
Dr. Hacı Yusuf Eryazgan’ın aile hekimliği sözleşmesinin hukuksuz şekilde feshedilmesini kabul etmiyoruz✊
@saglikbakanligi
Bir hekimin sosyal medya paylaşımları nedeniyle sözleşmesinin feshedilmek istenmesi kabul edilemez.
Hukuksuzluğa sessiz kalmayacağız!
#GerçeklerFeshedilemez
Sendikamız 3 Nolu Şube Başkanı @Dr_Yusuf_63 yalnız değildir!
Doğruları söylediği için, Aile Hekimliği sisteminin aksayan yönlerini söylediği için, hatta savcılığın kovuşturmaya yer yoktur diyerek suç unsuru bulamadığı bu açıklamaları nedeniyle @Dr_Yusuf_63@saglikbakanligi tarafından sözleşme feshi ile haksız bir şekilde cezalandırılıyor.
Birçok usul hataları ile dolu fesih sürecine karşı tüm sendikal ve hukuki haklarımızla şube başkanımızın yanında olmaya devam edeceğiz!
Genel Başkanımız @DrMehlepci , bu konuda @cagdasbayraktar 'a @TvCumhuriyet'te detaylı açıklamalarda bulundu.
Dün, 2025 yılı Mayıs ayında beyin kanaması geçirerek günlerce yoğun bakımda tedavi gören, ardından beyin ameliyatı olan ve uzun süre yoğun bakımda kaldığı için kendisine istirahat raporu verilen Dr. Gülfem Önalemdar’a, iki yıllık sözleşme döneminin altı ayını raporlu geçirdiği gerekçesiyle aile hekimliği sözleşmesinin feshedildiği tebliğ edilmiştir.
Aynı gün, benzer gerekçelerle meme kanseri ve beyin kanseri nedeniyle tedavi gören iki hekim arkadaşımızın ve bir hemşire arkadaşımızın da sözleşmeleri feshedilmiştir.
Aile Hekimliği Sözleşmesi’nde yer alan ve Anayasa’ya, ilgili kanunlara ve Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) sözleşmelerine aykırı olduğunu değerlendirdiğimiz bu insanlık dışı düzenleme gerekçe gösterilerek yapılan fesih işlemleri kabul edilemez niteliktedir.
Bu uygulama; aile sağlığı merkezlerinde görev yapan hekimlere, ebelere ve hemşirelere adeta, “Hasta olamazsınız, kanser olamazsınız, beyin kanaması geçiremezsiniz; her koşulda çalışmak zorundasınız.” dayatmasının somut bir örneğidir.
Üstelik bu sağlık emekçileri, hastalandıklarında yerlerine vekâlet edecek bir personel bulunamadığı takdirde maaşlarının ancak üçte birini alabilmekte; hem hastalıklarının hem de mevcut sistemin yarattığı mağduriyeti aynı anda yaşamaktadır. Buna rağmen sözleşmelerinin de feshedilmesi, maruz bırakıldıkları haksızlığı ve mağduriyeti daha da ağırlaştırmaktadır.
Birlik ve Dayanışma Sendikası olarak, hukuka, Anayasa’ya ve uluslararası sözleşmelere aykırı olduğuna inandığımız bu uygulamanın sonuna kadar takipçisi olacağız. Sağlık emekçilerinin hastalanma hakkını dahi fiilen ortadan kaldıran bu anlayışın karşısında durmaya, üyelerimizin ve tüm sağlık çalışanlarının haklarını savunmaya, gerekli tüm hukuki mücadeleyi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.
İstiyorsunuz ki;
Bizlere dayattığınız #EziyetYönetmeliği’nin hastalara zarar verdiğini söylemeyelim.
Bizlere dayattığınız MHRS uygulamalarıyla oluşan randevu krizinin sorumluluğunu sağlık emekçilerinin üzerine yıktığınızı anlatmayalım.
Koruyucu sağlık hizmetlerini zayıflattığınızı,
hastalarımızı özel hastanelere mecbur bıraktığınızı dile getirmeyelim.
Ama biz;
ebesiyle, hemşiresiyle, hekimiyle Birlik ve Dayanışma Sendikası’nın her bir üyesi olarak,gerçekleri hastalarımıza tek tek anlatacağız.
Gerekirse sizleri hastalarımıza tek tek şikâyet edeceğiz.
#AşıYokCezaVar
Eleştirinin cezalandırılmasına !!!
sendikal faaliyetlerin baskı altına alınmasına !!!
Kamu gücünün bir yıldırma aracı olarak kullanılmasına karşı sessiz kalmayacağız !!
#AşıYokCezaVar
Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan Hastalık Yönetim Platformu (HYP) Tarama ve Takip Kılavuzu, sahada görev yapan aile hekimleri ile aile hekimliği ebe ve hemşirelerinin mevcut iş yükünü azaltmak yerine daha da artıran düzenlemeler içermektedir. Üstelik bu yeni düzenlemeler, sözde performans değerlendirmesinde cezalandırıcı bir yaklaşımı ön plana çıkarmaktadır.
Birlik ve Dayanışma Sendikası olarak her zaman söylediğimiz gerçek şudur: Performans sistemi adı altında ASM’de çalışan hekimleri, ebe ve hemşireleri nasıl daha çok çalıştırırız, nasıl daha az hak ediş veririz anlayışı hâkimdir.
Bizler, hiçbir şekilde negatif veya pozitif performans kriterine dayanmayan; emekliliğe yansıyacak, yoksulluk sınırının en az iki katı tutarında tek kalem maaş istiyoruz.
Her geçen gün dayatılan performans kriterleri, çalışanları işinden daha fazla soğutmakta, motivasyonunu bozmakta ve hızla tükenmişliğe sürüklemektedir.
Aile hekimliği çalışanlarının ve aile hekimliğinde üyelerinin haklarını savunan tüm STK’ların da artık emekliliğe yansıyacak tek kalem maaş üzerinden süresiz iş bırakmayı ciddi ciddi önüne koyup planlaması gerekir. Ya bu kölelik düzeninde karın tokluğuna ne iş olsa yapacağız ya da hakkımızı alana kadar direneceğiz.
Aile sağlığı merkezleri, koruyucu sağlık hizmetleri sunan kurumlar olmaktan çıkarak veri toplama merkezlerine evrilmiştir. Bunun ne çalışanlara ne de hastalarımızın sağlığına bir katkısı vardır.
Hastalarımızdan bizi uzaklaştıran bu sistemin ne bize ne de hastalarımıza fayda sağlamadığını biz de biliyoruz, Bakanlık da biliyor.
Artık yeter.
Bizlere veri giriş elemanı gibi davranmaktan vazgeçin. Bunun bedelini bizler tükenerek, hastalarımız ise doktor doktor gezerek ödüyor.
Bunun en net örneği, bir hastanın yılda ortalama 12,4 kez doktora gitmesidir. Hastalarımız, sağlık umuduyla gezindikçe sağlıklarını kaybetmektedir.
Bunun sorumlusu; bizleri sağlıktan uzaklaştıran, akıl ve bilim dışı uygulamalardır
@drmemisoglu@suayipbirinci@saglikbakanligi #sağlıkçalışanıtükeniyor