Acile gelen erkek çocuk hastayı
Anne getirdiyse: biz bugün çok kustuk, ateşimiz çıktı, hiçbişi yemedik (12yaş);
Baba getirdiyse: hadi hadi ne derdin varsa anlat, neyin varsa söyle çabuk (2yaş)
Hastanın dayanamadım çok kötüyüm! Dediği şikayeti: Burun akıntısı
Geldiği saat: 04.16
Beklentisi: Serum, İğne, Ameliyat, Sağlık bakanı dahil herkesin seferber olması
Olması gereken: Selpak + İstirahat + Mandalina + Su
Derse oturunca vücudum tüm ihtiyaçlarını, sıkıntılarını hatırlıyor. Acıkma, yorgunluk, uyku, ağrılar vb.. Sanki çalışmak bedenim için bir iç hesaplaşma gibi; Bu kadar derdimiz varken cidden ders mi çalışacaksın diye trip atıyor kendince, haklı..
Ülke öyle bir halde ki insanlar artık kendi dertlerine üzülmeye utanıyor, ben kendi üzüntümü sıkıntımı bile yaşayamıyorum, o kadar çok üzülecek şey var ki kendime sıra gelmiyor..
Şöyle 10 saatlik bir gece otobüs yolculuğuna o kadar ihtiyacım var ki, molalarda üşüyerek otobüsün yıkanmasını izleyim, dinlenme tesisinden yarısı boş pişmaniyeden alayım, sigara esanslı muavinden su isteyim, başımı cama yaslayıp çalışmayan ekrana boş boş bakıyım istiyorum
O kadar üniversite okuyup işe giriyoruz, ya idare edecek kadar para kazanıyoruz, ya da o parayı harcayacak vaktimiz bile olmuyor, bize güzel yedirmişler valla bu okuyun aç kalmayın vizyonsuzluğunu
Bazı şeyler her zaman güzeldir.
Her gün batımı, her kar yağışı, sevginin kalbe her dokunuşu gibi güzeldir. Küçük bir çocuğu mutlu etmek, bir kediyi beslemek her zaman güzeldir. Sevgi her zaman güzeldir, sevin ne kadar sevebilirseniz..
Tıp fakültesiyle ilgili artık mizah yapmıyorum, zira gülüp geçtiğimiz her zorluk, ömrümüzden, meslek aşkımızdan çalıp götürüyor. Ne günde 15 saat ders çalışmak, ne 36 saat nöbet tutmak, gurur duyulacak şeyler değilmiş, canından vazgeçenleri görünce anladım.
Aralık ayı.. Gece havada ayaz var..
Kütüphanede sınav haftası stresinden 6 bardak kahveyle geçmiş bir gün...
Saat 23.00, kütüphaneden beynini bırakıp çıkmışsın. Biraz gururlu, biraz yorgun, biraz da bir dahaki komite günü gününe pişmanlığı.. Çok canım çekti.. Okulum..
Aziz Sancar, Uğur Şahin, Özlem Türeci'nin hayatlarına bakarsak bir Türk'ün dünyayı değiştirebileceğini ancak bunu Türkiye'de yapamayacağını görürsünüz, Bizde bilimin önünde o kadar çok siyasi ve sosyal engel var ki, bir bilim insanının bile hayali ev araba almaktan ibaret...
Son 3 senedir yıl başlarında çaresizce ders çalışıyordum, bu sene kuruyemiş yiyip çok güzel hareketler izleyebiliyorum, teşekkürler Covid medeniyet getirdin :)
Motivasyonum için harika bir tus grubu buldum, sınava özet yazarak çalışıyorlarmış :) Fizyolojiyi 2 ayda yazmışlar :) 8 kişiyi daha eledik,
Allah bereket versinn..
Yaşlı bir amcanın, eşinin vefatından beri günleri sayarak yaşadığını dinledim az önce, Sevgi paylaşmakmış ömrünü bile, Kalbindeki gittikten sonra candan da gidermiş, ömürden de eksilirmiş,
Sevgi eskiden böyle bir şeymiş işte