Durum tam da bu. Ne Akademi kaldı ne de bilim.
Yalnızca Türkiye’de değil tüm dünyada oligarşik bir bilim(!) onay mekanizmasına takılıp kaldık. Elsevier ve Clarivate şirketleri tarafından kapitalistleştirilip milyarlarca dolarlık bir endüstriye döndürülen Akademi sektörü her gün bilim dışı yeni bir iş ve meşguliyetle sınanıyor. Şimdilerde de kalite ve akreditasyon uğruna sabahtan akşama kadar rapor yazıp, “ölçüt, girdi-çıktı, PUKÖ döngüsü vs.” diyerek binlerce sayfa şablon hazırlayan, yayın fetişizmini proje fetişizmine dönüştüren bir rakamsal bir çöplüğe dönüşmüş durumdayız. Yaratıcılık yok, bilim yok, düşünce yok, sürüden kaçış yok, şablon dışına çıkış yok.
Milyarlık bütçeli kardinaller heyeti tarafından onaylanmak zorunda olan akademik kölelerden başka bir şey değiliz. Köleliğine aşık olan kölelerimiz ise sistemce en makbul olanımız . Helvası çoktan kavrulmuş bir dünya Akademi. Bilimsel çaba, özgür düşünce, yaratıcı üretim falan yok; esaretin kutsandığı ve onore edildiği bir kilise topluluğu var maalesef. Tüm dünyada bu sistemin finansörleri de belli. Onların istemediği şekilde düşünenleri ABD’de dahi yerle yeksan ediyorlar. Geçmiş olsun hepimize. Durum bu!
Akademi hakikatin peşinde midir? https://t.co/b88utpYYzU @serbestiyetweb aracılığıyla
Ormanlarımızın bir çoğunun kasıtlı olarak yakıldığı gayet açık; bunu yapanlar bu cennet vatana kasteden teröristlerdir. O nedenle teröriste merhamet olmaz. Bu bütün teröristler için geçerlidir!
Bir zamanlar reyleriyle padişahları değiştiren ilim adamlarının bugünkü saygınlığı bakkal ve balıkçılardan daha düşüktür. Böyle bir trajedi başka bir memlekette yoktur. #akademikzam
Atatürk’ü kim sevmez?
-İstanbul’u işgal eden ülkeler sevmez, İstanbul’u onlardan kurtardığı için,
-İşgalciler sevmez, Anadolu’yu işgalden kurtarıp, Sevr’i yırtıp çöpe attığı için,
-PKK terör örgütü hiç sevmez, Şeyh Sait ve yandaşları sevmez, Türkiye’yi parçalayacak projeyi engellediği için,
-İşgal döneminde işgalci devletlerle işbirliği yapanlar hiç sevmez, köle olmalarını önlediği için,
-Afganistan ve benzer ülkelere özenenler sevmez, özgür ve çağdaş bir Türk devleti kurduğu için.
İnsan bu vatanda yaşar da Atatürk’ü sevmez mi?..
"Vefa imandan gelir...", tabii varsa...
Kendi siyasi ikballerini memleket ikbalinin önüne koyarak, daha fazla oy kaygısıyla fırıldak gibi dönen mevcut siyasi aktörleri gördükçe; ok gibi dosdoğru duruşuna hasretimiz ve hayranlığımız her geçen gün daha da artıyor…
Ruhun şad olsun🇹🇷
#MuhsinYazıcıoğlu
Son zamanlarda Suriye’de yaşanan gelişmelerden sonra pek çok insan sosyal medyada ortadoğu uzmanı gibi konuşmalar yapıyor. Gerçeklerden uzak fanteziye kaçan söylemler… Bu büyük! kafalara sirayet eden ‘hastalığın’ teşhisi yapılabilir ama maalesef tedavisi mümkün görünmüyor.
Hiçbir şey yapamıyor ama İsrail’in canını acıtmak istiyorsanız; sığınmacıları gönderebilirsiniz. Çünkü İsrail’in ve terör örgütlerinin en çok korktuğu konu: Sığınmacıların Türkiye’den gitmesi.
Bazen etkisiz şekilde bağırmanın ötesine geçmek gerekir.